Okunma: 262 kez
Cebecilerin mensup olduğu ocağın adıdır .Kapıkulu ocaklarının yaya kısmında yer alırlar. Bölük ve cemaat olarak iki kısma ayrılan bu ocak, ok, yay, kılıç, kalkan, harbe, cebe, cevşen, tüfek, barut ve kurşun gibi dönemlerinin savaş malzemelerinin imali, muhafazası ve tamiri ile görevliydi. Savaş sonunda, silâhlar ocak tarafından geri alınır, tamiri gerekenler tamir edilir, barış zamanında cephane adı verilen silah deposunda muhafaza edilirdi. Savaş zamanında bu malzemelerin cephelere dönemlerinin taşıma araçları filika ve palangalara götürülmesi de bu ocağın görevleri arasındaydı.
Cebeci
Ocağı’nın ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Yeniçeri
Ocağı ile beraber veya ondan sonra kurulduğu tahmin edilmektedir .
Cebeci Ocağı’na girecek olanlar Acemioğullarının arasından
seçilirdi. Ancak daha sonra Cebecilerin evlenmelerine izin verilince,
cebeci çocukları da ocağa kaydedildi. Acemi Ocağı’nın bozulması üzerine
dışarıdan kayıtlar da yapıldı. Cebecilerin sakat ve yaşlıları Ocak
Kanunu gereğince emekli edilirlerdi. Emekli maaşıyla ocak maaşı beraber
verilirdi.
Padişah veya sadrazam sefere çıkarsa, Cebeciler -in hepsi sefere
katılır, serasker veya başka biri sefere gönderilirse belirli miktarda
Cebeci sefere iştirak ederdi.
Cebeciler diğer Kapıkulu ocakları gibi orta denilen 38 bölüğe
ayrılmıştı. Bunlardan birinci Cebeci ortası 59 bölüktü. Cebeciler
tüfengi, kayganı, burguî tahk (temizleyici), perdahî, terzi gibi
çeşitli sanat kollarına ayrılıyorlardı.Cebeciler arasında ayrı bir
sınıf olarak humbara dökücüleri, barutçular ve lağımcılar da vardı.
Cebecilerden serdengeçti yazılanlar da olurdu.
Cebeci Ocağı’nın en büyük subayı cebeci başı idi. Yeniçerilerin
devlet merkezinde silah taşımaları, yasak olduğundan bunların talim
zamanında kullanacakları tüfekleri cebecibaşılar verir ve işleri
bitince tekrar geri alırlardı. Cebeci Ocağı ihtiyacı olan silahları
kendi atölyelerinde yapardı. Gerektiğinde bu malzemeler ocak dışında da
yaptırılabilirdi. Cebecibaşı ayrıca Ayasofya, Hocapaşa ve Ahırkapı
taraflarının asayişini sağlamakla da görevliydi. Ocakta ayrıca dört
kethüda ve bir de başçavuş vardı. Bunlardan başka bölük ve orta
kumandanları ve bunların bir derece aşağısında odabaşıları ve diğer
küçük subaylar bulunurdu. Ocakta cebeciler kâtibi ve kesedar gibi kalem
subayları da bulunurdu. Bunların görevi ulufe ve malzeme defterlerini
tutmaktı.
Kalelere silah ve cephane gönderilmesi, kaleler-deki cephanenin
muhafazası, ocaktan gönderilen cebecilerin göreviydi. Kalelerdeki
cephane, silah, barut ve savaş malzemelerinin kontrolü de cebecibaşı
tarafından yapılırdı. Cebecilerin kale görevleri üç yıl süreyle olurdu.
Bu süreyi bitiren Cebeci merkeze alınır ve yerine bir başkası
görevlendirilirdi.
Cebecilerin kışlası Ayasofya Camii karşısında idi. Burada savaş malzemelerini tamir ettikleri bir atölye de bulunuyordu.
Cebeci Ocağı, Yeniçeri Ocağı’nın isyanlarına katıldıkları için,
Yeniçeri Ocağı ile birlikte lağv edildi (1826). Cebeci Ocağı’nın
kaldırılmasından sonra yeni bir kanun ile cephane efradı toplanmıştır.
1054 kişiden kurulu olan yeni cebeciler sağ kol ve sol kol diye ikiye
ayrılmışlardır.
Cebeci Ocağı yalnız İstanbul’da değildi. Anadolu da da cebeci
ocakları vardı. Ankara’daki Cebeci semti, ismini bölgedeki ocaktan
almıştır.
Tarih Makaleleri,

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Cebeci ocağı
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |