Okunma: 846 kez
Üretim araçlarının insan emeğine katkısı ile değişim içine giren sosyal yapılar, insanlığın önüne yol ayrımları getirmiştir. Cilalı Taşın keşfiyle yerleşik düzene geçip yönetici ve üretici ayrımıyla karşılaşan insan soyu, Sanayi Devrimi ile birlikte makineyi ve makinenin maliki ile onu kullanan işçileri doğurdu. İşverenle işçi arasında uzlaşmaz çelişkilerde beraberinde geldi. Önceliği 14-16 saatlik işgününün insafsızlığını kırmak aldı. Dünyanın her yanında işçi işveren arasındaki amansız mücadeleler sürüp giderken, mücadele biçimleri ve çözüm yolları da çeşitlendi.
( www.genbilim.com )
Her iki kesim de yaşadıklarından dersler çıkarıp sorunlarını aşma yöntemleri geliştirdi.
Çabalar
ve çıkış yolları bazen ulusal boyutta kalırken, bazen evrensel
boyutlara ulaştı.1 Mayıs eylemlilikleri evrensel ve en güçlü dayanışma
biçimi olarak işçi sınıfı mücadele biçimleri olarak yerini almıştır.
Ayrıntılı bilgiye ulaşamamakla
birlikte 1 Mayısın Osmanlı döneminde il kez 1905 yılında İzmir`de
kutlandığını öğreniyoruz. İkinci Meşrutiyetin ilanından bir yıl sonra,
1909da Üsküp ve Selanikte kutlanır. Üsküpte işçiler kızıl
bayraklarla, Selanikte ise Rum, Türk, Yahudi, Bulgar işçiler kol kola
yürürler. 4 dilde yayınlanan ortak 1 Mayıs bildirisinde, herkese seçme
ve seçilme hakkı, emeği koruyacak yasaların çıkarılması ve grev
mevzuatının düzeltilmesi istenir.
1 Mayıs, Kurtuluş Savaşı
sırasında anti-emperyalist bir içerik kazandı. İşgalcilerin ve
işbirlikçi hükümetin baskılarına rağmen işçiler, Bağımsızlık isteyen
pankartlarla yürüdü. 1920 yılında işgal altındaki İstanbulda 1 Mayısı
kutlama kararı alındı. Trabzon ve başka Karadeniz şehirlerinde de
gösteri ve yürüyüşler düzenlenerek Lenin posterleri açıldı. Yunan
işgali protesto edildi.
1921 yılında İstanbulda 1 Mayıs, işgal
kuvvetlerinin uyarı ve yasaklamalarına rağmen kutlandı. O gün vapur,
tramvay ve fabrika işçileri iş bırakarak bayramı Kâğıthanede
kutladılar. İstanbul, Ankara, İzmit ve Adapazarından anti-emperyalist
sloganlar yükselirken, Mersinde işçiler tüm halkı Fransız işgaline
karşı direnişe çağırdılar.
1922 yılında İstanbulun yanı sıra
Ankara ve İzmirde de 1 Mayıs kutlandı. İstanbulda Sultanahmet
Meydanında toplanan vapur, tramvay ve elektrik işçileri Pangaltı
üzerinden Kâğıthaneye yürüdüler. Ankarada ise İmalat-ı Harbiye ve
demiryolu işçileri o gün çalışmayarak eş ve çocuklarının da katıldığı
bir toplantı düzenledi. Toplantıya üç milletvekili ve Sovyetler Birliği
Elçiliği temsilcisi de katıldı. İşçiler adına yapılan konuşmalarda
emperyalizme karşı çarpışan hükümetin desteklendiği bildirildi.
1923
yılının başında toplanan İzmir İktisat Kongresinde işçi grubunun
önerisi ile 1 Mayıs gününün Türkiye İşçileri Bayramı olarak kanunen
kabulü ilkesi benimsendi ama bu karar aradan geçen 82 yıla rağmen hala
hayata geçirilmedi.
1924 1 Mayısı`nı "İşçi Bayramı" olarak
kutlayan işçilerin bu eylemi engellenmek istendi. Sekiz saatlik işgünü
için bildiri dağıtan birçok işçi tutuklandı.
1925 yılında
çıkarılan Takrir-i Sükûn Kanunu sonrasında kutlamalara izin verilmedi
ve 1935 yılına kadar hemen hemen her yıl ancak gizli kutlanabildi.
1935
yılında çıkarılan "Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun"
adıyla çıkarılan düzenleme ile "Bahar ve Çiçek Bayramı" olarak genel
tatil günlerine dâhil edildi.
27 Mayıs 1960` dan sonra da
"yasaklar" yaşandı. Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu`nun kabul
tarihi olan 24 Temmuz, işçi sınıfına 1 Mayıs`ın yerine bayram olarak
dayatıldı. Ancak bu girişimlerin hepsi, kararlı mücadeleler sonucu geri
döndü.
1 Mayıs 1977 ise görkemli bir gösteriye dönüştü. 500 bin
kişi, toplu iş sözleşmelerindeki dayatmalara, DGMlere, Milliyetçi
Cephe hükümetlerinin baskılarına karşı Taksim Meydanındaydı. Ancak
provokatörler de oradaydı. Sular İdaresi, şimdi Marmara Oteli olan
İntercontinantel Oteliden ve Pamuk Eczanesinin üzerinden yaylım ateşi
başladı. Ateşle birlikte Sular İdaresinin yanından çıkan panzerler
kalabalığın üzerine yürüdü. O gün Taksim Meydanında 37 kişi vurularak
ya da ezilerek can verdi.
77′deki kanlı 1 Mayıs, işçileri
yıldırmadı. 1978′de de onbinlerce işçi yine Taksimdeydi.
Provokasyonlar yetmeyince sıkıyönetim ilan edildi ve 1979 1 Mayısı
Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından İstanbulda yasaklandı. İşçiler bu
kez İzmirde alana çıktılar. 1980′de İzmirde de yasaklandı. 1 Mayıs
Mersinde kutlandı.
12 Eylül askeri darbesinin ardından 1 Mayıs
tamamen yasaklandı ve tatil günü olmaktan çıkarıldı. Ama işyerlerinde
bayramlaşma, kısa süreli iş bırakma ve bir sembol takarak kutlanmaya
devam etti. 12 Eylül darbesinin bastırdığı işçi hareketi 1986 yılında
Netaş, 1987′de Kazlıçeşme deri işçileri 1988′de ise SEKA işçilerinin
grevleri ile yeniden alevlendi.
1989′a gelindiğinde onbinlerce
işçi grevdeydi, yüzbinlercesi ise sonuç alınamayan toplusözleşme
görüşmeleri nedeniyle sokaktaydı. 12 Eylül sonrası, işçiler tarafından
düzenlenen ilk 1 Mayıs, 1989 yılının Mart, Nisan ve Mayıs aylarını
kapsayan ve işçi sınıfı tarihine Bahar Eylemleri olarak geçen bu
süreçte kutlandı.
İşçiler polisin baskıları, valilik ve
hükümetin cezalandırma tehditlerine ve sendikal bürokrasinin oyunlarına
rağmen kutlamadan vazgeçmedi. Tehditler nedeniyle İstanbuldaki
sendikaların genel merkezleri, 1 Mayıs sabahı kutlamayı iptal
ettiklerini açıkladılar. Bu kararı tanımayan işçiler ve sınıftan yana
sendikacılar, daha önce ilan edildiği gibi Mecidiye köye akın etti.
Binlerce işçi Yaşasın 1 Mayıs sloganıyla toplanarak yürüyüşe geçti.
İşçiler, polisin saldırısına rağmen tekrar tekrar toplanarak 1 Mayısı
kutladılar. Aynı gün Taksimdeki 1 Mayıs gösterisinde de polis
müdahalesi yaşandı. Açılan ateş sonucu marangoz işçisi Mehmet Akif
Dalcı yaşamını yitirdi.
1990da ise 1 Mayıs gösterileri
fabrikalara yayıldı. Taksimdeki kutlamada ise polisin hedefi bu kez
İTÜ Öğrencisi Gülay Beceren oldu. Kurşunla yaralanan Beceren felç oldu.
1991 yılında ise Türk-İşin salon toplantılarına karşı İstanbulda Saraçhanede gösteri yapıldı.
1992′de İstanbulda Gaziosmanpaşada ilk yasal miting düzenlendi.
1993
yılında İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformunun baskısıyla
Türk-İş 1 Mayısı ilk kez alanda, Şişli Abide-i Hürriyet Meydanında
kutlamak zorunda kaldı.
1994′te, Türk-İş, Hak-İş, DİSK ve KESK 1 Mayısı ilk kez, ortak ve alanda kutladılar.
1996ya
gelindiğinde neredeyse bütün ülkede 1 Mayısı kutlama hazırlıkları
yapılıyordu. İstanbul Kadıköyde yapılacak kutlamanın çok kitlesel
olması bekleniyordu. 1 Mayıs mitinginin toplanma yeri Söğütlüçeşmeydi
ve sabah erken saatlerde onbinlerce işçi ve emekçi burada toplanmıştı.
Büyük bir coşku içinde Kadıköye doğru başlayan yürüyüş hem görkemiyle
hem de canlılığıyla dikkat çekiyordu.
Kortej, Söğütlüçeşme
girişine geldiğinde polis, üst aramasına karşı çıkan bir grubun üzerine
ateş açtı. Saat henüz 09.50yi gösteriyordu ki Hasan Albayrak ve Dursun
Adabaş polis kurşunuyla yaşamını yitirdi. Ancak miting yine de başladı
ve kortejler Altıyoldan iskeleye doğru ilerlemeye başladı.
Çıkan
olaylardan dolayı konfedarasyonlar miting konuşmalarını bir saat erken
başlattı. KESK Başkanı Siyami Erdem kürsüye geldiği sırada bazı gruplar
tarafından kürsü işgal edildi. Bunun üzerine bazı sendikacılar,
üyelerini de alarak alandan ayrıldı. Hava-İş Genel Başkanı Atilay
Ayçin, DİSK Genel Sekreteri Kemal Daysal, Türk-İş 1. Bölge Temsilcisi
Faruk Büyükkucak ve TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu olayı doğru
bulmadıklarını, fakat alandan ayrılmayacaklarını söylediler.
Mitingin
ardından polis, dağılmak üzere olan gruplara yeniden müdahale etti.
Binaların üzerindeki özel kuvvet polisleri kitlenin üzerine ateş açtı.
Çıkan arbedede ve çatışmalar sırasında Kadıköydeki dükkânların ve
bankaların camları kırıldı. Panzerlerle yapılan saldırıda Levent Yalçın
adlı kişi polis kurşunuyla hayatını kaybetti.
Ertesi yıl hükümet
ve sermaye örgütleri ile medya, alanlara çıkılmaması için her yolu
denedi. Türk-İş de aynı bahanelerle sığınarak işçileri yeniden
salonlara kapatmak istedi. İstanbuldaki sendika şubeleri, bu tutumu
kesin bir dille reddetti. Baskılar sonucu tüm konfedarasyonlar, 1
Mayısı alanda ortak kutlama kararı aldı. Şişli Abide-i Hürriyet
Meydanında yapılan mitinge tüm karalamalara rağmen 100 bin emekçi
katıldı.
Konfederasyonlar salonda kutlama dayatmasını 1999
yılında yeniden gündeme getirdi. Türk-İş ve Hak-İş provokasyon
olabilir bahanesinin arkasına sığınarak 99 1 Mayısını salonda
kutlamayı tercih etti. Abide-i Hürriyet Meydanında yapılan mitinge 25
bin işçi ve emekçi katıldı. DİSK ve KESKin düzenlediği mitinge
Türk-İşe bağlı Yol-İş, Tez Koop-İş, Petrol-İş, Hava-İş, Belediye-İş,
Deri-İş ve TÜMTİS sendikaları da katıldı.
Tabanın baskısıyla
1994′ten 2004′e kadar 1 Mayısı ortak kutlayan konfederasyonlar, nasıl
ve nereden çıktığı anlaşılamayan bir alan tartışması nedeniyle, ayrı
düştüler. 1 Mayıs, tüm çabalara karşın ayrı alanlarda kutlandı; DİSK ve
KESK Saraçhanede, Türk-İş ise Abide-i Hürriyet Meydanında miting
düzenledi
İşçi sınıfı, 2005 1 Mayısını ağırlaşmış sorunlarla
karşıladı. Birlikte mücadeleyi kaçınılmaz hale getiren bu durum
karşısında sendikalar, bir önceki yıl yaşanan ayrışmayı yol kazası
olarak nitelendirerek, 2005′te yeniden bir araya geldiler. 1 Mayıs
sabahı Türk-İş, Hak-İş, DİSK ve KESKe bağlı sendikalar, partiler,
örgütler üç ayrı koldan Kadıköye girdiler.
"Birleşik ve
kitlesel 1 Mayıs" sloganlarıyla başlayan 1 Mayıs 2006 "hazırlıkları"
her zamanki hızıyla sürdürülmüş olmakla birlikte, "alanlardaki katılım
20 binler düzeyinde kalmıştır. Ancak SİP-TKP`sinin baştan hesaplanmış
planları doğrultusunda Kartal`da gerçekleştirdiği "ayrı 1 Mayıs"a
katılanlar da bu sayılara eklendiğinde, "kitle"de geçen yıldan çok
fazla bir değişiklik olmadığı görülmektedir.
Yine de 20 binlik Kadıköy katılımı "istatistik grupları" için "umut kırıcı" olmuştur.
1
Mayıs 2007nin örgütlenmesinde şimdiye kadar geçen sürede yapılanların
gösterdiği bu 1 Mayısın daha önceki yıllardan hem nitelik hem de
nicelik olarak daha farklı geçeceği oldu. 12 Eylül sonrası ilk defa
birçok siyasi ve sendikal yapı 1 Mayısı İstanbul Taksim Meydanında
birlikte kutlama kararını aldılar. 1 Mayısta Taksimde olacağını
açıklayan siyasi yapı ve kurumlar şöyle: DİSK, KESK, TMMOB, TTB, İDO,
TKP, DTP, EMEP, ÖDP, SDP, DSİP, HKP, Yurtsever Cephe, Barış Derneği,
Halkevleri, 78liler Birliği, Devrimci 1 Mayıs Platformu [Alınteri,
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu, Demokratik Haklar Platformu,
Devrimci Hareket, Emekçi Hareket Partisi, Haklar ve Özgürlükler
Cephesi, Halk Kültür Merkezleri, Kaldıraç, Köz, Odak, Partizan,
Proleter Devrimci Duruş, Yeni Dünya için Çağrı], Pir Sultan Abdal
Derneği, Sosyalist Devrim Parti Girişimi, ESP, SEH, TÖP, SHP, CHP,
SODAP, Birlik ve Dayanışma Hareketi, İGD, Ürün, Tüm İGD, Kemal Türkler
Eğitim Vakfı, İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği, Birleşik İşçi
Derneği, Mayısta Yaşam Kooperatifi, Umut Kooperatifi, Öğrenci
Muhalefeti, Sosyalist Öğrenci, Sosyalist Gençlik, Mücadele Birliği,
Sosyalist Alternatif, Anti-kapitalist, İşçi Mücadelesi, Devrimci Halkın
Birliği.
2008 1 Mayısı ise yeni bir atılımın ve adımın göstergesi olacaktır.
Murat Mehmet UĞURLU

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Türkiye 1 Mayıs Tarihsel Dizini
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |