Okunma: 653 kez
Miladî 430'dan sonraki yıllarda Atilla'nın amcası Aybars'ın hâkimiyetine giren Alanlar'ın, daha III. y.y.'da kurulan Sudak (Soğdak) Aradav'da (sonraları Feodosya, Kaffa ve Kefe adlarını aldı) şehirlerini almasıyla Kırım Yarımadası'nın Türk Tarihi ile ilgisi başlamıştır. (*) Hun Türk İmparatorluğunun yıkılışından sonra Kuban, Azak ve Don nehri ağızlarında çeşitli Türk boyları ve bunlar arasında Bulgar Türkleri oturuyordu. VI. y.y.'ın son yarısında Avarlar ve diğer Türk boylarının akınları olmuştur.
( www.genbilim.com )
Kersones, Sudak ve Kerç bunlara karşı Bizans'ın dayanak
noktaları idi. VII. y.y.'da Kırım'ın bozkırları Hazar Türkleri'nin
idaresine geçti. Bunlar Kırım'ı, Göktürkler'de olduğu gibi Tudun veya
Todun unvanlı valilerle yönetiyorlardı, sonra VIII. y.y.'da ise
Hazarlar'ın bir vilâyeti oldu. Hazarlar'ın yıkılışından sonra da Kırım,
Hazarya veya Gazarya adında küçük bir devlet olarak kalmış, X. y.y.'da
Azak Denizi ile birlikte Karadeniz'e de Hazar Denizi denilmiştir.
1083'de bu küçük Türk devleti halâ yaşıyordu. Selçuklu Emîri Hüsameddin
Çoban, 1221'de Kırım seferinde, bu Hazar bölgesinde Sudak çevresinde
Kıpçıklar ve onların müttefiki Ruslarla savaşmıştır. Hazarlar'dan sonra
Peçenekler, daha sonra da Kıpçaklar komşu bozkırları ve Kırım'ı alarak
buraya yerleştiler. Kültürlerini bugün de koruyan Karaim Türkleri
Hazarlar'dan gelmekte olup, daha XI. yüzyılda bunların Türkçe
tevratları vardı.
1227'de Cengiz Han'ın ölümünden sonra kurulan Moğol Hakanlığı
zamanında, Cengiz'in büyük oğlu Cuci'nin oğlu Batu Han 1227 -1256
yıllarında büyük bir ordu ile Doğu Avrupa'yı alıp Altun Orda Devleti'ni
kurdu. 1241'de Batu Han İdil nehrinin aşağı yatağında ve kıyısında
kurduğu Orda (karargâh), Saray (Volga'daki Eski Saray) adını alarak
kısa zamanda en önemli siyasî ve ticarî merkez oldu. Şeklen Karakurum'a
bağlı olarak Batu Han'ın hâkimiyeti 1256'da ölümüne kadar sürmüştür.
Bundan sonra gelen küçük kardeşi Berke Han'ın (1256-1266) Müslümanlığı
kabul etmesiyle, ülkede İslâmlık yayılmağa başlamıştır. Berke Han
zamanında Altun Orda en parlak devrini yaşamıştır. Batu Han'ın kurduğu
Saray şehrine «Taht İli» denirdi. Bu şehir Berke Han zamanında daha
elverişli bir yere nakledilerek Yeni Saray veya Saray Berke adını aldı.
Özbek Han zamanında (1313-1340) İslâm dini, 1320'den sonra büsbütün
kuvvetlendi.
1239'da Altun Orda (Kıpçak Hanlığı) gelince, kıyılar dışında bütün
Kırım yarımadası bir Türk ülkesi halinde idi. Kuzeyde Hazarlar ve
Kıpçaklar zamanında Kırım limanları, iç muhtariyetlerini korumak
şartıyla yüzyıllar boyu Bizans'a bağlı kaldılar. Fakat Karadeniz
ticareti Venedikliler'in, sonra 1261'de Mihail Paleologos'a
yardımlarına karşılık Cenevizlilerin eline geçti. 1266'da Altun Orda
hanı Men-gü Timur'dan ticaret için Kefe'de yerleşme müsaadesi aldılar
ve sahillerde başka koloniler kurdular. 1381'de de bir anlaşma ile
buralardaki hâkimiyetlerini Altun Orda Devleti'ne tasdik ettirdiler. İç
tarafta Eski Kırım veya Salgat (Solhat), Altun Orda genel valilerinin
oturduğu yer olup, Kefe'den sonra yarımadanın en önemli ticaret merkezi
idi. Kefe'de ise Han adına Müslümanlar'ın işine bakan bir Bas-kak ile
bir Tamgacı (gümrükçü) bulunuyordu. Kırım yarımadasının yalı boyu
bölgesi tamamiyle Ceneviz kolonisi olmakla beraber, 1475'de Osmanlı
hâkimiyetine geçinceye kadar Türk Hazarlar'ın bir hatırası olarak
Hazariye (veya Gazariya) adını koruyordu.
XIII. ve XIV. y.y.'larda Altun Orda, siyasî, iktisadî ve kültür
bakımından Türk dünyasının en önemli bir ülkesi idi. Özbek Han'ın
hanımlarından biri Andronikos Paleologos'un kızı idi. Böylece Bizans-la
sonra Memlûkler, Osmanlılar, Litvanya ve Lehistan devletleriyle yakın
münasebet kurmuşlardı. Ayrıca Yıldırım Bayezit ve Toktamış arasında
Timur tehlikesine karşı yakın dostluk vardı. Toktamış (1376-1396)
onların son büyük hakanı olmuş, Timur tarafından Saray şehri yıkılıp
ahalisi kılıçtan geçirilmiştir.
1357'de Altun Orda hanlarından Canibek'in ölümünden sonra taht
kavgaları, 1391 ve 1395 Timur - Toktamış savaşları sonunda Kıpçak İli
zayıf düşmüş ve 1502'de bu devlet son bulmuş, yerinde Kırım, Kazan,
Sibir, Astarhan hanlıkları ve Nogay Mirzalığı doğmuştur.
Böylece, XIV. y.y. sonlarına kadar Altun Orda idaresinde kalan
Kırım'da, 1395'lerde Cengiz soyundan Cuci'nin oğlu Tokay Timur'dan
gelen Baştimur sikkelere kendi adını da koydurmuştu. Onun oğulları
Kırım'da ayrı bir Hanlık kurmayı başarmışlardır. Fakat Don - Dinyeper
arasında uzanan Kırım Hanlığı'nın gerçek kurucusu Hacı Giray'ın kendi
adını taşıyan en eski tarihli sikkesi 845 (1442) yılından kalmadır.
1454'den itibaren Bahçe Saray bunların merkezi idi. 1466'da Hacı Giray
ölünce oğulları taht kavgası ve karışıklık çıkardılar. Fatih Sultan
Mehmet 1475'de Gedik Ahmet Paşa'yı kuvvetli bir donanma ile gönderip
Kefe'yi ve Kırım sahillerindeki Cenevizliler'e ait bütün limanları feth
ettirdi. Cenevizliler tarafından hapse atılan Mengli Giray kurtarılıp
hanlığa getirilerek Osmanlı sultanına tâbi olmayı kabul etti. Mengli
Giray ile yerleşen Kırım Hanlığı ilk defa 1484'de Sultan II. Bayezit'in
Akkirman seferine katılarak işbirliği yapmıştır. Yavuz Sultan Selim'e
kızını vermiş olan Mengli Giray, ona askerî destek sağlayarak tahta
geçmesine yardım etmiştir. Bundan sonra hanlar sultanın özel fermanları
ile tasdik olunurdu. Fakat Rusya kuvvetlenince, 300 yıl boyunca kendi
hanları idaresinde ve Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan Kırım
Hanlığı'na göz dikmiş, 1736'da Kırım yarımadasına girerek Bahçe
Saray'da iki bin evi ve Han Sarayı'nı yakmış, Selim Giray'ın kurduğu
zengin kitaplık da mahvolmuş, Kalgay'lar'ın merkezi Akmescit de
yakılmıştır. Bundan sonra Şahin Giray ihanetle Rusya'ya kaçıp onlara
sığındığından 1774'de Kaynarca Antlaşması ile Rusya Kırım'ın
istiklâlini ve tarafsızlığını Osmanlı Devleti'ne kabul ettirdikten
sonra 1783'de de Kırım'ı kesinlikle ilhak etmiştir. 1917'de Kırım
Türkleri bağımsızlıklarını ilân edip devlet kurdularsa da 1920
sonlarında ihtilâl kuvvetleri gelince durum değişmiş, ilk dünya
savaşından sonra 19 Ekim 1921'de muhtar Sovyet cumhuriyetleri arasına
katılmıştır. Son dünya savaşında bazı Kırımlıların Alman kuvvetlerine
katıldığı ileri sürülerek bütün Kırım halkı önce Sibirya'ya, sonra Orta
Asya steplerine sürgün edilmiştir.
(*) 212 yılında Romalılar tarafından kurulan Sugdeya (Sudak) şehrini
daha sonra Cenevizliler, 1365'de Bizanslılardan alarak 1335-1414
yılları arasında burada bir kale yapmışlardır.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Kırım'ın Kısa Tarihçesi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |