Okunma: 86 kez
Cerrahi ve kemoterapi gibi tedavi yöntemlerinden sonuç alınamayacak durumda ve karaciğere yayılmış olan (metastaz) tümörlerin küçültülerek zaman içinde yok olmasını sağlayan ''Radyonüklit tedavi'' yöntemi Türkiye'de de uygulanmaya başladı.
Alanında uzman radyoloji, cerrahi, nükleer tıp ve onkoloji uzmanlarının bulunduğu bir heyet tarafından yapılan operasyon, Türkiye'de ilk defa geçen hafta GATA'da uygulandıktan sonra Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi İbni-i Sina Hastanesi'nde de başarı ile yapıldı.
Operasyonu yapan heyetin başkanı olan AÜ Tıp Fakültesi Radyodiagnostik
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadık Bilgiç, "Radyonüklit
tedavi" yöntemi ile kanser hücrelerinin zaman içinde küçüldüğünü ve yok
olduğunu söyledi.
Karaciğere metastaz yapmış olan kanserli hastaların tedavisinde
öncelikli olan yöntemin cerrahi müdahale olduğunu anlatan Bilgiç, bu
yöntemin ancak cerrahi müdahaleye ve kemoterapi, radyoterapi gibi
alternatif tedavilere cevap veremeyecek hastalara yapılabileceğini dile
getirdi.
Bilgiç, "Radyonüklit tedavi" yöntemi ile tedavi kararının ancak
hastayı takip eden hekim ile radyoloji ve nükleer tıp uzmanlarının
ortak değerlendirmesi sonucunda alınabileceğini belirterek, şöyle
konuştu:
"Bu yöntem, hastaya sunulan bir alternatif değildir. Mutlaka diğer yöntemlerin uygulanması mümkün olmayan hastalara yapılabilir.
Radyonüklit tedavi yönteminin uygulanması, bağırsak, meme gibi
çeşitli kanser tümörlerinin karaciğere metastaz yapması, karaciğerdeki
tümörün yerinin cerrahi müdahale açısından risk taşıması, tümörün
büyüklüğü ve yayıldığı alanın riskli olması, hastanın ömrünü uzatmaya
ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik olarak diğer yöntemlerin sınırlı
kalması halinde doğru olacaktır."
Uygulama sürekli hale gelecek
Radyonüklit tedavi yönteminin, teknolojinin ve tıp biliminin
gelişmiş olduğu birçok ülkede yıllardır uygulandığını, ameliyatın
başarı şansının yüzde 90'ın üstünde olduğunu ifade eden Bilgiç,
Türkiye'deki ilk uygulamalardan birinin AÜ Tıp Fakültesi İbn-i Sina
Hastanesi'nde 22 Nisan 2008'de 2 hasta üzerinde yapıldığını kaydetti.
Bilgiç, bu konuda uzman olan ABD'li Gelişimsel Radyoloji uzmanı
Michael Dougles Coltwell'in de yapılan ilk uygulamada bulunduğunu ifade
ederek, "Ameliyatlar, ilk uygulamaların ardından hastanemizde devamlı
hale gelecek" diye konuştu.
Prof. Dr. Sadık Bilgiç, anjiografinin ve tedavinin ardından 1 gün
sonra hastanın günlük aktivitelerini yapabilir duruma geldiğini ancak
klinik takibin yapılması için kontrol amaçlı 2-3 gün hastaneye
yatırıldığını söyledi.
Bu tip hastaların ilerleyen dönemde kliniğe yatırılmadan gün
içerisinde ayaktan tedavi imkanı bulacağını anlatan Bilgiç, yöntemin,
tedavi seçeneklerini yitiren karaciğer hastaları için yeni bir şans
olduğunu dile getirdi.
Radyonüklit tedavisi nasıl yapılıyor
Prof. Dr. Bilgiç, tedavi öncesinde hastaya daha önceden anjiyo
yapılarak damarlarının yapısının incelendiğini belirterek, operasyonun
bölgesel anestezi altında yapıldığını ve yaklaşık 1 saat sürdüğünü
söyledi.
Karaciğer kanserinde Radyonüklit tedavisinin, anjiyo eşliğinde yapıldığını ifade eden Bilgiç, uygulama sürecini şöyle anlattı:
"Karaciğer kanserinde metastaz yapan kitlenin tedavisinde uygulanan
SIKREX yönteminde, ilk olarak karaciğer atardamarına katater yardımıyla
girilerek tümörün büyüklüğü, sayısı ve kanlanması anjiyo yöntemiyle
belirleniyor. Ardından tümörün beslendiği ana damar tespit ediliyor ve
tümörün büyüklüğüne bağlı olarak istenilen dozda ayarlanan Ytrium
(Y-90) radyoaktif maddesi açılan damar yolundan buraya veriliyor.
Karaciğer içeresindeki tümör dokularının bu maddeyi tutmasıyla, kitle
zaman içerisinde küçülüyor ve kayboluyor."
Bilgiç, operasyonun mutlaka alanında uzman hekimler tarafından
yapılması gerektiğini belirterek, "Radyoaktif maddenin, tümörün
beslendiği damar yerine başka organların damarlarına kaçması halinde
istenmeyen komplikasyonların olabileceği" uyarısında bulundu.
Tümörün, zaman içinde Y-90 radyoaktif maddenin tutulumuna bağlı
olarak küçülüp kaybolduğunu ifade eden Bilgiç, tümörün küçülmesi
durumunda hastanın cerrahi müdahale şansı bulabileceğini kaydetti.
Prof. Dr. Sadık Bilgiç, bu yöntemin maliyetinin bir hasta için yaklaşık
20 bin YTL olduğunu belirterek, "Hastalar hastanede yattıkları için
kendilerinden hiçbir fark alınmıyor" dedi.
"Tedavi imkânı bulunduğu için şanslıyım"
AÜ Tıp Fakültesi İbn-i Sina Hastanesi'nde uygulanmaya başlayan
Radyonüklit yöntemi ile tedavi olan ilk hasta 41 yaşındaki Kenan Soylu,
tedavi imkanı bulduğu için kendisini şanslı hissettiğini belirterek,
"Çok mutluyum, sevincimi ifade etmem mümkün değil. Kendimi şanslı
hissediyorum" dedi.
Evli ve bir çocuk babası olan veteriner sağlık teknikeri Soylu,
artık ailesi ile birlikte güzel ve sağlıklı günler geçirmeyi umut
ettiğini söyledi.

Etiketler:
Haberler
Bilimsel Haberler
Karaciğer kanseri hastalarına müjde
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |