Okunma: 267 kez
ÖZET
İletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişme, küreselleşme eğiliminin de etkisiyle, günümüzde eğitim gereksinmesini giderek arttırmaktadır. İletişim teknolojilerini eğitim tasarımı disiplini altında birleştiren Uzaktan Eğitim (UE), çeşitlenen ve artan eğitim yönlü talebe cevap verebilen esnek bir eğitim modeli olarak yaygınlaşmaktadır.
Ancak UE uygulamasına geçiş teknolojik donanımları temin etmenin
ötesinde, etkinlik boyutunun da dikkate alınmasını gerektiren bir
süreçtir.
Bu bildiride; UE’in teknoloji ve etkinlik boyutları, birbirleri
arasındaki ilişkiler ve etkileri de dikkate alınarak incelenmektedir.
GİRİŞ
Uzaktan Eğitim (UE); eğitimin her düzeyinde, artan ve çeşitlenen
talebe cevap verebilen model olarak, uzunca bir süredir
uygulanmaktadır. UE, zaman ve mekan bağımsızlığının yanında öğrenenlere
çok sayıda eğitim kaynağına erişim seçeneğini sunabilmekte, farklı
mekanlardaki öğrenenleri ve öğreticileri birleştirerek örgün eğitime
göre daha esnek bir yapı ortaya koyabilmektedir. Kuşkusuz UE’in bu
esnekliği sağlayabilmesinde ve çok sayıda öğrenciye erişiminde en büyük
yardımcısı, eğitim teknolojisi anlayışıyla kullanıma sunulan
teknolojilerdir.
UE’de temel amaç; öğrenenlerin eğitim-öğretim yönlü taleplerini
karşılayacak nitelikte ve kalitede öğretim programları geliştirmek ve
bunları olabildiğince çok sayıda kişiye etkin şekilde sunabilmektir.
UE’in etkinliğinde göz önünde bulundurulması gereken çok sayıda bileşen
vardır. Eğitsel, pedagojik, yönetsel, teknolojik etkinlik gibi
birbirlerini tamamlayan bileşenlerin etkinliği, bütünsel etkinliğe
erişimi sağlamaktadır. Bu nedenle teknoloji ve etkinlik, UE
uygulamalarının başarısında önemli iki boyuttur.
Bu çalışmada; UE’de teknoloji ve etkinlik boyutları incelenmekte, UE
sistemi içinde teknoloji ve etkinlik arasındaki ilişkilerin ortaya
konması amaçlanmaktadır.
UZAKTAN EĞİTİM VE TEKNOLOJİ
Eğitim ve teknoloji, bireylerin yaşamlarını, uluslar arasındaki
siyasal-ekonomik-kültürel ilişkileri ve toplumların sosyal refah
düzeylerini belirlemede en önemli faktörler arasındadır. Özellikle
teknolojide yaşanan değişim ve gelişimler eğitimi, bağlı olarak da
toplumu etkilemektedir. Bu nedenle teknoloji ve eğitim birbirleriyle
ilintili kavramlardır.
Teknolojide yaşanan herhangi bir gelişme eğitimi şu yönlerde etkilemektedir(Alkan, 1997:13):
Teknolojik ortamda yaşayacak bireylere gerekli genel yetenekleri kazandırma,
Teknolojik ortamın gerektirdiği niteliklere sahip insan gücünü yetiştirme ve
Teknolojik olanaklardan yararlanma.
Bu açıdan, eğitim-öğretim kalitesini arttıracak her türlü araç
teknoloji olarak kabul edilmektedir. Eğitim-öğretimde teknoloji
kullanmanın amacı; öğrenci, işveren, devlet gibi alıcılara, eğitim
olarak daha iyi değer sağlamaktır (Bates, 1997:93). Eğitim ve öğretimde
teknoloji kullanma nedenleri ise şunlardır (Bates, 2000:16):
Eğitim ve öğretime erişimi arttırmak,
Öğrenimin kalitesini yükseltmek,
Eğitim maliyetlerini azaltmak,
Eğitimde maliyet etkinliğini sağlamak,
Teknolojik değişim zorunluluğuna karşılık vermek,
Öğrencilere çalışma ve özel hayatlarında ihtiyaç duyacakları becerileri teknoloji ile sağlamak.
Eğitim Teknolojisi Kavramı ve Uzaktan Eğitimdeki Yeri
Eğitimde kaliteyi arttırma temel amacıyla teknolojik araçlar
kullanılmaktadır. Çağdaş teknolojik araç-gerecin eğitimde kullanılması
durumunda, eğitimin de kalitesinin yükseleceği görüşü hakimdir. Gerek
örgün eğitimde, gerekse yaygın eğitimde kullanılan araç ve gereçler
giderek daha yeni teknolojik ürünleri içermektedir. Ancak eğitim
teknolojisi ve teknolojinin eğitimde kullanılması gibi kavramlar
birbiri yerine kullanılır hale gelmiştir.
“Eğitimde teknoloji”, genel olarak teknoloji ürünlerinden eğitim
alanında çeşitli hizmetlerde yararlanma anlamını ifade etmektedir. Bu
terim, özellikle eğitim bilimine özgü bir teknolojiyi ifade
etmemektedir. “Eğitim teknolojisi” ise eğitimde teknoloji kullanımını
da içeren daha kapsamlı bir anlam ifade etmektedir. Eğitim teknolojisi
eğitim programının bütünü ile ilgilenen, belirlenen hedeflere
erişebilmek için gerekli yol ve yöntemlerle birlikte öğretme-öğrenme
süreçlerini sistematik biçimde tasarlama, uygulama, değerlendirme ve
geliştirmeyi esas alan bir disiplindir.
Teknoloji UE’de ayrı bir önem kazanmaktadır. Özellikle son 30 yıldır
UE, teknoloji merkezli bir eğitim teknolojisi modeli olarak ortaya
çıkmıştır. Buradaki eğitim teknolojisi deyimindeki teknoloji sözcüğü,
sadece eğitim sistemi içerisinde teknolojik araç-gereç kullanımını
değil, aynı zamanda hedef olarak alınan grup içerisindeki bireysel
kültür, zeka, yetenek ve kavrayış farklarını giderecek biçimde
düzenleyerek onlara iletilmesini sağlayan öğretim ve sunum yöntemlerini
de içeren bir kavramdır (Büyükerşen, 1978:11). Bu nedenle UE’de
teknolojinin eğitim içerisinde kullanımı değil, eğitim teknolojisi
yaklaşımı geçerlidir.
1.2. Teknolojik Değişimin Uzaktan Eğitimdeki Yansımaları
UE, ortaya çıkışından günümüze kadar teknolojik gelişmelere paralel
bir gelişme izlemiştir. Teknolojik gelişmelerle birlikte UE sistemi
içerisinde gözlenen etkileşim gibi eksiklikler giderilmeye çalışılmış,
birey-kurum-devlet olarak UE içindeki paylaşımlar ve eğilimler
değişmiştir. Bu nedenle teknoloji ve teknolojide yaşanan gelişmeler UE
çevresindeki grupları farklı şekillerde etkilemektedir (Bates,
1984:5-7).
UE’de gelişme ve çeşitlenmenin artışı, iletişim teknolojilerinde
yaşanan hızlı gelişmeye paralel gerçekleşmiştir. 1969 yılında
İngiltere’de Açık Üniversitenin kurulmasından sonra özellikle
teknolojik gelişmeler UE’in gelişmesinde belirleyici faktör olmuş ve
onu teknoloji yoğun eğitim modeli haline getirmiştir. Günümüzde uydu,
televizyon, radyo ve diğer iletişim teknolojilerindeki hızlı
gelişmeler, eğitimin yapısını ve biçimini etkilemekte, eğitimcileri
yeni eğitim programları ve eğitim-öğretim modelleri geliştirmeye
zorlamaktadır. Daha yeni teknolojiler kültürler arası olarak dünyanın
her yerinden eğitici ve öğrencilerle, herhangi bir yerde, herhangi bir
zamanda, herhangi bir içeriğin aktarılmasını olanaklı kılmaktadır.
UE’in tarihsel gelişimi içinde teknolojik gelişmelere paralellik
gösteren dört kuşak ortaya çıkmıştır (McLendon, 1999:12). Bu kuşaklar
süresince eğitime sunulan eğitim teknolojilerinin birleşimi ve
kullanımlarının yanı sıra, bu teknolojileri eğitim-öğretimlerinde
kullanan eğitim-öğretim kurumlarının örgütsel-yönetsel yapılarında da
değişim yaşanmıştır. İlk kuşakta tek bir teknolojinin (basılı
materyaller) kullanımı söz konusudur. Bu kuşakta öğrenci ile eğitici
arasında doğrudan bir etkileşim yoktur. Mektupla Öğretim bu ilk kuşağa
örnek olarak verilebilir.
İkinci kuşak; uzaktaki öğrencinin çalışması için öğretim
materyallerinin özellikle tasarlandığı ancak iki yönlü iletişimin
üçüncü bir kişi tarafından sağlandığı, bütünleşik çoklu ortama geçişi
ifade etmektedir. Bu üçüncü kişi öğretim materyallerinin yaratıcısından
daha çok bir rehberdir (tutor). Telekomünikasyondaki gelişmelerin UE’e
yansıdığı bu kuşak süresince, daha önce UE kuramcıları tarafından
dikkate alınmayan
UE’in uzak sınıf biçimi önem kazanmaya başlamıştır (Daniel,
1996:53). Bu kuşağa bağımsız (sadece UE sunan) üniversiteler örnek
olarak verilebilir.
Üçüncü kuşağın, uzaktaki öğrenciyle öğretmen arasında doğrudan
etkileşime izin veren, iki yönlü iletişim ortamlarıyla başladığı
söylenebilir. Uzaktaki öğrenciler ya bireysel ya da grup olarak eğitime
katılmaktadırlar. Bu nedenle hem bireysel ortam hem de telekomünikasyon
sistemleriyle zenginleşmiş ortamlar söz konusudur. Bu oluşumdaki
teknolojiler, öğretmen-öğrenci ve öğrencilerin kendileri arasında,
diğer kuşaklarda yaşanandan çok daha eşit bir iletişim ağı
sağlamaktadır (Bates, 1995:23). Bu kuşaktaki eğitim kurumları, endüstri
devriminin etkisinde bulunan, hiyerarşik yönetime sahip,
standartlaştırılmış bürokratik politikalara sahip, benzer ürünler
üreten endüstriyel (Fordist) kurumlardır. Bu kurumlara örnek olarak,
John Daniel’in “Mega Üniversiteler” olarak adlandırdığı, 100.000’den
fazla öğrenciye sahip, geniş ölçekli, ulusal, özerk, açık üniversiteler
verilebilir (Daniel, 1996:29-35).
Günümüzde gelinen dördüncü kuşak ise Esnek Öğrenme Modelidir. Bu
kuşakta öğrencinin öğrenme ortamı açısından esnekliği korunurken
etkileşim, karma sunum teknolojileriyle üst düzeyde sağlanabilmektedir.
Bu kuşak UE kurumlarını teknolojiyi yönetme yetisine sahip kurumlar
olarak yeni yapılanmalara götürmektedir. Bates bu yeni tür
yapılanmadaki kurumları “Endüstri Sonrası (Post-Fordist)” kurumlar
olarak adlandırmaktadır. Bu kurumlar küresel üretime yönelen, değişime
açık ve daha esnek yönetime sahip, etkileşimli teknolojileri
üretimlerinde ve sunumlarında yoğun şekilde kullanan kurumlardır
(Bates, 2000, 41).
Teknolojik yenilikler ve gelişmeler, geleneksel eğitim kurumlarını
da yapısal değişime zorlamaktadır. Değişim yönlü baskılar, farklı
yönlerden gelebilmektedir (Marier ve diğerleri, 1998:1):
Eğitilen öğrencilerin yapısal değişimi,
Yüksek öğretimden kamusal beklentilerin değişimi,
Bilginin üretimi ve yaygınlaşmasında teknolojinin açık ve baskın etkisi,
Eğitim-öğretimde etkin eğitsel yaklaşımların gelişimi.
Günümüzün yeni teknolojileri, öğretici ve öğrenci arasında iki yönlü
eş zamanlı olmayan (asenkron) iletişimle, yüksek etkileşimli öğrenim
materyallerinin güçlü birleşimine izin vermektedir. Kullanılan
teknoloji ile arzu edilen öğretim çıktısı arasında bir ilişki vardır
(Bates, 1997:93). Bu nedenle ortaya çıkan teknolojik yeniliklerin,
kurum tarafından dikkate alınması gerekmektedir (Marşap, 1997:21).
Teknoloji yönlü yatırımlar ve eğitimin sunulmasında izlenecek politika
ve stratejilerin geliştirilmesi, kurumların yönetsel kararlarında
önemli pay sahibi olan konuları oluşturmaktadır. Özellikle yeni
teknolojiye ilişkin karar aşamasında UE kurumlarının karşı karşıya
kaldıkları pek çok yanıt bekleyen soru vardır. Bu nedenle UE kurumları
küresel rekabet ortamında teknolojiyi yönetme durumundaki kurumlar
haline gelmişlerdir.
Teknolojideki gelişmelere bağlı olarak öğretim kurumlarının örgüt
yapıları da değişmekte ve daha önce sözü edilen endüstriyel (Fordist)
ve endüstri sonrası (Post-Fordist) örgüt yapıları ortaya çıkmaktadır
(Bates, 2000:40-42). Bu yapılar, eğitim-öğretim kurumlarını yapısal
yönde çeşitlenmeye ve kurum içi yapılanma yönlü uygulamalara
yöneltmektedir.
UE’de öğrenenler, öğreticiden uzaktadır ve coğrafi olarak oldukça
dağınık bir hedef kitleyi oluşturmaktadırlar. Coğrafi uzaklık yanında
öğrenenlerin demografik, eğitim geçmişleri ve sosyo-kültürel-ekonomik
yapılarının farklı olması, onlara iletilecek ders/program içeriğinin
aktarılmasında kullanılacak teknolojilerin seçimini ve içerik
tasarımını da etkilemektedir. Etkileşimin sağlanması amacıyla
kullanılacak teknolojiye öğrenenlerin erişimi, bu yönde sorun olup
olmadığı, içeriğin söz konusu teknoloji ile öğrenenlere iletilip
iletilemeyeceği gibi üzerinde önemle durulması gereken pek çok sorun
vardır. Örneğin tek yönlü TV, iki yönlü sesli-konferans veya
video-konferans gibi teknolojiler kullanıldığında öğrenenler hala yer
ve zaman olarak bağımlıdırlar.
Asenkron (eş zamanlı olmayan) teknolojiler, öğrencilere daha esnek
erişimi sağlamaktadır. Bu teknolojiler arasında bilgisayar konferansı,
WWW ve CD-ROM sayılabilir. Daha eski teknolojiler olan basılı materyal,
ses ve görüntü kasetleri de asenkron (eş zamanlı olmayan) teknolojiler
arasında sayılmaktadır. Eski ve yeni asenkron teknolojiler arasındaki
fark, daha yeni olan teknolojilerin öğrenci açısından daha yüksek
etkileşim kalitesine sahip olmasıdır. Öğrenciler basılı materyal, ses
ve görüntü kasetleri ile de kuşkusuz etkileşim sağlayabilmektedirler,
ancak yeni teknolojiler uzaktaki öğrenciyle kurulan etkileşimde daha
iyi kalitede geribildirim de sağlayabilmektedir. Bu nedenle hedef
kitleye yöneltilecek içeriğin öğrenenlere iletilmesinde hangi
teknolojilerin kullanılacağı, ayrıntılı analizi gerektiren yönetsel bir
süreç içermektedir.
Teknoloji İle İletişim-Ortam-Etkileşim İlişkisi
Genel olarak tüm iletişim araç ve ortamlarının, UE uygulamaları
içinde kullanılabileceği söylenebilir (Barkan, 1988:167). Bu nedenle
teknolojiler arasında UE teknolojisi, örgün eğitim teknolojisi şeklinde
bir ayrım anlamsız olacaktır. Önemli olan, UE felsefesine uygun,
kurumun ve alıcıların amaçlarına en iyi hizmet edecek şekilde
teknolojinin eğitim içine sunulmasıdır (alkan, 1997:14).
İletişim teknolojileri, UE içinde farklı işlevleri farklı
ağırlıklarda üstlenmektedir. UE içinde kullanılacak iletişim
teknolojileri; hedef kitlenin özelliklerine, arzu edilen çıktılara,
etkileşim düzeyine göre değişmektedir. Bu nedenle UE’de kullanılan
teknolojiler arasındaki belirgin fark ve özelliklerin anlaşılabilmesi
için, iletişim-ortam-etkileşim ve teknoloji arasındaki ilişkinin
incelenmesi yararlıdır.
İletişim; “Bir mesajın taşıdığı anlamlar dizisinin bir kişiye
/kişilere, göndericinin amacına uygun bir biçimde gönderilmesi
sürecidir” (Kocacık, 1998:242). İletişim sürecinde; ileti, verici,
alıcı ve ortam gibi bileşenler vardır. Tek kaynaktan birden fazla
hedefe iletişim olduğunda kitle iletişim söz konusudur ki UE’de
iletişim türü, kitle iletişimdir. Bu nedenle iletişimin nasıl, ne
yönde, hangi ortamda yapılacağı, etkileşimin boyutu gibi konular
geleneksel eğitime göre çok daha önemlidir.
Etkileşim iki ya da daha fazla taraf arasındaki iletişimdir. Ancak
UE’de etkileşim sadece bu genel anlamı ile kullanılmamaktadır.
Etkileşim denildiğinde uzaktan yürütülen eğitimin kalitesi üzerinde de
doğrudan etkisi olan üç farklı etkileşim düzeyi akla gelmelidir
(Trentin, 2000:19)
Öğrenci ve öğrenim materyali arasındaki etkileşim
Öğrenci ve eğitmen arasındaki etkileşim
Öğrencinin diğer öğrencilerle olan etkileşimi
Etkileşim konusunda genelde göz ardı edilen boyut, öğrencinin
öğrenim materyali ile olan etkileşimidir. Etkileşim kavramı tek başına
değil, ortam ve teknoloji ile ilişkisi de birlikte ele alınmalıdır. Bu
üç boyutlu ilişkinin kapsam ve içeriğini ise öğretimin tasarlanmasında
göz önüne alınan amaç ve hedefler belirlemektedir.
UE’de kullanılan ortam ve teknolojiler etkileşimin bu üç düzeyini
farklı ağırlıklarda sağlamaktadırlar. Örneğin basılı materyaller
öğrenci-öğretim materyali etkileşimini sağlarken, video-konferans gibi
görüntü ve sese dayalı iki yönlü teknolojiler uygun öğretim
materyallerinin de kullanımıyla etkileşimin her üç düzeyini de
gerçekleştirebilmektedir.
Etkileşimde göz önünde bulundurulması gereken diğer bir unsur da
zamandır. UE’de öğrenci ile etkileşimde genellikle bir zaman gecikmesi
yaşanmaktadır. Örneğin basılı materyallerle etkileşimde posta ya da
telefon gibi iletişim araçları yoluyla öğrenci-öğretim elemanı
etkileşimi de sağlanabilir. Ancak buradaki etkileşim gecikmeli olarak
sağlanmakta, öğrenciden geri bildirim, gecikmeli olarak alınmakta ve
öğrenciye iletilmektedir. Buna karşılık senkron; başka bir ifadeyle
gerçek zamanlı etkileşimin sağlandığı teknolojiler de vardır. Bu
bağlamda yüz yüze iletişime yakın etkileşim sağlayan video-konferans,
etkileşimli TV gibi teknolojiler ile etkileşimin üç düzeyi de eş
zamanlı olarak gerçekleştirilebilmektedir (Girginer, 2001: 24-25).
Ortam (medya); bilginin özel şekilde sunumunu içeren iletişim
yapısıdır. Bu nedenle her ortam, bilgiyi sunmada ve bilgiyi organize
etmede kendisine ait özellikler taşımaktadır. Aynı ortam pek çok farklı
sunum teknolojisini içerebilir. Örneğin sese dayalı bir ortam
kullanıldığında; ses kasetleri tek yönlü iletişim ile sadece öğrenci
öğretim materyali etkileşimini sağlarken, sesli konferans eş zamanlı
etkileşimi olanaklı kılabilmektedir. Eğitimde beş ortam söz konusudur
(Bates, 1995:31):
Yüz yüze
Grafik/Yazılı metin
Ses
Görüntü
Bilgisayar
Ortam ve etkileşimin teknoloji ile ilişkisinde ise teknolojilerin
tek ve iki yönlü teknolojiler olmasına bağlı olarak, yukarıda
bahsedildiği gibi gerçek zamanlı ya da gecikmeli olarak etkileşim söz
konusudur. Tablo 1’de bu ilişki özetlenmiştir.
Tablo 1: Etkileşim-Ortam-Teknoloji İlişkisi
ETKİLEŞİM
ORTAM
Öğrenci-öğretmen
Öğrenci-öğrenci
Öğrenci-öğretim materyali
Basılı materyaller
Zaman gecikmeli
Yok
Gerçek zamanlı
Ses
Ses kasetleri- gecikmeli; canlı radyo programları ve telekonferans- gerçek zamanlı
Telekonferans, canlı radyo programları-gerçek zamanlı
Ses kasetleri-gerçek zamanlı
Görüntü
Görüntü kaset-tek yönlü ve zaman gecikmeli; canlı TV programları ve video-konferans-gerçek zamanlı
ITV, video-konferan-gerçek zamanlı
Görüntü-kasetler-gerçek zamanlı
Bilgisayar
Web, çoklu ortam, bilgisayar yardımlı eğitim-zaman gecikmeli;İnternet, bilgisayar konferansı-gerçek zamanlı.
Bilgisayar konferansı-gerçek zamanlı;e-mail -zaman gecikmeli
Bilgisayar -gerçek zamanlı
Tek yönlü teknolojiler zaman gecikmeli etkileşimle geniş ölçekte
öğrencilerin ders materyallerine erişimini sağlamaktadır (Trentin,
2000:20). İki yönlü teknolojinin anlamı; öğrenci ve öğretmen hatta
öğrencilerin kendileri arasında iletişime izin veren, dolayısıyla
etkileşimin hemen her üç türünü de gerçekleştirebilen teknolojiler
olmasıdır. Tek yönlü teknolojiler etkileşimsiz teknolojiler, iki yönlü
teknolojiler ise etkileşimli teknolojilerdir. Bu teknolojilerin UE’deki
uygulamaları Tablo 2’de verilmiştir.
Tablo 2: Uzaktan Eğitimde Tek ve İki Yönlü Teknoloji Uygulamaları
ORTAM
TEKNOLOJİLER
TEK YÖNLÜ TEKNOLOJİ UYGULAMALARI
İKİ YÖNLÜ TEKNOLOJİ UYGULAMALARI
Metin (Text)
Baskı (Print)
Bilgisayarlar
Ders birimleri, bütünleyici materyaller
Mektupla öğretim
Ses
Kasetler, Radyo, Telefon
Kaset programlar, radyo programları
Telefonla eğitim, ses konferans
Televizyon
Yayın, görüntü kaset, görüntü disk, kablo, uydu, fiber optik, mikro dalga, video-konferans
Yayın programları, kaset programları
Etkileşimli TV, Video-konferans
Bilgisayar
Bilgisayarlar, telefon, uydu, fiber optik, CD-Rom, CD-I, ISDN
CAI, CAL, CBT, Veritabanları, çoklu ortam
E-mail, etkileşimli veri tabanları, bilgisayar konferansı
UZAKTAN EĞİTİMDE ETKİNLİK
Bir kurumun UE yoluyla hedef kitleye sunduğu eğitimin etkinliği
ölçüsünde, tarafların eğitime yönelik tatminleri artacaktır. Özellikle
insan kaynakları sunumunun olduğu yönetsel sistemlerde, sistemin
etkinlik ve verimliliğinin ölçülmesi temel problemlerden birisidir. Bu
zorluğun nedeni, daha çok niteliksel ve çatışan hedeflerin var
olmasıdır (Turban, 1993:43).
Etkinlik (Effectiveness), işletme/kurumun amaçlarını
gerçekleştirebilmek için kaynaklarını, sinerjik güçlerini
değerlendirerek, çevresi ile ilişkilerini de dikkate alıp, kurumun
yapısını buna göre biçimlendirmesini ifade etmektedir. İşletme
yönetiminin amaçlarından olan etkinlik, yürütülen faaliyetlerin
sonuçlarının arzu edileni sağlamasını ifade etmekte ve doğal olarak
sonuçlarla ya da çıktılarla ilgili bir kavram olmaktadır (Rumble,
1988:255-58). Bir firma/kurum müşterilerinin talep ve ihtiyaçlarını
karşılayacak ürünleri üretebilmesi ölçüsünde etkindir. Buradan
hareketle etkinlik, bir işletmenin amaçlarını gerçekleştirme derecesi
olarak da tanımlanabilir (Dinçer ve Fidan, 1997:54). Etkinlik, doğru
işlerin yapılmasıdır. Bu bağlamda, bir işletme ya da kurum doğru işleri
gerçekleştirdiği oranda etkin olacaktır. İşletme/kurum eğer müşteri
talep ve ihtiyaçlarını karşılama ölçütünü, diğer işletme/kurumlardan
daha az maliyetle gerçekleştirirse, maliyette etkindir. Başka bir
ifadeyle maliyet etkinliği, belirlenen ölçüte göre doğru işi daha az
maliyetle yapmaktır.
Eğitim alanında etkinlik ise eğitim talebinde bulunan potansiyel
öğrenci kitlesine eğitim hizmetini, onların ihtiyaçlarına cevap verecek
nitelikte sunmaktır. Eğitim kurumunun bunu diğer kurumlardan daha az
maliyetle yapması durumunda ise maliyet etkinliği sağlanmış olacaktır.
UE’de etkinlik ve ölçülmesi; özellikle etkileşim ve öğrenme kazançları
gibi niteliksel ve çatışan hedeflerin geleneksele göre çok daha yoğun
ve karmaşık şekilde var olması nedeniyle zordur. UE’in etkinliğinde
eğitsel, pedagojik, finansal, yönetsel, teknoloji yönlü amaç ve
hedefler birer ölçüt olarak önem taşımaktadır.
Birçok eğitimci ve araştırmacı, uzaktaki öğrencilerin geleneksel yüz
yüze eğitimi alan öğrenciler kadar öğrenip öğrenmediğini
sorgulamaktadır. UE ile geleneksel yüz yüze eğitimi karşılaştıran
araştırmalar, eğitsel görevlere uygun teknoloji ve yöntemlerin
kullanılması durumunda, UE’in geleneksel eğitim kadar etkin
olabileceğini göstermektedir. Thomas Russel 1999 yılında “The No
Significant Difference Phenomenon” başlıklı çalışmasında, UE
literatüründe UE’in etkinliği konusunda 1928 yılından itibaren yapılan
355 çalışmayı listeleyerek, UE’in geleneksel eğitim kadar etkin olduğu
yolundaki görüşün, yapılan araştırmalarla desteklendiğini göstermiştir
(Russel, 1999). Benzer bir çalışma 1997 yılında Moore ve Kearsley
tarafından yapılmıştır. Yazarlar UE’in etkinliğine yönelik çalışmaları;
öğrenen başarısı, sürekli eğitim ve öğretmen eğitimi, öğrenenlerin
beklenti ve tutumları, öğretim elemanı ve idarecilerin tutumları
şeklinde farklı gruplar içinde incelemişlerdir (Moore- Kearsley,
1997:13-27).
2.1. Uzaktan Eğitimde Etkinliği Etkileyen Faktörler
UE’in etkinliğinden söz edilirken etkinlikle ilgili olarak;
öğrenciye eğitim programının sunumundan öğrencinin programa
erişebilirliği, uygun sunum teknolojisi seçiminin gerçekleştirilip
gerçekleştirilmediğine, kurumun UE sunmadaki misyon ve vizyonuna dayalı
olarak oluşturduğu politika ve stratejilerin uygulanma başarısına kadar
pek çok unsurun açıklığa kavuşturulması gereklidir.
UE’in etkinliğinde göz önünde bulundurulması gereken önemli bir
nokta; “Etkinlik neye bağlıdır? Ölçülmek istenen ya da ulaşılmak
istenen etkinlik nedir?” sorusudur. Bu sorunun cevabı içinde tek bir
etkinlikten çok, program/ders etkinliği (eğitsel etkinlik), pedagojik
etkinlik (eğitmen, öğretme etkinliği), teknolojinin etkinliği (sunum ve
iletişim teknolojilerinin etkinliği), kurumsal etkinlik, UE
uygulamasının etkinliği (teknoloji, süreç ve programı da kapsayacak
şekilde uygulanan UE modelinin etkinliği) gibi pek çok etkinlikten söz
edilebilir.
Ulaşılmak istenen etkinlik boyutu ve düzeyine göre etkinliği
etkileyen faktörler ve ağırlıkları da değişmektedir. Etkinliği
etkileyen faktörlerin her biri aslında bir biriyle oldukça
etkileşimlidir. Bu nedenle bir faktörün etkinlik üzerindeki etkisinin
dikkate alınması, diğer bir faktörün de düşünülmesini gerektirmektedir.
Örneğin etkinliği etkileyen bir faktör olarak, geliştirilen
program/dersin etkinliğe yaptığı katkı; sunumda uygun teknoloji
kullanımına, hedef kitlenin ayrıntılı incelenmesine, kurumun uygun
kaynaklarını bu uygulamaya tahsis etmesine de bağlı olacaktır
(Girginer, 2001: 67-69).
2.1.1. Program/Ders Tasarımı
UE’de programlama, kurumların ortak çabası haline gelmiştir. Ancak
genelde program geliştirmede bireysel olarak ders sunumuna ağırlık
verilerek, programın bütününden uzaklaşılmaktadır (Hussman, 2000:17).
Ders bazında sağlanacak etkinlik ise program bütününe yansıtılmadıkça
çok geçerli olmayacaktır. Bu nedenle UE’in etkinliği açısından ders
yanında program geneline de önem verilmelidir. Sonuçta geliştirilen
programların etkinliği, eğitsel etkinlik olarak doğrudan UE’in
etkinliğine katkı yapacaktır. Genel olarak bakılırsa aslında UE’in
etkinliği, sunumu gerçekleştirilecek program/ders tasarımı ile
ilgilidir. Program/ders etkinliği ise eğitimcilerin etkinliğine,
tasarım ve geliştirme planlarını etkin uygulamalarına da bağlıdır.
2.1.2. Teknoloji/Ortam Seçimi
UE programları, uygun teknoloji ile sunulmaları durumunda etkinliğe
ulaşacaktır. Hangi sunum/iletişim teknolojisinin geliştirilen programa
uygun olduğu, hedef kitlenin bu teknolojiye erişebilirliği, eğitmenin
dersin sunumunda teknolojiye uyumu için eğitim alıp almayacağı,
kurumsal teknik alt yapı ve program için kullanılabilirliği,
teknolojinin maliyeti ve program bütçesi içindeki yeri gibi pek çok
konunun incelenmesi gerekmektedir. Bütün bu sorulara verilecek geçerli
yanıtlar ölçüsünde teknoloji, etkinliğe katkı sağlayacaktır.
2.1.3. Öğrenci-Öğretmen İletişimi
Geliştirilen programların iletildiği kitle olan öğrenenlerin
demografik, ekonomik, coğrafi konum, akademik alt yapı özellikleri,
etkinlik üzerinde etkilidir. Etkinlikte merkez unsur, öğrenenlerdir.
Bütün çabalar onlara uygun, onların ihtiyaçlarını karşılamaya
yöneliktir. Program/dersin bu eğitimi alabilecek nitelikteki kişilere
sunulması, söz konusu program/dersin hedef kitlenin bu yöndeki ihtiyaç
ve beklentilerine göre geliştirilmesi; öğrenci tatmini ve başarısını,
bağlı olarak da etkinliği sağlayacaktır. Etkinliğe etki eden bir diğer
faktör de eğitimdeki diğer taraf olan, öğretmenlerdir. Eğitimcilerin
etkin seçimi ve eğitimi, program başarısında çok önemli bir faktör
olabilir. Bu nedenle eğitimcilerin program ve öğrencilerin
ihtiyaçlarına göre eşleştirilmeleri önemlidir (Moore-Thompson, 1997:29).
2.1.4. Kurumsal Yapı ve Yönetim
UE, birçok yüksek eğitim kurumunun yapısal bileşenlerinde değişim
yaratmaktadır. Eğitim-öğretimlerin yöneltildiği hedef kitlelerin
coğrafi konumları değişmekte, doğal olarak kurumların yönetim
anlayışları ve UE yönetmedeki politika ve stratejileri de
değişmektedir. Teknolojinin etkisiyle yeni sunum yöntemleri, yeni idari
yapılar ve yeni kurumsal oluşumlar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle
kurumlar, UE ile net şekilde ortaya çıkan maliyet, erişim eşitliği,
öğretim elemanları tatmini gibi sorunlara uygun, etkin çözümler üretmek
durumundadır (Butner, 1999:1).
Kurumun UE yönlü belirlediği politikalar eğitsel ve pedagojik
etkinlik üzerinde etkilidir. Politikaların her biri bir anlamda,
kurumun eğitim-öğretim sürecinde karşılaşacağı karar alanlarında baş
vuracağı karar ölçütleridir. Örneğin kurum UE uygulamalarında sadece
etkileşimli teknoloji kullanma politikasını benimsemişse etkinlik; bu
türdeki teknolojilere yönelik seçime bağlı olarak, hedef kitlenin bu
teknolojilere erişilebilirliği ölçüsünde artacaktır.
Kurumun UE alanında bulunduğu konum, kurum olarak yapısı da
etkinliği etkilemektedir. Sadece UE sunmaya odaklanan, bu yönde
yapılanan bir kurumun etkinliğinde daha çok; teknoloji seçimi,
ders/program üretimi gibi faaliyetler önemli faktörlerken, ikil
yapıdaki bir kurum için etkinlik diğer türde de sunulan eğitim için
gerçekleştirilen etkinliğe de bağlı olacaktır. Böyle bir durumda
kurumsal kaynakların paylaşımı ve tahsisindeki etkinliğin sağlanması,
daha çok önem kazanacaktır.
2.2. Etkinlik Ölçütleri
Literatürde UE’in etkinliğine yönelik çalışmalarda, genellikle
etkinlik ölçütleri olarak şunlar kullanılmıştır (Perraton-Potashnik,
1997:13):
Öğrencilerin sunulan ders/program değerlendirme sınavlarından aldıkları notlar, başarı durumları
UE yoluyla öğrenme konusunda öğrenci tutum ve davranışları
UE’e yönelik öğrenci tatmini
Bu etkinlik ölçütlerinin sağlanıp sağlanmadığı ise; öğrencilere
erişim oranı, programları tamamlama oranları, program/ders sınav
sonuçları, öğrenme kazançları ve mezuniyet sonrası işe girme ve hayat
standardı değişiminin incelenmesi gibi çeşitli yollarla ölçülebilir.
UE’in etkinliğinin ölçülmesinde kullanılan ölçütler, etkinliği
ölçülmek istenen duruma, unsura göre farklı boyutlar kazanmaktadır.
Örneğin öğrencilerin öğrenmedeki etkinliklerinin ölçülmesi nispeten
daha kolaydır. Genelde de yapılan çalışmalarda daha çok sınav sonuçları
bir ölçüt olarak ele alınmış ve öğrenmenin etkinliği ölçülmeye
çalışılmıştır. Öğrenci başarısına dayanılarak etkinliğin ölçülmesinde,
sunumda kullanılan teknolojilere göre etkinlik de ölçülebilir. Farklı
sunum teknolojilerine dayalı olarak sunulan programın etkinliğinin,
maliyetlerle ilişkilendirilmesiyle kurumun finansal etkinliği yanında,
teknolojilerin maliyet etkinlikleri konusunda da fikir edinilebilir.
Kurumun UE sunmadaki bütünsel etkinliği ise; program/ders etkinliği,
öğrenci tatmini-başarısı, öğretim elemanlarının etkinliği, kurumsal
kaynakların kullanımının etkinliği gibi etkinlik boyutunun pek çok
yönde sağlanması ile oluşacaktır.
UZAKTAN EĞİTİMDE TEKNOLOJİ-ETKİNLİK İLİŞKİSİ
Günümüzde geleneksel eğitim alanında, teknolojinin eğitimde
kullanılması yolu izlenmektedir. Başka bir ifadeyle eğitim teknolojisi
kavramı değil eğitimde teknoloji kullanılması söz konusudur. Buna
karşılık eğitim teknolojisi kavramının başka bir ifadeyle eğitsel
tasarım disiplinin başarılı şekilde uygulanabileceği alanlardan en
önemlisi UE’dir. UE’de teknolojinin eğitim içerisinde farklı iletişim
teknolojileri ile kullanımının yanında, bu kullanımın sistematik olarak
tasarlanıp eğitime koşulması ve değerlendirilmesi, süreçteki tüm öğeler
göz önünde bulundurularak yapılmaktadır. UE’de temel amaç; bir sistem
anlayışı içerisinde sistemin öğeleriyle teknolojinin en ekonomik ve
akılcı kullanımını eğitsel tasarım süreci içinde gerçekleştirerek
değerlendirmektir.
UE’de eğitimin geliştirilmesinde; hedef kitle olan öğrencilerin
uzakta olmaları ve onlara eğitimi götürmede iletişim teknolojilerinden
yararlanmanın zorunlu olması, bunların yanında etkileşim, erişim gibi
ölçütlerin de bu süreçte düşünülmesinin gerekli olması nedeniyle, UE’de
eğitim teknolojisi geliştirme süreci söz konusudur. Eğitim teknolojisi
öğrenme hedefleri, öğrenci, insan gücü, eğitim ortamı, kullanılan
yöntem-teknik, öğrenme durumları ve değerlendirme gibi tüm öğeleri
içermektedir. Bu bağlamda eğitim teknolojisi, UE’in etkinliğinde temel
rol oynamaktadır. Etkinliği sağlanacak ve değerlendirilecek olan;
tasarımdan değerlendirmeye kadar bir süreç içeren eğitim teknolojisi
olduğundan, eğitim teknolojisinin etkinliği ölçüsünde, UE’in
etkinliğinden söz edilebilir.
Eğitim teknolojisi; “insanın öğrenmesi” olgusunu içeren problemleri
sistematik olarak analiz etmek, bunlara çözüm getirmek üzere ilgili tüm
unsurları (insan gücü, bilgileri, yöntemleri, teknikleri,
araç-gereçleri, düzenlemeleri v.b) işe koşarak, uygun tasarımlar
geliştiren, uygulayan, değerlendiren ve yöneten karmaşık bir süreçtir
(Alkan, 1997:16). Bu bağlamda, UE’de teknolojinin sadece sunumda
kullanılmak üzere temin edilip kullanılan bir araç olarak görülmemesi,
farklı UE uygulamaları için eğitsel tasarımın ayrıntılı şekilde
teknolojik tasarımla birlikte yürütülmesi nedeniyle, UE’in kendisinin
de bir eğitim teknolojisi olduğu söylenebilir.
Eğitim-öğretimini uzaktan sunan bir kurumun temel görevi, diğer
geleneksel kurumlarda olduğu gibi, öğrencilerine kaliteli eğitim
hizmetini sunabilmektir. Bunun için de verilecek olan eğitimin
öğrencilerin özelliklerine göre ayrıntılı olarak tasarlanması,
geliştirilmesi ve değerlendirilmesi ve gerektiğinde düzenlemelerin
yapılabilmesine açık nitelikte olması gerekmektedir.
Genelde etkinlikte ölçülen, uzaktaki öğrencilere yönelik olarak
sunulan ders/programlardır. UE yoluyla sunulan ders/programların
etkinliği, kurumun UE sunarken karşılaştığı karar problemlerinin de
etkin kararlarla çözüldüğünün bir göstergesi durumundadır.
Bir UE programının etkinliğinin sağlanabilmesi için programın
geliştirilmesinde şu üç ölçütün göz önünde bulundurulması gerekir
(Robinson, 1996:13):
UE’in işleviyle ilgili genel esaslarının eğitim içine
yerleştirilmesi: Bir UE programının başarılı olabilmesi için gerekli
olan çekirdek faaliyetlerdir. Bu çekirdek faaliyetler şunlardır:
Hangi ortam kullanılırsa kullanılsın eğitim teknolojisi anlayışı ile
eğitimi bir bütün olarak geliştirmek, öğretim materyallerini özel
olarak tasarlamak, öğrenci nerede olursa olsun bu materyalleri ve
eğitimi öğrencilere iletmek.
Çeşitli yollarla öğrenci-öğretmen etkileşimini sağlamak
Belirli dönemlerle, UE kurumunun yönetim kademesinde kararların
tutarlılığını sağlamak amacıyla işlemlerin kaydını tutarak veri
sağlamak.
UE programının öğrenme çıktıları üzerindeki etkisi: Bu ölçüt UE
programının geliştirilmesi ve öğrenme üzerindeki etkinliği ile
ilgilidir. Bu ölçütle ilgili açıklamalar eğitim geliştirme sürecinin
yer aldığı başlıkta ayrıntılı olarak yapılacaktır. Bu ölçütte özellikle
üzerinde durulan noktalar şunlardır:
Öğrencilerin istek ve ihtiyaçlarına uygun bir program nasıl olmalıdır? Böyle bir programın başarıyla tamamlanma oranı nedir?.
Öğrencilerin öğrenme çıktılarının kalitesi nedir? Program
öğrencilerin becerilerini geliştirmede, algılamalarını arttırmada
etkili midir?.
Maliyetler: Yürütülen eğitimin etkinliğinde en çok tartışılan ve
önem verilen ölçüttür. Bu ölçütle geliştirilen eğitimin maliyet olarak
etkinliği araştırılır. Ancak etkinliğin değerlendirilmesinde bu
ölçütlerin üçünün birlikte düşünülmesi gerekmektedir.
UE’de etkinliğin sağlanmasında yapılan araştırmaların da ortaya
koyduğu gibi, göz önünde bulundurulması gereken iki önemli unsur;
teknoloji ve maliyettir. UE’de uzaktaki öğrenenlere sunulan eğitimin
tasarlanmasında ve bu eğitimin ulaştırılmasında, teknoloji ve ortam
seçimi büyük önem taşımaktadır. UE’de etkinlik açısından teknolojinin
sadece eğitim içerisinde sunum aşamasında temin edilmek suretiyle bir
araç olarak kullanımı değil, eğitim teknolojisi olarak bütün bir süreç
içinde eğitsel tasarım içinde sürecin her aşamasında yer alması söz
konusudur. Bunun gerçekleştirilmesi durumunda bütünsel etkinliğe,
farklı bileşenlerin (eğitsel, pedagojik, teknolojik, yönetsel)
birleşimi şeklinde ulaşılabilir. Diğer boyut maliyet ise başlıca bir
çalışma konusu olabilecek kapsamdadır.
SONUÇ
UE, öğrenmeyi hedefleyen herkese zaman ve mekan bağımsızlığı
sağlayarak, eğitim-öğretim kaynaklarına erişimde fırsat eşitliğini
sunmaktadır. UE teknoloji yoğun bir eğitim modelidir. Ancak bir UE
uygulaması için teknolojik donanımların temin edilerek kullanımı
yeterli değildir. UE uygulamasına geçiş, teknolojik donanımların temin
edilmesinin ötesinde etkinlik boyutunun da dikkate alınmasını
gerektiren bir süreçtir. Başarılı UE uygulamaları gerçekleştirebilmek
için teknoloji ve etkinlik; analiz, tasarım, yürütme, değerlendirme ve
değerlendirme sonrasına kadar uzanan eğitsel tasarım sürecinin tüm
faaliyetlerinde birlikte incelenmelidir.
UE’de teknoloji sadece geliştirilen ders/programın öğrencilere
sunumu aşamasında değil, ders/program geliştirme sürecinin
başlangıcında eğitim tasarımı disiplini altında her aşamada ayrıntılı
olarak analiz edilmesi gereken bir boyuttur. Ders/program içeriğine,
hedef kitleye uygun teknoloji seçimi ve bu seçimin pedagojik tasarım ve
eğitsel tasarımla birlikte analiz edilmesi, UE uygulamalarında
etkinliğin sağlanmasında belirleyici faktör konumundadır.
Eğitsel etkinliğe ulaşılabilmesi için; uzaktaki öğrencilere
ders/program içeriğinin iletilmesinde kullanılan teknolojilerin öğrenme
kazançları üzerindeki etkilerinin, öğrenciler tarafından
kullanılabilirliklerinin ve erişilebilirliklerinin, söz konusu
teknolojilerin gerçekleştirdikleri etkileşim düzeylerinin, öğretme
yöntemleri açısından uygulanabilirliklerinin, ders/program içeriğine
uygunluklarının analiz edilmesi, başka bir ifadeyle teknolojik
etkinliğin sağlanması gereklidir. Aynı şekilde pedagojik etkinlikte
temel faktör; eğitmenin ortam/teknolojinin bütün üstünlüklerini
kendisine uyarlayarak, geleneksel derslik eğitiminde olduğundan daha
iyi şekilde öğretim yöntemini ve ders içeriğini öğrencilerine
iletebilmesidir. Bu bağlamda pedagojik etkinlik içinde de teknolojik
etkinliğe ulaşılması ve öğreticilerin teknolojiyi etkin şekilde
kullanmaları söz konusudur.
UE uygulamalarında iletişim teknolojileri sadece eğitim-öğretimde
kullanılacak araçlar olarak görülmemeli; eğitim teknolojisi
disipliniyle eğitim-öğretimin tasarımından, üretimine, sunum ve
değerlendirilmesine kadar uzanan yönetsel süreçteki tüm faktörlerle
(eğitsel, pedagojik, maliyet) birlikte, bir stratejik plan içerisinde
analiz edilmelidir. Bütün bunlar UE uygulamalarında etkinliğe
ulaşılmasına yardımcı olacaktır.
KAYNAKÇA
Alkan, Cevat. Eğitim Teknolojisi. Ankara: Anı Yayıncılık, 1997.
Barkan, Murat. Eğitim Amaçlı İletişim ve Videonun İşlevleri: Anadolu
Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinde Örgütsel Model Önerisi.
Eskişehir: T.C. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayını,
1988.
Bates, A.W. Technology, Open Learning and Distance Education. London: Routledge, 1995.
. The Role of Technology in Distance Education. New York: ST. Martin’s Press, 1984.
. Managing Technological Change. San Francisco: Jossey-Boss Inc., 2000.
.. “The Impact of Technological Change on Open and Distance Learning”, Distance Education 18, 1: 93-109, 1997.
Butner, Bonita K. “Distance Technology: A National Graduate High
Education Programs”, Journal of Distance Learning Administrations 2, 3:
1-7, Fall 1999.
Büyükerşen, Yılmaz. “Türk Eğitim Sistemi ve Yüksek Öğrenim Talpe
Fazlası Karşısında Türkiye İçin Model Önerisi”. DPT ve A.İ.T.İ.A Pilot
Projesine ait bir rapor, 1978.
Daniel, J.S. Mega Universities and Knowledge Media. London: Kogan Page Ltd., 1996.
Dinçer, Ömer ve Fidan, Yahya. İşletme Yönetimine Giriş. Üçüncü Baskı. İstanbul: Beta Yayınları, 1997.
Girginer, Nuray. Uzaktan Eğitim Kararlarında Teknoloji, Maliyet,
Etkinlik boyutları ve Uzaktan Eğitime Geçiş İçin Kavramsal Bir Model
Önerisi. Doktora Tezi, Eskişehir, 2001.
Husmann, Dann E. “Improving Distance Education: Perceptions of
Program Administrators”, Journal of Distance Learning Administrations
IX, 1: 1-7, Spring 2001.
Kocacık, Faruk. “Uzaktan Eğitimde İletişim Süreci, Önemi ve Bazı
Sorunlar”, MEB Türkiye II. Uluslar arası Uzaktan Eğitim Sempozyumuna
sunulan bildiri, Ankara: 4-8 Mayıs 1998.
Maier, P., Barnett, L., Warren, A. And Brunner, D. Using Technology in Teaching and Learning. London: Kogan Page Ltd., 1998.
Marşap, Akın. “Global Yönetim ve İletişim Teknolojilerindeki Yeni
Gelişmeler ve Çağdaş Toplumlarda Uzaktan Eğitim Sistemlerinin Artan
Önemi”, Uzaktan Eğitim Yaz: 10-25, 1997.
McLendon, Emory. “Rethinking Academic Management Practices: A Case
Meeting New Challenges in Delivery”, Journal of Distance Learning
Administrations 2, 1: 1-12, Spring 1999.
Moore, M.G. and Kearsley, G. Distance Education: A System View. London: Wadsworth Publishing Company, 1996.
Moore, M.G. and Thompson, M.M. The Effects of Distance Learning. Pennsylvania: The Pennsylvania State University, 1997.
Perraton, Hillary and Potashnik, Michael. “Teacher Education at a Distance”, Education and Technology Series 2, 2: 1-40, 1997.
Robinson, Bernadette. “Effective Schools/Teachers: Distance
Education for Primary Teacher Training in Developing Countries”. In J.
Lynich, C. Mudgil and S. Mudgil (Eds), Innovations in Delivery Primary
Education, London: Cassel Educational, Vol M in education and
development tradition and innovations series, 1996.
Russel, Thomas. The No Significant Difference Phenomenon. NC: Office
of Instructional Telecommunications North Carolina State University,
1999.
Trentin, Guglielmo. “The Quality-Interactivity Relationship in
Ddistance Education”, Educational Technology 40, 1: 17-27,
Jenuary-February 2000.
Turban, Efraim. Decision Support and Expert Systems. Third Edition. New York: MacMillian Publishing Company, 1993.

Etiketler:
Bilimler
Diğer Bilimler
Uzaktan Eğitimde Teknoloji Ve Etkinlik
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |