Okunma: 655 kez
24 Ağustos 1516 târihinde, Osmanlılarla Memlûklar arasında meydana gelen savaş.
Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim Hanın, Ortadoğu’da hâkimiyetini genişletmesi; Suriye, Filistin, Arabistan Yarımadası, Mısır ve Kuzey Afrika’nın doğusuna hakim Memlûklu Sultanı Kansu Gavri’yi (Kansuh el-Gûrî) harekete geçirip, tedbir almaya sevk etti. 23 Ağustos 1514′te, Çaldıran Meydan Muharebesi’nde, Yavuz Sultan Selim Hana yenilip kaçan İran Safevî hükümdarı Şah İsmail ile ittifâk kurdu.
( www.genbilim.com )
Yavuz Sultan Selim Han, haber alma teşkilâtı vasıtasıyla Şah
İsmail-Kansu Gavri ittifakını öğrenince, Vezîr-i âzam Sinan Paşa’yı,
kırk bin kişilik bir kuvvetle Safevîler üzerine gönderdi. Sinan
Paşanın, Diyarbekir’e giderken, Fırat’ı geçmek için Memlûklar’dan izin
isteyip de iznin verilmemesi ve Kansu Gavri’nin elli bin kişilik
kuvvetle Halep’e gelmesi, harp sebebi sayıldı. Devrin âlimlerinden
Zenbilli Ali Cemâli Efendinin fetvasıyla sefere çıkıldı. Yavuz Sultan
Selim Han, dâhiyâne bir siyasetle, Mısır devlet adamlarının bir kısmını
ve Suriye ahalisini, kendi safına almaya muvaffak oldu.
Yavuz Sultan Selim, Kansu Gavri’ye Halep’in kuzeyindeki Mercidabık
mevkiinde, meydan muharebesi için hazır olması haberini gönderdi.
Mercidabık’ta karşılaşan iki ordunun da kuvvetleri eşit miktarlarda
olup, altmış bin civarındaydı. Osmanlılar, ateşli silahlar, teşkilat,
kumanda heyeti, sevk ve idare bakımından Memlûklardan üstündü.
Memlûkların da süvari kuvveti meşhurdu.
24 Ağustos 1516 sabahı, Osmanlı ordusu hilâl şeklinde bir tertibat
aldı. Ordunun merkezinde Yavuz Sultan Selim Han olup, yanında Kapıkulu
askeri ve önünde birbirine zincirle bağlı üç yüz top bulunuyordu. Sağ
kola Anadolu Beylerbeyi Zeynel Paşa, sol kola da Rumeli Beylerbeyi
Sinan Paşa kumanda ediyordu. Memlûk ordusunun merkezine, yanında Halife
Üçüncü Mütevekkil olduğu halde Sultan Kansu Gavri, sağ kola Halep Nâibi
Hayırbay, sol kola da Şam Nâibi Sibay kumanda ediyordu.
Memlûklarda sultanın orduya, kumandanların da Kansu Gavri’ye
itimatsızlığı vardı. Osmanlı topçu ateşiyle başlayan muharebeye,
Memlûklar süvari taarruzu ile karşılık verdiler. Muharebe başladıktan
iki saat sonra, Memlûklar bozguna uğradı. Öğleden sonra kesin netice
alınarak, Memlûk karargâhı, bütün ağırlığı ile Osmanlıların eline
geçti. Boğucu bir yaz sıcağında meydana gelen muharebeden kurtulan
Memlûk askerleri; Halep, Hama, Humus ve Şam’a kaçtı. Takip edilen
Memlûk kuvvetlerinden ele geçenler imha edilerek, Kuzey Suriye
bütünüyle zaptedildi. Ahalisi Sünnî olan şehirler, Yavuz Sultan Selim
Hanı ve Osmanlıları davet ettiler. Suriye şehirleri, kendi rızalarıyla
Osmanlı idaresini tercih ettiğinden, ahaliye zarar verilmedi. Memlûk
Sultanı Kansu Gavri, savaş meydanında öldü. Abbasî halifesi Üçüncü
Mütevekkil, muharebeden sonra Yavuz Sultan Selim Hanın yanına gelerek,
sultandan çok hürmet gördü. Yavuz Sultan Selim Han, 28 Ağustos’ta
Halep’e 27 Eylülde Şam’a gelerek Mısır’ın fethini gerçekleştirecek
sefere hazırlanmaya başladı.
Mercidabık’ta kazanılan zafer, Osmanlı Devletine dinî, siyasî, askerî,
iktisadî pek çok faydalar sağladı. Hilafetin Osmanlı Hanedanına geçme
yolu açıldı. Doğuda Osmanlı Devletinin son rakibi Mısır-Memlûk Devleti,
ortadan kaldırılma safhasına getirildi. Suriye, Lübnan ve Filistin,
Osmanlı hâkimiyetine girdi. Mısır ve Arabistan Yarımadası yolu açıldı.
Güneydoğu Anadolu’nun zaptedilmesiyle, Anadolu Türk birliği tamamlandı.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Mercidabık Savaşı (Mercidabık Zaferi)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |