Okunma: 973 kez
3 Eylül 1939’da İngiltere ve Fransa’nın Polonya’yı işgal eden Almanya’ya savaş ilan etmesiyle başladı. Almanya, İtalya ve Japonya’nın oluşturduğu Mihver Devletleri ile Fransa,İngiltere,ABD ve SSCB’nin oluşturduğu Müttefikler dünyanın hemen her bölgesinde savaştı. 2. Dünya Savaşı topyekun bir savaştı,yani savaşa giren bütün ülkelerin tüm kaynakları ve insan gücü savaş için kullanıldı.
Askerlerin yanı sıra milyonlarca sivil insan öldürüldü. Savaş
Portekiz,İspanya,İsveç,İsviçre dışında bütün Avrupa’ya yayıldı.
ABD,deniz filosunun Japon uçaklarına bombalanması üzerine Aralık
1941’de savaşa katıldı. 2. Dünya Savaşı Eylül 1945’te bitti. Bu savaşın
sonuçlarından dünyanın pek az bölgesi kendisini kurtarabildi.
Almanya’da Adolf Hitler’in diktatörlüğü,büyük can kayıpları ve büyük
acılar pahasına yıkılabildi. Savaşın sonunda, SSCB ve bazı Doğu Avrupa
ülkeleri yeni topraklar kazanırken, Japon ve İtalyan imparatorlukları
yıkıldı.
Savaşın Nedenleri:
1. Dünya Savaşı’nın sonunda Almanya yenilmiş ve ağır koşullar içeren
bir antlaşma yapmak zorunda bırakılmıştı. Almanlar 1919’da imzalanan
Versay Antlaşması’nın haksız maddeler içerdiğini ve yeniden gözden
geçirilmesi gerektiğini düşünüyorlardı. 1920’lerde büyük ekonomik
güçlüklerle karşı karşıya kalan Almanya’da 1933’te Adolf Hitler
önderliğindeki Naziler iktidara geldi. Hitler,bir yandan Versay
Antlaşması’nın geçersiz sayılmasına çalışırken,öte yandan da silahlı
kuvvetlerini yeniden toparladı.
1919’da barışı korumak ve uyuşmazlıkları çözümlemek amacıyla kurulan
Milletler Cemiyeti,bu görevleri yürütebilmek için gerekli olan yaptırım
gücünden yoksundu. ABD bu örgütün dışında kaldı; öbür üyeler arasında
da kararlara uymayan devletlere karşı zor kullanma konusunda görüş
birliğine varılamadı. Bu sorun, 1931’de Japonya’nın protestolara
aldırmayarak Cin’in Mançurya bölgesini ele geçirmesiyle iyice açığa
çıktı. Japonya 1930’lar boyunca gücünü arttırdı. 1935’te faşist Benito
Mussolini yönetimindeki İtalyanlar,Etiyopya’yı işgal ettiler. Milletler
Cemiyeti bu kez de etkin önlemler alamadı.
Bu zayıflıktan yararlanan Hitler, 1936 Mart’ında Almanya’nın Ren
Irmağı’nın batısında kalan topraklarına askeri birliklerini gönderdi.
Oysa 1925’te Almanya ile Milletler Cemiyeti arasında yapılan antlaşmaya
göre bu bölgede hiçbir devlet asker bulunduramayacaktı. Milletler
Cemiyeti bu konuda da protestolar dışında yaptırım uygulamadı. Ardından
İtalya ve Almanya,İspanya’daki iç savaşta cumhuriyetçi yönetime karşı
faşist General Francisco Franco’nun saflarında savaşmak üzere asker
gönderdi. böylece yeni silah ve uçaklarını da denediler. Yeni toprak
kazanımları ve dünya egemenliği için Almanya,İtalya ve Japonya,
Berlin-Roma-Tokyo Mihveri diye adlandırılan bir ittifak kurdular. Bu
yüzden bu ülkeler Mihver Devleri adıyla anıldı.
1937’de Japonya,Çin’e karşı topyekun bir savaş başlattı. Bir yıl
sonra Almanya,Avusturya’yı işgal etti; ardından da Çekoslovakya’da
Alman asıllıların çoğunlukta olduğu Südet bölgesi üzerinde hakkı
olduğunu ileri sürdü. İngiltere ve Fransa,Çekoslovakya’yı Hitler’in bu
isteğine boyun eğmesinin yararlı olacağına inandırdı ve Eylül 1938’de
yapılan Münih Antlaşması’yla bölge Almanya’ya bırakıldı. 6 ay sonra
Hitler başkent Prag’ı bombalayacağını söyleyerek gözdağı verince
Çekoslovakya Almanya’nın boyunduruğuna girdi.
Almanya’nın sonraki kurbanı 1. Dünya Savaşı’nın ardından bağımsız
bir devlet olarak yeniden kurulan Polonya’ydı. İngiltere ve Fransa bu
kez Alman saldırısına karşı Polonyalılara yardım edecekleri konusunda
kesin güvence verdiler. Almanya,Polonya’ya saldırınca da 2. Dünya
Savaşı başlamış oldu.
Avrupa’da Savaş Başlıyor:
Almanya Ağustos 1939’da SSCB ile 0 yıl geçerli olacak bir
saldırmazlık paktı imzaladıktan sonra,1 Eylül’de Polonya’ya girdi.
İngiltere ile Fransa sözlerini tutarak 3 Eylül’de Almanya’ya savaş ilan
etti. Avusturya,Kanada ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu
başka ülkeler de İngiltere ve Fransa’nın yanında yer aldı. Ama
Müttefikler,Alman kara ve güçlerince hızla işgal edilen Polonya’ya
yardım edemdi.17 Eylül’de SSCB de doğudan Polonya’ya girdi. Polonya
teslim oldu. 80 bin kadar Polonya askeri mücadeleyi sürdürmek amacıyla
önce Romanya’ya daha sonra da Fransa’ya giderek burada toplandı.
Ekimde SSCB, olası bir Alman saldırısına karşı bir batıda “tampon
devletler” oluşturmak amacıyla,üç Baltık ülkesini, Estonya,Letonya ve
Litvanya’yı işgal etti. Ardından SSCB,Finlandiya’dan birliklerine
Finlandiya topraklarına girme hakkının verilmesini istedi. Finlandiya
SSCB’nin koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.
Bunlar olurken batı oldukça hareketsizdi. Fransa,Alman sınırında
Maginot Hattı adıyla anılan savunma hattını kurdu. Kuzeydeki İngiliz
birlikleri,Belçika’nın savaşa girmemesi nedeniyle Almanlar’la hiç
karşılaşmadı.
1940 Nisan’ında Almanlar,Norveç’e saldırdı. Amaçları denizaltıları
için üsler kurmak ve İsveç’in kuzeyindeki madenlerden çıkartılarak
denizyoluyla Norveç’in Narvik limanına getirilen demire el koymaktı.
Alman birlikleri gemilerle geldi ve bir bölümü hiçbir engele
karşılaşmazsınızın Norveç kıyılarına çıktı. Bir bölümü de İngiliz deniz
güçleriyle,iki tarafın da eşit kayıplar verdiği sert çatışmalara girdi.
Ama Almanlar kısa sürede Norveç’te Müttefikler’in asker çıkarma
girişimlerini önleyebilecek hava üsleri kurdular. Norveç 9 Haziran’da
teslim oldu. Almanlar’ın nisanda saldırdığı Danimarka da pek az
direnebildi.
10 Mayıs 1940’ta başlayan Alman saldırısı,kısa sürede
Belçika,Hollanda ve Lüksemburg’un işgaliyle sonuçlandı. Yardıma gelen
İngiliz ve Fransız orduları da püskürtüldü. 13 Mayıs’ta Sedan’da Alman
tankları Meuse Irmağı’nı geçti ve Fransa’nın içlerine doğru ilerledi.
Hollanda 14 Mayıs’ta teslim oldu. Alman tankları kuzeye,kıyıya doğru
ilerledi ve geri çekilen Müttefikler’in önünü kesit. Belçika 27
Mayıs’ta teslim oldu.
Belçika’da sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük
kayıplar verdi. İngiliz deniz güçlerinin yardımıyla Dunkerque
kıyılarından 346 bin kadar Müttefik askeri kurtarıldı; ama silah,araç
ve gereçler geride bırakıldı.
14 Haziran’da Almanlar Paris’e girdiler, 22 Haziran’da da Fransızlar
ateşkes antlaşmasını imzaladılar. Alman güçleri Kuzey Fransa’yı ve
bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti. Mareşal Henri Philippe
Petain Vichy’de Almanlar’ın denetiminde bir hükümet kurdu. İngiltere’de
bulunan General Charles de Gaulle savalın sonuna kadar varlığını
koruyan Özgür Fransa Hareketi’ni kurarak işgalcilere karşı direnişe
geçti. İngiltere’de ayrıca “özgür” Polonya,Norveç,Belçika,Hollanda ve
Çek askeri birimleri de oluşturdu.
Hitler bir sonraki hedef olarak İngiltere’yi seçti. Alman hava
kuvvetleri Güney İngiltere’deki havaalanlarını ve limanlarını her gün
bombalamaya başladı. İngilizler’in kesin direnişiyle karşılaşan
Almanlar,ardından Londra’yı ve İngiltere’nin iç bölgelerindeki kentleri
de bombaladı. Bu baskınlar pek çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol
açtı. Buna karşılık İngiliz hava kuvvetleri de Fransa ve Belçika
limanlarında askerleri Manş Denizi’nden geçirmek üzere toplanmış Alman
gemilerini batırdı. İngiltere göklerinde Ağustos-Ekim 1940 arasında
yapılan üstünlük savaşından sonra,Alman hava saldırıları gece
bombardımanlarına dönüştü; 1941 ortalarına kadar İngiltere’deki kentler
yoğun hava akınlarının hedefi oldu. Haziran 1940’tan sonraki bir yıl
içinde yaklaşık 43 bin sivil yaşamını yitirdi;50 bin kişi ağır
yaralandı.
Almanya SSCB’ye Saldırıyor:
Hitler’in SSCB ile 1939’da yaptığı saldırmazlık paktının asıl
amacı,Almanya’nın aynı hem batıda,hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını
önlemekti. 1940’ta Alman orduları Fransa’yı göçertip İnglizler’i
Avrupa’dan sürünce Hitler, SSCB’ye saldırmaya karar verdi. Hızlı bir
harekatla SSCB üzerinden Ortadoğu’ya inmeyi tasarlamıştı. SSCB’ye
saldırı Napolyon’un 1812’deki başarısız Rusya seferinden bir gün önce
22 Haziran 1941’de başladı. Finlandiya,Bulgaristan,Macaristan ve
Romanya da SSCB’ye savaş açtılar. Savaş başlangıçta Almanlar için
oldukça olum gelişti. Almanlar sonbaharda Leningrad kentine, aralık
ayında da Moskova’nın banliyölerine ulaştılar. Daha güneyde de Don
Iramağı ağzındaki Rostov kentine ulaştılar,ama kış gelince Alman
birlikleri yorulmuş, savaşma güçleri azalmıştı.
Ardından SSCB’nin karşı saldırısı başladı. Hitler’in tasarılarında
bu harekatın kıl gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için,Alman
askerlerinin giysileri soğuk kış günlerine uygun değildi. Büyük
kayıplar verdiler ve SSCB’nin içlerinde tutunabilmelerine karşın
başlangıçtaki güçlerini bir daha kazanamadılar.
1942’de Hitler, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında bulunan Kafkasya
petrol yataklarını ele geçirmeyi hedefledi. Bir Alman ordusu ağustosta
Maykop’taki petrol merkezine ulaştı. Daha kuzeydeki Stalingrad kentine
yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB birlikleri kenti sonuna
kadar savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya geçtiler. 250 bin
kişilik Alman ve Romanya birliklerini kuşattılar ve Şubat 1943’te bu
birlikler teslim oldu. SSCB’nin 2. Dünya Savaşı ,’nın en büyük kara
çarpılmasındaki başarısı Almanlar’ı,Kafkasya’dan çekilmek zorunda
bıraktı. 1943 yazı başlarken SSCB orduları Almanlar’ı geri sürdü ve
1944 balında Polonya’ya, çok geçmeden de Romanya’ya girdi. Bu savaşta
SSCB büyük yıkıma uğradı ve yaklaşık 20 milyon insanını yitirerek 2.
Dünya Savaşı’nda en çok can veren ülke oldu.
ABD Savaşa Giriyor:
ABD savaşta tarafsız kalmasına karşın İngiltere’ye destek
sağlıyordu. Örneğin, 1940’ta ABD,deniz kuvvetlerinin 50 destroyerini
İngiltere’ye ödünç vermişti.
7 Aralık 1941’de Pazar günü sabah saatlerinde,Japon uçak
gemilerinden havalanan 360’ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii
Adaları’ndaki Pearl Harbor deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine
saldırdı. Japonlar bombaladıkları sekiz savaş gemisinden altısını
batırdı ya da çalışamaz duruma getirdi; ama üssü kendisi pek zarar
görmedi. Uçak gemileri o anda başka bir yerde olduğu için bu saldırıdan
kurtuldu. Bu olay üzerine ABD kongresi, 8 Aralık 1941’de Japonya’ya, üç
gün sonra da Almanya ve İtalya’ya savaş ilan etti.
Pearl Harbor baskınıyla aynı gün, Formoza’dan kalkan Japon uçakları
Filipin Adaları’na saldırdı. Bu adalar daha sonra Japon birliklerince
işgal edildi. General Douglas MacArthut komutasındaki ABD ve Filipin
güçleri yenildiler ve bölgeyi boşaltmak zorunda kaldılar. Japonlar 1942
Mayıs’ında Filipinler’i ele geçirdiğinde 36 bin kadar asker ve 25 bin
sivili esir aldı. Japonlar ,saldırını sürdürerek ABD’den Guam ve Wake
adalarını,İngiltere’den de Hong Kong’u aldılar. Japon askerleri Taylan
üzerinden hareketle Malaya’yı da işgal etti ve yarımadanın alt
bölümlerine,Singapur’a doğru ilerlediler; Singapur 1942 Şubat’ında
teslim oldu.Daha
sonra,Saravak,Brunei,Borneo,Timor,Cava,Sumatra,Selebes,Yeni
Britanya,Solomon Adaları,Yeni Gine’nin doğusu,Gilbert Adaları da
Japonya’nın eline geçti. Buraları savunmaya çalışan Müttefik deniz
güçleri büyük kayıplar verdi,askerlerinin pek çoğu öldü ya da esir
edildi.
Bu saldırılar sonucunda Japonya,Güney doğu Asya’nın denizden
ulaşımını denetleyen adaları ele geçirdi. Japonlar ayrıca Çinhindi ve
Taylant’dan geçerek Birmanya’yı da işgal etti ve oradaki İngiliz
birliklerini Hindistan’a çekilmek zorunda bıraktılar. Güneydoğu Asya’da
kurdukları üslerden Avustralya’ya hava saldırıları düzenlediler.
Batıdaki Deniz Savaşları:
Savaş başladığında İngiltere ve Fransa’nın güçlü donanmaları vardı.
Alman donanması ise, daha küçük olmakla birlikte, modern ve etkiliydi.
Uçak gemisi yoktu,ama güçlü savaş gemiler ve hızla artan denizaltı
gücüyle ticaret gemilerine büyük zararlar verebiliyordu.
Akdeniz’ed İngiliz deniz gücünün üstünlüğü sayesinde,asker ve erzak
taşıyan düşman gemileri batırılarak Kuzey Afrika harekatına yardımcı
olundu. Ne var ki, İngiliz donanması da Alman denizaltılarının ve
kıyıda üslenmiş savaş uçaklarının yarattığı tehlike yüzünden İngiliz
gemileri Batı Çölü’ndeki savaş için gerekli desteği Cebelitarık Boğazı
ve Akdeniz’den getirmek yerine,çoğunlukla Ümit burnu ve Süveyş kanalı
yolunu izleyerek sağladılar.
Durmaksızın bombalanan Malta yalnızca denizaltılar ve küçük
gemilerce kullanılabiliyordu. Bu yüzden İngilizler’in ana deniz üssü
Mısır’da,İskenderiye’deydi. Zaman zaman Alman savaş gemileri Müttefik
ticaret gemilerine saldırmak üzere Atlas Okyanusu’na açılıyordu. Daha
sonra da ticaret gemisi görünümde,silahlandırılmış gemiler göndermeyi
sürdüler.
Atlas Okyanusu’ndaki asıl savaş Alman denizaltılarıyla oldu. Bu
savaş gece gündüz durmaksızın sürdü. Müttefikler’in,asker,savaş araç ve
gereçleri de taşıyan ticaret gemileri konvoylar oluşturarak savaş
gemilerinin koruması altında yol alabiliyorlardı. Uçak gemilerinden ve
kıyıdaki hava üslerinden kalkan savaş uçakları da deniz savaşlarına
katılıyordu,ama Alman denizaltılarına engel olmak çok güçtü. Savaş
süresince bu denizaltılar Müttefikler’in 23.351 ticaret gemisini
batırdı. Buna karşılık 782 Alman denizaltısı yok edildi.
Kuzey Afrika Çıkarması:
Müttefikler,mihver güçlerini yenmek için,önce Almanya’yı yenmek
gerektiğini düşünüyordu. 1942’de Kuzey Avrupa’yı geri alacak güçleri
olmayan Müttefikler,düşmanu önce Kuzey Afrika’dan sürmeye karar
verdiler. Bu nedenle,General Dwight D. Eisenhower komutasındaki İngiliz
ve ABD askerlerinden oluşan 100 bin kişilik bir kuvvet Fas ve Cezayir
kıyılarına çıkarma yaptı.
Bu ülkeler,o sırada Vichy Fransa’sının denetimindeydi. Vichy
yönetimi önce bu çıkarmaya karşı çıktıysa da,hemen ardından
Müttefler’le işbirliğine girdi. Müttefikler önce doğuya,Tunus’a doğru
ilerledi,ama Akdeniz üzerinden hava ve denizyoluyla getirilen güçlü
Alman birliklerince durduruldu.
1943 Ocak ayı sonunda Montgomery’nin ordusu Batı Çölü’nü geçerek
Tunus’a girdi. Zorlu çarpışmalardan sonra Müttefik orduları Mayıs
1943’te Alman ve İtalyan kuvvetlerini çökertti ve Mihver ordularının
ancak küçük bir bölümü esir düşmekten kurtulabildi.
Müttefikler Kuzey Afrika’daki başarılarını,1943 Temmuz’unda
Sicilya’yı işgal ederek sürdürdü. Bu harekat,limanları ele geçirerek
değil,açık plajlara asker çıkararak yürütüldü. Daha önce önemli yol ve
köprüleri ele geçirmek üzere planör ve paraşütlerle hava birlikleri
indirilmişti. Ağustosun ortalarında ada ele geçirildi.
Sicilya’nın yitirilmesi ve İtalya’nın Müttefiklerce bombalanması
İtalya diktatörü Bento Mussolini’yi çekilmeye zorladı. Eylül başlarında
İtalya teslim oldu ve Malta’daki donanmasına el kondu. Bu olay
İtalya’da Müttefikler ile Almanları karşı karşıya bıraktı.
Müttefik güçler 3 Eylül’de güney İtalya’ya birkaç gün sonra da
Salerno Körfezi’ne çıktılar. Almanlar inatla direndiler. Ekimde
Napoli’ye ulaşan Müttefikler yarımadanın ortalarında güçlü bir Alman
savunması tarafından durduruldu.
1944 Ocak’ında Müttefikler, Anzio’ya çıkarak bu savunma hattının
ardına geçmeye çalıştılar. Aynı zamanda bu hattın asıl güçlü noktası
olan Cassino’ya yönelik saldırılar düzenlediler. Müttefikler Polonya
birliklerinin Cassino’yu almasından sonra Anzio’daki kuvvetlere
katılmak üzere kuzeye doğru ilerlemeyi başardılar. 4 Haziran’da Roma
alındı.
Avrupa’da Savaşın Sonu:
İtalya’daki Müttefik güçler 13 Ağustos 1944’te Floransa’yı aldı.
Almanlar bunun üzerine Pisa ile Rimini arasında bir savunma hattı
oluşturarak kış gelene kadar burada tutundular. Nisan 1945’te
Müttefikler Po Irmağı’nı geçti ve Alp Dağları’na doğru ilerledi.
İtalya’da Almanlar 2 Mayıs’ta teslim oldular. İki gün sonra da
Müttefikler Avusturya’dan güneye doğru ilerleyen ABD askerleriyle
buluştu. SSCB birlikleri ise 1944 Haziran’ında Doğu Avrupa’da bir
harekat başlattı. Temmuz sonunda Varşova’nın karşısında Vistül
Irmağı’nın doğu kıyısına geldiler. Daha güneyde SSCB ordu,Romanya ve
Bulgaristan’ı aldı. Finlandiya eylülde düştü. Ağustosta SSCB orduları
iki koldan ilerlemeye başladı. Biri Baltık Denizi’nin doğu kıyıları
boyunca,öbürü de Tuna vadis üzerinden Macaristan’a doğru hareket etti.
Almanlar bu ilerlemeyi durduramayarak geri çekildiler.
1945 başlarında,Almanya’nın artık uzun süre savaşamayacağı ortaya
çıkmıştı. Müttefik liderler,ABD Başkanı Roosevelt,İngiltere Başbakanı
Churchill ile SSCB’nin önderi Stalin Kırım’daki Yalta kentinde
toplandılar ve Almanya’nın koşulsuz olarak teslim alınması konusunda
anlaştılar. Ayrıca savaş sonrası Avrupa’ya ilişkin planlar da yaptılar.
Ocak 1945’te SSCB askerleri Oder Irmağı’nı Budapeşte’ye,nisan başında
da Viyana’ya girdiler ve Berlin’e doğru ilerlediler. 25 Nisan’da
Berlin’i kuşattılar. Kentin merkezinde ki bir yer altı sığınağından
savunmayı yönetmekte olan Hitler savaşın yitirildiğini kavrayarak 30
Nisan’da intihar etti. Amiral Karl Dönitz’i kendi yerine atamıştı.
Dönitz’in temsilcileri Reims’e Müttefiklerle görüşmeye geldi. Batıda
Müttefiklere teslim olmayı; ama doğuda SSCB’ye karşı savaşı sürdürmeyi
istiyorlardı. Eisenhower Almanlar’ın her yerde koşulsuz teslim olmaları
konusunda ısrar etti. Almanya’nın teslim olması 8-9 Mayıs 1945’te gece
yarısı gerçekleşti.
Japonya’nın Teslim Olması:
ABD,Japonya’nın kıyı kentlerini yoğun bir biçimde bombaladığı sırada
Başkan Truman,Japonlar’ın direnişini kırmak ve savaşı kısaltmak
gerekçesiyle atom bombası kullanmaya karar verdi. Atom bombası
ABD’de,gizlice geliştirilen ve büyük yıkım gücü olan bir silahtı. 6
Ağustos 1945’te ABD hava kuvvetlerinin bir bombardıman uçağı Hiroşima
kenti üzerine ilk atom bombasını attı. 3 gün sonra gücü azaltılmış bir
atom bombası da Nagasaki’ye atıldı. Bu bombalar Hiroşima’da 200 bin,
Nagasaki de ise 80 bin sivlin ölmesine ve on binlerce kişinin
yaralanmasına yol açtı. Bu kentler büyük ölçüde yıkıldı; bitki örtüsü
çok zarar gördü. Atom bombasının yol açtığı radyasyon etkisi yıllarca.
Radyasyon nedeniyle insanlar; daha sonra sakatlandılar ve öldüler. Uzun
yıllar sonra bile özürlü çocuklar doğdu.8 Ağustos’ta SSCB de Japonya’ya
savaş açtı ve Japonların elinde bulunan Mançurya ve Kore’yi işgale
başladı. Bunun üzerine Japonya 2 Eylül’de resmen teslim oldu ve 2.
Dünya Savaşı sona erdi.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
II. Dünya Savaşı
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |