Okunma: 2313 kez
Osmanli Beyliginin Kurulusu; Osman Bey, Oguz asiretlerinin ittifakiyla basa geçtikten sonra, siyasî ve dinî bakimdan Anadolu’nun en itibarli ve nüfuzlu tarikatlerinden Ahilerin mühim bir sahsiyeti olan Seyh Edebali’nin kizi ile evlenerek, gücünü artirmis idi. Bundan sonra Osman Gazi, Bizans’a karsi genisleme politikasini uygulayarak, Inegöl, Karacahisar ve Yarhisar’i ele geçirdi ve bölgenin mühim merkezlerinden olan Bilecik’i alarak, burayi beyligin merkezi yapti (1299).
( www.genbilim.com )
Bu tarih devletin kurulus tarihi olarak kabul edilir. Selçuklu Sultani
III. Alaaddin Keykubad’in Ilhanli Hükümdari Gazan Han’in kuvvetleri
tarafindan tutulup, Iran’a götürülmesi üzerine Selçuklu ümerasindan
bazilari ve bölgedeki Türkmen beyleri Osman Bey’e teveccüh göstermis;
Oguz an’anesine göre onun hâkimiyetini tanimayi kabul etmislerdir.
Nitekim Oguz beyleri Oguz Han töresine göre tertip edilen bir törende
Osman Bey’in önünde diz çökerek, onun verdigi kimizi içmek suretiyle
tâbiyetlerini sunmuslardir. Ancak henüz küçük bir beylik durumundaki
Osmanogullarinin, seklen de olsa bu dönemde, Ilhanli hâkimiyetini
tanidiklari bilinmektedir.
Osman Gazi, beyligini ilân ettikten sonra idaresi altindaki
bölgeleri bes kisma ayirarak buralari güvendigi ve savaslarda yararlik
gösteren kimselere tevcih etti.
Oglu Orhan’a Sultanönü, büyük kardesi Gündüz Bey’e Eskisehir’i, Aykut
Alp’e In-önü’yü, Hasan Alp’e Yarhisar’i ve Turgut Alp’e de Inegöl’ü
verdi.
Diger oglu Alaaddin’e ise seyh Edebali’nin emin ve nazirliginda,
ailenin geçimi için, Bilecik ve havalisinin gelirleri tahsis
edildi.1302′de Bursa tekfurunun liderliginde birlesen Rum tekfurlarinin
Koyunhisar (Bafeon) savasinda agir bir maglûbiyet tatmalari, Osman
Bey’in Bursa ve Kocaeli taraflarina akinlar yapmasini oldukça
kolaylastirmisti. Bir taraftan Bursa öte taraftan Iznik Türk kusatmasi
altinda tutuluyordu. Ancak yaslilik sebebiyle Osman Bey, fetihler için
oglu Orhan’i görevlendirmisti. Nitekim 1324 yilinda Osman Bey vefat
etti ve oglu Orhan Bey Osmanli tahtina çikti.
Orhan Bey, 1326 yilinda Bursa’yi, uzun süren kusatmanin ardindan,
ele geçirince babasinin vasiyetini yerine getirerek, Osman Gazi’nin
naasini Bursa’ya nakletti ve burayi devletin yeni merkezi yapti.
Orhan Bey’in komutanlarindan Akçakoca ve Karamürsel ise Istanbul
kiyilarina kadar akinlarda bulunuyorlardi. Bu fetih ve akinlardan
telâslanan Bizans Imparatoru Andranikos büyük bir ordunun basinda
Osmanlilara karsi harekete geçtiyse de Maltepe (Palekanon) Savasi’nda
agir bir yenilgi aldi (1329). Bu zafer, Iznik ve Izmit’in ele
geçirilmesini kolaylastirmistir. Rumeliye Geçis; Karasi Beyliginde
baslayan taht mücadelelerinden istifade eden Orhan Bey, Balikesir ve
civarini topraklarina katarak, ileride gerçeklesecek olan Rumeli
fetihleri için mühim bir mevkiye sahip olmustur.
Nitekim Karasi Beyliginin deniz gücü ve Haci Il Bey, Evrenos Bey
gibi degerli komutanlar artik Osmanlilarin emrine girmislerdir. Bizans
içindeki taht kavgalari ve Bulgar-Sirp saldirilari karsisinda, gittikçe
güçlenen Osmaogullarindan yardim isteyen Kantakuzen’in talebi üzerine
Orhan Bey’in oglu Süleyman, bir orduyla Rumeli’ye geçti (1345).
Edirne’yi kusatan Bulgar-Sirp kuvvetlerini bozan Süleyman Pasa bu
zaferin karsiliginda Gelibolu’daki Çimpe Kalesi’ni Bizans’tan aldi.
Böylece Osmanlilar ilk kez Rumeli yakasinda bir üs elde etmis oluyordu
(1356). Süleyman pasa Gelibolu’nun ardindan Tekirdag’a kadar olan
bölgeleri de ele geçirerek buralara Anadolu’dan getirilen Türkmenleri
yerlestirdi.
Böylece Rumeli’de de Türklesme hareketi baslamistir. Süleyman
Pasa’nin ölümünden sonra Rumeli’deki fetihler için kardesi Murat Bey
görevlendirildi (1359). Ancak 1362′de babasi Orhan Bey’in de ölümü
üzerine Murat Bey, Bursa’ya döndü ve Osmanlilarin 3. hükümdari olarak
tahta çikti (1362).Rumeli ve Balkanlarda Fetihler; I.Murat
(Hüdavendigar) önce tahtta hak iddia eden kardeslerini bertaraf etmekle
ise basladi ve bu arada elden çikan Ankara’yi yeniden aldi. Anadolu’da
birligin saglanmasinin ardindan Murat Hüdavendigar, inkitaya ugrayan
Rumeli ve Balkanlarin fethine yöneldi. Bu sirada Balkanlar karsiklik
içindeydi.
Bir taraftan Sirp Hükümdari Düsan’in ölümü ile Sirplar arasinda iç
mücadeleler siddetlenmis, öte yandan Macar Krali Layos, Balkanlarda
Ortadokslara olan baskilari artirmisti. Evrenos ve Haci Il Bey
komutasindaki kuvvetler bu durumdan da yararlanarak Kesan’dan
Dimetoka’ya kadar olan yerleri fazla bir mukavemet görmeden ele
geçirmislerdi. Sazlidere Zaferi ile Edirne ve Filibe, Lala Sahin Pasa
tarafindan fethedildi (1363/4). Bu savaslarda Bulgarlarin yaninda yer
alan Bizans baris yapmak zorunda kaldi. Türk ilerleyisini durdurmak
isteyen Macar, Bulgar,Sirp ve Ulahlardan mütesekkil bir Haçli ordusu
Macar Krali Layos’un liderliginde Edirne üzerine yürüdü. Ancak Meriç
sahilindeki Sirp Sindigi denilen mevkiide, kalabalik Haçli ordusunu
hazirliksiz yakalayan 10 bin kisilik kuvvetiyle Haci Il Bey, büyük bir
bozguna ugratti (1364). Sirp Sindigi zaferiyle Osmanlilar,
Balkanlardaki fetihlerine hiz verdiler ve bunu kolaylastiracagi için
Osmanli baskenti Bursa’dan Edirne’ye nakledildi.
Fetihler karsisinda çaresiz kalan Bulgarlar Türk himayesini kabul
etmek zorunda kaldilar (1369). Çirmen Zaferi ile (1372) Bati Trakya ve
Makedonya’nin bir kismi Osmanli hâkimiyetine girdi ve Selanik ile
Köstendil’in de ele geçirilmesinin ardindan Sirp Krali Lazar, vergi
verip, gerektiginde asker göndermek sartiyla Osmanlilarla baris
anlasmasi imzaladi(1374).
Yaklasik on yil süren mücadelede, Rumeli ve Balkanlarda fethedilen
bölgelere Anadolu’dan mütemadiyen Türk nüfus kaydirilarak bölgede
demografik dengeler Osmanlilar lehine degistirilmeye baslanmisti. Bu
tarihten sonra bir müddet Balkanlardaki fetihlere ara verilmis ve
Anadolu’da Türk birligini saglamlastirmaya yönelik düzenlemelere
geçilmistir. Bu maksatla I. Murat, oglu Bâyezid’i Germiyan beyinin kizi
ile evlendirmis; Tavsanli, Emet ve Simav gelinin çeyizi olarak
Osmanlilara verilmistir. Ayni sekilde Aksehir, Yalvaç, Beysehri gibi
bazi sehir ve kasabalar Hamidogullari’ndan para karsiligi satin
alinmis, Candarogullar da Osmanli hâkimiyetine girmisti. Artik
Osmanlilarin karsisinda tek bir güç kalmisti; Karamanogullari.
Alaaddin Ali Bey, Osmanlilarin yeniden Balkanlara yönelmesini de firsat
bilerek, harekete geçmis ancak I. Murat Konya önlerinde
Karamanogullarini yendiginde Karaman beyi af dilemek zorunda
kalmistir(1387)
Murat Hüdavendigar’in yeniden Rumeli’ye yönelmesiyle birlikte Nis ve
Sofya da dahil olmak üzere bütün Bulgaristan fethedildi.(1385/88).
Timurtas Pasa’nin Sirp kuvvetleri tarafindan baskina ugratilip,
yenilmesi üzerine cesaretlenen Bulgar, Leh, Çek ve Macar krallari da
Sirplarin yaninda yer aldilar. Fakat Çandarli Ali Pasa, Bulgar Krali
Sisman’i esir alarak Bulgarlari bu ittifakin disina atti. Buna ragmen
Haçli ordusu ilerleyisini sürdürünce, I. Murat ordusunun basina geçerek
düsmani Kosova’da karsiladi. I.Murat’in ogullari Bâyezid ve Yakup’un da
yer aldigi Osmanli birlikleri büyük bir zafer kazandi. Sirp Krali Lazar
ve oglu esir edilmis, düsman kuvvetlerinin büyük bir kismi imha
olmustu. (20 haziran 1389). Fakat I.Murat savas meydanini gezerken bir
Sirp tarafindan hançerlenerek sehit düstü. Bunun üzerine Sirp krali da
Osmanli askerleri tarafindan öldürüldü. Osmanlilar için Balkanlarda
tutunabilmek yolunda ölüm kalim savasi olarak görülen I.Kosova Zaferi
Sirplar tarafindan asla unutulmamistir. Günümüzde dahi masum Müslüman
halka yönelik vahsetin arkasinda bu maglûbiyetin ezikligi ve intikam
hissi yatmaktadir.
Anadolu’da Türk Birligi’nin Saglanmasi; I. Murat’in sehit
edilmesinin ardindan oglu Bâyezid, devlet adamlarinin ittifakiyla
hükümdar ilân edildi. Babasinin ölümünü firsat bilen Anadolu’daki
beyliklerin Osmanlilar’a biraktigi topraklari yeniden ele geçirmek
maksadiyla harekete geçtiklerini haber alan Bâyezid, süratle Anadolu’ya
döndü. 1390 yilinda Germiyan, Aydin, Mentese ve Saruhan beylikleri
ortadan kaldirildi. Ertesi yil Hamidogullari Beyligi topraklari ele
geçirildi ve bu beyliklerin yer aldigi topraklarda Anadolu
beylerbeyligi adiyla idarî bir ünite olusturuldu. Ardindan Osmanlilarin
en önemli rakip olarak gördügü Karaman Beyligine yönelen Yildirim
Bâyezid, Konya’yi kusatti. Alaaddin Ali Bey’in baris talebi, Beysehir
ve çevresinin Osmanlilara birakilmasiyla kabul edildi.(1391).
Fakat Yildirim Bâyezid’in Mora ile ilgilenmesini firsat bilerek
Ankara Sancak Beyi Sari Timurtas Pasa’yi esir almasi üzerine, Yildirim
Bâyezid, Alaaddin Bey’e kesin bir darbe vurmaya karar verdi. Anadolu’ya
geçen Yildirim, üç gün süren savasin ardindan ele geçirilen Alaaddin
Bey’i ortadan kaldirdi ve topraklari Osmanlilara ülkesine dahil
edildi(1397). Karamanoglu tehlikesinin bertaraf edilmesiyle, Anadolu’da
Osmanlilara direnebilecek en güçlü devlet olarak Kadi Burhaneddin
devleti kalmis idi. Daha 1392 yilinda, Kadi Burhaneddin’in müttefiki
durumundaki Candaroglu Süleyman anî bir baskinla öldürülüp beyligin
Kastamonu subesi ortadan kaldirilmisti (1392). Ardindan, ertesi yil
Amasya ve Merzifon civari Osmanli hâkimiyetine alinmisti. Kadi
Burhaneddin’in 1398′de Kara Yülük tarafindan öldürülmesi üzerine, ona
bagli Sivas, Tokat, Kayseri, Malatya gibi sehirler birer birer ele
geçirildi. Böylece Firat’in batisinda kalan Anadolu topraklari Osmanli
sancagi altinda birlestirilmis oluyordu.
Yildirim Bâyezid’in Istanbul Kusatmasi ve Balkanlardaki Fetihleri.
Yildirim Bâyezid’in Karaman seferine anlasma geregi katilan Bizans
Imparatoru V.Yuannis’in oglu Manuel’in, babasinin ölümü üzerine
anlasmayi çigneyerek Istanbul’a kaçmasi sebebiyle Yildirim, Istanbul’u
kusatmaya karar verdi. 1391′de baslayan ilk muhasara 1396 yilina kadar
sürdürüldü.
Bu maksatla Istanbul Bogazi’nda Anadolu Hisari insa edildi. Sehre
dis yardimlarin gelmesini önlemeyi ve iase zorlugu altinda savunmayi
kirmayi hedefleyen bu muhasara Timur’un Anadolu’ya ulasmasina kadar
fasilalarla devam ettirilmistir. Bu kusatma sürerken bir yandan da
Yildirim, Bulgaristan, Arnavutluk ve Bosna taraflarinda fetih
hareketlerine devam etmekteydi. Kusatma altindaki Bizans’in da talebi
ile Türklere karsi yeni bir Haçli ittifaki olusturan Macar Krali
Sigismund, Ingiltere dahil bütün Avrupa devletlerinden topladigi 120
bin kisilik bir orduyla harekete geçti. Yildirim Bâyezid düsmani
sasirtan bir hizla Nigbolu Ovasi’nda düsmani karsiladi. 50-60 bin
kisilik Osmanli ordusu, sayica çok üstün olan Haçli ordusunu büyük bir
bozguna ugratti.
Savas meydanindan kurtulabilenler, kaçarken Tuna’da
boguldular.(1396) Haçlilardan geriye sadece muazzam bir ganimet
kalmisti. Bu ganimetle, Edirne ve Bursa’da pek çok cami, medrese ve
imaret insa edilmistir. Zaferin ardindan, Eflâk, Bosna, Macaristan ve
Mora üzerine seferler düzenlendi. Itibari bu zaferle bir kat daha artan
Yildirim, Nigbolu dönüsünde Anadolu birligini kurmaya yönelik nihaî
adimlari atmaya baslayacaktir.
Ankara Savasi ve Fetret Devri: Yildirim Bâyezid, Firat boylarina
kadar topraklarini genislettigi sirada, Timur da Iran, Azerbaycan ve
Irak’i ele geçirmisti. Bazi Anadolu beyleri Timur’a siginirken,
ülkeleri istilâ edilen Celayirli Ahmet ve Karakoyunlu Kara Yusuf da
Yildirim Bâyezid’in yanina kaçmisti. Böylece her iki devlet biribirine
sinir komsusu olmus, ancak bu durum iki hükümdarin da Türk dünyasinin
liderligine oynamalari sebebiyle olumsuz neticeler dogurmustur.
Timur, Osmanlilara siginan Celayirli Ahmet ve Kara Yusuf’un iade
edilmemesini bahane edip Sivas’i kusatmis ve kendisine teslim
edilmesine ragmen sehiri tahrip etmisti(1400). Bu olaydan sonra da her
iki hükümdar arasinda mektuplasmalar devam etti.
Fakat Timur’un, Anadolu beyliklerine topraklarinin geri verilmesi ve
bazi sehirlerin kendine birakilmasi gibi talepleri Yildirim tarafindan
reddedildi. Dolayisiyla iki fatih için savas artik kaçinilmaz hâle
gelmisti. 160 binlik Timur’un ordusunu, 70 bin kisiyle Çubuk Ovasi’nda
karsilayan Yildirim Bâyezid, savasin baslarinda üstünlügü ele geçirdi.
Ancak Timur’un safinda eski beylerini gören bazi askerlerin saf
degistirmesi ve Kara Tatarlarin Osmanli ordusunun arkasini çevirmesi
savasin talihini degistirdi.
Bir avuç askerle direnmeye çalisan Yildirim Bâyezid sonunda esir
edildi (26 Temmuz 1402). Ankara Savasi’ni kazanan Timur, Anadolu
beyliklerini tekrar ihya etti ve böylece Anadolu Türk birligi
parçalandi. Balkanlardaki Türk ilerleyisi durdugu gibi bir kisim
topraklar da elden çikti. Yildirim’in ogullari arasindaki taht
mücadeleleri Osmanli devletinin “Fetret Devri” boyunca 12 yil müddetle
devam etti. Sayet bu savas gerçeklesmemis olsaydi, hiçbir direnme gücü
kalmayan Istanbul büyük bir ihtimalle Yildirim Bâyezid zamaninda
Türklerin eline geçecekti. Dolayisiyla Ankara Savasi Osmanlilari en az
50 yil geriye götürmüstür.Esir düsen Yildirim Bâyezid, yedi ay boyunca
Timur’un yaninda sehir sehir dolastirildiktan sonra üzüntüsünden ecele
yenik düstü.
Osmanli sehzadeleri tahtin sahibi olabilmek için kiyasiya
birbirleriyle mücadele etmeye basladilar. Bu mücadele Çelebi Mehmet’in
tek basina devlet idaresine hâkim olusuna kadar devam etti (1413).
Çelebi Mehmet kardesleri Süleyman, Isa ve Musa Çelebi’yi bertaraf
ettikten sonra Anadolu Türk birligini yeniden tesis etmek için çaba
sarf etti. Güçlenen Karamaogullarinin nüfuzunu kirdi, Karamanoglu
Mehmet Bey’in eline geçen Osmanli topraklarini geri aldi.
Candarogullari beyliginden Çankiri’yi ve ardindan Canik (Samsun)
bölgesini yeniden Osmanli ülkesine katti. Fakat Sehzade Mustafa ve
Simavna Kadisi oglu Seyh Bedreddin’in isyanlari ülkeyi
karistirmaktaydi.(1419) Sehzade Murat Rumeli ve Manisa’da ortaya çikan
bu isyani bastirdi, Seyh Bedreddin ve adamlari yakalanarak idam edildi.
Timur’un beraberinde götürdügü Mustafa Çelebi de Anadolu’ya döndügünde
tahtta hak iddia etmisti. Sehzade Mustafa’nin Selânik’te baslattigi
isyan bastirildi. Asi sehzade Bizans’a siginmak zorunda kaldi. Çelebi
Mehmet öldügü zaman Osmanli ülkesinde sükûnet büyük oranda tesis
edilmeye baslanmisti (1421).
Babasinin en büyük yardimcisi olan sehzade Murat tahta çiktigi zaman
Bizans tarafindan karsisina çikarilan amcasi Mustafa Çelebi’nin
isyanini bir kez daha bastirdi ve Bizans’i cezalandirmak için
Istanbul’u kusatti(1422). Bu defa küçük kardesi Sehzade Mustafa’nin
isyan haberini alan II.Murat, kusatmayi kaldirarak kardesini
cezalandirmak zorunda kaldi. Isyancilarin yaninda yer alan Anadolu
beyliklerine karsi harekete geçen II.Murat, Candaroglu Isfendiyar Bey’i
itaat altina aldi. Izmir Beyi Cüneyd’i ortadan kaldirip, Izmir, Aydin
ve Mentese civarini ele geçirdi. Germiyanoglu Yakub Bey’in çocugu
olmadigindan, topraklarini Osmanlilara birakmayi vasiyet etmisti. Onun
ölümüyle Germiyan ili de Osmanlilara katilmis oldu(1428).
Balkanlarda da durum Osmanlilar lehine düzelmeye basladi. Nitekim
Fetret devri sirasinda elden çikan topraklar geri alindigi gibi, 1440′a
kadar Belgrat hariç bütün Sirp topraklari Osmanli hâkimiyetine
girmisti. Fakat Erdel ve Eflâk’ta üst üste gelen bazi küçük bozgunlar
Avrupa’da büyük bir sevinçle karsilanarak, Osmanlilara karsi yeni bir
Haçli seferinin tertip edilmesine cesaret vermisti. II. Murat,
Balkanlardaki Osmanli varligini tehlikeye atmamak için Macarlarla
Segedin Antlasmasini imzaladi (1444) ve bu anlasmadan sonra tahttan
feragat etti. Küçük yastaki oglu II. Mehmet’in hükümdar olmasini firsat
bilen Macarlar anlasmayi bozdu ve yeni bir Haçli ittifaki olusturuldu.
II. Murat yeniden ordunun basina geçerek düsmani Varna Savasi’nda
karsiladi. Macar krali öldürüldü. Haçlilarin lideri durumundaki Jan
Hünyad güçlükle kaçabildi(1444).
Çandarli Halil Pasa’nin israriyla ikinci kez tahta çikan II. Murat,
Mora ve Arnavutluk’a sefer düzenledi. Varna’nin intikamini almak
isteyen Jan Hünyad yeniden harekete geçti. Fakat II. Kosova
Muharebesi’nde bir kez daha Sirplar büyük bir yenilgiye ugratildi
(1448). Varna ve Kosova savaslariyla Osmanlilar Balkanlardaki durumunu
iyice güçlendirmis, Bizans’in batidan yardim alma umutlari ise tamamen
ortadan kaldirilmistir. II. Murat 48 yasinda ölünce II. Mehmet yeniden
Osmanli tahtinin sahibi olmus (1451) ve Osmanli Devleti artik bu
dönemde tam bir cihan devleti hâline gelmistir.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Osmanlı devletinin kuruluşu
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |