Okunma: 232 kez
Hayvanlar âlemine verilmiş mühim hususiyetlerden birisi, bulunduğu çevrenin farkında olmalarıdır. Böylece bir hayvan hem kendi hemcinsleriyle haberleşir, hem de diğer hayvanlardan haberdâr olur; onlarla olan dostluk-düşmanlık, av-avcı gibi münasebetlerini ayarlar. Bizim ileri teknoloji ve elektronik bilgilerimizle kısmen yakalayabildiğimiz haberleşme ve karşı tarafa tesir etme gibi girift problemleri, çeşitli mekanizmalar kullanarak çözmüştür.
Hayvanlarhaberleşmede kimyevî bir dili kullanırlar.
Feromonlar, bir canlıdan salgılandıktan sonra aynı türden başka
canlılarda davranış değişikliklerine yol açan, aralarında haberleşmeyi
sağlayan koku benzeri, ama kokusuz kimyevî maddelerdir. Feromon
kelimesinin sözlüklere girmesi 1950′lerden sonra olmuştur. Dişi bir
kelebeğin (Lasioampa quercus) salgıladığı bir maddenin erkek
kelebekleri çektiğini ve ortamda bulunan diğer kokuların bunu
engelleyemediği ilk olarak 1800′lerin son yıllarında gözlenmişse de,
ilk feromon 1956 yılında bulunmuştur.
Bu, yetişkin ipek böceklerine ait güçlü bir cinsî çekim feromonuydu.
Bir Alman araştırma ekibi bunu izole edebilmek için 20 yıl çalıştı.
Ekip, 500.000 dişi güvenin karnındaki bezleri aldıktan sonra ilginç bir
madde buldu. Bu maddeden çok küçük bir miktar bile erkek güvelerin
dişileri çekebilmek için hususî bir dans hareketine başlamaları için
yeterliydi. Bu madde erkek güvelere ‘yanıma gel’ mesajı iletiyordu ve
kilometrelerce öteden bile tesirini gösteriyordu. Araştırmacılar, tek
bir dişi güvenin, kesesindeki feromonun tamamını bırakması durumunda,
çok kısa sürede bir milyar erkeği kendine çekebileceğini hesapladılar.
Bir dişi hayvanın, üreme zamanını erkek hayvanlara bildirerek onları
yanına çağırmayı, karıncaların sosyal hayatlarını düzenlemeyi, kraliçe
arı hariç bütün dişi arıların üremelerini engelleyerek onları işçi
olarak çalıştırmayı sağlayan feromonlar, canlıların yaratılış
gâyelerine uygun olarak görevlerini yapmalarında önemli roller
üstlenmişlerdir.
Feromonlar son derece tesirli, kokusuz, uçucu maddeler oldukları
için salgılandıktan sonra diğer canlılar bundan istemeden de olsa
etkilenirler. Birşeyden çok şeyi farklı farklı hususîyetlerle yaratan
Hikmeti Sonsuz Rabbimiz, feromonları da her türe has bir dizaynla
yaratmıştır. Feromonlar genellikle şu şekilde sınıflandırılabilir:
Toplanma feromonları: Erkek ve dişileri bir araya toplanmaya
çağırır. Göç etmeden önce toplanmayı ve gıdaların bulunduğu yerin
keşfedildiğini haber vermede kullanılır.
Alarm ve ikaz feromonları: Yaklaşan bir tehlikeyi haber vermede kullanılır.
Yumurta bırakmayı engelleyici feromonlar: Aşırı nüfus artışını
engellemek için dişi hayvanlar tarafından yayılır. Belli bir müddet
sonra nüfusun çok fazla olduğu müthiş bir programla hesaplanarak,
canlının üremesi durdurulur.
Mekân sahiplenme feromonları: Birçok memeli hayvan arasında bir hayat ve faaliyet sahasını belirlemede kullanılır.
Üreme feromonları: Üremek için karşı cinsi çeker. Bu feromonlar türlerin nesillerinin devamı için önemlidir.
Takip feromonları: Çeşitli maksatlar için yolları işaretler, karıncaların gıda bulması buna güzel bir örnektir.
Arılar, karıncalar gibi böcek türlerinde feromonlar, haberleşme
vasıtası olarak sosyal hayatın düzenlenmesinde ve üremede çok önemli
rol oynamaktadır. Daha yüksek organizasyonlu yaratılışa sahip hayvanlar
iletişimde ses ve vücut hareketlerini kullansalar da feromonlar,
çeşitli davranışların belirlenmesinde önemini korumaktadır.
Bir böcekte 9-10 g veya daha az miktarda feromon bulunur. Bugün
1.000′in üzerinde feromon çeşiti tespit edilmiştir. Bunlar başlıca
böceklerde, aynı zamanda kabuklu eklembacaklılar, örümcekler, balıklar,
kurbağalar, sürüngenler ve memelilerde bulunmuştur. Kuşlarda ise
bulunamamıştır.
Mucizevî bir ürün olan balı ve harika mimarisi olan peteği ile arılarda; ana arı
feromonları, çiftleşme feromonları, alarm feromonları, ayak içi
feromonu gibi feromonlar başta olmak üzere otuzbir farklı feromonun
mevcut olduğu tespit edilmiş olup, bunlardan sadece onüç tanesinin
özellikleri bilinmektedir.
Ana arı feromonları işçi arıların yumurtalıklarının gelişmesine mâni
olarak onların düzen içerisinde çalışmasını sağlar. Üreme feromonları
evlenme uçuşu sırasında erkek arıları etkiler, feromon yoğunluğunu
takip eden erkek arılar ana arıya ulaşır ve onunla birleşirler.
Koloninin müdafaasıyla alâkalı bir işçi arı rahatsız edildiğinde
veya yuvası için bir tehlike sezdiğinde, karın bölgesini kaldırarak
iğne çemberini açar, iğnesini çıkarır ve bir damla zehir salgılar.
Kanatlarını hızlı bir biçimde çırparak alarm feromonlarının yayılmasını
sağlar. Böylece diğer arılar uyarılır ve tehlike kaynağı araştırılarak
hücuma geçilir.
İkinci bir alarm feromonu olan
heptanon adlı bileşik, işçi
arıların çene bezlerinde üretilir. Ana arılar, erkek arılar ve petekten
yeni çıkmış genç işçi arılar,
heptanon üretemezler. Arıların heptanonu niçin ve ne zaman kullandıkları henüz tam olarak
bilinmemekle birlikte, kovan içine giren yabancı ve yağmacı arıların 2-
heptanon ile işaretlendiği, çiçekler üzerine sürülen
heptanonun
arıların bu çiçeklere yaklaşmasını önlediği, arıların nektarı alınmış
çiçekleri bu madde ile işaretleyerek diğer arıların uğramasını
engelledikleri sanılmaktadır.
Nasanof feromonu, işçi arıların 7. karın halkası bölgesinde bulunan
salgı bezlerinden salgılanır. Tarlacı işçi arılar çok zengin bir kaynak
bulduklarında bu feromon ile kaynağın yerini işaretleyerek diğer
arıların kaynağı kolayca bulmasını sağlar. İzci arıların bulduğu yeni
yuva yerleri diğer arılar tarafından kolaylıkla bulunur.
Termitler de yuvada işlerin iyi gitmesi ve düşman istilâsında alarm
verilmesi gibi işler için feromon salgılarlar. Kraliçe termit diğer
dişilerin üremesini durdurmak ve cemiyetin birliği için diğerlerinin
üremesini durdurucu feromon salgılar.
Ergin çöl çekirgesi erkeklerinin salgıladığı bir feromon, diğer
cinsin tam olgunlaşmamış olan fertlerinin olgunlaşmasını, yani er ve
yumurtalık bezlerinin birbirine denk gelecek şekilde olgunlaşmasını
sağlar.
Bir erkek ve dişi kelebek birbirlerini fark ettikleri anda,
karşılıklı haberler göndermeye başlar. Erkek kelebeğin gâyesi dişinin
bir yere konmasını ve üreme için hazırlanmasını sağlayabilmektir. Bazı
türlerde dişi, erkeğin yaklaşmasını onaylamak maksadıyla karın
bölgesini kanatların arasından yukarı doğru kaldırır. İnsanların koku
olarak idrâk edebildikleri bazı uyartılar kelebekler tarafından kimyevî
kelimelerle yerine getirilir.
Memelilerde de feromonlar, çeşitli davranışların belirlenmesinde
kullanılır. Dişilerden salgılanan feromonların erkekleri cezb ettiği,
erkeklerden salgılanan feromonların ise üreme zamanının başlamasını ve
yumurtlamayı düzenlediği bilinmektedir. Meselâ, erkek hayvanın
bulunmadığı sürülerde dişi koyun ve keçilerin yumurta üretme
zamanlarının bozulduğu belirlenmiştir.
Feromonların, memeliler içerisinde en çok kemirgenlerin davranışları
üzerinde tesirli olduğu bilinmektedir. Dişi farelerin üreme
zamanlarının erkek farelerin varlığı ile başladığı ve düzenlendiği
hattâ eşinden başka erkek sıçanla yaşamaya başlayan dişi gebe
sıçanların düşük yaptığı, bilinen bir gerçektir. Araştırmacılar dişi
farelere, erkek farelerin idrarı koklattırıldığı zaman ergenliğe daha
çabuk ulaştıklarını bulmuşlardır. Ayrıca, farelerde feromonların bilgi
aktarmada bile rolü olduğu bilinmektedir.
Memelilerden tüysüz köstebek faresi yuvadaki diğer dişiler üzerine
tesirli olan bir feromon salgılayarak onların cinsiyet gelişmelerini
durdurur. Yeraltında yaşayan bu hayvan, futbol sahası büyüklüğünde bir
alana galeriler açar. Kraliçe köstebek faresi 10 yıl süre ile 3 ayda
bir yavrular. 80 köstebek faresi onun kontrolü altındadır.
İnsan feromonları
İnsan feromonları diğer canlılarda olduğu gibi karşı cinsi cezbeden
hususî yaratılmış kimyevî maddelerdir. Aslında insanlar bunu
hissetmezler. Feromonları algılamakla vazifeli vomeronazal organ, (VNO)
burun tabanına yerleşmiş çift taraflı bir alıcıdır ve feromonları
hissederek beynin hipotalamus kısmına nakleder. İnsanda, hâmilelik,
annelik davranışları ve sosyal münasebetlerde tesirli olan bir
sistemdir. Feromonların ay halinin düzeninde rolü olduğu, kadınlarda
hissiyat değişiklikleri yaptığı, anne-bebek bağını artırdığı, eşler
arasındaki yakınlaşmayı artırdığı gözlenmiştir.
İnsanlararası münasebetlerde ve davranışlarda, koku duyusunun
belirleyici bir tesiri olduğu savunulurken, koku almayan hastalarda bu
durumu açıklamada bir eksiklik göze çarpmaktadır. Son çalışmalarla
VNO’nun bu eksiği giderebileceği ve şuurlu olarak fark edilmese de
hissî uyarıların davranışları etkileyebileceği ileri sürülmüştür.
İnsanlararası feromonal tesirler, uzun yıllardan beri savunulmakta ve
bunun cinsiyete has olduğu düşünülmektedir.
İnsanların feromonları, derinin çeşitli bölgelerinden (koltuk altı, kasık vs gibi) yayılmaktadır.
Birlikte çalışan kadınlar arasında görülen toplu âdet görme veya
erkeklerle aynı ortamda çalışan kadınlarda görülen düzensiz âdet görme
feromonal tesire örnek verilebilir. Bu konuda yapılan deneyler kadınlar
arasında hormonal durumla ilgili bilgileri taşıyan kimyevî maddelerin
geçişi olduğunu düşündürmektedir. Feromonal tesirlerin birbirlerinden
hoşlanan, birbirleri ile iyi geçinen, ortak çalışma isteği içinde olan
kişiler arasında daha güçlü olduğu da anlaşılmıştır.
Tespit edilmiş insan feromonları vomeroferinler steroidler gibi çeşitli moleküler yapıdadır.
Erkekler kadınlara nazaran daha yoğun miktarlarda androsteneidion
salgılarlar. Kadınlar bu maddeye erkeklerden daha duyarlıdırlar.
Monti-Bloch’un yaptığı bir çalışmada, Amerikan Psikoloji
Topluluğu’nun tanımladığı davranış şeklini değerlendiren 70 sorudan
ibaret bir psikolojik test, vomeroferin yapısındaki androsteneidion
uygulanmasından önce ve sonra kadınlarda yapılmıştır. Neticede bu
vomeroferinin istatistikî olarak önemli ölçüde kadınlarda negatif
davranışların azalmasına, rahatlamayı artırdığına, kendini iyi
hissetmeyi sağladığına şahit olunmuştur.
Birçok memeli türünde VNO uyarısının; gebelik, ergenlik çağı gibi
fizyolojik hâdiselerde tesirli, üreme ile âlâkalı hormonların
salınımına sebep olduğu bilinmektedir. İnsanda da vomeroferinlerin LH
(Lüteinizan hormon), FSH (folikül stimüle edici hormon) ve testosteron
salınımının seviyesini değiştirdiği deneyle gösterilmiştir.
Sentetik olarak üretilen bazı insan feromonlarının tesiri, bunları
üreten firmalar tarafından mübalâğalı bir şekilde reklam edilse de, bu
husustaki ilmî veriler çok kesin ve çarpıcı değildir. Ancak zamanla bu
maddelerin tesir mekânizmalarının daha iyi anlaşılabileceğine, bilhassa
eşler arasındaki ruhî uyum ve anlaşma ile bu maddeler arasında bir
paralellik olup olmadığı üzerinde durulmasına gerek olduğu görülmekedir.
Büyük bir ihtimal ile ruhî değişimlerin zamanla vücudun kimyasını da
değiştirdiği ve ailevî münasebetlerin işleyişine tesir ettiği de
gösterilebilir. Belki de birbirlerini sevmeyen, kalbî ve ruhî
uyumsuzluk içinde olan eşlerin ruhlarındaki sıkıntı ve çarpık duygular
onların kimyasını bozarak feromonlarını değiştirmektedir.

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Feromonlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |