Okunma: 2138 kez
Akşam yemeği için sofrayı son defa gözden geçiren saray teşrifatçısı kapıda görünmüş ve tam:
“Haşmetmeab!..” diye söze başladığı sırada, birden korkunç bir patlama duyulmuştu. Sarayın yemek salonu bu patlama sonunda çökmüş, 11 askerin ölümüne 40 askerin de yaralanmasına yol açmıştı.
Bomba yemek salonuna gizlice yerleştirilmişti. Fakat, istenilen
zamanda patlatılmamış, daha doğrusu, Rus Çarı II. Aleksandr bir
yakınıyla konuşmaya daldığından biraz gecikmiş ve bu gecikme de onun
hayatını kurtarmıştı.
Başsavcı’nın sıkı kovuşturması sonucu, suikastı Stefan Kalturin
adındaki marangozun düzenlediği anlaşıldı. Marangoz, Çar’ın yemek
masasının altına yirmi kilo patlayıcı madde yerleştirmiş ve II.
Aleksandr’ın yemek salonuna geleceği sırada fitili ateşleyip kaçmıştı.
Bu Çar’a yapılan ne ilk ne de son suikasttı.
Zincirleme suikastları doğuran olay, 1876 yılında Petersburg’daki
kışlık sarayın tam karşısındaki Piyer ve Pol kalesinde geçti. Bu
tarihte kale siyasi mahkûmlarla ağız ağıza dolmuştu. Bagolyubov adlı
genç öğrenci de bu mahkûmlardan biriydi. Genç, bir gün hücresine
götürülürken, Petersburg Polis Şefi General Trepov’la karşılaşmıştı.
Trepov, Bagolyubov’a şapkasını çıkartmasını söyledi. Fakat Bagolyubov
bu emre uyacağı yerde, şapkasını başına daha da sıkı olarak geçirdi.
Onun bu davranışına kızan Petersburg Polis Şefi, dayak cezasının
kaldırılmış olmasına rağmen, öğrenciye yüz kamçı attırdı. Bu hem öteki
suçluların, hem de serbest bulunan Çar aleyhtarlarının arasında büyük
bir kızgınlık yarattı.
Bu kızgınlığı en çok duyanlardan biri de, Vera İvanovna Zasuliç
adında bir kadındı. Bagolyubov’un öcünü almaya karar veren Zasuliç, bir
gün Polis Şefi Trepov’un odasına bir iş bahanesiyle girmiş ve cebinden
çıkardığı tabancayla onu kanlar içinde yere sermişti. Trepov’u ağır
yaralayan Zasuliç, elinden tabancayı yere atarak polislerin gelip
kendisini tutuklamalarını büyük bir soğukkanlılık içinde beklemişti.
Suikast, Çar aleyhtarı çevrelerde büyük şaşkınlık yarattı ama, asıl
şaşkınlık Vera Zasuliç’in yargılanması sonucu mahkemeden beraat
etmesiyle meydana geldi. Bu, beraat, Çarlık Hükümeti çevrelerini
öfkeden çılgına döndürmüştü. Polisler, Vera Zasuliç’i mahkeme
salonundan çıkarken yeniden tutuklamak istediler. Fakat kapıda bekleyen
atlı bir araba kadını onların bulamayacağı güvenlikli bir yere kaçırdı.
Vera bir anda Rusya’da acı çeken halkın kahramanı haline gelmişti,
ülkede serbestçe dolaşması artık imkânsız hale geldiğinden İsviçre’ye
kaçtı.
Vera’nın yargılandığı günlerde, Piyer ve Pol kalesinde bulunan 193
ihtilâlcinin de duruşması vardı. Mahkûmların arasında pek çok da kadın
bulunmaktaydı. Bunlardan biri de beş yıldır yargılanmasını bekleyen ve
daha sonraları “Devrim’in Büyükannesi” adı verilecek olan Kievli
Katerin Breşkovskaya’ydı. Her zaman Breşkovskaya’nın yanında bulunan ve
davranışlarından iyi bir aileden geldiği anlaşılan kızıl saçlı bir genç
kız dikkatleri üzerine çekiyordu. Sofia Prevskaya adındaki bu kız,
Petersburg Valisinin öz kızı ve Eğitim Bakanı’nın yeğeniydi. Babasının
zalimliği genç kızı halkın yanına itmişti. Sofia Prevskaya birkaç yıl
sonra serbest bırakılacak ve Çar II. Aleksandr’a sayısız ve başarısız
suikastlardan birini düzenleyecekti.
Vera’nın beraat etmesinden sonra suikast olayları daha da artmış,
bütün Rusya’ya yayılmıştı. 21 şubat 1879′da Prens Kropotkin öldürüldü.
Yine aynı günlerde Petersburg’da General Mezentçev bir tedhişçi
tarafından vuruldu. Suikastçı bir atla kaçmayı başardı. 23 mart 1879′da
General Deretlen de başka bir tedhişçinin saldırısına uğradı.
Tedhişçiler hükümet ileri gelenlerinden sonra, kendilerine hedef
olarak Çar II. Aleksandr’ı seçmişlerdi. 14 Nisan 1879 tarihinde Car’a
ilk suikast yapıldı. Bir gezinti sırasında, Soloviev adındaki
suikastçı, Çar’a beş el ateş ettiyse de tutturamadı ve yakalanarak idam
edildi, ikinci suikast 1 Aralık 1879′da, o sıralarda serbest bırakılmış
olan Sofia Prevskaya’nın başkanı bulunduğu bir grup tarafından Kırım’da
Çar’ın geçeceği tren yoluna bomba konularak yapıldı. Bomba patlayınca
birçok vagon devrilmiş fakat II. Aleksandr bir önceki trenle
geçtiğinden bu suikast da sonuçsuz kalmıştı.
Suikastçıların inatla kendisini öldürmeye, çalıştıklarını en sonunda
anlayabilen Çar, canını kurtarmak için bir Millet Meclisinin
kurulmasını kabul etmek zorunda kaldı., Halkın devlet işlerine
karışmasını sağlayacak olan bu kararı Çar II. Aleksandr 1 Mart 1881′de
imzalamıştı. Ertesi gün yayınlanarak halka yeni bir düzenin kurulduğu
bildirilecekti. Fakat Çar çok geç kalmıştı. Bu kararı grandüklerine ve
bakanlarına haber verdikten sonra askeri bir törene gitti.
Dönüşte, Katerina kanalının yanından geçerken. Çar’ın kapalı
arabasına, onun aldığı karardan haberleri olmayan suikastçılar
tarafından havluya sarılmış bir bomba atıldı. Patlayan bomba birkaç
muhafızını öldürdü, kendisine bir şey olmadı. II. Aleksandr arabadan
çıkarak, kanlar içinde yatan, muhafızlarının yanına gitmişti.
Arabacısının:
“Durmayalım Çar Hazretleri! Tehlike henüz geçmedi, hemen saraya gidelim!..” demesine aldırmıyordu bile.
Birkaç saniye sonra, II. Aleksandr’ın ayakları dibinde patlayan ikinci bomba, arabacının ne kadar haklı olduğunu göstermişti!..
Şimdiye kadar birçok suikasttan kurtulan II. Aleksandr, bu sefer
ölüm derecesinde yaralanmıştı. Aceleyle saraya götürülüp çalışma
odasındaki divana yatırıldığında gözleri kapanmıştı. Bir ayağı kopmuş,
öteki de parçalanmıştı. Üç doktor başucunda ellerinden geleni yaptılar
ama II. Aleksandr’ı ölümden döndüremediler. Bir saat kadar sonra
doktorlar, yandaki odada bekleyen çember sakallı ve son derece iriyarı
Veliaht III. Aleksandr’a babasının artık hayatta olmadığını
bildiriyorlardı.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
II. Aleksandr Suikastı
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |