Okunma: 1016 kez
Böcek takımları içerisinde en zengin olan Coleptera’dır; bilinen böcek türlerinin yüzde kırkı bu takıma bağlıdır. Çok küçük yapılıları olduğu gibi, çok irileri de vardır. Bazı tropik türlerin boyu 15 cm’ye yaklaşır. Üst kanatlar (Elytra; tekil olarak Elytron) az veya çok kalın kitinsel yapıdadır.
Alt kanatlar ise, zar şeklinde ve az damarlı olup, dinlenme halinde diğerlerinin altında kadı olarak bulunur. Bazı türlerde alt kanat gelişmemiştir.
Başın ön kısmı hortum gibi uzamış da olabilir.
Başkalaşım holometabol ya da hypermetabordur. Larva şekilleri değişik
tiplerdedir. Suda, karada, bitki veya, toprak içerisinde yaşayan ve
hayvansal ya da bitkisel besin alanları vardır. Döl sayılan yılda 4 döl
ile birkaç yılda bir döl arasında değişir.
Coleoptera’nın sistematiği hususunda araştırıcılar arasında görüş
farkı vardır. Biri çok fakir olmak üzere, 3 Alt-takım halinde gözden
geçirilir. Bunlardan her birine bağlı familyalar da üst-familya
toplulukları meydana getirir. Burada sadece 2 Alt-takıma bağlı önemli
familyalar bildirilecektir.
Coleoptera Takımına Ait Bazı Örnekler (Bodenhehner, 1939′dan).
l. Calosoma inquisitor (Carabidae); 2. Cybister lateralimargiualis
(Dytiscidae); 3. Staphylinus olens (Staphylinidae); 4. Laypyris
noctulica (Lampyridae) erkek ve 5. aynı türün dişisi; 6. Carpipbilus
hemipterus (Nitidulidae); 7. Coccinella septempunctata (Coccinellidae);
8. Dermestes lardauus (Dermestidae); 9. Melanotus rufupes (Elateridae);
10. Bostrychug capucinus (Bostrychidae); 11. Caphnodis cariosa
(Buprestidae); 12. Meloe variegatus (Meloidae); 13. Blaps sp.
(Tenebrionidae); 14. Aromia moschata (Cerambycidae); 15. Chrysomela sp.
(Chrysomelidae); 16. Balaninus nucum (Curculionidae); 17. Rhyncbites
sp. (Curculionidae); 18. İps tyrographus Scolytidae); 19. Polyphylla
fullo (Scarabaeidae).
Familya Elateridae: Takla Böcekleri, Telkurtları
Bu familyadaki böceklerin vücutları dar ve uzundur. Baş tarafları
küt, kanat örtülerinin uç kısmı fazlaca daralmış vaziyettedir. “Bu
böceklerin antenleri 11 parçadan yapılmış desteremsi.ya da tarağımsı
anten tipindedir. Boyun kalkanlarının iki nihayet kenan arkaya bakan
sivri bir diken halini almıştır. Boyları 12-30 mm’lerdedir.
Agriotes türleri arka üstü yatarken, ön göğüsün arkaya bakan
tarafında bulunan bir diken ile orta göğsün ön kısmında bulunan dikene
uygun bir çukurcuğun yardımıyla takla atma kabiliyetine sahiptirler. Bu
özelliklerinden dolayıdır ki, bu böceklere Takla böcekleri denir. Takla
böceklerine arka üstü bulundukları sırada dokunulursa, ekseriya hareket
etmezler ve kendilerini ölmüş gibi gösterirler.
Takla böceklerinin larvalarına Telkurdu denir. Sarı ya da açık
kahverengi olan larvaların üstü kuvvetli bir şekilde kitinleşmiş
olduğundan serttir. Üç çift bacakları ve üç parçadan yapılmış kısa
antenleri vardır (Şekil 86).
Agriotes larvaları, biri enine kesitleri yuvarlak ve sonuncu karın
halkası sivri, diğeri enine kesitleri yassı ve sonuncu karın halkası
keza yassı ve nihayetinde derince bir girintisi olan iki tipe
ayrılırlar. Bunlardan birinci tiptekiler besinlerini genel olarak
bitkisel, ikinci tipte olanlar ise hayvansal maddelerden alırlar.
Bu böcekler, yumurtalarını toprak üstüne, toprak ya da ağaç çürükleri
içine koyarlar. Larvaları toprakta ya da çürümekte olan odunların
içinde yaşarlar ve ölmüş ya da yasayan bitkisel maddelerle geçinirler.
Bu meyanda tohumlar, fideler ve çeşitli bitkilerin kökleri bu
hayvanların başlıca gıdalarını oluştururlar. Bunlar özellikle l
yaşındaki genç fidanların köklerini severek yerler. Köklerin iç kısmını
yiyip kabuklarına dokunmamaları karakteristiktir.
Agriotes türlerinin generasyon süreleri çeşitlidir. Fidanlıklarda
yaşayan zararlı türlerin ekserisi 2-4 yıl arasında değişen bir
generasyona sahiptirler. Fakat generasyonu 4 senelik olanları enderdir.
Erginleri yazın tarlalarda, Fidanlık ve ormanlarda yaşarlar ve genç
sürgünleri ve bunların kabuklarını yer yer kemirmek suretiyle zarar
yaparlar. Fakat önemli olan larvaların yaptığı zarardır.
Tel kurtlan, özellikle sebze ve meyve bahçelerinde, fidanlıklarda
büyük zararlar meydana getirebilirler. Bu arada ekim ve dikim
alanlarında ve fidanlıklarda tohum ve kökleri yemek suretiyle
yaptıkları zarardan dolayı ormancılık bakımından da önem taşırlar.
HayatlarıGenel olarak zararı yapan devresi larva safhasıdır. Tel
kurtlan hayatı tür farkına göre değişir. Burada fikir verebilecek
esasları ele alırsak: Tel kurdu bir toprakaltı zararlısıdır.
Binaenaleyh bu böceğin gelişme safhası da toprak altın-da geçer. Şeker
pancarı için akla gelen zarar kısmı ise toprak altındaki kısmıdır. Kışı
pupa kokonunda veya sokulabildiği toprak derinliği veya taş altlarında
ergin olarak geçiren tel kurtlan ilkbaharda meydana çıkarlar.
Kumsal ve çiftlik gübresi çok verilen yerlerde ziyadesiyle görülen
Tel kurtları erginleri uçabilirler de nisbeten rutubetli topraklara
bırakılan yumurtaları en fazla bir ay içersinde açılır. Yumurtlama
Mayıs ayında toprağa olur. Açılan larvalar pancara her safhada hücum
ederler. Zaten pancar kök civarına ve toprağın hemen 1-2 cm.
derinliğine bırakılır bu yumurtalar. Larva kurak topraktan çıkar. Yaz-
içersinde toprak sathı kuruyunca o nisbette rutubetle teması olan
tabakalara iner. Tel kurtlarının hayatları iyice bilinmelidir.
Larvaların toprakta 2-3 sene yaşadıkları iddia olunur.
Mücadelesi1. Sonbaharda toprak derince kazılır ve meydana çıkan telkurtları yok edilir.
2. Sararmakta olan fidanlar çıkarılarak bunların köklerinde bulunan larvalar öldürülür.
3. Tuzak olarak hazırlanan komposto yığınları sönmemiş kireç ile karıştırılarak içlerindeki larvaların ölmeleri sağlanır.
4. Tuzak bitkisi olarak İlkbaharda fidan ve tohum sıraları arasına
az miktarda yeşil salatalık dikilir. Telkurtları salatalıkları
sevdiklerinden bunların köklerini yemeğe gelirler. Sararan salatalıklar
toprağıyla birlikte çıkarılır ve içindeki telkurtları öldürülür.
5. Yine tuzak vazifesini görmek üzere yeşil salatalık veya patates,
pancar, havuç parçaları veya yonca demetçikleri telkurtlarının
bulundukları yerlere konur. Bunlara gelen telkurtları toplanarak yok
edilir.
6. Tuzak olarak zehirli yonca demetleri de kullanılabilir. Bu amaç
için hazırlanan ortalama 50 gr’lık yonca demetleri şekerli su ve
arsenik tuzundan yapılmış eriyiğe veya % 10 oranındaki Şvaynfurt
yeşiline batırıldıktan sonra toprağın 5 - 6 cm kadar içine yatay olarak
gömülür. Bunları yiyen telkurtları zehirlenerek öldüklerinden ayrıca
toplanmağa gerek kalmaz.
7. Bir ağaç kazık veya özel pülverize kazıklariyle toprakta yaklaşık
5 cm derinliğinde açılan deliklere, metrekareye 50 - 150 gr hesabiyle
Karbon sülfür eşit olarak dökülür. Yalnız bu işlem esnasında toprağın
boş olması gerekir. Bu şekilde Karbon sülfür ile muamele edilen
alanlara dezenfekteden ancak üç hafta kadar sonra dikim yapılmalıdır.
Bu yöntem pahalı olduğundan yalnız değerli kültürler için uygulanır.
8. Telkurtlarının fazla bulunduğu alanlar % 1 - 2 oranında Demir sülfat’lı şerbetle sulanır.
9. Telkurtlarına karşı WP formulasyonunda Chlorpyrifos - ethyl veya
Endo-sulfan gibi insektisitler tohum ile kuru kuruya karıştırıldıktan
sonra ekim yapılır.
10. Toprak ilaçlaması ekim veya dikimden önce yapılır. Toz ilâç
kullanılacaksa, önce bir miktar toprakla karıştırılarak bulaşık alana
serpilir. Islanabilir toz ilâçlar ise dönüme 60 litre su hesabıyla
sulandırılarak toprak sathına püskürtülür. Her iki halde de kullanılan
ilâçlar toprağın 15 - 20 cm derinliğine kadar karıştırılmalıdır.
11. Fide dikimi sırasında ocaklara, can suyu şeklinde insektisit
uygulanabilir. Bu amaç için Diazinon, Chlorpyrifos-ethyl veya
Endosulfan gibi ilâçlar kullanılabilir.

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Coleoptera (Kılkanatlılar)
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |