Okunma: 104 kez
Kocaeli Üniversitesinde (KOÜ) 4 ay önce kurulan Kök Hücre ve Gen Tedavileri Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde (KÖGEM) bilim adamları, Türkiye'de ilk kez dişten kök hücre elde edip, üretti.
Süt dişi, 20 yaş dişi ile çürük bir dişin sinirinin de içinde bulunduğu pulpa adı verilen bağ dokusu, ayrıca periodontal dokusu olmak üzere 2 ayrı bölgeden izole edilerek üretilen hücreler, gelecekte çürük bir dişin tedavisinde, hatta yeni bir dişin oluşumunda kullanılabilecek.
KÖGEM'in laboratuvarlarında 2 aydır üretimi yapılan bu kök hücrelerde,
kıkırdak, kemik, sinir, karaciğer, kas hücresi yapmak üzere
farklılaştırma çalışmalarına da başlandı.
KÖGEM Müdürü Prof.
Dr. Erdal Karaöz, KÖGEM'in geçen yıl kasım ayında açıldığını,
amaçlarının, modern tıbbın tedavi edemediği sağlık problemlerini
gelecekte kök hücre, doku, organ mühendisliği teknolojilerini
kullanılarak tedavi etmek için gerekli bilgi birikimine ulaşarak,
evrensel bilime katkı sağlamak olduğunu söyledi.
7 farklı laboratuvardan oluşuyor
KÖGEM'de
insan ve hayvan hücre kültürü, hücre dondurma saklama, moleküler, Flow
sitometri, immunohistokimya, mikroskopik görüntüleme olmak üzere 7
laboratuvar bulunduğunu, daha çok Ar-Ge'ye yönelik faaliyet
gösterdiklerini ifade eden Prof. Dr. Erdal Karaöz, "Çalışmalarımıza 4
aydır devam ediyoruz. İlk 6 aydaki hedefimiz, öncelikle gerek insan,
gerek deney hayvanlarından elde edilebilecek tüm kaynaklardan kök
hücreleri elde etmek ve karakterizasyon çalışmalarını tamamlamaktı"
dedi.
Karaöz, "Bu amaçla şimdiye kadar insanın amniyon
sıvısından, kordon kanından, kemik iliğinden, yağ dokusundan, periferik
kanından kök hücreleri elde edip laboratuvarlarımızda üretmeyi
başardık. Daha sonra bu hücrelerin kök hücre mi olduklarını tespit
etmek için ileri teknikler kullanarak karakterizasyonlarını
gerçekleştirdik" diye konuştu.
"Türkiye'de dişten ilk kök hücre"
Bu
çalışmaların dışında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'yle
ortaklaşa yürütükleri projeyle Türkiye'de ilk kez dişin iki farklı
bölgesinden kök hücreleri izole ederek, ürettiklerini bildiren Prof.
Dr. Karaöz, "Elde ettiğimiz bu kök hücreleri laboratuvarımızda üretmeye
devam ediyoruz. Bu çalışmayla insanın kordon kanı, amniyon sıvısı gibi
kaynakların yanı sıra dişten de yeterli kök hücre elde edebileceğimizi
ortaya koyduk" dedi.
Karaöz, "Süt dişi dediğimiz 7 yaş dişi, 20
yaş dişi, hatta çürük bir dişten de kök hücre izolasyonunu
gerçekleştirdik. Bize getirilen 5'er süt dişi ve 20 yaş dişi
pulpasından 10 kök hücre ile çürük dişten elde ettiğimiz kök hücreleri
çoğaltmaya başladık. Çürük dişten kök hücre elde edebilmemiz gelecekte
çürük bir dişin onarılması açısından ayrı bir öneme sahip" şeklinde
konuştu.
"Deney hayvanlarında diş üretmeyi planlıyoruz"
Diş
hekimlerinin çürük tedavisi için dişi oyduğunu, sonra da çeşitli dolgu
malzemeleriyle doldurduğunu anlatan Karaöz, "Gelecekte çürük dişlerin
tedavisinde, uzaklaştırılması için oyulan bölgenin bir dolgu maddesiyle
değil, kök hücrelerden yararlanarak tamir edilmesi mümkün olabilecek. O
doku hiç oyulmamış gibi eski haline dönüşebilecek" dedi.
Karaöz,
"Bununla ilgili projelerimiz var. Bu hücreleri deney hayvanlarında
deneyeceğiz. Hayvanların dişlerinde hasar oluşturup oraya kök hücre
ekeceğiz, bu kök hücrelerin hasarlı bölgede yeni diş dokusu yapıp
yapmadığını test edeceğiz. Yaparsa ikinci aşamada da doku mühendisliği
teknolojileri kullanıp laboratuvarda üç boyutlu diş üretmeye
çalışacağız. Orta vadede, kök hücrelerden deney hayvanlarında diş
üretmeyi de planlıyoruz. Hayvanlarla ilgili çalışmalarımız yaklaşık bir
yıl içerisinde tamamlayacağız. Bununla ilgili TÜBİTAK projesi
hazırlıyoruz" şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Karaöz, çalışmanın
başarıya ulaşması halinde bu kök hücrelerinin sanlarda da
kullanılacağını, gelecekte böylece diş çürümeleri sonucu tedavi sonrası
hasarlanmış diş dokusunun biyolojik olarak hastanın kendi hücreleriyle
tamir edilebileceği kaydetti.
Değişik tedavilerde de kullanılabilecek
Çalışmayla
kök hücre elde etmede dişin de verimli bir kaynak olduğunu ortaya
koyduklarını belirten KÖGEM Müdürü Prof. Dr. Karaöz, "Kök hücre ve doku
organ mühendisliği kişiye özel tedavilerdir, insanlar gelecekte yine
kendilerinden elde edilen kök hücrelerle tedavi edilebilecek.
Dolayısıyla çekilip çöpe atılan 20 yaş dişinden ya da düşen süt
dişinden elde edilen kök hücreler gelecekte kişinin tedavisinde
kullanılabilecek" dedi.
Karaöz, "Bu hücreleri elde ettik,
çoğalttık, yaklaşık 2 aydır laboratuvarımızda üremeye devam ediyorlar
ve farklılaştırma çalışmalarına başladık. Dişten elde edilen kök
hücreleri yalnızca dişte kullanacağız diye bir kural yok. Bu
hücrelerden kıkırdak, kemik, karaciğer, pankreas, kas hücresi yapmak
üzere çalışmalarımız devam etmekte" diye konuştu.
Erdal karaöz
ayrıca, "Bu kök hücrelerden diş yapımı da dahil olmak üzere diğer
hastalıkların tedavisinde kullanılabilirliği ortaya koymak istiyoruz.
Dişten üretilen kök hücrelerden gelecekte hem laboratuvarda, hem de
canlıda diş üretilmesi olanak dahilindedir" dedi.
Sıçanın pankreasından kök hücre
KÖGEM
Müdürü Prof. Dr. Karaöz, dişten elde ettikleri kök hücrelerin dışında
insan kemik iliği, amniyon sıvısı, kordon kanı, yağ dokusundan ve
periferik kanından da kök hücre elde ettiklerini bildirdi.
Bunun
yanı sıra deney hayvanlarından kök hücreler elde ettiklerini ifade eden
Prof. Dr. Karaöz, "Sıçanın pankreasından kök hücre elde ettik. Bu
dünyada pek az laboratuvarda yapılmış. Bu kök hücrelerden insülin
salgılayan hücreler elde ettik. Sıçanın pankreas ve kemik iliğinden
elde edilen kök hücrelerden sinir hücreleri ürettik" dedi.
Karaöz,
"Şimdi diğer kaynaklardan, amniyon sıvısından, kemik iliğinden, kordon
kanından, periferik kandan ve diş pulpasından elde ettiğimiz kök
hücrelerden kıkırdak, kemik, kas, damar, sinir, pankreas ve karaciğer
hücresi elde etme çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu.
"Amniyon
sıvısında önemli bir kök hücre kaynağı olduğunu gözledik. Kendi
laboratuvarımızda geliştirdiğimiz, dünyada kullanılan metotlardan çok
farklı metotla amniyon sıvısından kök hücre elde ettik" diyen Karaöz,
"Günümüzde modern tıbbın tedavi edemediği kalp, karaciğer, böbrek gibi
organ yetmezlikleri, omurilik hasarları, diyabet, MS, ALS,
muskülerdistrofi perkinson, alzheimer gibi nerodejeneratif
hastalıkların tedavisi için kök hücre doku organ mühendisliği
teknolojileri giderek artan şekilde umut vermektedir" şeklinde konuştu.
FİNANSMAN PROBLEMİ
Projelerin
ciddi finansman gerektirdiğini ifade eden Prof. Dr. Karaöz,
"Merkezimizin günlük masrafı ortalama 2 bin YTL, bunun için desteğe
ihtiyaç duyuyoruz. Çalışmalarımızı başta KOÜ Araştırma Fonu ve TÜBİTAK
gibi kurumlardan sunduğumuz ve kabul gören projeler karşılığı aldığımız
maddi desteklerle yürütüyoruz" dedi.
"Bazı sivil toplum
kuruluşları da destekler sağladılar. Ancak daha fazla hastalık grubunu
ilgilendiren projelerimizi sürdürebilmek için maddi desteğe ihtiyaç
duyuyoruz" diyen Karaöz, "Başta ABD olmak üzere Avrupa ülkelerinde
olduğu gibi bu tür Ar-Ge çalışmalarına devlet desteğinin yanında
çeşitli hastalıklardan muzdarip ya da yakınları bulunan, toplumda etkin
iş adamı, sanatçı, siyasetçi gibi insanların kurduğu vakıf dernek gibi
kuruluşlar önemli destekler vermektedir" diye konuştu.
Karaöz,
"Örneğin ABD'deki Juvenil Diyabet Araştırma Vakfı, her yıl diyabetin
radikal tedavisi için araştırma yapan gruplara yaklaşık 600 milyon
dolar kaynak aktarmaktadır. Ne yazık ki ülkemizde bu tür bir kültür
henüz yaygınlaşmadı. Umuyorum ki bizde de benzer uygulamalar başlar"
dedi.
Kök hücre doku organ mühendisliğinin oldukça ciddi
altyapı gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Karaöz, Türkiye'nin
ekonomik koşullarında KÖGEM'in bu alanda araştırma yapmak isteyen tüm
bilim insanlarına açık olduğunu ve bir fondan destek alan projelerini
bu merkezde gerçekleştirebileceklerini belirtti.

Etiketler:
Haberler
Bilimsel Haberler
Diş çürümesine kök hücreli çözüm
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |