Okunma: 179 kez
Işınları fizik hususiyetlerine göre bir tasnife tâbi tuttuğumuz zaman onları iki guruba ayırabiliriz:
1- Absorbe oldukları ortamda “dolaylı” veya “dolaysız” olarak iyonizasyona sebep olan ışınlar (İyonizan ışınlar)
2- İyonizasyona sebep olmayan ışınlar.
Yazımızın konusunu iyonizan ışınlar teşkil etmektedir.
İyonizan ışınlar deyince aklımıza Röntgen ışınları; Alfa, Beta ve Gamma ışınları; Proton, sikloproton ve proton-sinkrotonlar ve nötronlar, vb., gelmektedir.
Bugün hekimlik sahasında tabiî radyoaktif elemanlardan başka, sunî
radyoaktif elemanlar (radyoizotoplar) da kullanılmaktadır.
Radyoizotopların tıp ilmi dışındaki alanlarda da sık olarak
kullanılışı, bol miktarda elde edilebilmeleri birçok insanları ve diğer
canlıları İyonizan ışınlarla karşı karşıya getirmektedir.
İyonizan ışınların tıp alanında kullanılması ile hastalıkların
teşhislerinde yeni imkânlar ortaya konmuştur. Değişik kimyevî
maddelerle birleştirilen bu ışınlar (radyoizotoplar) farklı dokulara
gitmekte ve orada oturarak radi oaktivite neşretmekte ve özel cihazlar
yardımı ile bunlar tesbit edilerek dokuların özellikleri ve hasta olup
olmadıkları anlaşılmaktadır.
İyonizan ışınların ilme katkıları yanında -ehil olmayan ellerde
kullanılması ise insanlar ve diğer canlılar üzerinde dönüşü olmayan
tehlikeleri de taşımaktadır. Bir taraftan röntgen ışınlan, tabiî ve
sunî radyo-aktif elemanlardan çıkan ışınlar, diğer taraftan da atom
bombasının keşfi ve bunun evvela 16 Temmuz 1945′te New Mexico’da deneme
maksadıyla; 6 Ağustos 1945′te Hiroşima’da ve 9 Ağustos 1945 te
Nagazaki’de harp sırasında patlatılmaları ve bundan sonra da çeşitli
gizli ve açık denemelerin yapıla gelmekte olması bunların çeşitli
zararlı tesirlerini de beraberinde getirmektedir.
İyonizan ışınların canlılar (tek hücreliler, bitkiler, hayvanlar ve
insanlar) üzerine zararlı tesirleri; bilhassa deney hayvanları üzerine
kötü tesirlerine ait pek çok araştırma yapılmıştır.
İyonizan ışınlara maruz kalan insanları 4 grupta toplayabiliriz;
a) Radyoterapi (röntgen tedavisi) gayesi ile iyonizan ışınlara maruz kalan hastalarda husule gelen değişiklikler.
b)-Teşhis ve tedavi amacıyla bu ışınları kullanan hekim, hemşire ve diğer tıp personelinde husule gelen değişiklikler.
c) Atom merkezleri, laboratuarlar ve endüstri kollarında çalışanların maruz kaldıkları değişiklikler
ç) Harplerde patlatılan bombalardan çıkan iyonizan ışınlara maruz kalanlar.
Devamlı olarak İyonizan ışınlara maruz kalan canlıda absorbe edilen
enerji ile doğru orantılı” olarak artan ve ölümle neticelenen
değişmeler görülür.
Işınlama sırasında:
1- Bir anda fazla miktarda iyonizan enerjinin absorbsıyonu
hücrelerin muhtelif kısımlarım harab ederek onların derhal Ölümüne
sebep olur.
2- Hücrenin santrozom denilen kısmındaki bir harabiyetin görülmesi halinde hücre bölünmesi olamaz ve hücre çoğalamaz.
3- Hücrenin hareket merkezi harab-olursa hareketi durur.
4- Hücre çekirdek ağı harab olursa kromozomların bölünmesi olmaz.
5- Sitoplâzmanın bir yerinin zedelenmesi durumunda hücre gelişmesi durur.
İyonizan ışınların en çok etkilediği sistemlerden biri kan
sistemidir. Bu sistemde ortaya çıkardığı hasara ait yerli ve yabancı
kaynaklarda pek çok yayınlar vardır. Kan kanserinin bu ışınlarla temasa
gelenlerde fazla olduğu bilinmektedir. 1945 senesinde Japonya’da
patlatılan atom bombalarından sonra sağ kalanlarda yapılan
çalışmalarda, bombanın patladığı sahanın 4-5 kilometre çevresinde sağ
kalanlarda sonradan kanser vakalarına çokça rastlanmıştır. Bombanın
patlamasından 9 yıl sonra bile o bölgede kanser vakaları diğer
bölgelere göre fazla bulunmuştur.
Netice olarak şunu söyleyebiliriz: İyonizan ışınların canlılar
üzerine zararlı tesirleri vardır. İlme yardımı olması bakımından ise
büyük faydalar sağlamaktadır. Öyle ise bunu kullanan kişinin karakteri
önemlidir. İnsanlığın yararına kullanırsa nükleer santraliar ve atom
denizaltıları yapılabilir. Zalimin elindeki bir silah ise ancak
insanlığa fenalık getirir.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
İyonizan Işınlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |