Okunma: 826 kez
Güneş enerjisi, Güneş’ ten gelen ve ısı üretebilen, kimyasal tepkimelere yol açabi-len ya da doğrudan elektriğe dönüştürülebilen ışınım. Güneş son derece büyük bir e-nerji kaynağıdır ve Güneş ışınımıda Yer’ in aldığı en zengin enerji kaynağıdır, ama bu ışınım yoğunluğu (şiddeti) Yer yüzeyinde oldukça düşüktür. Bunun bir nedeni Yer’ i çevreleyen atmosferin ve bulutların, gelen Güneş ışığının yaklaşık % 54’ ünü soğur-ması ya da saçılıma uğratmasıdır.
Buna karşın 20. yüzyılda Güneş enerjisi, kömür ve petrol gibi fosil
yakıtların ta tersine son derece temiz ve tükenmez bir enerji kaynağı
o-larak daha fazla ilgi çekmeye başlamıştır.
Yeryüzüne ulaşan Güneş enerjisinin yaklaşık % 50’ si görünür ışık, %
45’ i kızılö-tesi ışınım ve geri kalan az bir bölümü de morötesi
ışınımdan oluşur. Bu ışınım ısıl (termal) enerji ya da elektrik
enerjisine dönüştürülebilir. Güneş enerjisini toplama ve ı-sıl enerjiye
dönüştürmek için, düz kolektörler kullanılır. Yer yüzeyinde Güneş
ışınımı-nın yoğunluğunun zayıf olması nedeniyle, her kolektör tipinin
de yüzey alanının geniş olması gerekir.Dünyanın en çok Güneş ışığı
alan, en sıcak bölgelerinde bile, bir kişinin bir günlük enerji
gereksinimini karşılayabilmesi için kolektör yüzey alanın yaklaşık 40
m2 olması gerekir.
En yaygın kullanılan düz kolektörler, bir ya da iki kat camla
kaplanmış, karartılmış bir metal levhadan oluşur. üzerine Güneş ışığı
düştüğünde cam ısınır. Bu ısı daha son-ra,taşıyıcı akışkan denen ve
levhanın arka kısmında akıtılan bir hava ya da su ortama aktarılır.
Böylece ısı ya doğrudan kullanılabilir ya da başka bir ortama
aktarılarak de-polanabilir. Bu tip paneller genellikle su ve ev
ısıtmada kullanılır. Isının geceleri ya da bulutlu günlerde kullanılmak
üzere depolanması için, güneşli günlerde ısıtılan suyun doldurulduğu
yalıtılmış kazanlardan yararlanılır. Bu su, havanın kapalı olduğu
günler-den doğrudan kullanılabileceği gibi, tavan ya da zemine döşenen
borulardan akıtılarak mekan ısıtmasında da kullanılabilir. Düz
kolektörler,taşıyıcı akışkanları 66 oC – 93 oC’ ye kadar ısıtılabilir.
Bu tip kolektörlerin verimi (yani aldığı güneş enerjisini ısı
enerji-sine dönüştürme oranı), tasarımına bağlı olarak % 20 ile % 80
oranında değişir.
Daha yüksek sıcaklıklar istendiğinde odaklamalı kolektör kullanılır. Bu
aygıtlar, geniş bir alan üzerinde toplandıkları güneş ışığını
yansıtarak küçük bir karartılmış alıcı üzerine odaklar, böylece ışığın
yoğunluğunu iyice arttırmış olur. Güneş fırını denen bu tip
donanımlarda, dikkatle dizilmiş aynalar bulunur ve bu aynaların
sayesinde Güneş ı-şığını odaklandığı hedefin sıcaklığı 2.000 oC’nin
üzerine kadar çıkarılabilir. Bu ısı da-ha sonra çeşitli maddelerin
yüksek sıcaklıklardaki özelliklerinin incelenmesinde ya da enerji
tesislerindeki türbo elektrikli üreteçler içim buhar üreten buhar
kazanlarının ça-lıştırılmasında kullanılabilir. Güneş fırınları, yüksek
sıcaklık araştırmalarında önemli bir aygıt durumuna gelmiştir. Buhar
üretmek içinde, hareketli aynalar öylesine ayarla-nabilir ki, içinde su
akıtılan ve ısıtılan karartılmış boruların üzerine sürekli Güneş ışığı
odaklanır.
Güneş ışınımı fotovoltaik piller aracılığıyla doğrudan elektriğe
dönüştürülebilir. Güneş pili ya da fotopil denen bu aygıtlarda, bir
metal ile silisyum gibi bir yarı iletke-nin ya da iki ayrı
yarıiletkenin birleşme noktasına ışık düşürüldüğünde, bu noktada za-yıf
bir elektrik gerilimi oluşur. Tek bir fotopilin üretebileceği elektrik
gerilimi, bir vol-tun kesri düzeyindedir. Ama bu tip bir çok fotopil
bir araya getirilerek, bir kilowattan fazla enerji elde edilebilir. Bu
yolla hazırlanan modern güneş pillerinin enerji verimi % 7-11
dolayındadır; yani ışınım enerjisinin ancak bu kadarlık bir bölümünü
elektrik e-nerjisine dönüştürebilir. Güneş ışınımı yoğunluğunun düşük
olması da dikkate alındı-ğında, fotopillerden bugün ancak hesap
makinesi ve saat gibi zayıf akımlar gerektiren aygıtlarda pratik olarak
yararlanılabilmektedir. Meteoroloji ve haberleşme uydularında
kullanılan güneş pilleri çok daha büyük donanımlardır.
Güneş enerjisinden, daha küçük ölçekli başlıca uygulamalarda da
yararlanılmakta-dır. Örneğin bazı ülkelerde, yemek pişirmekte
kullanılan özel tasarlanmış güneş ocak-ları vardır. Ayrıca, deniz
suyunun buharlaştırılması yoluyla tuz üretiminde de Güneş e-nerjisinden
yararlanılabilmektedir.
Bir gün boyu Yer’ in Güneş’ ten aldığı ışınım enerjisinin miktarı,dünya
elektrik ü-retim kapasitesinin 200 bin katıdır. Bu, devasa bir enerji
potansiyeli demektir. Güneş enerjisinden herkes serbestçe
yararlanabilir, ama bunun uygulamaya konulabilmesi için, kurulması
gereken toplama, dönüştürme ve depolama aygıtlarının maliyeti, pratik
kullanım açısından henüz çok yüksektir.
GÜNEŞ PİLLERİ
Fotovoltaik etkiyi kullanarak, Güneşin ya da başka bir ışık
kaynağının ışıma enerji-sinin bir bölümünü doğrudan elektriğe
dönüştüren düzenek. Güneş pillerinden yararla-nan elektrik
üreteçlerine, fotovoltaik üreteçler adı verilir. Güneş enerjisini önce
ısıya, sonra elektriğe çeviren günısıl üreteçlere oranla, fotovoltaik
üreteçler çok daha basittir; bunlar hiçbir devingen parça taşımaz,
hiçbir akışkan kullanmaz ve düşük sıcaklıkta ça-lışabilir. Ayrıca,
doğrudan güneş ışımasını (Güneşten gelen ışınlar) olduğu kadar yayı-nık
güneş ışımasını da (atmosferden ve bulutlardan yansıyan) elektriğe
çevirebilir; bu-na karşılık günısıl üreteçler (elektrik üretemi için
çok az kullanılan, düzlem toplayıcılı üreteçler dışında) ancak doğrudan
ışımayı kullanabilir.
Güneş Pillerinin Yapısı :
Bir güneş pili, iki temel bölümden oluşur. Birinci bölüm gelen ışımanın
hemen tü-münü soğutacak ölçüde kalın, yarı iletken bir malzemeden
yapılmış bir katmandır. Fo-tovoltaik etki, bu katmanda doğar: gelen
ışınımın yeterli enerji (yarı iletkenin “yasak bant” genişliğinden
büyük) taşıyan fotonları soğurularak bir elektron-delik çifti
oluşu-muna yol açar. Ne var ki elektron-delik çifti çok güçlü bir
birleşme ve elektrik akımı vermeden ısı açığa çıkarma eğilimi gösterir.
İşte bu aşama, güneş pilinin ikinci temel bölümü olan yarı iletken
eklem devreye girer. Soğurucu malzeme “N katkılı” yarı ilet-kense yani
artık negatif elektron sağlanan “katkılayıcı” bir madde eklenmişse,
bunu üstüne “P katkılı” (ters davranış) ince bir yarı iletken katman
yerleştirerek, bir “P-N” eklemi oluşturulur. Böyle bir eklemde bir
elektrik alanı ortaya çıkar ve “elektro-delik” çiftlerin, ayırarak bir
elektrik akımı doğurur. Bu evrede fotopilin iki yanındaki kontak-lar
kapalı bir devreye bağlanarak, oluşan akım toplanır.
Soğurucu madde “P katkılı” olduğunda, doğal olarak “N katkılı” bir yarı
iletkenle birleştirilerek eklem oluşturulur. Aynı yarı iletken, eklemin
her iki yanında kullanıl-mışsa bir “eşeklem” elde edilir. Tersi
durumda, “ayrık eklem” ortaya çıkar. Bir P-N ekleminin kullanımı,
gerçekte “elektron-delik” çiftlerini ayırmak için tek yöntem de-ğildir.
Örneğin bir Schottky diyotundan da yararlanılabilir, yani bir yarı
iletken/metal eklemine başvurulabilir. Ancak, P-N eklemi, en çok
kullanılan yöntemdir.
Ayırt Edici Başlıca Parametreler :
Bir güneş pili, standart aydınlatma koşullarında (güneş ışınlarıyla
normal ışınlan-ma, 1000 W/m2’ lik enerji, 25 oC’ lik çalışma sıcaklığı)
ölçülen üç temel parametre uyarınca çalışır:
Ikd kısa devre akımı, güneş pilinin uçları birbirine bağlandığında ürettiği akımın ye-ğinliğidir;
Uad açık devre gerilimi, güneş pilinin uçları arasında, bir kapalı devreye bağlı değil-ken ölçülen potansiyel farkıdır;
R verimi I akımı ile V gerilimi ikisinin en uygun değeri için güneş
pilinin verdiği maksimum Pmax gücü ile aldığı Po gücü arasındaki
orandır.
R veriminin değerini iki temel etken sınırlar. Birinci etken, belli bir
güneş pilinin ı-şımasının tümünü çevirmeye elverişli olmayışıdır:
yalnızca, yarı iletkenin “yasak bant” ına eşit bir enerji taşıyan
fotonlardan, en iyi biçimde yararlanılır; düşük enerjili foton-lar
soğurulmaz ve yasak banttan yüksek enerjisi olanların artık enerjisi
ısı biçiminde yiter. İkinci etken ise, elektronların ve deliklerin
birleşerek yok olmasını tam anlamıy-la önlemenin olanaksızlığıdır.
Başlıca Güneş Pili Gereçleri :
1-Tek kristalli silisyum : Yüksek arılıkta
bir silisyumdur; çapı 15 cm’ ye ulaşan, onlar-ca kilogramlık külçeler,
“Czochralski çekmesi” ve “yüzer bölge” yöntemi denen, iki kristal
oluşum yöntemiyle elde edilir. Bu külçeler, çok güç bir biçme
işlemiyle, ince rondelalar halinde (75-100 mm’ lik çap, birkaç yüz
mikrometrelik kalınlık) kesilir. Bu rondelalar, güneş pilinin gövdesini
oluşturmada kullanılır. Bu amaçla bir çok tamam-layıcı işlem uygulanır:
yüzeysel katkılamayla bir eşeklem gerçekleştirme; metal kon-takları
çökeltme; koruyucu kılıfla zırhlama. Silisyum bu alanda en çok
kullanılan ge-reçtir. Tek kristalli silisyumdan yapılmış güneş pilleri
çok iyi bir verim sağlar; labora-tuarda % 18 ve üretimde yaklaşık %
12-13.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Güneş Enerjisi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |