Okunma: 793 kez
Erzurum Kongresi Mart 1919 tarihinde merkezi İstanbul’da bulunan Vilayât-ı Şarkîye Müdafaa-i Hukuk-u Milliye/Doğu İllerinin Haklarını Koruma adı ile kurulmuş Cemiyetin Erzurum Şubesi, Amerikan mandasi’nin kabul edilmesi ön fikri ile bir Erzurum il toplantısı planlamıştı.
Bu cemiyet, kendi adına olan etkinlikleri düzenlemek için Heyet-i Faale/Faal-Aktif Heyet adında Halide Edip’inde savundugu Manda fikrinin heveslisi bir üst kurul oluşturmuştu.
( www.genbilim.com )
Bu kurulun, Trabzon’daki kendi cemiyetleri ile aynı amaçlar için
çalışan bir başka teşkilatla temasa geçmesi sonucu Doğu illerini
kapsayan bir toplantı kararlaştırılmıştı.
Aynı dönemde Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Amasya tamimi sonrasi il
toplantisindan bolge kongresine cevirilen toplanti oncesinde, delegeler
ile on temaslar sonrasi, Manda fikrine karsi cikilmasi gorus
hakimiyetiyle Osmanli ordusundan istifa etmisti. Kendisine fahri
hemsehrilik veren ve daha sonrada nufus kaydi alarak Millet Meclisinde
ilk milletvekili olarak temsil edecegi Erzurum’da, Mustafa Kemal’e
Kazim Karabekir Pasa bir suvari alayi ile gelerek bir milli kurtulus
harbi icin katilma istegini belirtmis, sehri ve kendisini koruma altina
almistir.
Bu çalışmaların paralelinde Erzurum Kongresi bir okul salonunda Bitlis,
Erzurum, Sivas, Trabzon ve Van vilayetlerinden gelen 56 delege ile
toplanmıştır. Gelmesi gereken diğer il temsilcileri çeşitli
engellemeler yüzünden kongreye katılamamışlardır. Mustafa Kemal
kongreye 48 oyla başkan seçilmiş ve kongre, çalışmalarını 7 Ağustos
tarihine kadar sürdürmüştür .
Bu süre zarfında, Erzurum’da, özellikle Trabzon’dan gelen
temsilcilerin, biraz İngiliz sempatizanlığından, biraz Prens Sabahattin
liberalizminden ve biraz da liman ticaretinin ortaya çıkardığı
burjuvazi anlayışından kaynaklanan alternatif program taslağı ile,
Amasya’da ortaya çıkmış olan askeri bürokratik merkezileştirici
formüller çatışmıştır. Bu çatışmayı Amasya grubu kazanmakla birlikte,
Trabzon ve diğer illerin baskısı ile, Mustafa Kemal ve Rauf Bey’in,
yerel mülkî amirlerin, yetki bölgelerinde faaliyette bulunan
örgütlerin/Kuva-yı Milliye örgütlerinin doğal başkanları sayılmaları
önerisi kabul görmemiştir.
Bu olay aslında biraz ileride de değineceğimiz üzere Milli
Mücadele’de tabanın etkisini göstermesi bakımından önemlidir . Üstelik
askeri ve bürokratik ağırlıklı Amasya önderlik grubu ve önder/Mustafa
Kemal, Erzurum’da ilk defa olarak sivil tabanla buluşmuştur. Bunun
sonucunda hem Amasya grubu sivil meşruluk kazanmıştır, sivilleşmeye
başlamıştır hem de kongreye tek ve merkezi yönetim fikrini aşılamıştır .
Erzurum Kongresi’nde Alınan Kararlar
Erzurum Kongresi’nde alınan başlıca kararlar.Erzurum’da, ileri ki
yılların uygulamalarında da daima göz önünde tutulacak olan bu
kararları alan kongre, başkanlığını Mustafa Kemal’in yapacağı ve kongre
adına hareket edecek, kongrenin icracı kurulu olarak görebileceğimiz
dokuz kişilik Temsil Heyeti’ni seçtikten sonra dağılmıştır.
Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu’nun kaderini görüşmek üzere toplanmış
olsa da memleketin bütününü ilgilendiren meseleler hakkında karar
almıştır . Bu kongre, ulusallık eğilimlerini açıkça taşımış olmasına
karşın özellikle temsili niteliği açısından bölgeseldir, sadece Doğu ve
Kuzeydoğu illerini kapsamaktadır. Ayrıca bu kongre Mustafa Kemal’in ve
onun önderliğinin etkisi altında cereyan edecek ve bunun izlerini
taşıyacak olmakla beraber, yerel girişimlerin ürünü olarak ortaya
çıkmıştır .
Fakat her şeye rağmen bu kongre ile Milli Mücadelenin kayıtsız
şartsız istiklale ve kayıtsız şartsız milli hakimiyete dayalı programı
netlik kazanmıştır. Kongrede vatan sınırları belirtilerek, vatanın bir
bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan edilmekle, emperyalistlere de
Anadolu’nun, öz yurdun işgal edilemeyeceği anlatılmak istenmiştir.
Anadolu’ya da, yöresel direniş örgütlerinin bir çatı altında
birleştirilebileceğini, vatanseverlerin tek amaç çevresinde
toplanabileceğini göstermiştir.
Bu yönüyle ilerleyen süreç içinde Sivas Kongresi’nin toplanmasını da
kolaylaştırmıştır. Son olarak, Temsil Heyeti’nin, gerektiğinde bir
hükümet olarak vazife göreceği açıklanmakla Milli Devletin yürütme
organı olma çabası, Amasya’dan sonra daha belirgin bir şekilde ortaya
çıkmakta idi.
Erzurum Kongresi’ne, doğal olarak İstanbul Hükümeti ve İşgal
Kuvvetleri tepki göstermişler ve, Mustafa Kemal ile Rauf Bey’in
tutuklanarak İstanbul’a gönderilmelerini istemişlerdi. Oysa bu iş artık
o kadar kolay değildi. Artık Anadolu’da devletleşme eğilimleri başlamış
ve doğu illeri adına bir Temsil Heyeti oluşturulmuştu .
Erzurum Kongresi yetkilerini Temsil Heyeti’ne devrettikten sonra
dağılmış ve Mustafa Kemal de Heyet-i Temsiliye Reisi sıfatıyla Doğu
İlleri’nde Cemiyetin teşkilatını yaymak, kökleştirmek için çalışmalara
başlamıştı. Bununla birlikte Amasya Genelgesi’ne uygun olarak Milli
Kongre’nin hazırlıklarını yapmak üzere 2 Eylül 1919’da Sivas’a
gelmiştir .
Sivas Kongresi’nin hazırlık çalışmaları yapılırken gerek kamuoyu
gerekse temsilciler bazı fikirler çerçevesinde çatışmalar ya da
çelişkiler yaşamakta idi. Sivas Kongresi’nin hemen öncesinde ya da
kongre sıralarında etrafında toplanılan ya da savunulan görüşleri şu
şekilde toparlayabiliriz:
Bazıları tümden, Damat Ferit’in görüşlerini paylaşıyorlar; bu
Kongre’nin İngilizler başta olmak üzere İtilaf/Anlaşma Devletlerini
Osmanlılar’a karşı iyice olumsuz bir tavır içine sokacağını ileri
sürüyorlardı. Bazı vatanseverler ise böyle bir girişimin hiçbir yararı
olmayacağını düşünüyorlardı; veya bu kongreye katılmaktan
çekiniyorlardı. Bazı kesimlerde, 1919 yılı içinde Anadolu’nun diğer
bölgelerinde toplanmış olan yerel ya da bölgesel kongreler tipinde bir
değerlendirme ile Sivas Kongresi’ni de yerel bir girişim olarak
görüyorlardı.
Bunların dışında, Kongre’ye taraftar olanlar, hatta katılmak
isteyenlerin seçimi veya seçildikten sonra Sivas’a gönderilmeleri
İstanbul tarafından her çeşit taktik kullanılarak engellenmeye
çalışılıyordu ki doğal olarak bu da Kongre’ye yönelik düşünceleri
etkiliyordu.Bütün bu güçlüklere rağmen Sivas Kongresi ancak 4 Eylülde
açılabildi. Bununla beraber az önce üzerinde durduğumuz görüşler
çerçevesinde katılım beklenen kadar olmadı ve üstüne üstlük bu
fikirlerden bazıları Manda Sistemi ile beraber Kongre’de ön plana
çıkmış ve şiddetli tartışmalara yol açmıştır

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Erzurum Kongresi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |