Okunma: 3712 kez
Tarih öncesi dönemlerden başlayarak başlayan göçler aralıklar devam etmiştir. Bu göçlerin hemen hepsinin siyasi ve askeri sebepleri vardır. Göç, bir milletin, bir kavmin yurtlarını terk ederek bilinmeyen bölgelere yok olma pahasına da olsa göç etmesidir. Tarih öncesi yapılan göçlerin sebeplerini o dönemin aydınlatabilecek yazılı kaynaklar bulunmadığından tam olarak açıklayabilme imkanı her zaman bulunamamaktadır.
( www.genbilim.com )
Yazının bulunmasından sonraki dönem göçlerin birbirlerine daha sağlıklı bilgiler edinebilmekteyiz.
Kavimler göçünü başlatan Batı Hunlar’ının kimlikleri hakkında 200
yıldan beri türlü tahminler yürütülen ve çeşitli bilginler tarafından
Türk-Fin, Fin-Ugor, Uygur-Moğol , Türk-Moğol karışımı, Türk-Moğol-Mancu
karışımı oldukları konusunda yabancı bilim adamları görüş ileri
sürmüşlerdir. Kaynaklar ve yorumlar çok çeşitlidir.
Bazı kaynaklar Batı Hun İmparatorluğu ile Avrupa Hun İmparatorluğunu
ayırmakta ve bunları iki ayrı devlet olarak kabul etmekte, bazıları ise
batı ve Avrupa Hun İmparatorluklarını birbirlerinin devamı sayarak tek
devlet kabul etmektedir. Batı Hunlar’ının geldikleri yer konusunda da
değişik görüşler ileri sürülmesine karşın son yapılan araştırmalar bu
Hunlar’ın, Büyük Hun İmparatorluğu’nun dağılmasından sonra Orta
Asya’dan göç eden kav,imler olduğunu kesinleştirmiştir. Batı
Hunlar’ının Aya kökenli ve Büyük Hun Devleti’ni kuran kavimlerin
torunları oldukları artık kesin bir gözle bakılmaktadır. Bu konuda
tarihsel, kültürel ve toplumsal bilgilerle kanıtlanmıştır.
Avrupa Hunlar’ının dili Türkçeydi. Hükümdar sülalesinin adlarına
baktığımızda bunu görmekteyiz. Muncuk, Atilla, İlek, Dengizik, Aybars,
Arıkan, Oktar vb.
Daha önce Hun tarihinde de gördüğümüz gibi ilk çağda büyük bir
imparatorluk kuran Hunlar m.ö. 48 yılında Güneydoğu ve kuzeybatı Hun
Devletleri diye 2’ye ayrılmıştır. Güney Doğu Hun Devleti Çin baskısı
altına girdi ve eski Hun anayurdu bütün özelliklerini giderek yitirdi.
Çin kaynaklarını bu toplulukların Slen-pilerin eline geçtiğini
belirtir. Asıl Hun tarihi M.Ö. II. yy’ın birinci yarısında Avrupa
topraklarına gelişecektir.
Hunlar batı steplerine göç etmeden önce burada buralarda İskitler
yaşıyordu. Daha sonraları İran’dan gelen Sarmallar İskit
İmparatorluğunun yıkılmasından önemli rol oynadılar. İran kökenli
kavimler batı steplerine yayıldılar. Büyük Hun İmparatorluğu
dağıldıktan sonra Orta Asya’da kurulması denenen bazı Rum Devletleri
uzun ömürlü olmadı ve Hunlar yavaş yavaş Batı’ya doğru göç etmeye
başladılar. Öncelikle Aral Gölü civarında görülen Hunlar, sonraları Don
ve Volga ırmaklarını görüldüler.
Bu tarihlerde Karadeniz’in bazı kısımları Gotların işgali altında
bulunuyordu. Don-Dinyeper Irmakları arasında Ostrogotlar, onların
batısında da Vizigotlar yerleşmişti. Vandallar da Batı’da oturuyordu.
Germen kavimleri İran Boyları karışık biçimlerde yaşıyorlardı. Hunlar,
önce Doğu Gotları olan Ostrogot Devleti’ni yıktı, sonra da Batı Gotları
olan Vizigotlar tarih sahnesinden silindiler. Gotlar, bu yenildiler
üzerine kalabalık gruplar halinde Batı Avrupa’ya kaçtılar. Bu dönemde
birçok kavim Hunlar’ın zorlamasıyla Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa’ya
doğru göç etti. Hunların Roma İmparatorluğu’nun Kuzey kesimlerini de
alt üst ederek İspanya’ya kadar büyük bir kavimler göçüne neden
oldular. Yendikleri kavimlerden aldıkları esirler ile ordularını
genişleterek Avrupa’nın içlerine doğru saldırılarını yaygınlaştırdılar.
Yoğun Hun saldırıları ile karşılaşan Avrupa’nın dengesi alt-üst
oldu. Tüm Avrupa Hunlar’a barbar gözüyle bakar oldu. Roma
İmparatorluğundan herhangi bir direniş görmeyen Hunlar Macaristan’a
kadar büyük sefer düzenlediler. Bu bölgelerde yaşayan kavimler Roma
İmparatorluğu sınırları içine giriyorlar, Romalıların askeri gücüne
sığınıyorlardı. Göründüğü gibi Kavimler Göçü: Ural Irmağı ile Volga
arasında bulunan Batı Hunları’nın Avrupa içlerine ilerleyerek önlerine
çıkan toplulukların bir kısmını yönetimleri aylına alması, bir kısmını
da Avrupa’nın batısına ve güneyine doğru yer değiştirmek zorunda
bırakmasıyla başladı. Avrupa’da “Barbar Krallıkları” denen küçük
devletlerin doğmasıyla sonuçlandı.
Avrupa’da Kurulan Krallıklar
İspanya’da İspanya (Vizigotlar):
418-700 yılları arasında İspanya’da kurulan en önemli krallıklardan
biridir. Yaklaşık 100 yıl yaşamışlardır. İlk devlet şeklini de Batı
İspanya olarak görüyoruz. Armanizm’in etkisinde kalarak Hristiyanlığı
kabul etmişler. İspanya’nın Hristiyanlaşmasında etkili oldular. Hun
Türkleri Avrupa’ya ilerlerken bu kavimlerle mücadeleler yaptılar.
Balkanlarda tutunamayacağını anlayan vizigotlar, Sicilya (İspanya’ya)
göç ettiler. Justiniyanus döneminde Roma güçlenmeye başlayınca etkisiz
hale geldiler. Aydınlanma çağının başlaması ve İspanya’da İslam
ordularının görülüp 711’de Endülüsler’in kurulmasıyla son buldu.
Kuzey Afrika (Vandallar) 533-548 :
V. yy’da Kuzey Afrika’da devlet kuran Vandallar Hristiyan olup
Ariyani mezhebini benimsemişlerdir. Bu nedenle, Ariyani olmayan yerli
halka baskı yapmışlar ve zulm etmişlerdir. Bu arada yerli halk olan
Berberiler arasında çıkan isyanlarda devletin gücünü azaltmıştır.
Başkenti Burgoplar’dır. Jüstinyen’in izlediği dış politika neticesinde
tekrar bunları Bizans’a bağlamıştır.
İtalya (Ostrogotlar)
Teodarik tarafından İtalya alınmış, ölümünden sonra taht
mücadeleleri olmuş, tahta geçen Teodora’nın kızı Bizans’la iyi
ilişkiler kurmuş, Bizans kültürünü de benimsemiş, bu durum Jüstinye’nin
politikalarını kolaylaştırmış, devletin merkezi Koverraya’dır. 555
yılında tamamen yıkılmıştır.
Areman Krallığı (Aslasloren)
Hristiyanlığı benimsemişlerdir. Anglosaksonlar Galya topraklarında
871-1066’da kurulmuşlar. Küçük 7 krallıklardan oluşmakta, yabancılarla
mücadelelerde ittifak içinde olmuşlardır. Anglosakson Hristiyanlığın
merkezi haline gelmiştir.
Langobadlar (568-774)
Macaristan Ovası’na kurulmuşlardır. Hunlarla ve Doğu Gotlarıyla
773-774 yılında Avrupa’da kurulan son ve en büyük krallık olan Frank
Krallığı tarafından yıkılmışlardır. 486 ve 843 yılları arasında
hakimiyet kurmuşlar, Batı Avrupa sahasında 496’da Hristiyan olmuşlar,
Batı Avrupa’da Hristiyanlık Resmi din olarak başlamıştır.
Franklar (773)
3 bölgeye ayrılmışlar:
1. Avusturya Bölgesi (Viyana)
2. Nestruya Bölgesi
3. Burgan (Onlins Bölgesi)
Yaklaşık 400 yıl Avrupa’da güçlenmişlerdir. 3 bölgeye toplanması, 3
bölgeye bölünmesi demektir. Bu bölgeleri kardeşler yönetmiş ve
birbirinden bağımsız hareket etmişlerdir. Avusturya’da kurulan Franklar
Karolenj olarak değişmiştir. Bizans’la karşılıklı ilişkiler başlamış,
Avrupa’nın tek hakimi durumuna gelmişlerdir. Avarlar’ın hakimi zor
durumda bırakmış, Franklar daha sonra Katolik kilisesine yaklaştı ve
Katolik dünyasının liderliğini benimsemiştir.
Bütün bu devletler Roma’dan miras kalan yönetim yapısıyla ve
misyonerler aracılığıyla Germen ülkelerini Hristiyanlaştıran Katolik
kilisesinin desteğiyle durumlarını sağlamlaştırmışlardır. Göç sonunda
Hunlar aleyhine inanılmaz rivayetler ev hikayeler çıkmıştır.
Barbarlar silah zoruyla ele geçirdikleri topraklardaki bütün Roma
izlerini silmeye kalkışmışlardır. Çünkü sayıca azdılar. Barbar
kavimlerle Romalılar arasındaki en büyük ayrılık nedeni, İznik
Konsilinin, (325) yılında mahkum ettiği Ariusculuktu. Bu inancın,
İsa’yı Tanrısal bir varlık değil bir insan olarak kabul etmesine
dayanıyordu.
395 yılında Roma İmparatoru’nun ölmesi üzerine yeniden harekete geçen
Hunlar’ın bir kısmı Balkanlardan Trakya’nın içlerine inerken bir kısmı
da Kafkasya’dan geçerek Anadolu’nun iç kısımlarına gidiyorlardı.
Hunlar’ın Doğu kanadı tarafından düzenlenene bu akımları basık ve
kursik adlı başbuğlar yönetiyordu. Hunlar Anadolu’ya indikten sonra
burada kalmışlar, iç kısımlara doğru ilerlemişler, Anadolu’ya işgal
değil keşif amaçlı gelmişlerdir. Çukurova ve Suriye’yi işgale
etmişlerdir. Kudüs’e kadar inen Hunlar, daha sonra Kuzey’e dönerek Orta
Anadolu’ya yürüdüler ve daha sonra da Azerbaycan yoluyla kendi
merkezleri olan Kuzey Karadeniz’e döndüler. İskitlerden sonra Türklerin
Anadolu’ya ikinci kez gelişleri Hunlar döneminde olmuştur. Hunlar Doğu
Roma’yı çöktürmeye yönelik saldırılarını arttırdılar. Ancak dış
politika savaş taktiği olarak Roma’yı ortadan kaldırmayı ana ilke
olarak benimserken, Buna karşı Batı Roma ile dostluk ilişkililerini
geliştirmişlerdir. Avrupa’da ortalığı karıştıran bazı barbar kavimlerin
hem Romalıların hem de Hunların düşmanı olması Hun Devleti’ni böyle bir
dış politikaya yöneltmişti. Hun kuvvetlerinin mevcudu 90-100.000 Türk,
bir o kadar da Germen ve İslav olmak üzere 200.000 kişi kadar çeşitli
kaynaklardan takip edildiği kadar Hun Devleti içinde şu kavimler yer
almaktaydı.
1) Doğu’dan Batıya: Germenler, Gotlar, Suebler, Gedipler.
2) Orta ve Batı Rusya: Slavlar, Venedalılar, Sklavanler, Antlar.
3) Kafkaslar’dan Tuna’ya Dağınık Halde: İranlılar, Alanlar, Sarmatlar, Başternolar,
4) Ural’dan Baltık’a: Finler, Ugorlar, Çudlar, Estler, Vidivaniler.
5) Türkler: İmparatorluğun her tarafına yayılmış olarak üçogur, beşogur, altıogur, onogur, saraogurlar, agaçeriler, sabarlar.
Yaklaşık olarak sayıları kırkbeşe yaklaşan bu kadar çok kavim eski Türk
devlet sistemine göre bir siyasal birlik oluşturmakta, yabancı kavim ve
zümreler ancak kralları aracılığıyla imparatorluğa bağlıydı.
Kavimler Göçü’nün Roma’ya Etkisi
Roma siyasi kısaca bahsedersek; Roma M.Ö. 773 yılında Tibet Nehri
üzerinde savunmaya elverişli bir tepede kurulan ve kısa zamanda gelişme
kaydederek ilk çağın en büyük imparatorluğu haline gelmiştir. Kazandığı
büyük zaferlerle Akdeniz’i ele geçirmiştir. Böylece gücünü artırmıştır.
Roma İmparatorluğu’nun gücü dini mücadeleler ve iç savaşlarla
sarsılırken Doğu’da İran’ın baskısı da gitgide artmaktaydı. Bu arada da
Kavimler Göçü’nün başlaması daha büyük darbe oldu. Bu arada kuzeyden ve
doğudan hiç aralıksız savaştı.
Trakya topraklarını Batı Gotları tahrip etmeye başlamışlar, Batı
Gotları ve Hunlarda desteklemişlerdir. Barbar kavimleri ile savaş
yapmışlar, savaş taktiği olarak Germenleri yok edebilmek için barış
antlaşması yapmışlar. Ostrogotlar, Paranya’da Vizigotlarda İspanya’da
iskan edildiler. Vizigotlar, yüksek askeri ücrete sahip olacaklar,
Roma’nın müttefiki sayılacaklar ve icap ederse Roma’ya askeri
yardımlarda da bulunacaklardır. Amaçları Gotları Roma’dan
uzaklaştırmaktı. Fakat pek çok Got grubu imparatorun hizmetine girdi.
Anlaşmanın ve Roma’nın izlediği siyasetin sonucu olarak;
1)Devletin Germen kavimlerinin dalgalarının ezilmesi durduruldu.
2)Saldırganlar devlet hizmetine alınarak faydalanma yoluna gidildi.
3)Mevcudu azalan Roma ordusu takviye edilmiş oldu.
Bu anlaşmaların olumsuz yanları olarak;
1)Germenler savaş yoluyla değil barış yoluyla Roma İmparatorluğu’na sızdılar.
2)Ordu Germenleşti.
3)Devletin mali yükü arttı.
4)Ağır vergilere muhatap olan halkın sefaleti arttı.
5)Ağır borçların ve ekonomik sıkıntıya giren, vergi memurlarının
baskısından kaçmak isteyen halk, büyük arazi sahibi kişilerin
himayesine girmeye başladılar.
Roma’nın Çöküş Nedenleri
1)İmparatorluğun geniş sınırlara ulaşması.
2)Askeri birliklerin (lejyon) kendi komutanları imparator ilan etmesi ve imparatorların birbirleri ile mücadeleleri.
3)İç mücadelelerin devleti yıpratması.
4)Germenlerin ve İranlıların saldırıları.
5)Kavimler Göçü yani Hun akımlarının Roma topraklarına baskısı.
Bu sebeplerle meydana gelen askeri ve siyasal çöküntü diğer kurumlarında çökmesine sebep oldu. Sosyal hayat bozuldu.
İmparatorlar, barbarların siyasal becerilerini küçümsemelerine rağmen,
değişen koşulların kalıcı olarak, Roma toparlanmasına zarar
verebileceğini hesaplamamışlardır. Barbarlarda kendi cephelerinden
imparatorluk yönetiminin zayıflığının kanıtlandığı bir durumla o kadar
iç içe hale gelmişler ve kendi yöneticileri o kadar güven
kazanmışlardır ki daha az saygılı davranmaktan çekinmez olmuşlardı.
Bir yandan yaşamak için güçlü bir merkezi iktidar isteyen devletçiliğe
aykırı düşen bir hayat görüşü, öte yandan orta sınıflar yani bir
toplumun en sağlıklı ve en zaruri bölümünü yok eden bir ekonomik
bunalım.
Kısaca, bu uzun ve sıkıntılı dönem içinde yeni bir Avrupa kurulmuş,
batının Asya’yla olan ilişkileri yepyeni koşullar altına gelmiş ve bu
yeni gelişmeler önümüzdeki çağa özelliklerini vererek damgasını
vurmuştur.
Kavimler Göçü, Avrupa’da bir çok etki yaratmış, Avrupa medeniyetinin
Hun Türklerinden aldığı başlıca unsurları büyük Fransız tarihçisi ve
Coğrafyacısı Fernand Grenord şöyle ifade ediyor: “O zamana kadar,
Avrupalıların meçhulü olan iç çamaşırları, at koşumları ve Türklerin
atlarını besleme usulleri askerliğe ve süvariliğe dair bir çok hususu,
bir çok coğrafya ismi ve mefhumu, at donatımına ait bir çok hususları
Hunlardan öğrenmişlerdir.
Kavimler Göçü’nün Sonuçları
1)Roma İmparatorluğu Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı. (395) Batı Roma 476 yılında Germen kavimleri tarafından yıkıldı.
2)Avrupa’nın etnik yapısı değişti, Germenlerin Avrupa’ya karışması yerli milletler ortaya çıkardı.
3)Türkler Avrupa’da Avrupa Hun Devleti’ni kurdu.
4)İngiltere, Fransa gibi Avrupa Devletlerinin temelleri atıldı.
5)Avrupa’da feodalite (derebeylik) rejimi ortaya çıktı.
6)Şövalyecilik ortaya çıktı.
7)Avrupa’da edebi destanlar ve efsaneler meydana çıktı.
8)Avrupa’da Milliyetçilik yayıldı.
9)İlk çağ kapandı, Orta Çağ başladı.
BİBLİYOGRAFYA
· Rene Grousel, Çvr: Dr. N. Reşat Üzmez, Bozkır İmparatorluğu, Atilla-Cengiz Han-Timur, İstanbul 1996.
·Ayşin ŞİŞMAN’ın Ders Notları.
·Yılmaz ÖZTUNA, Büyük Türkiye Tarihi Ansiklopedisi, I.Clt, s. 183-184, İstanbul 1983 .
·Doğan AVCIOĞLU, Türklerin Tarihi, Clt I, s.776-777
·Anıl ÇEÇEN, İnternette köşe yazısı (Denizce) s. 1-6
·Türk Dünyası El Kitabı, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları 212, sayı: A23, I. Clt, Ankara 1992.
·Abdulhaluk ÇAY, Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi, Clt I, s. 494.
·Enver KORUKÇU, Genel Türk Tarihi Asiklopedisi, Clt I., s. 581-582.
·Meydan Larousse Encylopedicia Britannica: Betretty-Rophos, Nartin-Ropho (LAROUSSE)
·Başlangıçtan Bugüne Dünya Tarihi Ansiklopedisi, s. 161.
·Tarihte Türk Devletleri, Milliyet Yayınları.
·Ortaçağ Avrupası, Atlaslı Büyük Uygarlıklar Ansiklopedisi, s. 27-33

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Kavimler Göçü
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |