|
GenBilim Editorial
|
|
Çarşamba, 09 Nisan 2008 |
Okunma: 496 kez
2. Dünya Savaşı bittiğinde savaşı kaybetmiş olan Almanya ve başkenti Berlin işgal kuvvetlerice Amerikan, Fransız, ingiliz ve Sovyet bölgesi olarak 4′e bölünmüştü. Kısa süre sonra Batı ittifakı benzer şekilde olan yönetim birimlerini birleştirdi ve tek bir yönetim bölümüne dönüştü. sovyetler ise bu birleşmeye karşı çıktı. Batılı işgal kuvvetleri Versailles’dan ders almış ve Almanya´yı tekrar inşaya girişmişken Sovyetler intikam duygusuyla hareket etti ve Doğu Almanya´daki Almanları cezalandırmaya girişti.
Ekonomisi çok kötü, siyasi yönetimi aşırı otoriter olan doğu
almanya’dan batı’ya kaçışlar başlamıştı. Sovyetlerden kaçış büyük
ölçüde Berlin’den gerçekleşiyordu. Zamanla tel örgü ve mevzuat
değişiklikleri de batıya kaçışı engelleyemez duruma gelmişti.
Sovyetler, Bati Berlin’i Sovyetlerin içinde bir fesat yuvası,
kapitalizm’in kalesi, karşı propaganda merkezi olarak gördüğü için
Berlin Duvarı’nı örmeyi çözüm olarak benimsedi. Duvarin kendisi 1961′de
kurulmustur ancak Dogu ile Bati Almanya arasindaki kati sinir daha
1952′de çizilmisti.
Amaç, sistemin ihtiyaç duydugu ama sisteme ihtiyaç duymayan egitimli
ve genç insanlarin kaçmasini engellemekti. Ancak yalnizca Berlin
metrosu yoluyla 1955 yilina kadar 1950′lerin basinda büyük bir ekonomik
büyüme yakalayan Bati Almanya’ya 270.000 insan kaçmistir. Berlin Duvari
bunun üzerine dönemin SED lideri Walter Ulbricht’in bir seyler
yapilmasi gerektigi konusunda Sovyet liderlerine danismasi ve
onaylarini almasi sonucu kurulmustur.
Duvar Doğu Almanya’nın gittikçe daha da kötüleşen ekonomisine ek
olarak, genç ve eğitimli kesimin de Batı Berlin’e sürekli geçiş
yapmasıyla (1949-1961 yılları arasında sayıları 2.6 milyonu bulmuştur),
Doğu Almanya meclisinin kararıyla 12-13 Ağustos 1961’de bir gecede
örülmüştür.
Planları tamamiyle gizlilik içinde gerçekleşmiştir. Öyle ki SED
genel sekreteri Walter Ulbricht’in 15 Haziran 1961’de, Doğu Berlin’deki
bir konferansta Batı Berlinli muhabir Annamarie Doherr’in sorusuna
verdiği yanıtta geçen “Niemand hat die absicht, eine mauer zu
errichten” (kimsenin bir duvar inşa etmeye niyeti yok) cümlesi bunun
açık kanıtıdır. Duvarın ilk oluşturulan hali geçişleri engellemeyince
yükseltilmiş mayın tarlaları köpekli askerler gözcü kuleleriyle geçiş
tamamen engellenmiştir.
1961 yilinda Berlin Duvari’nin yerine önce tel örgu çekildi. Daha
sonra bu örgünün yerine bugün bilinen Berlin Duvari insa edildi ve bu
tel örgü duvarin üstüne tekrar çekildi. Dogu ve Bati Berlin’in
arasindaki bu duvar, aslinda biri 3.5 digeri 4.5 metrelik iki celik
parcadan olusuyordu. Dogu tarafinda bakan duvar kacmaya yeltenecek
insanlarin kolay gorunmesi icin beyaza boyanmisti. Buna karsilik Bati
Almanya’ya bakan taraf ise grafiti ve cizimlerle doluydu. Dogu kisminda
duvar boyunca yerde celik kapanlar ve mayin tarlalari bulunuyordu; her
iki tarafa da yuksek gozetleme kuleleri ve lambalar konmustu. Dogu
tarafinda motorsikletli ve yaya polisler ve kopekler de kontrol
halindeydi. tum bu kontrol ve gozetlemelere ragmen, yaklasik 5000 kisi
tuneller, evde yaptiklari balonlar ve bunun gibi yollarla, Dogudan
Batiya kacmayi basardi.

Etiketler:
Bilimler
Tarih
Berlin Duvarı ve Tarihi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |