|
Bangkok zirvesinde gündem yeni anlaşma |
|
|
|
GenBilim Editorial
|
|
Pazartesi, 31 Mart 2008 |
Okunma: 84 kez
Tayland’ın başkenti Bangkok’ta, BM iklim değişikliği müzakereleri, 160’dan fazla ülkeden temsilcilerin katılımıyla başladı. Bilimadamları ve hükümet yetkilileri, küresel ısınmaya karşı alınacak önlemleri tartışacak.
Bu müzakereler, 2009’de sera etkisi yaratan gazların emisyon oranının düşürülmesini ve küresel ısınmanın önüne geçilmesini öngören bir anlaşmaya varılması amacıyla yapılan görüşmelerin yeni bir etabını oluşturuyor.
Görüşmeye katılan heyetler geçen aralık
ayında Endonezya’nın Bali adasında bir araya gelmiş, Bali’deki
konferansta görüş ayrılıklarını aşamamışlardı. Bangkok’taki görüşmeler
5 gün sürecek.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, görüşmede yayımlanan görüntülü
mesajında, katılımcıları, “gezegeni küresel ısınmanın yıkıcı etkisinden
kurtarmak için çok sıkı çalışmaya” çağırdı.
Bangkok’taki
toplantının 2 yıllık yoğun görüşmelerin başlangıç noktası olduğunu
belirten Ban Ki-mun, konuşmasında, “Tarihin akışını değiştirmek
amacıyla görüşme sürecini başlatmak için toplandınız” ifadesini
kullandı.
Bangkok’taki toplantıda, katılımcılar arasındaki fikir
ayrılıklarının aşılması ve 2009 yılının sonuna kadar Kyoto
Protokolü’nün yerini alacak bir anlaşmaya varılması için küresel bir
eylem planının ilk adımlarının atılması planlanıyor.
BM’nin
İklim Değişikliği Konvansiyonu Başkanı Yvo de Boer, Bangkok’ta
gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmeye katılan heyetlerin görevinin
çok önemli olduğunu ve uluslararası topluluğun, “Tarihin en karmaşık
uluslararası anlaşmalarından biri olabilecek bu anlaşmayı hazırlamak
için 2 yıldan kısa süresi bulunduğunu” söyledi.
Yvo De Boer, “Bu
süreçte kesinlikle kazananlar ve kaybedenler olacak. Ancak harekete
geçmezsek sonunda hepimizin kaybedeceği gün gibi ortada” dedi.
Tüm katılımcı ülkelerin küresel ısınmayla mücadele edilmesi konusunda
hemfikir olmalarına rağmen, ülkeler arasında küresel ısınmayla nasıl
mücadele edileceği konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.
Çin,
Hindistan, Brezilya gibi büyük ülkeler, gaz salımını sınırlamayı
amaçlayan Kyoto Protokolünün yükümlülüklerinden muaf tutuluyorlar. Bu
ülkeler, gazların salımını azaltacak tedbirlerin, ekonomik büyüme ve
yoksullukla mücadele çabalarını engellememesi gerektiğini savunuyorlar.
ABD
de ekonomik büyümesine zarar vereceği gerekçesiyle Kyoto’yu
imzalamıyor. AB ülkeleri, sanayileşmiş ülkelerin küresel ısınmayla
mücadelede başı çekmesi gerektiğini düşünüyor.

Etiketler:
Haberler
Bilimsel Haberler
Bangkok zirvesinde gündem yeni anlaşma
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |