Okunma: 1414 kez
Özet;
Avrupa Okulu ilk kez Ekim 1953'te Lüksemburg'da, Avrupa Kömür ve Çelik Birliği çalışanları tarafından kuruldu. Avrupa Okulu'nun eğitim sistemi, dilleri ve milliyetleri farklı öğrencilerin, ortak bir eğitim kurumu içinde birlikte eğitim görebilmeleri ilkesine dayanmaktadır. Üye ülkelerin denetiminde devlet okulları statüsünde kurulan Avrupa Okullları, uluslararası okullardan, özel okullardan ve ulusal okullardan büyük oranda farklıdır.
( www.genbilim.com )
Okullarda, birlik içindeki resmi dillerin sayısı kadar dil bölümü açılabilir, ancak bu bölümlerdeki öğretim, ortak standardlara, ortak bir öğretim takvimine ve müfredata tabidir. Avrupa Birliği'nin genişlemesi Avrupa Okulu'nu da etkileyecektir. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri öğrencileri, Avrupa Bakaloryası'nı kendi ülkelerinde kazanmakla büyük avantaj sağlayacaklardır. Bütünleşme sürecinde, Avrupa Birliği ile eğitim alanında anlaşmaları bulunan Türkiye'de de Avrupa Okulu açma düşüncesi imkansız değildir.
Giriş
Avrupa Okulu (European School) ilk kez Ekim 1953'te Lüksemburg'da, Avrupa Kömür ve Çelik Birliği ile Lüksemburg Hükümeti'nin desteğiyle kuruldu. Ana dilleri ve kültürleri farklı öğrenciler için açılan okul, kısa sürede altı ülkenin eğitim bakanlarını ve hükümetlerini müfredat, öğretmen ataması ve denetim gibi konuları görüşmek üzere bir araya getirdi. 1957'de imzalanan protokol ile Lüksemburg Okulu, ilk resmi Avrupa Okulu olarak ilan edildi. 1959'dan itibaren Avrupa Okulu diploması, tüm Avrupa üniversitelerince tanınan bir diploma oldu. 1953'ten bu yana Avrupa'nın değişik ülkelerinde (Lüksemburg, Belçika, Almanya, İtalya, İspanya, İngiltere ve Hollanda) 12 tane Avrupa Okulu kuruldu. Okulun verdiği diploma (Avrupa Bakaloryası), Birliğe üye olan ve olmayan tüm Avrupa ve denizaşırı üniversiteler tarafından tanınmaktadır. Avrupa Okulları'nda birliğin tüm resmî dilleri öğretilmektedir. Ancak, her okulda her dil bölümü bulunmamaktadır.
Avrupa Birliği kurumlarında çalışanların çocukları için kurulmuş olan Avrupa Okulu, 15 üye ülke hükümeti tarafından kontrol edilir ve devlet okulu statüsündedir. Okullar, 1994'te imzalanan bir kararla Avrupa Okulu Yönetmeliği (The Statue of the European School) denilen hükümetler arası bir üst kurula bağlanmıştır. Genişleme tamamlandığında yeni bir karar süreci başlatılacaktır (Mc Grath ve Ramler, 2002, 13-18).
Amaç
Her okulun bina girişinde kaide üzerinde yazılı bulunan ortak amaç şöyledir:
Omuz omuza eğitim yaklaşımı içinde; küçük yaşlardan itibaren önyargılardan uzak, farklı kültürlerden gelerek; kendi ülkelerini gurur ve sevgiyle güçlendirerek; düşüncede Avrupalı ve eğitimli olabilmek ve devraldıkları görev ile, birliktelik içinde güçlenmiş bir Avrupa oluşturmak.
Hedefler
? Öğrencilerin, kendi kültürel kimliklerinde güven kazandırmak ve Avrupa vatandaşı olarak, temel gelişimlerini sağlamak,
? Okul öncesinden üniversiteye girişe kadar yüksek kalitede eğitim vermek,
? Ana dil ve yabancı dillerin eğitimini yüksek standartta vermek,
? Okul yaşamı süresince matematiksel ve bilimsel becerilerin geliştirilmesini sağlamak,
? Sosyal bilimler derslerinde, Avrupalılık ve dünya vatandaşlığı bilincini teşvik etmek,
? Müzik ve plastik sanatlarda yaratıcılığı ve tüm sanatlara, özellikle Avrupa sanatsal mirasına değer vermeyi teşvik etmek,
? Bedensel becerileri geliştirmek ve spor aktivitelerine katılarak sağlıklı yaşama bilincine ulaştırmak,
? Orta öğretimin son kademesinde, üniversite ve kariyer seçimleri için profesyonel rehberlik hizmeti sunmak,
? Okul içinde hoşgörü, iş birliği, yardımlaşma, iletişim ve başkalarını düşünme konularında gelişmelerini sağlamak,
? Öğrencilerin bireysel, sosyal ve akademik gelişimlerini zenginleştirmek ve onları eğitimin ileri düzeylerine hazırlamaktır.
İlkeler
Temel eğitim dili, Avrupa Birliği'nin 11 resmi dilidir; Danimarkaca, Hollandaca, İngilizce, Fince, Fransızca, Almanca, Yunanca, İtalyanca, Portekizce, İspanyolca ve İsveççe. Öğrencinin anadili, eğitimi boyunca birinci dil olarak kabul edilir.
Her okulda birkaç dil bölümü vardır. Ana dili dışında tüm dil bölümlerinde aynı müfredat izlenir. Farklı dil bölümlerinin oluşmadığı okullarda ana dilde eğitim öngörülmektedir ve özellikle matematik dersi farklı dil bölümlerine dahil değildir.
Okullar arasında ortak özellikler oluşturmak ve çok kültürlü eğitimi geliştirmek için, yabancı dillerin ileri düzeyde öğretilmesine önem verilmektedir. Bunu sağlamak için şu uygulamalar geçerlidir:
- L II olarak adlandırılan birinci yabancı dil (İngilizce, Fransızca ya da Almanca) eğitim boyunca zorunludur.
- Tüm öğrenciler, ikinci kademenin ikinci yılından itibaren, ikinci bir yabancı dil (L III) öğrenmek zorundadır. Bu, okulda verilen herhangi bir dil olabilir.
- İkinci kademenin dördüncü yılından itibaren, okulda verilen üçüncü bir yabancı dil (L IV) seçilebilir.
- Dil dersleri, farklı kültürlerden öğrencilerin oluşturduğu karma sınıflarda, ana dil öğretmenleri tarafından verilir.
- Haftalık Avrupa Saati (European Hour) sırasında tüm bölümlerdeki öğrenciler kültürel ve sanatsal aktiviteler ve oyun için bir araya gelir.
- İkinci kademede sanat, müzik ve beden eğitimi dersleri, karma kültür sınıflarında yapılır.
- İkinci kademenin üçüncü sınıfından itibaren tarih ve coğrafya dersleri, aktif dil/kullanılan dil (the working language) olarak adlandırılan (İngilizce, Almanca, Fransızca) birinci yabancı dilde (L II) alınır. İkinci kademenin dördüncü sınıfından itibaren alınabilecek ekonomi dersi de birinci yabancı dilde alınır. Ancak, üçüncü sınıftan itibaren sosyal dersler karma kültür sınıflarında alınır.
- Okulun sahip olduğu yapı, günlük yaşam içinde farklı kültürlerden öğrencilerle farklı dillerde etkileşimi gerektirdiğinden, doğal olarak bu dillerde yeterlilik kazanılmasını sağlar.
Ayrıca bu okullarda, inançlara ve vicdan hürriyetine saygı duyulduğundan, din ve ahlâk eğitimi müfredatın bir parçasıdır.
Avrupa Birliği ülkelerinde ilköğretim 5, ortaöğretim 7 olmak üzere toplam 13 yıl sürer. Okul öncesi eğitimin süresi değişebilmektedir. Hükümetler, okul öncesi eğitimin 2 yıl olması konusunda hemfikirdir. Okul öncesi kademeden itibaren, okul başarısı ve davranışları büyük ölçüde etkileyen fiziksel, psikolojik, sosyal, duyuşsal ve yaratıcılık alanındaki gelişmelere büyük önem verilmektedir. Okul öncesi eğitime 4 yaşındaki öğrenciler kabul edilir.
İlköğretim
İlköğretime başlamak için kayıt döneminden önce öğrencinin 6. yaş gününü geçirmiş olması gerekir. Ancak öğrencinin kayıtlar sırasında altı yaşından bir ay küçük olduğu durumlarda, okul müdürü, sağlık raporunun sağlanması ve giriş sınavının başarı ile geçilmesi koşulu ile, inisiyatif kullanabilir.
İlköğretim kademesinde, ana dil, matematik ve birinci yabancı dil, müfredatın önemli bir bölümünü oluşturur. Ancak, Sanat, Müzik, Beden Eğitimi, Çevre, Din ve Ahlâk dersleri ile Avrupa Saati (European Hour) da müfredatta önemli yer tutar.
Orta Öğretim
Orta kademeye 11 yaşını dolduranlar kabul edilir. İlk öğretimi bir Avrupa Okulu'nda tamamlamış olmak koşulu yoktur.
Yedi yıllık orta kademe müfredatı şu şekildedir:
- İlk üç yıl gözlem dönemi denilen ve ortak standart derslerden oluşan dönemdir.
- Çoğu dersler ana dildedir.
- İkinci yıl ikinci yabancı dile başlamak zorunludur.
- Üçüncü sınıfta Coğrafya ve Tarih dersleri, birinci yabancı dilde yapılır.
- Üçüncü sınıfta Latince, seçmeli ders olarak alınabilir.
- Dördüncü ve beşinci sınıfın zorunlu dersleri Fizik, Kimya, ve Biyolojidir.
- Zorunlu derslerden Matematik için ileri ya da normal seviyeden biri seçebilirler.
- Diğer seçmeli dersler; Ekonomi, üçüncü yabancı dil ve eski Yunanca'dır.
- Altıncı ve yedinci sınıflarda zorunlu dersler, Ana Dil, L II, Matematik, fen bilimlerinden bir ders, Felsefe, Beden Eğitimi, Tarih ve Coğrafyadır.
- Bunların dışında çeşitli seçmeli dersler orta ve ileri düzeyde verilir.
Ölçme Değerlendirme
Ölçme değerlendirme; ders gözlemleri ve sınavlar yoluyla yapılır. Yılda 3 ya da 4 kez karne verilir. Sınıf geçmede Yönetim Kurulu'nun (Board of Governors) oluşturduğu kriterler kullanılır. Bu kriterleri sağlayamayan öğrenciler sınıfı tekrar eder.
Müfredat
Bütün dil bölümlerinde standart müfredat uygulanır. Bütün çalışma alanları için tek bir Avrupa Bakaloryası sınavına girilir. Ders içerikleri üye ülkelerin müfredatlarına asgari düzeyde uygun olacak şekilde belirlenir. Ulusal farklılıklar, ulusal eğitim temsilcilerinin ve Müfettişler Kurulu'nun (Inspectors Committee) ortak çalışmaları ile belirlenir ve anlaşmalar yoluyla ortak ders içerikleri oluşturulur.
Oluşturulan müfredat, Avrupa Okulları Yönetim Kurulu (European Schools Board of Governors) tarafından, gerektiğinde düzeltilerek, yürürlüğe konur.
Avrupa Bakaloryası (The European Baccalaureate)
Orta öğretimin geçerliliği, yedinci sınıfın sonunda girilen Avrupa Bakaloryası sınavı ile sağlanır. Bu sınavla alınan sertifika, Avrupa Birliği'ndeki bütün ülkelerde ve dünyanın çoğu üniversitesinde tanınır. Avrupa Bakaloryası, diğer okulların verdiği bitirme belgeleri ile eş değerdedir.
Avrupa Okulları'ndaki sınavları denetleyen Sınav Kurulu (Examination Board) bir üniversite profesörü (başkan) ve birlik üyesi ülkelerin birer temsilcisinden oluşur. Üyeler, yönetim kurulu tarafından bir yıllığına atanır. Bu kurula atanabilmek için o ülkede, aynı düzeydeki sınav kurullarında görev yapabilme kriterlerini karşılamak gerekir.
Bakalorya sınavı, altıncı ve yedinci sınıf konularından oluşur ve sınava girebilmek için, orta öğretimin en az iki sınıfını Avrupa Okulu'nda okumuş olmak gerekir.
Ölçme şu şekilde yapılır:
1. Yüksek ders başarısı, derslere aktif katılım ve yedinci sınıf sınavlarına katılım: %40
2. Yedinci sınıfın sonunda;
a. Zorunlu dersler olan Ana Dil, L II ve Matematikten girilen 5 yazılı sınav: %36
b. Ana Dil ve L II'dan (ve Tarih ile Coğrafyadan henüz yazılı sınava girilmemişse, bu dersler de dahil edilebilir) girilen 4 sözlü sınav: %24.
Bakalorya sınavında baraj notu 60'tır. Sınav kurulu, geçerlilik için ikinci veya üçüncü kontrolü talep edebilir. Yüksek düzeyde yeterlilik gerektirir. Bakalorya, sadece yüksek öğretime geçebilecek başarı düzeyine ulaşmış öğrencilere verilir.
İdarî Yapı
Yönetim Kurulu (The Board of Governors): Her bir üye ülkenin eğitim bakanları, Avrupa Komisyonu'ndan bir üye ve Avrupa Patent Dairesi'nden bir üyeden oluşur. Bakanlar, Eğitim Bakanlığı'nın ya da Dışişleri Bakanlığı'nın üst düzey bürokratları tarafından temsil edilirler. Kurul; eğitim, idarî ve maddî konularda karar vericidir.
Hazırlık Komiteleri (The Preparatory Committees): Kararlar, Yönetim Kurulu tarafından görüşülmeden önce bu kurullarda ele alınır.
1. Birincil ve İkincil Pedagojik İşler Komitesi (Primary and Secondary Pedagogical Committee): Müfettişler, okul müdürleri, öğretmen temsilcileri, aile ve öğrenci temsilcilerinden oluşur ve organizasyon ve müfredatla ilgili önerileri inceler.
2. İdarî ve Malî İşler Komitesi (The Administrative and Financial Committee): Üye ülkelerden finans uzmanlarından oluşur ve eğitim projelerinin finansal boyutu ve Brüksel'deki merkez büro ve okulların bütçeleri gibi konularda inceleme yapar.
Müfettişler Kurulu (The Board of Inspectors): İlk öğretim/okul öncesi ve orta öğretim için iki ayrı kurul vardır. Her kurulda her ülkeden bir müfettiş yer alır. Düzenli olarak okul denetimleri ve toplantılar yapılır ve müfredat, öğretim teknikleri ve değerlendirme konularında Yönetim Kurulu'na öneriler sunulur.
Okul Yönetim Kurulu (The Administrative Board): Her okulun, Yönetim Kurulu temsilcisinin başkanlık ettiği bir Okul Yönetim Kurulu vardır. Diğer üyeler, okul müdürü, Avrupa Birliği Komisyonu temsilcisi, iki seçilmiş öğretmen temsilcisi, iki aile birliği üyesi ve Münih Avrupa Okulu'ndaki Avrupa Patent Dairesi temsilcisidir. Eurocontrol gibi bazı Avrupa Birliği Organları okullara en az 20 öğrenci gönderme hakkına sahip bulunduğundan okul Yönetim Kurulu'nda da bir temsilci bulundurma hakkına sahiptir. Bu kurullar, okul yönetimi, okul bütçesi, harcamaların denetimi gibi konularla ilgilenir. Ayrıca, okuldaki günlük işleyişten ve etkili eğitim sağlanmasından sorumludurlar.
Okul Müdürleri ve Öğretmenler (The Heads and the Teachers): Müdürler, Yönetim Kurulu tarafından 9 yıllığına atanırlar. Ayrıca, her iki kademe için iki ayrı müdür vardır. Okul öncesi ve ilk öğretimden aynı müdür sorumludur. Kademe müdürleri de, Yönetim Kurulu tarafından yine 9 yıllığına atanırlar. Tüm tam zamanlı öğretmenler, en fazla 9 yıllığına olmak üzere ulusal hükümet tarafından atanırlar.
Personel Komitesi (Staff Committee): Her okul, her yıl Avrupa Okulu Personel Komitesi'ni oluşturmak üzere 2 öğretmen temsilcisi seçer. Bu komite aynı zamanda Yönetim Kurulu'nda, Hazırlık Komiteleri'nde ve Okul Yönetim Kurulu'nda da temsil edilir.
Aile Birliği (The Parents Association): Bu birlik, çeşitli komitelerde ve okul çalışma gruplarında önemli rol oynar. Birliğin görüş ve önerileri, seçilmiş bir temsilci tarafından Okul Yönetim Kurulu'nda ve Okul Eğitim Komitesi'nde temsil edilir. Yönetim Kurulu ve Hazırlık Komiteleri'nde de bir temsilcileri bulunur.
Öğrenci Komitesi (Pupils Committee): Her okulda, Okul Eğitim Komitesi'nde ve Okul Yönetim Kurulu'nda temsil edilen bir öğrenci komitesi bulunur. Her okuldan seçilmiş iki temsilci de Merkez Öğrenci Komitesi'ni (COPUS= Central Students Committee) oluşturur. Bu komite de, Pedagojik İşler Komite'sine iki temsilci gönderir (The European School and the European Baccalaureate, 1998, 5-10).
Avrupa Okulu Düşüncesi
İlk Avrupa Okulu elli yıl önce 1953'de Lüksemburg'da açılmıştır. Avrupa Topluluğu çalışanlarının girişimi ile açılan okul, bugün altı Avrupa ülkesinde faaliyet göstermektedir. Okulun açılmasının başlıca nedeni Avrupa Topluluğu çalışanlarının, iş koşullarından kaynaklanan talepleridir. Çalışanlar, kendi işlerinden kaynaklanan problemlerin, çocuklarının geleceğini etkilemesinden endişe duymuşlardır. Avrupa Topluluğu'ndaki görevlerini tamamlayıp ülkelerine geri döndüklerinde, çocuklarının eğitim ve kültürle ilgili uyum sorunu yaşamamaları için bir Avrupa Okulu oluşturmaya karar vermişlerdir.
Bugün gerekçe hala aynıdır elbette. Bütün siyasî sistemlerde okullar olagelmiştir ve olacaktır. Dünyanın en yoksul bölgelerinde bile okullar toplumun ve sistemin vazgeçilmezleridir. Çünkü hiçbir sebep ebeveynleri çocuklarının eğitiminden vazgeçiremez.
Bugünkü Avrupa Birliği çalışanlarının çocukları için uygun ölçütlere sahip okul sistemi talebi, yakın gelecekte daha da artacaktır. Bu talep artışı, er ya da geç ülkelerine dönecek olan geçici temsilcilerden oluşacaktır. Kalıcı personel ise, nüfusu gittikçe artan, hareketli ve daha büyük bir birliğin içinde olmak zorunda kalacaktır (Scrimshaw, 2003, 85-104).
Avrupa Okulu'nun kurucuları aslında uluslararası bir okul açmaktan daha fazlasını gerçekleştirmiştir. Jean Monet'nin yaklaşımı ile, Avrupa Okulu'nda farklı kültürlerden gelen öğrencileri eğitebilmek için farklı bir sistem geliştirilmiştir. Okul, içinde yaşanan kültürü özümseyerek birliktelik kavramını geliştirip, öğrencilerin ait oldukları kültürden ve topraklardan ilgisini kesmeden Avrupalı zihniyetini kazandırmakta ve yine kendi kültürlerinden vazgeçmek zorunda bırakmadan Avrupa kültürünü başarıyla yerleştirmektir. Böylece, ait oldukları kültürlerden faydalanırken, diğer kültürleri ve dillerini de öğrenmekte; başka ülkelerden gelenlerle kaynaşarak, okuldaşlık ve arkadaşlık kurmaktadırlar. Sadece kültürel farklılıkları değil, kültürel değerleri paylaşmayı öğrenmek, barış ve adaleti sağlamak, Avrupa Okulu'nun amaçları arasındadır (Noorderhaven ve Loek, 2003,10).
Jacques Delors'un belirttiği gibi, Avrupa bilincini aşılamanın yolu, tecrübelerimizden yararlanarak, bizden öncekilerin rüyası olan kalıcı barışı inşa etmenin tam zamanıdır.
Avrupa okulları, özel öğretim politikaları ile barışın, ulusal bilincin ve kardeşçe bir arada yaşamanın hayata geçirilmesini sağlar. Terör ve yabancı düşmanlığı konularına karşı savunma yerleridir ve belirli bir gruba hitap eden özel statülü okullar değildir.
Unutulmaması gereken konu; her anne-babanın, çocuğunu barış içinde yaşayacağı ve kardeşliği öğreneceği bir okula göndermek istemesidir.
Bazılarına göre Avrupa uzun bir hikayedir. Çok güzel bir Asyalı Prensesin Tanrı Zeus tarafından kaçırılması ile başlar. Bu hikâye, medeniyetin bir sembolüdür. Medeniyetin beşiği olan Babil'in nehirleri ile sulanarak, güneşin doğduğu yerde başlar ve gün batımına uzanır. Hikâyenin kahramanı Prenses Asya kaçırıldıktan sonra Avrupa olur. Avrupa Okulu, barışın ve refahın, savaş ve yabancı düşmanlığı olmayan yerde yeşereceği felsefesi üzerine kurulmuştur (Silva, 2003, 69-70).
Türkiye İçin Açıklamalar
Avrupa Okulu Türkiye için uygun mu, böyle bir okul Türkiye'de açılabilir mi? Bu soruların yanıtı aslında verilmiş durumdadır. Avrupa Okulu Türkiye için uygundur, açılabilir ve en önemlisi de gereklidir. Bunun iki temel nedeni vardır. Birincisi; Avrupa Komisyonu Türkiye masası çalışanlarının bu konudaki yaklaşımları olumludur. Gerekçeleri ise, Türkiye'nin er ya da geç birliğin bir üyesi olacağıdır. Bunun gerçekleşme aşamasında bile geçici ya da kalıcı görevlerle Türkiye'ye gelecek olan Avrupalıların çocukları için açılacak bir Avrupa Okulu'na ihtiyaç duyulmasıdır. Bu, gelecek için yapılan bir plan olarak görülse de, bir kez görüşmeler başladığında ülkeler arasındaki hareketlilikten Türkiye de nasibini alacaktır ve hızla gelişen ihtiyaçlarla karşı karşıya kalacaktır. Eğitim ihtiyacı ve bu ihtiyacın giderilmesinde, Avrupa standartlarına uygun hizmet bulabilmek, en başta gelen sorunlardan biri olacaktır.
Yakınlaşan ilişkiler doğrultusunda, her alanda olduğu gibi eğitimde de Avrupa Birliği standartlarına ulaşmak için hem Millî Eğitim Bakanlığı hem de YÖK tarafından ciddî adımlar atılmaktadır. Millî Eğitim Bakanlığı ve YÖK'ün şimdiye kadar benimsediği ve bir kısmına imza attığı Sokrates programı (Erasmus, Comenius, Grundtvig, Minerva), Leonardo Da Vinci ve Bologna Deklarasyonu (Millî Eğitim Bakanlığı, 2003) gibi eğitim alanındaki uluslararası bütünleşme anlaşmaları, Avrupa Okulunun amaçlarına ve yapısına uygun anlaşmalardır. Avrupa Okulu, bunların dışında farklı bir anlaşma imzalanmasını da gerektirmemektedir. Model benimsendiğinde akademik iş birliği ile uygulama çalışmalarına başlanabilir.
Bu bağlamda eğitimde Avrupa standartlarını benimsemeye açık, diploma tanıma ve denklik konularında bütünleşme adımlarının atıldığı şu günlerde Avrupa Okulu'nu Türkiye'de başlatmak, ileriye dönük beklentileri gerçekleştirebilecek olumlu bir adım olacaktır.
Dr. Fatma MIZIKACI; Başkent Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Yabancı Diller Eğitimi Bölümü
Kaynakça
McGrath. A. , Ramler, A. ve Siegfried, S. (2002). The European Schools: Models of Multicultural Learning Independent School , Vol. 61, Issue 4, Summer 2002.
Milli Eğitim Bakanlığı (2003) Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Web Sayfası .
Noorderhaven, Niels G. ve Loek C. J. M. Halman (2003). Does Intercultural Education Lead to
More Cultural Homogeneity and Tolerance? Intercultural Education, Vol. 14, No. 1.
Scrimshaw, P. (2203). ICT in European Schools: emerging issues from the ValNet project The Curriculum Journal Vol. 14 No. 1, Spring 2003.
Silva, A. (2003). Research Briefing The 2002 Congress of the European Schools of Planning European Planning Studies , Vol. 11, No. 1.
The European School and the European Baccalorate: Guidance for Universities and Colleges, Sudbury, Suffolk, DfES, 1998.

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
Avrupa Okulu ve Türkiye İçin Çıkarımlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |