Mar
01
2008
|
Yaratılışçı Çarpıtmalar |
|
|
Facebook'ta Paylaş
|
Prof. Dr. Haluk Ertan
|
|
Cumartesi, 01 Mart 2008 |
Okunma: 2910 kez
Ernst Haeckel'in embriyo çizimleri üzerine Yaratılışçı çarpıtmalar; Bir grup bilimci, bilgi birikimine katkı sağlamak için emek sarf ediyor ve birtakım bulgular ortaya koyuyor. Fakat bu sonuçlar, bilgi üretmeyen, bilim asalağı durumundaki Yaratılışçılar tarafından, Darwin ve Evrim Kuramını karalamak için sömürülüyor.
Araştırmacılar sonunda, bilim dünyasında görmeye pek alışık olmadığımız
bir şekilde, çalışmalarının Yaratılışçılar tarafından çarpıtıldığını,
Ernst Haeckel'in kimi çalışmalarının bilimsel gerçeklere uymasa da,
konuya genel bakışının doğru olduğunu ve embriyoloji biliminin
Darwin'in çalışmaları ve Evrim Kuramıyla tam bir uyum içinde
bulunduğunu dünyaya duyurmak zorunda kalıyor.
Yaratılışçıların propaganda dokümanlarına baktığımda aklıma hep, çöl yaşamının güçlü ve mağrur hayvanı deveye atfedilen ve çoğumuzun bildiği küçük öykü gelir. Hani, "Boynun neden eğri?" diye sorulduğunda, onun "Nerem doğru ki!" dediği öykü.
Yaratılışçıların iddialarıyla ilgili hangi konuya el atılsa, içinden mutlaka bir bit yeniğinin çıkması, artık çocukların dahi fark ettiği sıradan bir gerçek haline gelmiş vaziyette.
Bu bağlamda Türk halkının aydınlanma mücadelesine katkı amacıyla, Yaratılışçıların bir çarpıtmasını daha insanımızın bilgisine sunmak istiyorum:
Science'daki haber ve Yaratılışçının yorumu
Yaratılışçıların propaganda amacıyla yaygın olarak kullandıkları dokümanlardan biri açıldığında, "Bilim Tarihinin En Büyük Sahtekarlığı: Evrim Teorisi" başlığı görülür. Fakat başlığın hemen altına bakıldığında, Ernst Haeckelbüyük sahtekârlığı ifşa edenin kendisinin de sahte bir ad kullandığı fark edilir. Peki Evrim Kuramı, uzmanlık isteyen bir konu olduğuna göre, bunu ifşa edenin en azından bir yüksek eğitiminin olması gerekmez mi? Ne gezer, adam lise mezunu.
Sahte isimli, sahte uzman, bilim sahtekârlığını açıklıyor!
Bakalım bu işin mümkünü var mı? İnternetteki sayfayı okumaya devam edelim:
Ünlü bilim dergisi Science, 5 Eylül 1997 tarihli sayısında, Haeckel'in embriyo çizimlerinin bir sahtekarlık ürünü olduğunu açıklayan bir makale yayınlamıştır. 'Haeckel'in Embriyoları: Sahtekarlık Yeniden Keşfedildi' başlıklı yazıda şöyle denmektedir:
"Londra'daki St. George's Hospital Medical School'dan embriyolog Michael Richardson, '(Haeckel'in çizimlerinin) verdiği izlenim, yani embriyoların birbirine çok benzedikleri izlenimi yanlış' diyor... O ve arkadaşları Haeckel'in çizdiği türdeki ve yaştaki canlıların embriyolarını yeniden inceleyerek ve fotoğraflayarak kendi karşılaştırmalarını yapmışlar. Richardson, Anatomy and Embryology dergisine yazdığı makalede, 'embriyolar çoğu zaman şaşırtıcı derecede farklı görünüyorlar' diye not ediyor.
Haeckel'in, embriyolorı benzer gösterebilmek için, bazı organları kasıtlı olarak çizimlerinden çıkardığını ya da hayali organlar eklediğini bildiren Science dergisi, yazının devamında şu bilgileri vermektedir:
"Richardson ve ekibinin bildirdiğine göre, Haeckel sadece organlar eklemek ya da çıkarmakla kalmamış, aynı zamanda farklı türleri birbirlerine benzer gösterebilmek için büyüklükleri ile oynamış, bazen embriyoları gerçek boyutlarından on kat farklı göstermiş. ... Richardson '(Haeckel'in çizimleri) biyolojideki en büyük sahtekarlıklardan biri haline geliyor' diyor.
Bu alıntıdan sonra sahte isimli, sahte uzmanımız bilgiççe bir değerlendirme yapıyor:
Evrim teorisini desteklemek uğruna yapılan tüm bu bilimsel sahtekarlıklar ya da önyargılı değerlendirmeler, bu teorinin bilimsel bir açıklamadan ziyade, bir tür ideoloji olduğunu göstermektedir. Her ideolojinin olduğu gibi, bu ideolojinin de fanatik taraftarları vardır ve bunlar evrimi her ne pahasına olursa olsun ispatlama çabası içindedirler. Ya da teoriye o denli dogmatik bir biçimde bağlanmışlardır ki, ellerine geçen her bulguyu, evrimle hiçbir ilgisi olmasa da, teorinin büyük bir kanıtı olarak algılamaktadırlar. Bu kuşkusuz bilim adına üzücü bir tablodur; çünkü bilim dünyasının temelsiz bir dogma uğruna yanlış yönlendirildiğini gösterir.
Şimdi bu yazıyı okuyan bir kişi ne düşünür? Kafasında büyük olasılıkla Ernst Haeckel, çalışmaları ve Evrim Kuramı hakkında ciddi sorular oluşur. En azından bir şüphe doğar. Hatta, tanınmış bilim dergisi Science bile konuyu ele aldığına göre, acaba Yaratılışçıların söylemleri doğru olabilir mi, diye de düşünebilir.
Bilimci Michael Richardson'un açıklamaları
Şimdi işin aslına bakalım...
Öncelikle Science dergisindeki "Haeckel'in Embriyoları: Sahtekârlık Yeniden Keşfedildi" başlıklı yazıyla ilgili bir iki şey söylemek gerekli: Bu yazı, bilimsel bir araştırma makalesi değildir. Derginin "Araştırma Haberleri" kısmında yer alan, uzunluğu bir sayfadan daha kısa, bir yorum yazısıdır (1). Yazıyı yazan Elizabeth Pennisi ise, derginin kadrolu yazarlarından biri olup, kendisinin herhangi bir akademik ya da araştırmacı kimliği yoktur.
Pennisi yazısının başlığına ne koymuştu? "Sahtekârlık Yeniden Keşfedildi." Yaratılışçı bu yazıya dayanarak ne demişti: "Her ideolojinin olduğu gibi, bu ideolojinin de fanatik taraftarları vardır ve bunlar evrimi her ne pahasına olursa olsun ispatlama çabası içindedirler."
Şimdi bundan sonraki gelişmeleri izleyelim...
Makalelerinin (2) yayımlanmasından birkaç ay sonra, Pennisi'nin yazısından yola çıkarak Yaratılışçıların, kendi araştırmalarını bilinçli şekilde çarpıtıp, Evrim Kuramına saldırı için kullanmalarından çok rahatsız olan Michael Richardson ve arkadaşları, en sonunda Science dergisine bir mektup göndermek zorunda kalırlar. Yaratılışçıların gerçek yüzünü göstermesi açısından bu önemli mektubun dikkatle okunması gerekiyor: Yaklaşık bir sayfalık mektubun burada sadece ilk paragrafının çevirisini aktarmak istiyorum:
Bizlerin bazısının yardımcı yazar olarak yer aldığı ve Elizabeth Pennisi tarafından da konu edilmiş (Araştırma Haberleri, 5 Eylül 1997 s. 1436) yeni bir çalışma, Ernst Haeckel tarafından geçen yüzyılda yayımlanmış embriyo çizimlerindeki hataları inceledi. Çalışmamız, ulusal kanalda yayımlanan bir tartışma programında Evrim Teorisine saldırmak ve evrimin embriyolojiyi açıklayamayacağını göstermek için kullanılmıştır. Bizler bu bakış açısına kesinlikle katılmıyoruz. Embriyolojiden elde edilen bulgular Darwinci evrim ile tamamen uyumludur. Haeckel'in tanınmış çizimleri, uzun zamandır bilinen Yaratılışçı bir tartışma konusudur. (Bu çizimlerin) ilk sürümleri, farklı omurgalı türlerinde oldukça benzer görünen genç embriyoları gösterir. Temelde, Haeckel haklıydı. Bütün omurgalılar (notokorda, vücut bölmeleri, farinks keseleri içeren) benzer bir vücut taslağı geliştirirler. Bu ortak gelişme planı, ortak bir evrimsel geçmişi yansıtır. Bu bilgi, farklı hayvanlardaki gelişimin ortak genetik mekanizmalar tarafından kontrol edildiğini bildiren çok yeni ve önemli kanıtla da uyumludur. (�)
[Michael K. Richardson, James Hanken, Lynne Selwood, Glenda M. Wright, Robert J. Richards, Claude Pieau, Albert Raynaud, (1998). Science. 280(5366), s.983]
Saygıdeğer okuyucular düşünebiliyor musunuz, bir grup bilimci, bilgi birikimine katkı sağlamak, gerçeğe ulaşmak için emek sarf ediyor ve birtakım bulgular ortaya koyuyor. Fakat bu sonuçlar, bilgi üretmeyen, bilim asalağı durumundaki Yaratılışçılar tarafından, Darwin ve Evrim Kuramını karalamak için sömürülüyor. Çaresiz kalan araştırmacılar sonunda, bilim dünyasında görmeye pek alışık olmadığımız bir şekilde, çalışmalarının Yaratılışçılar tarafından çarpıtıldığını, Ernst Haeckel'in kimi çalışmalarının bilimsel gerçeklere uymasa da, konuya genel bakışının doğru olduğunu ve embriyoloji biliminin Darwin'in çalışmaları ve Evrim Kuramıyla tam bir uyum içinde bulunduğunu tüm dünyaya duyurmak zorunda kalıyorlar.
Bundan birkaç yıl sonra aynı araştırmacının, hazırladığı kapsamlı bir derleme yazısında, konuya son noktayı net bir şekilde koyduğu görülüyor:
"Haeckel'in çok eleştirilen embriyo çizimleri, filogenetik hipotezler, eğitime destek ve evrime kanıt olmaları açısından önemlidir. Çizimlerle ilgili bazı eleştiriler mantıklı ve akla yatkın iken, diğerleri daha çok art niyetlidir." (Richardson ve Keuck) (3)
Çarpıtmalarına destek için kullandıkları araştırmacıların yanıtlarını tokat gibi yiyen safsata erbabının yazdığını tekrar anımsayalım, sevgili dostlar. Ne demişti: "Evrim Teorisini desteklemek uğruna yapılan bu tüm bu bilimsel sahtekârlıklar ya da önyargılı değerlendirmeler, bu teorinin bilimsel bir açıklamadan ziyade, bir tür ideoloji olduğunu göstermektedir."
Şimdi kime inanılacak? Sahte isimli, sahte uzmana mı?
Yoksa onun, emeklerini sömürdüğü bilim insanlarına mı?
Bu, Türk insanının önünde duran yaşamsal önemde bir seçimdir...
Yaratılışçının "Darwin, Evrim Kuramı ve Haeckel ilişkisi" yorumu
Yaratılışçıların yüzlerce internet sitesi var; fakat hepsi aynı merkezden beslendiklerinden olacak, benzer konuları benzer bilgilerle işliyorlar. Farklılık sadece yorumlardaki çarpıtma ölçüsünde oluyor. Örneğin Ernst Haeckel'in, farklı omurgalı gruplarına ait embriyoların erken gelişim evreleriyle ilgili 19. yüzyılda hazırladığı çizimler konusunda Yaratılışçıların yaptığı yayınlar, bilimsel kaynakları nasıl bilinçli bir şekilde çarpıttıklarının farklı örneklerini içermektedir.
Bu sayfalarda dikkat çekici bir nokta, Yaratılışçıların Darwin'in Evrim Kuramı ile Haeckel'in çalışmaları arasında organik bağ kurmaya çalışmalarıdır. Evrim Kuramını neredeyse Haeckel ve embriyolojinin bir uzantısı gibi göstermek istiyorlar. Böylece Haeckel'in sahtekâr olduğu propagandası üzerinden, Darwin ve Evrim Kuramını da karalayabilecekleri kanısındalar.
Bu bağlamda sahte isimli, sahte uzmanın "Bir Zamanlar Evrimin -Embriyolojik Kanıtı Var- Sanılıyordu" başlıklı internet sayfasındaki birkaç alıntıyı inceleyelim:
(...) Buna rağmen Darwin ve onu destekleyen diğer biyologlar, Haeckel'in çizimlerini referans olarak kabul etmeye devam ettiler.
(...) Darwin, başta da belirttiğimiz gibi, Haeckel'in çizimlerini ve yorumlarını, devrin diğer bilim adamlarının aykırı görüşlerini hiçe sayarak almış ve teorisini desteklemek için kullanmıştı. (...)
(...)Darwin, Haeckel'in sahtekarlığından güç bulmuş ve embriyolojiyi, kendi ifadesiyle, teorisine 'delil sağlayan en güçlü gerçekler sınıfı' olarak kabul etmişti. (...)
Yukarıdaki alıntılara bakıldığında, Darwin'in, Haeckel'in çizimlerini, yorumlarını, Evrim Kuramını desteklemek için kullandığı, hatta Haeckel'in çizimlerinden güç alarak -embriyolojiyi kuramı için en güçlü kanıtlar bütünü- olarak kabul ettiği anlaşılıyor.
Gerçek tarih ne diyor?
Fakat Yaratılışçıların çarpıtmalarından, gerçek tarihe ve orijinal kaynaklara dönüldüğünde, durumun hiçte öyle olmadığı görülüyor. Şöyle ki, şayet Darwin, Evrim Kuramı ve Haeckel ilişkisi Yaratılışçının yazdığı gibiyse; çizimlerini ilk kez 1874 yılında yayımlayan (4) Haeckel, nasıl oluyor da, kuramını ilk kez 1859 yılında -yani Haeckel'den 15 yıl önce açıklayan- Darwin'e destek ya da esin kaynağı olabilir? Darwin'in Türlerin Kökeni'ni yayımladığı 1859'da Haeckel 25 yaşındaydı ve Sicilya ile İtalya arasındaki Mesina Boğazı'nda deniz omurgasızları topluyordu (5).
Charles Darwin kuramını açıkladığı Türlerin Kökeni'nin ilk baskısını 1859, altıncı ve son baskısını ise 1872 yılında yaptı. Diğer bir deyişle, Darwin Evrim Kuramı üzerine söylemek istediklerinin çok büyük kısmını, 1874'den önce zaten söylemişti.
Bu tarih çelişkisinden çok daha önemli bir nokta, şayet Darwin Haeckel'in çizim ve görüşlerinden Yaratılışçının üzerine basa basa söylediği boyutta etkilendiyse, neden Evrim Kuramı açısından en önemli eseri olan Türlerin Kökeni'nin ilk dört baskısında, Ernst Haeckel'den tek bir yerde dahi söz etmiyor? Beş ve altıncı baskılarda ise Haeckel'in adı sadece bir kez anılıyor. Halbuki Haeckel'in embriyolojiyle ilgili ilk ciddi görüşü yani "biyogenetik yasa"sı 1866'da yayımlanmıştı.
Saygıdeğer okuyucular, lütfen düşünün. Haeckel isimli bir embriyolog var ve bu kişinin çalışmaları ve embriyoloji sizin en önemli kuramınızın temel dayanaklarından birini oluşturuyor. Üstüne üstlük, 600 sayfaya yakın devasa eserinizin 15 bölümünden biri de, embriyoloji ve morfolojiyle ilgili. Ve siz Haeckel'den sadece birkaç cümle, o da, sınıflandırma bilimine yeni kattığı filogeni bilim dalıyla ilgili olarak söz ediyorsunuz. Peki bu bölümde embriyolog Haeckel'den söz edilmiyor da, embriyoloji bilgilerinden yararlanılan başka bilginlerin de mi ismi geçmiyor? Neredeyse Haeckel dışında herkes var!: Karl von Baer, Fritz Müller, Milne Edwards, Louis Agassiz, John Lubbock, Thomas Huxley.
Darwin'in Türlerin Kökeni kitabında dile getirdiği Evrim Kuramına temel aldığı embriyoloji kuramı, Haeckel'in değil, Yaratılışçı Karl von Baer'in kuramıydı. Demek ki gerçek, Yaratılışçıyı her zaman olduğu gibi yine yalanlıyor...
Yaratılışçının orijinal kaynak çarpıtması
Yaratılışçı sitede bu konuyla ilgili bir diğer grup ifade bulunmaktadır ki, bunlar biraz daha özel, ama önemli bir konuya vurgu yapmaktadır, izleyelim:
(...) Haeckel, tek bir embriyo çizimi yapmış, sonra da bunu çok küçük farklılıklara uğratarak insan, maymun ve köpek embriyosu diye yanyana yerleştirmişti! Aynı resmi yanyana basınca, doğal olarak 'birbirinin aynı' duruyorlardı. İşte Darwin'in İnsanın Türeyişi kitabında kaynak olarak gösterdiği 'çalışma' buydu.
Ancak Darwin bir embriyolog değildi. Hiçbir zaman embriyoları mercek altına alıp kapsamlı bir biçimde incelememişti. Dolayısıyla bu argümanını geliştirirken bu konuda otorite saydığı kişilerden alıntı yaptı. Verdiği dipnotta özellikle bir isim dikkat çekiyordu: Natürliche Schöpfungsgeschichte (Doğal Yaratılış Tarihi) adlı kitabında çeşitli embriyo çizimleri vermiş ve bunlar üzerine yorumlar yapmış olan Alman biyolog Ernst Haeckel.
Yaratılışçıların orijinal kaynakları nasıl çarpıttıklarının başka bir türü bu örnekte görülür. Yaratılışçıların çarpıttığı bilgi, Darwin'in İnsanın Türeyişi kitabında kullandığı birkaç şekilden biri olan, insan ve köpek embriyolarının karşılaştırıldığı bir numaralı şekil ve onunla ilgili dipnottur.
Orijinal kaynak gerçekte ne diyor?
Önce sözü geçen şekil ve dipnotun orijinal kaynaktan çevirisini okuyalım.
Şekil 1'le ilgili Darwin'in dipnotu:
"İnsan embriyosu (üstteki şekil) Ecker'in şu eserinden alınmıştır; Icones Phys. 1851-1859, tab. xxx, fig 2. Bu embriyo 10 çizgi boyunda olduğundan, resim çok büyütülmüştür. Köpek embriyosu Bischoof'un şu eserinden alınmıştır; Entwicklungsgeschichte des Hunde Eies, 1845, tab. Xi, fig 42B. Bu resim beş kat büyütülmüştür ve embriyo yirmi beş günlüktür. İç organlar şekle dahil edilmemiş olup, dölyatağı uzantıları her iki resimde de çıkarılmıştır. Bana bu şekilleri salık veren Prof. Huxley'dir ve onlardan yararlanma düşüncesi, onun "İnsanın Doğadaki Yeri" adlı çalışmasından doğmuştur. Haeckel de Schöpfungsgeschichte adlı kitabında benzer çizimler vermiştir."
Yaratılışçılar yukarıdaki dipnot bilgisini, Darwin'in kuramını oluşturmada Haeckel'i kaynak olarak kullandığı ve ondan esinlendiği propagandasını yaymak için kullanmaktadır. Yukarıda aktardığım ilgili dipnot ve şekle bakıldığında, Darwin'in hangi kaynakları ve bilim adamlarını kendisine referans aldığını, çok açık şekilde belirttiği görülür. Sanki Darwin o günlerde, çarpıtma olasılığını görmüş gibi, her şeyi açıkça yazmıştır. Şekillerin Haeckel'den değil, Ecker ve Bischoof'tan alındığı, hem şekil altında hem de dipnotta çok net bir şekilde yazılmıştır. Şekilleri bu kaynaklardan alırken neleri değiştirdiğini de bir bilim adamı dürüstlüğü ile açıkça yazmıştır. Prof. Huxley'in eserinden esinlendiğini net bir şekilde bildirmiştir. Haeckel ile ilgili bilgi ise önemsiz ve itinasız şekilde verilmiştir. Kitabın adı bile eksik yazılmıştır (6). Halbuki diğer kaynaklar adı, yılı, sayfası, şekil numarası ile bilimsel düzene uygun bir şekilde aktarılmıştır. Şimdi buradan yola çıkarak; Darwin, Haeckel'in çizim ve görüşlerinden güç almıştır, onu referans olarak kabul etmiştir, demek olası mı? Şayet alsaydı, diğerlerini yazdığı gibi açık bir şekilde onu da yazardı. Darwin'in Haeckel'le arasına bilimsel anlamda her zaman bir mesafe koymasında en önemli etken, onun eserlerinde Lamarkçı bir evrim anlayışını benimsemiş olmasıdır.
Yaratılışçıların, bu özgün kaynakların varlığında, gerçeği çarpıtmalarının mümkün olmadığını artık anlamaları gerekmektedir.
Prof. Dr. Haluk Ertan
DİPNOTLAR:
1) E. Pennisi (1997). Haeckel's Embryos: Fraud Rediscovered. Science 277 (5331):1435.
2) M. K. Richardson, J. Hanken, M. L. Gooneratne, C. Pieau, A. Raynaud, L. Selwood, G. M. Wright (1997). There is no highly conserved embryonic stage in the vertebrates: implications for current theories of evolution and development. Anatomy and Embryology, 196, ss.91-106.
3) M. K. Richardson ve G. Keuck (2002). "Haeckel's ABC of evolution and development", Biol. Rev. 77. ss.495-528.
4) E. Haeckel (1874). Anthropogenie: Keimes- und Stammes-Geschichte des Menschen. Leipzig: Engelmann. (Richardson ve ark., 1997'den).
5) Robert C. Stauffer (1957). Haeckel, Darwin, and Ecology. The Quarterly Review of Biology, vol. 32(2), s.138.
6) E. Haeckel (1868). Natürliche Schöpfungsgeschichte, 1st Ed. Georg Reimer, Berlin. (M. K. Richardson ve J. E. Jeffery (2002). Editorial: Haeckel and Modern Biology. Theory Biosci. 121: 247-251'den alınma)
Metinde geçen Yaratılışçı tezler için:
http://www.harunyahya.org/Makaleler/sahtekar.html
http://www.harunyahya.org/evrim/birzamanlar/birzamanlar07.html

Etiketler:
Bilimler
Genetik
Yaratılışçı Çarpıtmalar
|
| 1 | düşünelim... 
nihat aydın 2008-08-30 17:25:15 ŞİMDİ AŞAĞIDA Kİ YAZILARI OKUYAN (BAŞLIKLARINI) KİŞİ NE DÜŞÜNÜR ? bi düşünelim 1. “Hayatın İlkel Dünyada Tesadüfen Oluşabildiği İspatlanmıştır” Yalanı Bu iddiayı öne süren evrimci kaynaklarda tek kanıt olarak 1953 yılında yapılan Miller Deneyi gösterilir. Oysa bu deneyde canlı bir hücre oluşturulmamış, sadece birkaç basit aminoasit sentezlenmiştir. Aminoasitlerin tesadüfen doğru sıralamayla dizilerek proteinleri oluşturmaları, bunların da bir hücre meydana getirmeleri matematiksel olarak imkansızdır. Kaldı ki, Miller’in sentezlediği aminoasitler dahi anlam taşımamaktadır. Çünkü Miller, deneyinde ilkel dünya atmosferinde bulunmayan gazlar kullanmıştır. 2. Atın Evrimi Fosil Kayıtlarıyla İspatlanmıştır” Yalanı Onlarca yıldır, "atın evrimi" iddiası , evrim teorisinin en iyi belgelenmiş kanıtlarından biri olarak gösterilmeye çalışılmıştır. Farklı devirlerde yaşamış dört ayaklı memeliler küçükten büyüğe doğru dizilmiş ve bu hayali "at serileri" doğa tarihi müzelerinde sergilenmiştir. Oysa son yıllardaki araştırmalar, at serilerindeki canlıların birbirlerinin atası olmadığını, sıralamaların çok hatalı olduğunu, atın atası olarak gösterilen canlıların gerçekte attan daha sonra ortaya çıktıklarını ortaya koymaktadır. 3. “Doğa Tarihi Hayat Ağacını Doğrulamaktadır” Yalanı Darwinizm, yeryüzündeki yaşamın bir ağaç gibi tek bir kökten doğup giderek geliştiğini ve dallara ayrıldığını öne sürer. Evrimciler, doğa tarihini bu iddiaya uyarlamak için 150 yıldır çabalamaktadırlar. Oysa doğa tarihi, tam aksi bir tablo ortaya koymuştur. Fosil kayıtları bir "hayat ağacı" bulunmadığını, temel canlı gruplarının yeryüzünde aynı anda ve aniden ortaya çıktığını göstermektedir. Bilinen filumların (temel canlı gruplarının) tamamına yakını, 530-520 milyon yıl önceki Kambriyen devirde ortaya çıkmıştır. 4. Archaeopteryx, Sürüngenler ve Kuşlar Arasındaki Kayıp Halkadır” Yalanı Archaeopteryx adlı 150 milyon yıllık kuş fosili, evrimciler tarafından 19. yüzyıldan beri "evrimin en büyük fosil kanıtı" olarak gösterilmiştir. Bu kuşun bazı sürüngen özellikleri gösterdiği ve bu yüzden sürüngenler ile kuşlar arasındaki "kayıp halka" olduğu iddia edilmiştir. Ancak 2000 yılında ortaya çıkarılan Lonqisquama adlı fosil, bu iddiayı geçersiz kılmıştır. Çünkü 220 milyon yıl yaşındaki Lonqisquama, Archaeopteryx’ten 70 milyon yıl daha eski olmasına rağmen eksiksiz bir kuştur. 5. "İnsan Embriyosunda Solungaçlar Vardır" Yalanı Bu iddia, evrimci biyolog Ernst Haeckel tarafından 20. yüzyılın başında yapılan bir bilim sahtekarlığına dayanmaktadır. Haeckel, evrime delil oluşturmak için, insan, tavuk, balık gibi canlıların embriyolarını yanyana çizmiş, ancak bu çizimler üzerinde çarpıtmalar yapmıştır. Bugün tüm bilim dünyası bunun bir sahtekarlık olduğunu kabul etmektedir. Haeckel’in "solungaç" diye gösterdiği yapı, gerçekte insanın orta kulak kanalının, paratiroidlerinin ve timüs bezlerinin başlangıcıdır. 6. “Canlılarda Körelmiş Organlar Vardır” Yalanı Uzun zamandır evrimci kaynaklarda canlılardaki bazı organların işlevsiz olduğu ileri sürülmekte ve bunların sözde o canlıların atalarından miras kalmış evrimsel kör noktalar olduğu iddia edilmektedir. Örneğin insan vücudundaki appendiks (apandisit) veya kuyruk sokumu, yıllarca "körelmiş organ" sayılmıştır. Oysaki son yılların bilimsel araştırmaları, tüm bu organların önemli işlevleri olduğunu ortaya koymuş durumdadır. Evrimcilerin 20. yüzyıl başında çıkardıkları "körelmiş organlar listesi" bugün tamamen çürütülmüş durumdadır. 7. “Omurgalıların Beş Parmaklı El Yapısı Evrime Delildir” Yalanı Yunusun yüzgeçlerinde, yarasanın kanatlarında veya insanın ellerinde, 5 parmaklı bir kemik yapısı bulunur. Bu benzerlik, evrimci ders kitaplarında veya bazı yayınlarda, uzun zaman, bütün bu canlıların ortak bir atadan evrimleştiği iddiasına delil olarak sunulmuştur. Oysaki genetik araştırmalar, benzer gibi gözüken bu organların aslında çok farklı genler tarafından kontrol edildiğini göstermiştir. Bugün evrimciler bile "benzer organlar evrime delil oluşturmuyor" itirafında bulunmaktadır. 8. “Sanayi Devrimi Kelebekleri, Doğal Seleksiyonla Evrime Delildir” Yalanı Evrim teorisinin dünya çapında en çok tekrar edilen sözde "delil"lerinin başında, 19. yüzyıl İngilteresi’nde gerçekleşen sanayi devrimi sırasındaki kelebek popülasyonu gelir. Sanayi devrimindeki hava kirliliği ağaç kabuklarının rengini koyulaştırmış, bu nedenle koyu renkli kelebekler daha kolay kamufle olarak avcı kuşlardan korunmuş ve sonuçta koyu renkli kelebeklerin nüfusu artmıştır. Ama bu bir evrim değildir, çünkü yeni bir kelebek türü ortaya çıkmamış, sadece zaten var olan türlerin nufüs oranı değişmiştir. 9. “Mutasyon Deneyleri Evrime Delildir” Yalanı Mutasyonlar, neo-Darwinizm’in öne sürdüğü iki "evrim mekanizması"ndan biridir. DNA üzerinde mutasyonlarla meydana gelen rastlantısal değişikliklerin canlıları evrimleştiği öne sürülür. Bu iddiaya destek oluşturabilmek için binlerce mutasyon deneyi yapılmıştır. Başta meyve sinekleri olmak üzere seçilen bazı canlı popülasyonları yoğun mutasyona uğratılmıştır. Evrimci yayınlar bu mutasyon deneylerini "evrimin laboratuvardaki kanıtı" gibi gösterirler. Oysa gerçekte bu deneyler evrimi kanıtlamak bir yana, çürütmüştür. Çünkü mutasyona uğrayan hiçbir canlıda genetik bilgi artışı gözlemlenmemiştir. Aksine, mutantlar (mutasyona uğrayan canlılar) hep sakat, kısır ve hasta olmaktadır. 10. “Fosiller, Yarı Maymun İnsanların Yaşadığını İspatlamaktadır” Yalanı Darwinizm’in en önde gelen aldatmacası, insanların maymun benzeri canlılardan evrimleştiği iddiasıdır. Bu iddia, oluşturulan binlerce hayali çizim ve maket yoluyla kitlelere empoze edilir. Oysa gerçekte "maymun-adamlar"ın yaşamış olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. İnsanın en eski atası olarak ileri sürülen Australopithecus, şempanzelerden pek farklı olmayan soyu tükenmiş bir maymun türüdür. Evrim şemasında Australopithecus’un sonrasına yerleştirilen Homo erectus, Homo sapiens neanderthalensis, Homo sapiens archaic gibi sınıflamalar ise, farklı insan ırklarıdır.
| | 2 | düşünelim 
nihat aydın 2008-08-30 17:26:56 madem maddecisiniz hümanistsiniz o zaman elle tutulur gözle görülür bir şey harhengi bir şey gösterin verin. laf olmsın içinde yorum kafa karıştıran tümceler olmasın sadece bilmin taa kendisi olsun.
| | 3 | Ryan Adebisi 2009-03-06 13:42:47 @nihat Herkesin evrimi anlaması gerekmiyor zaten nihat bey, siz anlamasanız da olur kafanızın icindeki tabuları aşıp anlamak istemiyorsanız o sizin sorununuz, evrimi kullanan kullanıyor zaten... (bknz.Amerika(halkının büyük kısmı evrimi kabul etmese bile dünyada en fazla evrimle alakalı makale yayınlayan ülke :)),Japonya, avrupa ülkeleri.)
| | 4 | Evrimi savunan vatandaş ! 
Uğur Işıldar 2009-10-02 08:23:00 Eyy! evrimi savunan vatandaş,ister profesör ol,ister diplomat!Tek isteğim birazcık kalbini ve aklını kullan.Darwin gibi bi Türk düşmanı adamın,dedesinden babasından dinlediği masalları bi varsayım -olabilir,olmayadabilir diyerek- halinde topluma sürmesi ve Allahın yarattığı bu kusursuz evrenden,dünyadan büyük zevk duyan siyasi partilerin önüne sürmesi,milyonlarca insanın ölümüne yol açmıştır.Hitler,Stalin vb.. Bu katiller arkalarına aldıkları,ateizmi de destekleyen teoriyi kullanarak katliamlar yapmışlardır.Darwinizm İnsanların etkileşerek ve savaşarak geliştiğini iddia eden bu kuram,tüm geçmişimizi,bizler için savaşan tüm sahabeleri,tüm peygamberleri ve Rabbimizi inkar etmektedir. Madem ilk canlı su içerisinde oluşan bir bakteriydi,o bakterinin nasıl oluştuğunu anlatın bana ? Dikkat edin suyunda nasıl oluştuğunu soracağım.Lütfen,kalbinizi açın..
|
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
apoptozis Yazar Hakkında:"Bir bilimci için kendisine ve mesleğine güvensizlik getirmenin en kestirme yolunun-özellikle de gerekmediği halde-bilimin bütün sorulara yanıt verdiğini veya yakında verebileceğini,bilimsel yanıtları olmayan soruların ise soru olmadığını veya ‘uyduruk sorular’ olduğunu;bunları da ancak ahmakların sorup budalaların cevapladıklarını ilave etmektir.
Bu şekilde düşünen bilimcilerin sayısı ne olursa olsun,artık çok azının bunları açıklayacak kadar akılsız ve kaba olduğunu görerek seviniyorum.Felsefi konularda deneyimli olan kişiler şunu iyi bilirler :Dinsel inançların ‘bilimsel’ açıdan eleştirilmesi,inançların ‘bilimsel’ açıdan savunulmasından daha az yanlış değildir.
Sayfa 35-36
Öyleyse bilimci gerçeği arayandır.Gerçek, ulaşmaya çalıştığı şey,yüzünün dönük olduğu yöndür.Ancak, kesinlik onun erişimi dışındadır;yanıtlamak istediği sorunların bir çoğu doğal bilim dünyası dışında kalır.Yirminci Yüzyılın en büyük bilimcilerinden Jacques Lucie Monod’nun,bu bölümün başına koyduğum sözleri,bir bilimcinin her zaman gerçekleştireceği bir tutkuyu dile getiriyor;anlamaya çalışmak".
Sayfa 104
Genç Bilim Adamına Öğütler
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
Sponsor Bağlantılar

|
Son Etkinlikler
Yakın tarihte gerçekleşecek etkinlik bulunamadı. |
|