GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Psikoloji arrow Evrimsel Göç Yolları Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Şub 18 2008
Evrimsel Göç Yolları Yazdır E-posta
(0 Oy)



Tugce Bilgin   
Pazartesi, 18 Şubat 2008
Okunma: 975 kez

Nereden çıktık biz?: Yüzlerce yıldır insanoglunun kendi kendine sorup durdugu ve hala kesin bir cevap bulamadığı soru. Paleoantropologlar fosil iskeletlerini inceliyorlar. Ancak hala net bir yanıt verilemiyor. Son zamanlardaki genetik calışmalarsa bu araştırmalara yeni bir boyut kazandırdı.

Artık insanoğlunun göç yollarını belirlemek için mitokondri DNAsında meydana gelen ufak değişimler inceleniyor ve bunların analizlerinden çıkan sonuçlar bilim dünyasını genel olarak ikiye bölüyor. Bir kısım Afrikadan cıkışa inanırken diğerleri de Çoklu bölgesel evrim diye çevrilebilecek Multiregional Evolution teorisini destekliyor.

Her iki teorinin de dayanağını mitokondri DNAsında zaman icindeki mutasyonlar olusturuyor. Dikkat çekici genolojik calışmalarıyla tanınan Oxford profesörü Dr. Bryan Sykesa göre ortalama olarak her 10,000 yılda bir genlerimiz mutasyona uğruyor, bu değişimleri takip ederek insanin göç haritasını çıkarmak mümkün oluyor. National Geographicin başlattığı Genografik Projesine göre Y-Kromozomuna veya mitokondri DNAsinin D-Döngüsüne bakarak Afrika dışında yaşayan bütün insanların M168 denen bir SNPi (Single Nucleotide Polymorphism-Tek nukleotid değişimi) paylastığı bulunmuştur. Yani Afrikadan çıkmakta olan insanoğlu -belki bir uyum sürecinin sonucu olarak- bir nukleotidinde değişim geçirdi ve bunu kendinden sonraki jenerasyonlara aktardı, bunlar da tüm dünyaya yayıldı. Bu ve bunu gibi bulgular sonucunda bilim adamlarının büyük bir kısmı insanın Afrikadan dünyaya yayıldığına inanmaya başladı. Ancak son zamanlarda yapılan bazı çalışmalar Afrika teorisini çürütür nitelikte.

Örneğin Avustralyali bilim adamlarının buldugu 60,000 yaşındaki bir fosil, insanların Afrikadan çıktığını gösteren özelliklere sahip değil. Bu tartışmalar daha uzun süre süreceğe benziyor, bu da bilim adamlarının yapacaği yeni araştırmalara, yeni fikirlere olan ihtiyacı artırıyor. Örneğin Marc Sielestad bir yüksek lisans öğrencisiyken kadın ve erkeğin kıtalar arası göç yollarını inceliyordu. Çalışmasında elde ettiği bulgular kadınların erkeklere oranla göç etmede 8 kez daha fazla hareketli olduğunu gösterdi. Aslında asırlar boyunca tarihte avcı erkek ve ev kadının yeri göz önüne alınacak olursa tam tersi bir sonuç beklenebilirdi. Bu sonucun en mantıklı açıklaması kadınların evlendiklerinde kocasının yaşadığı yere taşınması gibi gözüküyor. Bu sayede köyler arası, şehirler arası gen taşınması mümkün oluyor, bu da kadınları erkeklere göre genetik olarak daha hareketli yapıyor. Bu konularda adını duyurmuş olan bir diğer araştırmacı Bryan Sykes da şimdilerde rotasını kadınlarn kökenine çevirmiş durumda. Bilindiği üzere ilk insanlar olan Havva ve Ademin özellikleri genetik olarak tespit edilmeye çalışılınyor. Ancak burada söz konusu olan bilinen anlamıyla ilk insanlar değil de soyunu devam ettirebilmiş olanlar, yani tüm insanların ortak annesi ve babasi. National Geographicteki bir belgesel Ademi şöyle betimliyordu: Yaşıtlarina göre hayatta kalma içgüdüsü daha fazla; daha kuvvetli, yeni araçlar oluşturmada yetenekli (doğaya uyum), kadınlar arasında popüler (daha çok çocuk, böylece soyunun devamı), lider ruhlu. Bu özellikleri sayesinde daha çok çocuğa sahip olmuş, onları daha güçlü yetiştirip korumuş olabilir. Bu da onu ilk atamiz yapmış olabilir. Ayni şeyler mitokondriyal Havva (mitochondrial Eve) için de geçerli. Bryan Sykes ,The Seven Daughters of Eve adlı kitabında Avrupada 7 tane ortak kadın atasının bulunduğundan bahsediyor.

Bu kadınların her biri kendilerine özgü mutant bir geni kendilerinden sonraki nesle ve bir sonraki nesle aktarabilmişler, ve bize kadar kırılmadan ilerleyen bir soy çizgisi oluşturabilmişler. Sykes bu kadınlardan en yaşlısının 45,000 yaşında olduğunu tahmin ediyor ve arkeolojik kayıtlardan da yararlanarak ana vatanının bugünkü varislerinin yaşadığı yer olan Yunanistan olduğuna karar veriyor.

Kaynakça: Mapes, Jennifer,

Discoveries Breathe New Life into Human Origins Debate,

National Geographic News, January 2001 Ingman, Max,

Mitochondrial DNA Clarifies Human Evolution, 2001 Sailer, Steve,

Daughters of Eve, Mothers of Europe (And America), December 2001 Foley, Jim,

Fossil Hominids: mitochondrial DNA, November 2003 SNPs: Variations NCBI, on a Theme,

http://www.ncbi.nlm.nih.gov/About/primer/snps.html Eastman, Dick,

Bryan Sykes' Latest Book: "Blood of the Isles", November 2006,

https://www3.nationalgeographic.com/genographic/atlas.html, 2007


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

Tugce Bilgin

Yazar Hakkında:
Genetik ve Biyomüh. 2. sınıf Evolutionary genomics, biyoinformatik Kuantum
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim