GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Genetik arrow Kromozomal Hastalıklar Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Şub 17 2008
Kromozomal Hastalıklar Yazdır E-posta
  • Currently 2.3/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Rating: 2.3/5 (Toplam Oy: 4)


DR. HAKAN BERKİL   
Pazar, 17 Şubat 2008
Okunma: 1428 kez

Kromozomal bozukluklar genellikle lethal olup canlı yenidoğanlarda görülme sıklığı %0.5-0.7 arasındadır. Sıklıkla gebelik sırasında, özellikle de ilk 3 ay içerisinde spontan düşüklere neden olurlar. Sayısal kromozomal düzensizlikler genellikle de novo oluşmaları nedeniyle tekrarlama riskleri düşüktür. Ampirik tekrarlama riskleri mevcuttur.

Ancak, gebeliklerdeki pratikte gözlenen riskler teorik risklerden daha düşük olarak karşımıza çıkmaktadır.

                                         Kromozomların yapısı

kromozom_yapisi.jpg

SAYISAL kromozom DÜZENSİZLİKLERİ

Normal bir insana ait vücut hücrelerinde diploid (46) sayıda kromozom gözlenir. Kromozom sayısının 23 ve katları şeklinde görülmesi ise öploidi olarak adlandırılır ve canlı doğumla bağdaşmaz.

Tek bir kromozomdaki sayısal değişiklikler ise anöploidi olarak tanımlanmaktadır. Bir kromozomun sayısal olarak eksik olması monozomi, nullizomi olarak adlandırılırken fazla olması durumunda bu kromozomun sayısına göre trizomi, tetrazomi olarak adlandırılır. 13, 18 ve 21. kromozomların trizomisi dışındaki otozomal kromozomlardaki sayısal anomaliler ölümcül seyretmektedir. 45,Y dışındaki cinsiyet kromozomlarındaki sayısal anomaliler ise yaşamla bağdaşmaktadır.

Sayısal kromozomal düzensizliklerin tekrarlama riskleri genellikle de novo oluşmaları nedeniyle düşüktür. Ancak buna rağmen çiftlerin yeni gebeliklerinde prenatal tanı yapılması önerilmelidir. Çünkü bazı ebevenler bu tür kromozomal bozuklukları somatik hücrelerde çok düşük oranda taşıyabilir. Bazı ailelerde mozaisizm lenfosit hücrelerinde çok düşük düzeyde olabilir ve rutin incelemelerde gözden kaçabilir. Ayrıca, trizomik hücreler anne veya babadan birinin gamet hücrelerinde değişik oranlarda bulunabilir.

Down Sendromu (DS) en sık rastlanılan ve en iyi bilinen kromozom bozukluğu olup 600-700 doğumda bir görülür. Kendine özgü fenotipik bulguları nedeniyle doğumda tanınabilmektedir. Hastalarda hipotoni, brakisefali, yukarı çekik palpebral fissürler, epikantus, iriste brushfield lekeleri, basık burun kökü, düşük yerleşimli kulaklar, ellerde tek transvers çizgi ve klinodaktili, ayaklarda birinci ve ikinci parmaklar arasında geniş aralık, motor ve mental retardasyon gözlenir. Bu çocukların yarısında kardiyovasküler ve/veya gastrointestinal sistem malformasyonları mevcuttur.

Hastaların yaklaşık %94’ünde, 21. kromozom çiftinin mayotik ayrılamaması sonucu oluşan trizomi saptanır. Regüler trizomi 21 genellikle maternal mayozdaki (%85) ve predominant olarak I. mayozdaki (%75) hatadan kaynaklanır. Regüler trizomiye sahip bir çiftte tekrarlama riski yaklaşık %1’dir.

Down sendromlu olguların %4’ünde 21. kromozomun uzun kolu ile diğer akrosentrik kromozomlardan (D grubu: 13, 14, 15; G grubu: 21, 22) birinin uzun kolu arasında Robertsonian translokasyon saptanır. D/21 translokasyonlu hastaların %40-45’i familial kaynaklı iken, G/21 translokasyonlu hastalarda bu oran %4’dür. İlginç olarak, t(21;21)’li hastalarda Robersonian translokasyon olarak değerlendirilen yeniden düzenlenmenin gerçekte sıklıkla i(21q) olduğu belirlenmiştir.

21;21 translokasyonu saptanmış bir bireyin tüm çocukları ya down sendromlu doğar yada oluşan gebelikler monozomi 21 nedeniyle sonlanır. Benzer durum homolog akrosentrik kromozomlar arasında gözlenen tüm Robertsonian translokasyonlarda geçerlidir.

Vakaların %2’sinde mozaisizm saptanmaktadır. Mozaik bireyler mitotik kromozom ayrılamaması sonucu trizomik zigotlardan yada normal zigotlardan kaynaklanır. Bu hastalarda fenotip, regüler trizomi 21 fenotiplerinden daha ılımlı olabilir. Ancak mozaik hastalar arasında fenotipte geniş bir farklılık vardır.

YAPISAL KROMOZOM DÜZENSİZLİKLERİ

Kromozomlardaki yapısal yeniden düzenlenmelerin en sık görülen tipi 500 yenidoğanda bir görülen dengeli translokasyondur (resiprokal ya da robertson translokasyon). Eğer kromozom grubu genetik bilginin normal komplemanına sahipse yapısal yeniden düzenlenmeler dengeli olarak tanımlanır. Bazı yeniden düzenlenmeler stabildir ve hücre bölünmesi sırasında değişmeden aktarılırlar. Bir yeniden düzenlenmenin stabil olabilmesi için yeniden düzenlenmiş kromozomun normal yapısal elemanlara (tek bir sentromer ve iki telomer) sahip olması gerekir.

Translokasyon (Yer Değiştirme)

Bir kromozomdan kopan parçanın başka bir kromozoma yerleşmesi durumudur. Kırılma gösteren kromozomdan birinin kırılan parçası diğerinin kırılan parçası üzerine yapışır. Translokasyonlar 3 ana gruba ayrılır:

    *
      Karşılıklı translokasyon (resiprokal)
    *
      Sentrik kaynaşma tipi translokasyon (robertsonian)
    *
      İnsersiyonel translokasyon (transpozisyon)

Karşılıklı translokasyon (resiprokal)

2 farklı kromozomda kırılma oluşması ve sonrasında bu kromozomlardan kopan parçaların karşılıklı yer değiştirmesi durumudur. Yenidoğanların yaklaşık 1/500’ünde gözlenir.

     Reciprokal translokasyonların oluşma mekanizası

 resiprokal_image.jpg

Bu yeniden düzenlenme, taşıyıcı kişilerde sıklıkla fenotip bir etki oluşturmaz. Ancak, dengesiz gamet oluşumu nedeniyle bu kişilerin her gebeliğinde yüksek bir risk (%85) mevcuttur.

                      Reciprokal translokasyon taşıyıcılarında oluşması muhtemel embriyolar

resiprokal_segregasyon.jpg

Sentrik kaynaşma tipi translokasyon (robertsonian)

Homolog veya nonhomolog 2 akrosentrik kromozom arasında görülen translokasyon tipidir. Bu yeni düzenlenmede iki farklı kromozoma ait uzun kollar ve kısa kollar kendi aralarında kaynaşır. Birleşen kısa kollar genellikle kaybolur ve sadece sentromer bölgelerinden birleşen iki uzun kol gözlenir. Kaybolan kısa kollara ait kromozom parçaları diğer akrosentrik kromozomlarda olduğu gibi rRNA genlerinin multipl kopyalarını içerdiği için fenotipik olarak bir etki yapmamaktadır. Bu hastalarda 45 kromozom saptanır. Sayısal olarak bir eksiklik var gibi görünse de genetik materyalde önemli bir eksilme veya artış söz konusu değildir.

 Robertsonian translokasyonların oluşma mekanizası

robertsonian_image.jpg

Robertsonian tipte translokasyonları bulunan kişilerde, reciprokal translokasyona göre daha düşük olmakla birlikte dengesiz genetik yapıya sahip gamet hücrelerinin görülme oranı yüksektir (%66).

Robertsonian translokasyon taşıyıcılarında oluşması muhtemel embriyolar

robertsonian_segregasyon1.jpg

İnsersiyonel translokasyon (transpozisyon)

İki kromozomdan birinde iki noktada kırık olurken diğerinde tek bir kırılma olur ve çift kırılma olan kromozomdaki parça tek kırılma olan diğer kromozoma giderek yapışır. Bu kişilerin çocuklarında segregasyon anomalileri nedeniyle insersiyone olmuş parçanın duplikasyonu yada delesyonu gözlenebilir.

İnsersiyonel translokasyonların oluşma mekanizması

insersiyonel_image.jpg

Delesyon (Eksilme)

Bir kromozom segmentinin kırılma sonucunda kaybolmasıdır ve dengesizliğe neden olur. Bu kopma iki türlü olabilir. Ya tek bir kırılma sonucunda terminal parça kaybolur (terminal delesyon) ya da iki kırılma nedeniyle kopan parça aradan çıktıktan (interstisyel delesyon) sonra iki parça tekrar kaynaşır. Bununla birlikte daha çok iki darbe ile aradaki kopan parça sentromersiz olduğu için kaybolur. Sentromerli ise iğ ipliklerine tutunarak kutuplara çekilir ve hücre bölünmesi esnasında kaybolmaz.. Sıklıkla de novo oluşan bu durumlar genellikle tekrarlama riski göstermez.

Delesyonların oluşma mekanizması

delesyon_image.jpg

Duplikasyon

Homolog iki kromozomdan birinde çift kırık sonucunda kopan kromozom parçasının diğer kromozomda tek kırık sonucu oluşan aralığa giderek yapışması sonucunda meydana gelir. Ancak duplikasyon olayı daha çok mayozda meydana gelir ve bir kromozom parçasının çift kopya bulunması durumudur.

Duplikasyonların oluşma mekanizması

duplikasyon_image.jpg

İnversiyon (Ters dönme)
Bir kromozomda iki farklı noktada kırık olması ve sonrasında bu arada kalan parçanın kendi etrafında ters dönerek eski yerine yapışması olayıdır. Bir inversiyon genellikle taşıyıcılarda anoröal bir fenotipe neden olmaz. Çünkü dengeli bir yeni düzenlenim halindedirler. İki tür inversiyon vardır:

    * Parasentrik inversiyon
    * Perisentrik inversiyon

Parasentrik İnversiyon

Sentromeri içine almayan ve kısa veya uzun kollardan birinde olan kırılma sonucunda kırılan parçanın ters dönüp aynı yere yapışmasıdır. Kromozom boyu değişmediği için yalnızca bantlama yöntemi ile tanımlanabilirler. Kromozomun boyu değişmemesine karşın gen sırası değişir ve genellikle fenotipe yansımazlar. Bununla birlikte, bu tür inversiyonlara sahip bireylerin gamet dağılımlarında genellikle oluşan dengesiz gametlerdeki rekombinant kromozomlar asentrik yada disentrik yapıdadır ve nadir olgular bildirilmiş olsada genellikle canlı doğuma imkan tanımazlar. Bu nedenle bir taşıyıcının canlı doğan bir çocuğa sahip olma riski çok düşüktür.

Parasentrik inversiyonların oluşma mekanizması

parasentrik_image.jpg

Perisentrik İnversiyon
 
Sentromeri içine alan, kısa ve uzun kollardaki iki kırılma sonucunda kırılan parçanın ters dönüp aynı yere yapışmasıdır (Şekil 10). Kromozomun boyu ve gen sırası değişir. Bu tür inversiyona sahip bir birey kromozom segmentlerinin duplikasyonun veya eksikliği bulunan gametler üretir. Bu segmentler inversiyonun distalinde kalan parçalardır. Yaklaşık olarak bir taşıyıcının dengesiz karyotipli bir çocuk meydana getirme riski %1-10 arasındadır ve her perisentrik inversiyon kendine özel bir riske sahiptir. Geniş parasentrik inversiyonlu taşıyıcı bireylerde distalde kalan parçalar, küçük perisentrik inversiyonlu taşıyıcılara göre daha küçük olduğu ve distalde kalan parçaların eksikliği ya da fazlalığı gözlendiği için bu kişilerin yaşayabilen rekombinant çocuklara sahip olması daha olasıdır. İnversiyon 9. insan kromozomlarında görülen en yaygın perisentrik inversiyondur. Yapılan çalışmalarda anomalili doğumlara neden olmadıgının saptanması nedeniyle polimorfizm olarak değerlendirilmiştir.
 
Perisentrik inversiyonların oluşma mekanizma

perisentrik_inversiyon.jpg

 DR. HAKAN BERKİL


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim