GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Hukuk arrow Uzay ve Uzaylı kavramları Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Şub 17 2008
Uzay ve Uzaylı kavramları Yazdır E-posta
(0 Oy)



Namyelüs Hat   
Pazar, 17 Şubat 2008
Okunma: 2309 kez

İnsanoğlu da bir varlıktır (var oluştur). Uzayı sonsuz veya sonsuz olmayan bir mekân olarak düşünecek olursak; Dünya’mızdan başka Âlemlerin olmadığı düşünmemiz; biz insanoğlunun “bir tek bizler varız” bencilliğine örnektir. Bazı kişilerin “Ben uzaylıyım” demesi; bazı kişilerce alay konusu olmaktadır. Bu yazımda; Uzay ve uzaylı kavramlarının yanı sıra, uzaylılarında biz insanoğlu gibi dost olup olmadığına cevap bulacaksınız) Olaylara geniş bakmanın yanı sıra; oluşlardan kendimizi soyutlayarak 3. bir kişi olarak düşünmek; olayların daha çabuk anlaşılmasını veya çözülmesini kolaylaştıracaktır. “Biz Dünya’nın içinde var oluşumuzu sürdürürken; Dünya neyin içinde var oluşunu sürdürüyor?” sorusu bizimde uzaylı olduğumuzun bir ispatı gibidir. Dünya uzayın bir parçasıysa; bizlerde uzayın bir parçası değil miyiz?

 

Örnek: Türkiyeliyiz, Amerikalıyız, Japonyalıyız… Tüm insanlık için düşündüğümüzde; “Dünyalıyız”. Tüm uzay için düşünüldüğünde; “Uzaylıyız”. Var oluşların bakış açısına göre nereli olduğu değişir.

 

“Bizden başka uzayda var oluşlar var mı?” sorusuna cevap: Dünya’mızda bizden başka yaşamlar var olduğuna göre; Dünya’mızda çeşitli bitki örtüleri, çeşitli hayvanlar, tanımlanan veya tanımlanamayan yaşamlar var olduğu gibi;  bizden başka Dünya dışı varlıklar yok diyemeyiz. Dünya dışı varlıklara yok diye bilmemiz için; Tüm uzayın keşfedilmesi gerekiyor. Bu keşifler Dünya için yapıldı. Dünyanın sonsuz bir düzlem değil; Elips şeklinde bir küreden olduğu ispatlanmıştır. Şu an ki nesil için sorulması gereken soru; Uzay sonsuz bir mekân mıdır?

 

İnsanoğlu Dünya’mızda ki tüm canlıları merak edip; incelerken veya yaşayışları belgesellere kaydedip; Tüm insanlığa sunarken; belirli bir besin zincirinin olduğu ve bu besin zincirinin bir parçası olduğumuzu görüp; ister istemez doğaya(tabiata) uyum sağlamak zorundayız.

 

Biz insanlık Dünya’mızdaki canlıların yaşam tarzlarını incelediğimiz gibi; Dünya dışındaki var oluşları merak ediyorsak, yıldızları gözlemliyorsak… Aynı düşünceleri bir Uzaylıymış gibi düşünürsek; Dünya dışındaki var oluşlar içinde bu düşünceler geçerlidir. Dünya dışındaki var oluşlarda bizleri merak edip gözlemeye hakları yok mu? Bence gözetlenmemiz doğaldır. Yanlıştır diyenlere cevap: Madem başka var oluşları gözetlenmesine karşısınız; neden belgesel seyrediyorsunuz?

 

Örnek: Ülkeler arasındaki uydular bizleri gözetliyorsa; kimin nerede olduğunu 1saat içinde bulunabilir. Uyduların bizi gözetlemesine tepkide bulunmak yerine; Birkaç uzaylının bizleri veya doğamızı izlemesinde neden tepki gösterdiğimizi anlayamıyorum. Uydularımızı çıplak gözle görebiliyor muyuz? Hayır. Peki, uyduları kullanan kişiler bizleri görüyor mu? Evet.

 

Bazı bilgilerin insanlıktan saklanması Dünyada kargaşa çıkmasını önlemek amaçlıysa; neden Dünya’mızda savaşlar hala devam ediyor? Dünya’mızda zaten kargaşaların var olduğunun ispatıdır. Bu kargaşaların çıkmasını da uzaylıların üstüne atmak mantıksızdır. Dünyadaki savaşlara neden olan insanoğlunun çıkar kavgalarıdır.

Biz insanoğlu kendi aramızda anlaşmazlıklar sonucunda; tartışmalara, dargınlıklara, kavgalara, şiddete veya savaşlara neden oluyorsak; Dünya’mızdaki savaşlara neden olan uzaylılar değil insanlığın kendisidir.

İnsanoğlu arasında iletişim yetersizliğinin örneğidir.

 

Dünya’mızda vahşi hayatı veya doğayı koruma dernekleri olduğu gibi; Dünya dışındaki varlıklar arasında insanoğlunu korumayı görevini üstlenenler olamaz mı?

Örnek: Bir meteor parçasının bilinmeyen bir cisim tarafından; Dünya’ya düşmeden yok edilmesi. Sorulması gerekenler;

— Meteor parçası nereye düşecekti? Meteor nasıl olurda Dünyadaki radarlara görünmedi? Meteor düşmüş olsaydı, kim veya kimler yok olacaktı?

bu örnek ile tüm uzaylıların düşman olmadığının bir ispatı gibidir.

Her görülen UFO’lara füzeler ile saldırmamız çok saçma bir davranış olur. Aslanın arabayı ısırması gibi davranırsak; vahşi doğadaki canlılardan hiçbir farkımız kalmaz.

Mevlana’nın sözü; “Gel, gel, ne olursan ol yine gel”.  

 

İnsanlar bile bazen kendi aralarında iletişim kuramadıkları için anlaşamıyorlar. Dünya dışı varlıklarında hemen bizleri anlamasını beklememiz bir hatadır. Biz onları onlarda bizi inceleyerek, gözlemleyerek birbirimizi tanıma fırsatı elde ederiz.  Biz belgesellerdeki canlıları izleyerek tanıyorsak; Dünya dışı varlıklarında bizleri gözlemleyerek tanıma çabaları olamaz mı?

 

İnsanoğlu neden saldırgan olur? Sevdiklerini koruya bilmek veya sevenleri için hayatta kalma mücadelesidir. Biz insanoğlu birbirimize iyi davrandığımız sürece; Dünya dışı varlıklarında bizlere iyi davranacaklardır.

 

Uzayda bizlerden başka varlıkların da olması ne kadar güzel!

Dünya’mız içindeki çeşitli canlılar, bitkiler… Olması; Dünya dışında da bizlerden başka canlılarında var olduğunun örneğidir.

 


Etiketler:  



1Dünya'mızdan (İnsanoğlundan) üstün bir
Namyelüs Hat 2008-02-17 05:39:20
2 olasılık var. 
 
İyi ve kötü; felsefe bilimini doğuran iki olgudur. 
 
1. olgu: UFO diye görüntülenen cisimlerin; insan teknolojisine ait olma olasılığı. 
2. olgu: Gerçekten UFO’lar var ise; insan teknolojisinin çok geride kalmış olmasıdır.  
 
1.Olgu: İnsanoğlunun kibirlenmesine; başka insanlardan kendilerini üstün görmeye neden olabilir. 
2.Olgu: İnsanoğlunun kıskançlık duygularıyla; UFO’lara saldırmalarına neden olabilir. 
1.Olgu: Var 
2.Olgu: Yok…  
Olgular kelime oyunları ile çoğaltılabilinir.  


2Göz, Dünya ve Uzay yapısı
Namyelüs Hat 2008-03-11 00:08:18
Gözlerimiz neden üçgen, kare, dikdörtgen… Gibi şekillerde değil de; Dünyamız gibi bir şekle sahiptir? Dünyamızın ve gözlerimizin şekli elips, küre gibi şekilde olması bir tesadüf müdür? 
Bu yazımda “Göz” yapısı ile “Uzay” yapısı arasındaki benzerliklerin neler olduğunu… 
 
Göz yapısı: 
Küre şeklindeki göz orbita denen kemik boşluk içine yerleşmiştir ve gözkapakları ile korunur. Dışta beyaz renkli sklera ve onun devamında saydam bir tabaka olan kornea yeralır. Korneanın altında göze rengini veren iris bulunur. İrisin ortasında ışık miktarına göre genişliği değişen gözbebeği (pupilla) yer alır. İrisin arkasında göz merceği (lens) vardır. Bu yapı saydamdır ve disk şeklindedir. Skleranın altında gözün damarsal tabakası (uvea) ve onun altında da görmeyi sağlayan ağ tabaka (retina) yer alır. Görsel uyarılar retinadan beyne görme siniri (optik sinir) yoluyla iletilir.[1] 
 
Dünya yapısı: 
Dünya'nın üzerindeki topografik oluşumlar ve kendi ekseni etrafındaki eksantrik (tuhaf, acayip, garip) hareketi nedeniyle düzgün bir geometrisi yoktur. Geoibs bir biçimdedir, fakat kutuplardaki yarıçapı ekvator yarıçapından fazladır. Bu kutuplarından basık küresel geometrik şekil "geoid" (Latince, Eski Yunanca Geo "dünya") yani "Dünya şekli" diye adlandırılır.[2] 
 
Uzay yapısı:  
Uzay, tümüyle keşfedilemediğinden dolayı, uzayın hangi şekilde olabilirliği konusunda varsayımlar haricinde herhangi bir tanıma ulaşamadım. Bu nedenden dolayı; uzayın bütünsel şekliyle ilgili net bir tanımlama yapılamıyor.[3] 
 
Her insanın göz rengi, yapısı… Farklıyken; işlevleri aynıdır! Gözlerimiz görmek için vardır. Görmek bazen bir soru bazen bir cevap olabilir. 
 
Örnek: Aynada gözlerinize dikkatlice bakınız! Gözlerimizin tam ortası (İrisin ortasında ışık miktarına göre genişliği değişen gözbebeği (pupilla) yer alır.) siyah renktir. Korneanın altında göze rengini veren iris bulunur. Siyah, kahverengi, mavi, ela, yeşil iris… Gibi göz renklerine sahibiz. Dışta beyaz renkli sklera vardır. 
Ortadan dışa doğru renkleri sıralarsak; Siyah gözbebeği, Siyah, kahverengi, mavi, ela, yeşil renkli irisler (hangi göz rengine sahipsek o renk), en son olarak Beyaz renkli sklera görürüz.  
 
Işığın ulaştığı yerler ne renk ise, çıplak göz ile o rengi algılarız veya görürüz. Işığın ulaşmadığı yerleri çıplak gözle göremeyiz. Karanlıkta çıplak gözle siyah renk görüyoruz. Karanlıkta kalınca (hiçbir ışığın olmadığı yerde) neden siyah renk görüyoruz? *Gözbebeğimiz (pupilla) siyah renk olduğu için siyah renk görmemize neden olabilir.  
 
Bu örnek ile ilginç bir soruya ulaşıyorum Uzay ne renktir? Gündüz gökyüzüne bakarsak gökyüzünün rengini görüyoruz. Sorumda “gökyüzü ne renktir?” diye sormuyorum! Soruyu biraz genişletirsek: Gece gökyüzüne bakarsak; siyah renk içinde beyaz renkli noktalar görmekteyiz. Uzaydaki gezegen, göktaşı… Gibi cisimlere ışığın yansıması olarak görülen parlak noktalara yıldız diyoruz. Yıldızlar çıplak göz ile görülebilir. Çıplak göz ile bakıldığında; yıldızların haricindeki tüm yerlerin siyah renk olması, ? *Gözbebeğimiz (pupilla) siyah renk olduğu için siyah renk görmemize neden olabilir.  
 
Bir zamanlar tarihteki bazı insanlar Dünyamızı sonsuz gibi algılıyordu. Günümüzde uzayı sonsuz algıladığımız gibi. Dünya’mızın bir sınırı var ise; Uzayında bir sınırı var mıdır? Bu soruya gözlerimiz cevap verebilir mi?  
 
“Duyduklarınıza inanmayınız, gördüklerinizin yarısına inanınız”, “İyi olan iyi görür; kötü olan kötü görür.” Atasözleriyle tüm soruların cevaplanacağı günün varlığına inanıyorum. Günümüzde her ne kadar tüm sorulara cevap bulamasak ta, gelecek ile günümüzdeki bilinmeyenlere cevap bulunacaktır. Gelecekteki bilinmeyenlere; gelecek cevap bulacaktır… 
 
[1] http://www.gozsagligim.com/?yid=73 
[2] http://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%BCnya_(gezegen) 
[3] ? 


3Namyelüs Hat 2008-05-30 06:24:52
Bir insan başka bir insanı kıskanır veya acır bunun ortası dalga geçmek (espri anlayışı) olabilir. Hamdolsun ki bu Dünya’da kıskanılacak herhangi bir şey göremedim! Bir başkaları gördüyse eğer; kıskanmayın ne olur elbet bir gün sizin de olur. 
 
Not: Bazı sorularınıza önceden cevaptır! Uzay bütünüyle Yaradan’ımız olabilir mi? 


4Genetik ölümsüzlük!
Namyelüs Hat 2008-06-02 20:26:31
Dünya dışı varlıklar veya ruhlar âlemi farklı olsalar bile ortak noktaları var! İki varlık türü de Dünya dışından olabileceği gibi şu an Dünya içinde de olabilirler. Fakat Dünya dışı varlıklar denilmesinin sebebi gizlenmeleri veya görünmez olmalarıdır. Ruh kavramı ile ruhsal insan psikolojisi aynı gibi algılanır ise hatalı düşünce olabilir. İnsan bedeninin doğması ve insan bedeninin ölmesi esnasında; insan bedeni doğarken içine bir “Ruh” girer insan bedeni ölürken içinden bir “Ruh” çıkar. ( İnsanı insan yapan görünmez varlık veya var oluş!) 
İnsan bedeninin kopyalanması (klon) mümkün ise; neden insan bedeninin Dünya’da kopyalanmasına izin yok? İnsan bedeninin kopyalanmasına izin olduğunu düşünelim! Sizce kopyalanan insan bedeni ile asıl insan genleri aynı olsa bile “Ruhları” aynı olabilir mi? Cevap: ? Bilinmiyor!  
Örnek: Aynı genler ile kopyalanan insan bedenlerinin konuşmaları, düşünceleri, yazışmaları… Farklı olacaktır. Bunun nedeni doğan her bir insan için her defasında ayrı veya aynı “Ruhların” var olmasıdır. Bir şeylerin sonu bilinirse başı da bilinir düşüncesiyle; Uzayın başlangıcını veya uzayın sonunu şu an ki zaman diliminde bilmiyoruz. (Dünya dışı varlıklarda bilmiyor olabilirler veya başka bilinmeyen sorulara cevap bulmak için Dünya da olabilirler) İnsan var olduysa bir nedeni vardır düşüncesiyle; geleceğe veya bilinmeyenlere şekil veren, tanımlayan, hisseden, yaşayan… İnsanoğlunun hayal gücüdür ( şahsi, fikirsel… Düşünceler). ( Beli ki de bu gibi cümleler ile tüm bilinmeyen sorulara cevap olabilir.)  
Örnek: Şu an ki zaman diliminde Dünyada ki binalara şekil veren kim? Yüz yıl önceki binalar ile şimdiki zaman dilimindeki binaların hepsi aynı mı? 
Dünya dışı varlıklar biz insanları farklı Dünyalarda kopyaladıklarını düşünelim. (olasılık) Her dünyada ki yenilikler, buluşlar, durum veya gidişatlar sizce aynı mı olur?  
 
Düşüncelerimizi kaydedebileceğimiz kayıt cihazlarımız şu an ki zaman diliminde var mı? Sorusuyla geleceğe şekil veren kim veya kimler olduğu açık ve net; cevap: “İnsanoğlu” veya “Dünya dışı varlıklar”. 
 
Dünya dışı varlıklar açısından düşünürsek; 
Teknolojileri insanoğlu teknolojisinden daha ileriki bir safhada olabilir (olasılık)  
 
Uzayda kaybolan tüm Dünya dışı varlıklar insan düşünce ses titreşimlerini algılamalarına neden olabilir. Henüz insan beyninin gücünü bilmiyoruz! Dünya dışı varlıklar uzayda kaybolduysalar (olasılık); bu Dünyada birleşmeleri sonucunda insanoğluna minnettarlık duygusuyla tüm yardıma muhtaç insanlara yardımcı olmak çabasında olacaklardır. (Şu an insan hakları evrensel bildirgesi doğrultusunda hareket ediyor olabilirler! Görünmezlik ve saydamlık en büyük avantajları olabilir.)  
Henüz insanoğlu Dünyadan fazla uzaklaşmadığı için Uzayda kaybolmak gibi bir lüksümüz yok! Bu cümle ile neden insan teknolojisinin Dünya dışı varlıklardan bir adım geride olduğunu çok iyi açıklar. Sizce Allah’ın kudretinin büyüklüğü bir tek bu Dünya ile mi sınırlıdır? Oysaki Dünyanın sınırları yok! Sizce sınır diye bir şey var mı(?) Yoksa insanoğlu Dünya yaşantısı (özel yaşantı) için mi sınırlar var? Ülke sınırlarıyla karıştırmayın… Sınırlara duvar örenler insanlardır. Bu durum insanların henüz Dünya barışına hazır olmadıklarının ispatıdır. Bu gibi durumlar devam ettiği sürece Dünya dışı varlıkların hem kendi güvenlikleri hem de insanların güvenlikleri için gizlenmek ile ön planda olabilirler.  
 
Bu gibi gizemler veya bilinmeyen sorular… Muhakkak her olasılıkları düşünen birileri var ki Dünya varlığı devam ediyor!  
 
Not: Olasılık! Sonsuz yaşamak insan bedenlerinin kopyalanmasıyla mümkündür. Kopyalanan insan bedenlerine bir önceki insan düşüncelerinin aktarılmasıyla aynı ruhsal özellikler kazandırılabilinir. Şu an ki zaman diliminde Dünya da neden insan bedenlerinin kopyalanmasına karşı olduklarını düşünürsek; tarihin kalıplaşmasına neden olabiliriz. Her yüz yıl Dünya’yı hep aynı yöneticiler yönetirse sizce tarih kalıplaşmaz mı? Veya kopya genlerin kötü amaçlar için kullanılmasına bir önlem amaçlı; Uzay veya Dünya barışı için ulaşılması zor gezegenlere bir kopyalama hakkı tanınmış olabilir. Bu gibi olasılıklar ile aynı gezegende beden (varlık) kopyalanmasına izin verilmiyor gibi… 


5Namyelüs Hat 2008-06-03 16:21:59
… 
Gelin tanış olalım 
İşi kolay kılalım 
Sevelim sevilelim 
Dünya kimseye kalmaz. 
… 
Yaratılmışı severiz  
Yaratandan ötürü [1] 
 
Yunus Emre 
 
http://blog.haberturk.com/kitapvekitap/yaziD.asp?yID=79382&kID=32 [1] 


6Namyelüs Hat 2008-06-04 09:15:33
“Hiçbir kulu kendimden üstün tutmam ve kendimi de hiç bir kuldan üstün görmem.”  
“Hiç bir Var Oluşu, Yok Oluşu veya hem Var Oluşu hem Yok Oluşu kendimden üstün tutmam ve kendimi de hiçbir var oluştan veya yok oluştan üstün görmem.”  
 
Not: 
“Var Oluş”: Gözle görülen, tutulan, bilinen… 
“Yok, Oluş”: Kalben istemedikçe; gözle görülemeyen, tutulamayan, bilinmeyen… 
“Hem var oluş Hem yok oluş” (her ikisi): Kalben istedikçe hem görülen, hem görülemeyen; hem tutulan hem tutulamayan, hem bilinen hem bilinemeyen... 


7Namyelüs Hat 2008-06-22 15:03:21
“Uzay ve Dünya nerededir?” sorusuna şu an ki zaman diliminde verilebilecek en güzel cevap “Hayal gücü veya düşünce gücündedir!” Çünkü geçmiş ve gelecek hayallerimiz veya düşüncelerimiz ile gerçekleşir, oluşur, şekillenir... Bilim, tüm olasılıkları düşünce süzgecinden geçirmesiyle; geçmişin ve geleceğin temelleri bir o kadar sağlam olur. Unutulmaması gereken “geçmiş zaman” dilimi bir zamanlar “gelecek zaman” dilimiydi. Her geçen süreçler ile birlikte “gelecek zaman” dilimi “geçmiş zaman” dilimini oluşturur. Nasıl ki her zaman dilimi bir birleriyle bağlantılıysa; tüm düşünceler (hayaller) de bir birleriyle bağlantılıdır. Hayal etmek keşfetmekten önce düşünmektir. Sonra hayal etmek keşfetmektir. Yani hayal edebilmek için düşünmek birinci adımdır. Bilinmeyenleri bilmek için “düşünmek” güzeldir. Sonra bilinmeyenlerin bilinmeyeceğini hissettiğimiz anda “hayal etmek” güzeldir. Tüm güzel (iyi) hayallerimizin gerçek olması daha da güzeldir.

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

Namyelüs Hat

Yazar Hakkında:
Uzay boslugunda birer toz zerrecikleri gibiyiz; ancak birbirimizi etkileriz.
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim