|
Türkiye Ekonomisi HakkInda BazI Öneriler |
|
|
|
Abdurrahman Eren
|
|
Çarşamba, 30 Ocak 2008 |
Okunma: 783 kez
Nasıl Bir Ekonomik Sistem?
Dünyamız insanının bilimsel gelişimi ve bağlı olarak sosyal ve ekonomik değişimdeki baş döndürücü hız, bu alandaki politikaların ve stratejilerin çok yönlü olarak ve çok değişken faktöre bağlı olarak değişimini gerektirmektedir. Bu faktörlerin en önemlileri şunlardır
- Eğitim ve bilim alanındaki gelişmeler
- Hayat standardındaki zorunlu değişiklikler gereği mal ve hizmetlere olan talebin artması
- Uluslararası ilişkilerin gerektirdiği değişim zorunluluğu
- Yeni teknolojik gelişmelere uyum sağlamak için bilimsel çalışmalara yönelme zorunluluğu
- Ülke insanının ihtiyaçlarının karşılanması için mal ve hizmet üretiminde kifayetli olmak gereği
Yukarıda sayılan ana faktörlere bağlı olarak bir yorum yapıldığında şunları görmekteyiz.
1- Bilimsel gelişmelere paralel olarak insanların hayat standardı da artmaktadır. Bu da insanların mal ve hizmetlere olan ve zaman içerisinde sürekli olarak artan ve cinsi değişen talebine sebebiyet vermektedir. Bu talebi karşılamak bir zorunluluktur.
Daha açık bir ifade ile, bilimsel gelişmeye paralel olarak hem değişik mal ve hizmet Üreteceksiniz, hem de kaliteyi ve üretimi arttıracaksınız.
Bunu sağlamak için zaman içerisinde ekonomik parametreleri değişen bir ekonomik sistemi kurma gereği vardır.
2- Globalleşen bir dünyada, Ülkemizin bir sömürü alanı, daha açık bir ifade ile bir ekonomik müstemleke ve insanımızın bir köle olmaması için diğer dünya ülkelerinin gelişimine paralel olarak insanımızı geliştirmek zorundayız. Bunu da çerçevesi çizilmiş bir ekonomik sistemle sağlamak mümkün değildir.
3- Üretim alanlarında, üretim teknolojisi sürekli gelişmekte ve değişmektedir. Bu gelişim ve değişimin gerisinde kalan ülkeler rekabet dışı kalacaklardır. Ekonomik anlamda esir olacaklardır.
Rekabet edebilme imkanlarına kavuşabilmek için bilim alanında ciddi yatırımlar gereklidir. Yani insanımıza ve teknolojik araştırmalara büyük çapta yatırım yapmak gereği vardır.
Dar çerçeveli bir ekonomik görüşle bunu sağlamanın imkanı olmaz.
4- Medeniyetin gelişimine paralel olarak mal ve hizmetlere olan talep artmaktadır. Talebi karşılayacak üretim artışı sağlanamadığı zaman, ülkede tekelleşme olur. Buna bağlı olarak sun'i fiyat artışları ve dış pazarlara yönelme meydana gelir. Ülkeden para kaçışı başlar. Sonuçta enflasyon ve hayat pahalılığı oluşur.
Medeniyetin gelişimine paralel olmayan bir ekonomik sistemle parametreleri oluşturmak imkansızdır.
5- Ve nihayet dış ticaret dengesinin sağlanması da planlı, esnek, kararlı ve gerektiğinde destek görecek bir ekonomik sistemin parametreleri ile sağlanabilir.
Bütün bunların sonucunda önerilen ekonomik sistem şudur.
Dünyamız bilimsel, sosyal, ekonomik ve siyasal alanda büyük gelişme içerisindedir. Bu gelişmeler zaman ve mekan içerisinde sürekli değişen çeşitli parametrelerle sağlanmaktadır. Dünyanın gelişimine ayak uydurabilmek için bu değişen parametreleri kullanmak zorundayız. Demek istiyorum ki geçmişte kalmış teorik fikirlerle çağdaş bir ekonomik sistem kurmak günümüz koşullarında artık mümkün değildir. Temel ilkeler şunlar olmalıdır.
- Müteşebbisler desteklenmelidir.
- Bilgi isteyenlere ışık sağlanmalıdır.
- Becerisizler eğitilmelidir.
- Kararsızlar özendirilmelidir.
- Asalaklar ayıklanmalıdır.
Yukarıda sıralanan ilkeler ışığında kurulması gereken ekonomik sistem öncelikle hür ekonomik sistem olmalıdır. Hür ekonomik sistem doğal olarak kendi çıkarlarını ön planda tutacağından, kurmuş olduğu sistemin dışındakilerle ilgilenmez. Burada iş Devlet'e düşer. Devlet sivil toplum kuruluşların özendirerek bu işi üstlenmeden çözebilir. "Özellikle vakıf kuruluşlarının önemi çok büyüktür. Böyle bir sistemin hakça işleyebilmesi için demokratik kuralların eksiksizce uygulanması gereklidir. Aksi halde yolsuzluklar oluşacaktır. çünkü demokrasinin işlemediği alanlarda denetim olmaz.
Çıkış Yolu
A- Yukarıda Ana Hatları ile Belirtilen Yeni Bir Ekonomik Modelin Oluşturulması
1- Hür teşebbüsün gelişmesi sağlanacak
2- Hür teşebbüsün girmediği alanlarda Üretim imkanları yaratılacak.
B-Mevcut Durumun Düzeltilmesi
1-Personel Giderleri
Mevcut bürokratik yapıda siyasi tercihler kullanıldığından gereğinden fazla personel" mevcuttur. Ayrıca işe göre adam değil, adama göre iş zihniyetiyle hareket edilmiştir. Sonuçta devlet büyük Yükümlülük altına sokulmuştur. Bürokrasi artmıştır. Maaş ödemeleri zorlaşmıştır. Liyakatli personele kifayetli maaş ödeme imkanı bırakılmamıştır.
Bu durum herkes tarafından bilinmektedir. Düzeltilmesi gereğine herkes inanmaktadır. Ancak iki sorun vardır; biri tasfiye edilecek personelin yaratacağı sorunlardır. İkincisi siyasi tercihlerin frenlenmesidir.
Birinci sorunun çözümü için şu tedbirler akla gelmektedir:
a- Yeni bir personel kanunu süratle çıkarılmalıdır: Bu kanuna göre tüm yöneticiler birer yıllık sözleşme ile çalıştırılır. Hatta bundan böyle alınacak personel aynı statü de istihdam edilir.
b- İsteğe bağlı olarak ayrılmaları sağlamak amacıyla özendirici imkanlar sağlanır. Mesela ayrılmak ve iş kurmak isteyenlere ödenmekte olan maaş ın 3 yıl boyunca ödenmesi. Ayrıca bu personelin iş kurabilmeleri için gerekli kredinin altın para bazında uzun vadeli ve faizsiz verilmesi. Başarısız olması veya isteği halinde Sosyal Güvenlik Harcamaları kısmında anlatılacak şartlarda emekli edilmesi. Burada belirtilmesi önemli olan nokta şudur. Bu şartları haiz personelin ek gelirleri vergi kapsamına alınmalıdır .
2- Yatırım Harcamaları
Devletin yatırım harcamalarında büyük çapta yolsuzluk olduğu herkes tarafından dile getirilmektedir. Bunun tek sebebinin ihale Kanunu’nun olduğu bilinmektedir. Bu sebepten dolayı ihale Kanunu'nun değiştirilmesi yolsuzlukları önleyecektir kanaatini taşıyorum. Bilindiği gibi davetiye ile yapılan ihalelerde, ihaleye katılanlar arasında gizli anlaşma sağlanmakta ve ihale yüksek bedellerle alınmaktadır. Öte yandan %65 e varan fiyat indirimleri ile alınan ihalelerde nelerin döndüğünü tahmin etmek zor " değildir.
3- Askeri Harcamalar
Askeri alan olağan dışı özellikleri haizdir. Gerekli proje ve stratejilerin üretildiğine inanıyoruz. Ülkenin tümünü içerisine alan bir perspektifle bakıldığında bu alanda da bazı tasarruflara gidilmesi gerektiği kanaatini taşıyorum. Bu bakımdan yeni bir savunma stratejisinin belirlenmesi ve bütün vatandaşlarımızın, ülkenin savunmasını yapabilecek şekilde yetiştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu durum silah altında tutulması gereken insan sayısının asgari düzeye inmesini sağlayacaktır.
4- Devletin Borçlanması
Devlet, giderlerini karşılamak için iç ve dış borçlanmaya gider. Ancak hükümetlerin gerektiği ölçüde sorumluluğu olmadığı için borçlanma sorunsuzca yapılmaktadır. Türkiye'nin içerisinde bulunduğu durum ortadadır. Hükümetler borçlanıyor ama ödemeyi gelecek nesiller ödüyor. Kanımca bu büyük bir haksızlıktır. Bunun için Hükümetler iktidar sürelerinde ödenmek Üzere borçlanabilmeli ve sorumluluğunu taşımalıdırlar."
6- Sosyal Güvenlik Harcamaları
Sosyal güvenlik konusu iktidarların korkulu rüyası haline geldi. Sosyal güvenlik kurumlarının açıklan bütçe gelirleriyle kapatılamayacak düzeye geldi. Bu konuda mutlaka tedbir gereklidir. Nasıl bir tedbir konusuna gelmeden önce, neden böyle oldu sorusunu cevaplandırmak gerekmektedir,
Ülkemizde sosyal güvenlik kurumları devlete ait kurumlardır. Çalışanlardan kesilen prim ve fonların miktarı devlet tarafından tespit edilmiştir. Toplanan bu fonlar çarçur edilmiştir. Ayrıca kurumlar arpalık olarak kullanılmıştır. Bu tespitleri yaptıktan sonra gelelim alınması gereken tedbirlere: Önce şunu belirtmek isterim ki; bu konu emeklilik yaşının yükseltilmesi veya yeniden düzenlenmesiyle çözümlenemez. Burada konunun ekonomik yönü ile ilgili fikirler belirtilecektir. Konunun sağlık ve sosyal yönü ise apayrı bir derttir.
1- Öncelikle kurumlara bir çekidüzen verilmelidir.
2- Kurumlar arpalık olmaktan kurtarılmalıdır.
3- Emeklilik için yapılan prim ödemelerinin Üst sının isteğe bağlı olarak serbest bırakılmalıdır.
Abdurrahman Eren

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Türkiye Ekonomisi HakkInda BazI Öneriler
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |