GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | GenKampüs | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Bilişim arrow Soyut Evrenin Temeli Takyonlar Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Nis 05 2006

Soyut Evrenin Temeli Takyonlar Yazdır E-posta
(6 Oy)



 Facebook'ta Paylaş

Alp Eren H.A.lî.M   
Çarşamba, 05 Nisan 2006
Okunma: 7904 kez

Matematikte eksi sayıların bulunması, geometride soyut uzayların olduğunu ve fizikte de antimadde denen eksi bir maddenin var olduğunu bildiriyordu. Örneğin, Kuantum teorisyenlerinden Schrödinger'in denklemlerinin artılı çözümünden başka eksili çözüm verdiğini gören Dirac eksi yüklü elektronun bir de artı yüklüsünün (pozitron) olduğunu göstermiştir.

 

Evrende her şey matematiktir ve sayılara dayanır ve matematiğin var dediği her şey, eninde sonunda bulunur (mesela Antimaddenin bulunuşu).

İşte nasıl ki negatif sayılar antimaddeyi haber verdiyse soyut (imaginer/hayali) sayılar da SOYUT KÜTLEYİ yani TAKYONLARın olduğunu bize haber verir.

Takyonların bulucusu Bilaniuk “TacHYon” sözcüğünü Yunanca’daki Tachys (çok hızlı) sözünden türettiğini söylese de Arapçadaki “TaHaYyül”/ hayal kelimesi ile de etimolojik olarak aynı kökten gelmektedir. Soyut sayıların ismi de zaten “Hayali” sayılardır.

V -1 (kök -1) gibi bir hayali sayının ne anlama geldiğini -60 kg, -177 cm’lik bir insanı düşünerek anlayabiliriz. Kısacası, bizim evrenimizde ne varsa, orada her şey bunun eksisidir. Soyut bir sayı, soyut bir uzunluk, soyut bir geometri ve SOYUT BİR KÜTLE.

Soyut kütle bu durumda, bildiğimiz evren cetvel, saat ve terazisiyle ölçülemez. Çünkü terazilerimiz sıfırdan daha aşağısını, cetvellerimiz eksi 177 cm.yi, soyut bir uzayın eksi kaç metrekare yada eksi kaç metreküp olduğunu ölçemezler.

Bildiğimiz SOMUT kütlenin karşısındaki evren SOYUT evrendir. Yani öteki ile bu evren birbirinin aynadaki hayalidir. Ve bir gözlemci hangi tarafta bulunuyorsa o kendinin gerçeğidir. Hangi evrendeysek orası gerçektir ve gerçeğimizdir.

Takyonlar bu soyut âlemin yapıtaşı anlamındadır. Yani, evrenimizi kuantlar/sicimler; soyut evreni de takyonlar kurmaktadır.

Takyonlar ışıktan milyonlarca kez hızlıdırlar. Işık hızına indiklerinde takyon olmaktan çıkar ve kaybolurlar.

Kütleleri sıfırdan küçük, uzunluk ve boyutları sıfırın eksi yönünde yer alır. Işık hızından kat kat hızlı gönderilen bir kiloluk eşya, eksi bir kilo olarak görünmez olur.

Işıktan daha hızlı gitmeleri sonucu Takyonların zamanı tersine akar. Nedensellik tersine dönmüştür. Sonuç, Nedenden önce gelir. Işık hızına doğru saatimiz yavaşlar, tam ışık hızında durur ve ışık hızını aşınca da geriye doğru çalışmaya başlar. Yani “Zaman oku” tersine döner.

Takyonlar bizim nedenimizden önce yer almaktadır. Yani biz bir şeyi daha düşünmeden, o şey zaman içinde gerimize gider ve daha düşündüğümüz sırada o şey düşünce alanımızda belirir.

Bir de Takyonlara eklenen itici enerji, onları hızlandıracağına frenler. Biz bir maddeyi, mesela bir kayayı itiyorsak hızlanır. Oysa soyut bir kayayı (Takyondan oluşmuş bir kaya) ittiğimizde hızlanmaz TERSİNE YAVAŞLAR. Onu sonsuz bir kuvvetle itsek bile o kaya öylesine yavaşlar ki, sonunda durur. Yani, Takyonlar ittikçe yavaşlayan, hızlandırılmaya çalışıldıkça hareketsizleşen bir yapıya sahiptirler.

Takyon yasaları bizimkinin tersi olduğu için ısı ölümü söz konusu değildir. ORADA, termodinamik yasalar ve entropi tersyüzdür. Isının kendisi tüketilmez, ÜRETİLİR. Takyonlar enerjinin kendisini üretirler. Bizim enerjimiz (1) harcandıkça kesirleşip (1/2, 1/4…) küçülerek sıfıra yaklaşmakta ve ısı ölümüyle bitmektedir. Öteki enerji (1) ise, sürekli artmakta ve 2, 4, 8, 16... sonsuza büyümektedir.

Bilaniuk denklemlerinde, takyonların ışık hızını aşmalarının rölativite teoremine aykırı olmadığını da göstermiştir. İki evrenin hızları birbirine bakışıktır ve bu simetri rölativiteye aykırı değildir. Buna göre, Takyonlar ışıktan milyonlarca kez hızlıdır ama bizim, maddenin ışık hızını geçemeyişimiz gibi, Takyonlar da hızlarını ışık hızının altına düşüremezler. Işık hızı iki taraf için de sınırdır. Böylece rölativiteye olan aykırılık ortadan kalkmış olur.

Eksi/soyut kütle Çekim etkisine de girmediğinden Takyonların uzayı Riemann modeli (bizim evrenimiz)ndeki gibi KÜRE değil, SEMER biçimindeki Lobatçevski uzayı benzerindedir. Yani açık evrendir ve bir daha başladığınız noktaya dönemeden sonsuza açılırsınız. Çekim etkisiyle bir uzay büzüşür. Fakat takyonlar, uzayı büzmediği gibi tam tersine gererler, eğriliği düzeltirler. Böyle bir uzay, kenarları olmayan sonsuz bir evren (Lobatçevski evren modeli)dir. Bizi dışımızdan kuşatır ve içimizde de her noktada yer alır.

Ve aynı zamanda çekim etkisine girmeyen bir takyon da kuantlaşamaz, soyut parçacık oluşumu, kesintilik yoktur. Bu yüzden TAKYONLAR PARÇACIK halinde değil, BÜTÜNSEL/TÜMEL yapıdadırlar. Takyonlara parçacık denilemez. Takyonları oluşturan sonsuz enerji, orada kuantlaşamaz (Noktasal değil, bütünseldir).

Takyonlar aynı zamanda, 5.BOYUT olarak, evrenimizi anlamlandıranın BİLİNÇ/RUH ve din terminolojisinde MELEKler olarak adlandırılan varlıkların boyutudur ve artık BİLİMSEL olarak açıklanabilir hale gelmektedirler.


Etiketler:  



1gerçekten harika
 derwish xyz 2006-04-08 11:21:18
hoca konuyla ilgili araştırabileceğim türkçe bir kaynak var mı?

2İlginç bir makale
 Emrah Koruç 2006-04-10 16:51:16
Makaleniz çok ilginç ama anlaşılır olması için biraz daha detaylandırabilirmisiniz ve Bilaniuk denklemleri nedir?  
 
araştırma için kaynak gösterebilirmisiniz? 
Teşekkürler.

3 su yuksel 2006-05-15 14:41:09
kafamda sadece düşünce olarak var olan ve bilimsel olarak açıklayamadığım şeyler daha da anlamlı hale geldi.güzel bir makale. kaynak bildirebilir misin? 


4Hans Von Aiberg Tarzi Bir Yazi
 Ertaç Paprat 2006-10-14 11:42:15
Nedense bu makale bana bir aralar gundemi mesgul eden Hans Von Aiberg adli sahsin yazilarini hatirlatti. Evet sayilarla doga arasinda baglanti kuran bir cok paradigma mevcuttur. Ancak takyonlar bu paradigmalardan bagzilariyla benzesse bile hala soyut bir sayinin soyut bir kutleyi gostermesi gerekliligini anlayabilmis degilim. Etimolojik olarak bir sozcugun geldigi kokten turetilen bir isimden cok bu parcacigin nasil neden ve hangi ihtiyactan uyduruldugunu arastirmak gerek.Bilaniuk ile takyon baglantisi nasil kuruldu bilmiyorum ama takyon fikrini ilk ortaya atan maalesef Arnold Sommerfeld dir. Sadece kuantum teorisinin emekleme asamalarindaki denklemlerin bazi cikmazlardan dolayi ortaya atilmis bir fikirdir. Gunumuzde iyiden iyiye takyon fikrinden vazgecilmeye baslanmistir. Bunlar matematik oyunlariyla turetilmis sadece denklemlerin tutarliligini saglamak icin uydurulmus hipotetik parcaciklardir. Netekim bu parcayi bugune kadar ne goren ne de duyan olmamistir. Bundan sonra da muhtemelen olmayacaktir...  
Kaynak isteyenler icin: 
1.Bilaniuk, George Sudarshan (May 1969). "Particles beyond the Light Barrier". Physics Today.  
2.Bilaniuk, Deshpande, George Sudarshan (1962). "Meta Relativity". American Journal of Physics: 718ff.  
3.Feinberg, Gerald (1967). Possibility of Faster-than-light Particles, 1089-1105.  
 
Goruldugu gibi kaynaklar biraz eski gunumuzde halen bu konuda arastirma yapan kaldi mi bilmiyorum...

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
Untitled 1
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
Sponsor Bağlantılar

Nbrsin: Ne yapıyorsun?

GenBilim
GenBilim
GenBilim
Son Etkinlikler
Yakın tarihte gerçekleşecek etkinlik bulunamadı.
GenBilim