GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Tarih arrow Krize Nasıl Gelindi Nasıl Çıkılır Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Oca 28 2008
Krize Nasıl Gelindi Nasıl Çıkılır Yazdır E-posta
  • Currently 0.0/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Rating: 0.0/5 (Toplam Oy: )


GenBilim Editor   
Pazartesi, 28 Ocak 2008
Okunma: 229 kez

1994’ün başına gelindiğinde bütün çıplaklığıyla ve yarattığı yılgınlıkla ortaya çıkan ekonomik krizi değerlendirirken bunun köklerini ve nedenlerini yalnızca ekonomik etkenlerde aramamak gerektiği kanısındayım. Aslında ekonomik kriz, ülkemizde yaşanan siyasal , toplumsal, hukuksal, ekonomik bir bunalımın yalnız bir kesimi. Bunun önce ortaya çıkmasının ve toplumsal tepki almasının nedeni kuşkusuz ekonomik krizin kurumlara ve insanlara günlük yaşamda ödettiği faturadır Aslında sorunlar yumağı çok ciddi boyutlardadır ve kanımca ülkemiz ve toplumumuz uzun ve üzücü bir yolun ne sonunda ne de ortasındadır. Oyun sonuçlarının bir kısmıyla henüz yeni başlamaktadır.  

Krizin ağırlaşmasını ve hızlanmasını yaratan etkenlerin bir kısmını kuşkusuz çok gerilere uzatmak mümkündür. Ancak yakın nedenler 1980 sonrasında aramak gerekir. 1980 sonrası dönemde ortaya çıkan gelişmeleri çoğunlukla ekonomik yönleri olan toplumsal bir dönüşümü yansıtıyor. Temeli bozulma ve çürüme olan dönüşüm ve değişme. Toplumumuz üretmeden tüketmeye, kazanmadan harcamaya çalışıp elde etmeden ve ter dökmeden köşe dönmeye itildi. Toplumumuz bütün hünerlerin sergilendiği kumarbaz bir topluma dönüştü. Sonra da bütün bunlar bir toplumsal erdem haline geldi. Kurallara uyanların, başkalarının hakkına saygı gösterenlerin, vergisini ödeyenlerin enayi yerine konulduğu bir topluma dönüştük. Siyasetçiler, sayısı unutulan mali aflarla, gecekondulaşmayı teşvikle, hukuk kurallarını çiğneyenlere arka çıkarak, rant yaratarak ve yaratılan rantları paylaşarak, kamu kaynaklarını kötüye kullanarak bu gelişmeyi pekiştirdiler. Eğitim istemi bütünüyle yozlaştı ve çöktü. Hukuk sistemine ve adalete olan güven sarsıldı. İnsanlar haklarını başka yollarla aramaya başladılar. Hukuk, anayasayı bir kerecik ihlal etmekle bir şey olmaz diyen siyasi yöneticiler gördü. Halbuki aynı siyasetçinin devlet çarkını çevirdiği günlerde siyasal sistem bırakalım anayasayı ihlali anayasayı ihlale teşebbüsten çocuklarını idam sehpalarına gönderdi. 1980 sonrasında rüşvet, yolsuzluk, kayırma, suistimal günlük hayatın olağan parçası haline geldi. Ülkenin siyasal partilerinin ülke yönetimine ilişkin asgari müşterekleri yok. Siyasetçiler hak, hukuk, düzen, erdem kavramlarını yıkmak için yarışa girdiler. Yerel yönetimler bozulmanın doruk noktalarını oluşturdular. Demokrasinin okulu olması gereken yerel yönetimler eğer yeni seçme seçilme ile yönetim sistemleri getirmez ise demokrasinin mezarı olacak gibi görünüyor.

Bütün bu toplumsal bozulmanın sonucu olarak ekonomik fatura bugün toplumun önüne ağırlaşarak konuldu. Genelde dünyanın ekonomik durumunu değerlendirirsek hemen her ülkenin sorunları olduğunu görüyoruz. Bu açıdan belki sorunlarımızı abartıyoruz gibi görünebilir. Gerçekten de gelişmiş ülkelerin bile çoğunda işsizlik, evsizlik, suç, bütçe açıkları, sosyal güvenlik sistemleri, yetersiz büyüme, dış dengesizlik birer ciddi sorun. Hatta belirli bir süre ekonomik açıdan iyi yönetilen bazı ülkelerin bir süre sonra krize sürüklendiğini görmek olağan. Bu açıdan sorunların ebediyen çözülmesi olası değil. Bisikletin pedallarını sürekli çevirmek zorunlu. Bütün dünya hızla gelişiyor ve değişiyor. Bu da günlük yaşamda stresi, rekabeti ve aşılması gereken zorlukları arttırıyor. Bu nedenle kısa bir bocalama sadece insanları ve kurumları değil ülkeleri de geri sıralara atıveriyor.

Ülkemizin durumunu bu açıdan değerlendirdiğimizde bakış açımızın biraz daha farklı olması gerekir. Bugün bir kriz vardır. Bunu geçici önlemlerle bugün aşsak bile temel sorunlara inilmedikçe kriz kapıda yeniden belirir. Hem de belirme aralıkları kısalarak. Kısa vadede ekonomik sorunları aşmak için bir istikrar programı gereklidir. Şunu belirtmekte yarar var ki bu sorunları bir gecede çözecek sihirli değnek yok. Ayrıca herkesin ve her siyasi kuruluşun kapasitesi ve yapabilecekleri sınırlı ve birbirinden çok farklı değil. Aslında çözüm üretmede kullanılacak araçlar son derece sınırlı. Ama sorulara kalıcı çözüm yalnızca ekonomik istikrar paketinde aranmamalıdır. Ülkemizin toplumsal, siyasal, hukuksal düzeninde yeni bir örgütlenmeye gerek vardır.

Toplumumuz kalitesizlikte, bayağılıkta, tembellikte, köşedönücülükte buluşmak yerine kalitede, çalışmada, üretmede, hukuk düzenine saygıda buluşmalıdır. Bunun için orta vadeli bir plan gerekidir. Bu plan gerek toplumsal kirlenmeden arınmayı gerekse ekonomik iyileşmeyi sağlamalıdır. Kuşkusuz iktidarların kendilerine has uslup farkları olacaktır. Ancak orta vadeli bir yapılanma planı başta siyasal ve hukuksal örgütlenme olmak üzere temel konularda ulusal bir görüş birliğini gerektirmektedir. Kısa vadeli ekonomik istikrar programı bu uzun vadeli planın kısa süreli uygulama programı olmalıdır. Bu program bütçe açığını azaltmayı dış açığı azaltmayı, tüketim ve spekülasyon yerine üretimi teşviği, sübvansiyonu, haksız rantları ve köşe dönücülüğü özendirmek yerine çalışmayı hakkaniyeti, ülkenin insan gücünün ve üretim yapısının uluslar arası ölçüde rekabet edecek bir yapıya kavuşmasını, hukuk düzenini yeniden yerleştirmeyi hedeflemelidir. Bu programın yükü olabildiğince toplumsal katmalar arasında adil dağıtılmalıdır.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim