Okunma: 489 kez
1. 1980 Öncesi
1974'lerin ikinci yarısında ham petrol fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar ekonomide çok ciddi bir dış ödemeler dengesi krizine dönüşmüş, üretim için gerekli girdiler ithal edilememiş, iç üretim durmuş ve fiilen yokluklar yaşanmıştır. Ekonomiyi idari kararlar ve müdahalelerle yönetme ve piyasa sistemini devreden çıkarma anlayışı hem ödemeler dengesi krizini, hem de üretim krizini derinleştirmiş, karaborsa ve kuyruklar daha da yaygınlaşmıştır.
( www.genbilim.com )
1974-1980 öncesi krizde sabit döviz kuru politikası ihracatı durma noktasına getirmiş, döviz yokluğu nedeniyle ithalat ve üretim de durmuş, kriz giderek derinleşmiştir. Sıkı fiyat kontrolleri, döviz ve temel mallardaki tahsis uygulamalarıyla, kamu mal ve hizmetlerindeki sürekli zamlar ve toplu iş sözleşmeleri ve destekleme fiyatlarındaki olağanüstü artışlarla kamu finansman dengeleri de alt-üst olmuş, enflasyon hızla yükselmiştir. Türkiye bu dönemde dış borç yükümlülüklerini yerine getirememiş, dış kredi kuruluşları ile olan ilişkilerini bozmuş, kısmi moratoryum ilan edilmiştir.
Dış ödemeler dengesinde, iç finansal dengede, üretimde, ihracatta, dağıtımda yaşanan sorunlar ekonomi politikalarında ve kamuda yönetim anlayışında çok ciddi değişim ihtiyacını kaçınılmaz hale getirmiştir.
2. 24 Ocak 1980 Kararları Sonrası
Ekonomide yaşanan darboğazların aşılmasında öncelikli konu, fiyat kontrollerinin kaldırılması, üretimin yeniden başlatılması, gerekli ithalatın yapılması ve kuyrukların ortadan kaldırılması olmuştur. Yüksek oranlı devalüasyon, kurdaki artışın serbestleştirilmesi, dış ticaret rejimindeki ve kambiyo rejimindeki kısmi serbestleşme ve deregülasyon uygulamaları piyasa sistemine geçişin önündeki engelleri aşmış, ekonomide üretim, dağıtım ve serbest fiyatlandırma mekanizmaları işler hale gelmiştir.
Kamu mal ve hizmetlerine yapılan şok zamlar, toplu sözleşme ve ücret rejimindeki kısıtlamalar, vergide getirilen kısmi af ve tahsilattaki iyileşmeler kamu finasmanında ciddi iyileşmeleri de beraberinde getirmiştir. Devalüasyon ve zamların etkisiyle %100'lere tırmanan enflasyon hızla aşağıya çekilmiş, dengeler yerli yerine oturmuş, rekabetçi piyasa sisteminin oluşturulması yönünde ciddi adımlar atılmış, sonuçlar da alınmıştır.
3- 1983 Sonrası Dönemi Uygulamaları
Benimsenen ekonomik politikalara destek vermek, yeni ve liberal uygulamalara karşı direnci kırmak anlayışı ile merkezi ve mahalli idare kuruluşlarının yapısında ciddi değişiklikler yapılmıştır. Değişikliklerde temel amaç, yeni politikalara destek verecek muhafazakar yaklaşımlardan uzak, yeniliklere ve hızlı karar alma anlayışına açık bir yeniden yapılanma yaratılmasıdır. Bu strateji çerçevesinde, Hazine Maliye Bakanlığın'dan ayrılmış Dış Ticaretle birleştirilerek Başbakanlığa bağlı Müsteşarlık haline getirilmiştir.
Ekonomide koordinasyon, hızlı karar alma. ve daha çağdaş bir yönetim anlayışı öne çıkarılmıştır. Yatırımcı bakanlıklarda yapılan yeniden yapılandırmada, daha fonksiyonel ve çağdaş .bir yapılanma hedeflenmiştir. Kendi içinde fevkalade radikal uygulamalar içeren bu yeniden yapılandırmanın ciddi ve tutarlı değerlendirmelere dayandırıldığını, kamu yönetiminde çağdaş bir yeniden yapılandırma stratejisine dayandırıldığını söylemek mümkün değildir. Kısa vadeli, pragmatik, hızlı karar alma ve ekonomi politikalarına destek sağlama ve bu yönde /bir yönetim altyapısı oluşturma amacı ön plandadır.
Bu dönem ekonomi politikalarının temel amacı, hızla ekonomiyi dışa açmak, ihracatı ve döviz kazandırıcı faaliyetleri desteklemek, dış ödemeler dengesindeki sorunları kalıcı bir yapıda çözmektir. Bu ana politika çerçevesinde kambiyo rejimi tümüyle Liberalize edilmiş, ithalat serbestleştirilmiş, liberal bir dış ticaret rejimi yürürlüğe konulmuştur.
Ekonomide dışa açılma, kambiyo ve dış ticaret rejimlerinde tam serbestleşme, iç piyasada fiyat kontrollerinin tümüyle kaldırılması, ekonomi politikalarıyla uyumlu bir vergi altyapısı oluşturulması, ekonomide rekabete dayalı piyasa sisteminin oluşturulmasını sağlamıştır. Bankacılık sektörünün rekabete açılması, para ve sermaye piyasalarının oluşturulmasına yönelik yeni düzenlemeler piyasa ekonomisinin güçlendirilmesinde sistemin tamamlayıcısı olmuştur.
Bu dönemde benimsenen politikalar ve uygulamalar, üretim ekonomisini, reel ekonomiyi piyasa sistemi içinde, rekabetçi bir yapıda, Ankara'ya, devlete bağımlı olmadan karar alabilir, faaliyetlerini sürdürebilir duruma getirmiştir. Devletin ekonomiye müdahalesini sınırlayan, özel sektör kuruluşlarının, her türlü kararını rekabetçi piyasa sistemi içinde almaşım sağlayan yeni ekonomik altyapı, Türk ekonomisinin kamu yönetimi dışında kalan kesiminde gerçek bir dönüşüm sağlamış ve rekabeti ve piyasa sistemini kalıcı bir yapıda yerli yerine oturtmuştur.
Bu dönemde kamu kurumlarında yeniden yapılanmanın temelinde, kurumların yeni sisteme uyumlarını, hızlı karar alma mekanizmalarına katılımını sağlamak anlayışı yatmaktadır. Bu anlayış devletin temel kurumlarında, özellikle kamu finans yönetiminde ciddi hatalar yapılmasına neden olmuştur. Kamu harcamalarında, temel finansal disiplin ilkelerini ihmal eden, hızlandırılmış bir yapıda sonuca gitmeyi hedefleyen yeni bir kurumsal yapı oluşturulmuştur. Bu dönemde yaratılan bütçe içi ve bütçe dışı fonlar, özel hesaplar bugünkü kamu finans yönetiminin ana sorunları olmaya devam etmektedir.
4. İç Borçlanma Alt Yapısının Oluşturulması
1984 sonrası dönemde, para ve sermaye piyasalarını oluşturma programı çevresinde kamu finansman açıklarının finasmanı amacıyla Hazinenin ihale yönetimi ile devlet iç borçlanma senedi satışı uygulaması başlatılmıştır. Bu uygulamadan önce, Hazine dönemsel ödeme ihtiyaçlarını karşılamak için Merkez Bankası Avansını, çok sık olmamak üzere doğrudan ihalesiz bankalara kağıt satışından sağladığı tutarları kullanmıştır. İhale suretiyle kağıt satışı Hazine'ye sınırsız kaynak sağlama imkanı getirmiştir. İç borçlarıma konusunu disipline edecek ciddi düzenlemelerin olmaması nedeniyle Hazine istediği kadar kağıt satma ve kaynak sağlama uygulamasını sürdürmüştür. Kamu açıklarının iç borçlanma yoluyla kolayca finanse edilebilir olması, harcamaların hızla artmasına, artan açıklar nedeniyle borç stokunun yükselmesine, yükselen borçlar nedeniyle borç faizlerinin bütçe için ciddi büyük oluşturmasına, bu ciddi borç faizi yükleri nedeniyle bütçe açıklıklarının daha da artmasına neden olmuştur.
Kamuda ekonomi ve fınans yönetiminden, kamu harcama ve fınans yönetiminden sorumlu kurumların, harcama artışlarını, bu artışların borçlanmalarla finanse edilmesini, artan borçlanma faizlerinin yeni açıklar yaratarak açığı danada büyütmesi uygulamasını neden engellemedikleri hususu önemle üzerinde durulması gereken bir konudur. Kamunun sınırlı kaynaklarını dikkate almadan harcamalarını olağanüstü boyutlarda artırması, olağanüstü açıklar yaratması, olağanüstü açıklan olağanüstü borçlanmalarla finanse etmesi, olağanüstü borçlanmalardan kaynaklanan olağanüstü faiz yükü ile açığı daha da arttırması ve iç borçlarını sürdüremez noktaya gelmesi sürecinin doğru sorgulaması gerekmektedir. Bu süreci doğru sorgulamadan, doğru tanımlarla ortaya koymada, kamu açıkları sorununa ve ekonomide yaşanan kaotik sorunlara çözüm bulmak mümkün değildir.
5. Ekonomide Yaşanan Sorunların Temelinde Kamu Harcamaları Yatıyor
Türkiye'de kamu harcamalarının (GSMH) oranı son yıllarda hızla yükselmiş ve %56 seviyesine gelmiştir. Bu oran tüm OECD ülkeleri içinde bir rekor oran olarak onaya çıkmaktadır. Türkiye'ye 2001 yılında yaratılan yaklaşık 184 katrilyonluk milli gelirin %56'sına tekabül eden 103 katrilyon TL'si kamu tarafından kullanılmaktadır. Bu düzeyde kamu harcamasının %30'luk kısmı faiz harcamaları ile kamu ücretlerinden oluşmaktadır. Merkezi hükümet harcamalarının %60'ını faiz ve ücret gelirleri oluşturmaktadır.
Son yıllarda kamu gelirlerinde önemli artışlar olmasına rağmen toplam kamu gelirlerinin GSMH'ya oram %36'lar seviyesindedir. Bu oranlar dikkate alındığında kamu harca-malan ile gelirleri arasındaki fark (kamu kesimi borçlanma ihtiyacı, PSBR) GSMH'ya oran olarak %20-25 düzeyinin altına düşmemektedir. 2001 yılında bu oran %40'lar seviyesinde oluştuğu hesaplanmaktadır.
Kamu açıklan nedeniyle bu düzeye yükselmiş borçlanma ihtiyacı, ekonomideki finansal kaynakların kamu tarafından büyük Ölçüde kullanılmasına, reel sektör için kaynak kullanılmasına neden olmaktadır.
Son yıllarda ekonomideki finansal kaynakların %100'üne yakın kısmı başta Hazine olmak üzere kamu kuruluştan tarafından kullanılmaktadır. Kamu kesiminin olağanüstü boyutlardaki finansal açığı ve buna dayalı borçlanma ihtiyacı, reel faizlerdeki artışın ve çok yüksek düzeyde seyreden kronik enflasyonun da temel nedenini oluşturmaktadır.
Kamu kesimi finansman açığından kaynaklanan yüksek enflasyon ve makro ekonomik dengesizlikler, piyasa sistemi içinde varlığım ve faaliyetlerini sürdüren reel sektör kuruluşları için temel sorunları oluşturmaktadır. 1980'ler öncesinde Ankara'nın yanlış piyasa konseptinden uzak, müdahaleci kararlarından bunalmış olan özel sektör, son yıllarda kamu finansmanından kaynaklanan ve giderek derinleşen makro ekonomik dengesizliklerden ve bu dengesizliklerin yarattığı belirsizliklerden, risklerden ve olumsuzluklardan etkilenmektedir.
6. Kamu Harcamaları Sorununun Boyutları
1980 sonrası dönem politikaları içinde kamunun ekonomik ve ticari faaliyetlerden çekilmesi ve bu yöntemle kamunun küçültülmesi ilkesi benimsenmiştir. Kamu ekonomik ve ticari kuruluşlarının özelleştirilmesine yönelik idari ve hukuki yapı oluşturulmuştur. Özelleştirme uygulamaları yoluyla devletin küçültülmesi yaklaşımı başarılı olmamış, Özelleştirme İdaresi sorunlu pek çok kamu kuruluşunun yönetiminden sorumlu bir holding gibi yönetilmiştir. İdare kârlı pek çok kuruluşun satışından elde ettiği kaynaklan, sorunlu kuruluşların açıklan için kullanmış, kamu kesiminde ciddi bir daralma ve küçülme yaratamamıştır.
1980 sonrası dönemde kamu kesimi Organizasyon olarak ve personel sayısı olarak büyüme trendini sürdürmüştür. Devletçi yaklaşım içinde kamuda yeni binalar, taşıtlar, sosyal tesis alanları edinimi ve kullanımı hızla büyümüştür. Merkezdeki büyüme paralelinde mahalli teşkilatlar, bölge teşkilatlan, belediye sayılan olağanüstü artışlar kaydetmiştir. Bütçe dışı fonlar, döner sermaye kuruluşları, özerk kurum ve kurullar, belediye iktisadi teşekkülleri kamuda yeni gelişme alanları olarak ortaya çıkmıştır.
Kamudaki organizasyon, idare ve personel sayısındaki artışa paralel olarak kamu açıkları ve açıklarla bağlantılı faiz ödemelerindeki açıklar kamu harcamalarında olağanüstü artışlara neden olmuştur. Kamu harcamalarının milli gelire oranı kriterine göre Türkiye dünyada rekor düzeyde kamu harcaması yapan ülke konumuna yükselmiştir.
Kamu harcamalarındaki olağanüstü artış ve bu artıştan kaynaklanan açıklardaki artış makro ekonomik dengeleri fevkalade olumsuz etkilemektedir. Kamu kesiminin milli gelire oranla %55-60 düzeyinde kaynak kullanması ve bu kaynakların etkinlik ve verimlilikten uzak bir yapıda kullanılması ekonomide genel verimlilik düzeyini de düşürmekte, iç ve dış piyasalarda kuruluşların rekabet gücünü kırmaktadır.
Türkiye ekonomisi bu büyüklükte kamu sektörü ve kamu harcama düzeyi ile yoluna devam edemez. Kamunun bir bütün olarak organizasyon, personel, fonksiyonlar açısından mutlaka küçültülmesi, buna paralel olarak kamunun ekonomide kaynak kullanımının sınırlandırılması kaçınılmaz hale gelmiştir.
Kamuda harcama yönetiminde de çok ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Bütçe birliği ilkesi zedelenmiş, kamuda bütçe dışı harcamalar giderek artmış, bütçe yanlış ve hatalı ekonomik politikaların sonuçlarının yansıtıldığı bir muhasebe dokümanı haline gelmiştir. Türk mali yönetimi, bütçenin yapısı, kapsamı, hazırlanması, görüşülmesi ve kabulü, uygulaması denetimi, yönetimi, stratejik politika kararlan, programlarla bütçelerin ilişkisinin kurulması, harcamalarda hesap verilebilirlik, şeffaflık, harcamalarda performans kriterlerinin oluşturulması ve ölçülmesi konularında ciddi sorunlarla kaşı karşıyadır. Türk bütçe sistemi ve harcama yönetiminin, hukuki, kurumsal, teknik ve yönetsel boyutlarının sistematik bir yaklaşımla gözden geçirilmesi ve yeniden yapılandırılması ertelenemez bir öncelik haline gelmiştir.
Gereğinden fazla büyütülmüş, israfın verimsizliğin kaynağı haline gelmiş kamudaki hantal yapının yaşatılması ve devlet adına bu yapının ihtiyaçlarının öncelikle karşılanması bütçe uygulamalarında her zaman öncelik taşımıştır. Kamudaki idari yapının, cari harcamaların, personel harcamalarının, oluşmuş ve oluşacak yükümlülüklerinin karşılanması gereği kaynak tahsislerinin en vazgeçilmez önceliğini oluşturmakta bütçe harcama esnekliklerini tümüyle yok etmektedir. Sürekli ve ertelenemez yükümlülükler yaratan kamu idari yapısı, kamu kaynaklarının bu yapı içinde kullanımı zorunlu kılmakta ve genel ekonomi için çok büyük bir yük oluşturmaktadır. Kamu kesiminde yeniden yapılandırma stratejisinin öncelikle bu büyütülmüş yapının küçültülmesi ve böylece kamu kaynaklarının bu büyütülmüş yapı için zorunlu tahsisi ihtiyacının ortadan kaldırılması gerekmektedir.
7. Kamu Kesiminde Yemden Yapılandırma Reformu Stratejisi
Genel kamu sektörü, genel bütçeli kuruluşlar, bütçe içi fonlar 65 adet katma bütçeli kuruluş, yaklaşık 3000 döner sermaye kuruluşu, 13 bütçe dışı fon, 3 dev büyüklükte sosyal güvenlik kuruluşu, 3215 belediye, 81 özel idareden oluşan bir yapıya sahiptir. Yaklaşık üç milyon çalışan için kamu kurumlan iş veren konumundadır. Toplam kamu sektörüne dahil kuruluşların yıllık harcama büyüklükleri ve kamu gücüne dayalı gelir tahsilatları ve yarattıkları yükümlülükler ve fînansal açıklar konusunda sağılıklı ve kendi içinde tutarlı veriler elde edilememektedir.
Genel kamu sektörü için görev yetki ve sorumlulukları da içeren bir organizasyon şeması mevcut değildir. Çok çeşitli bütçe yapılan içinde yönetilen kurumların kamu hizmetlerine kalkılan yönünden fonksiyonel bir analizi de yapılamamaktadır. Yaklaşık üç milyon insan istihdam eden genel kamu sektöründe, ücret yapısı verim ve etkinlik yönünden doğru analiz ve değerlendirmeler de yapılamamaktadır.
Kamuya hizmet amacıyla çok farklı zamanlarda, çok farklı yapıda yaratılmış olan bu dev organizasyon yapısının tümüyle kamuda yaratılan finansal açığın ve ekonomideki genel verim düşüklüğünün tek önemli nedeni olduğu bilinmektedir. Milli gelire oran olarak her yıl %20-25 seviyesinde açık ve borçlanma gereği yaratılmasında bu yapı en temel etkeni oluşturmaktadır.
Kamu harcamalarından kaynaklanan ve makro ekonomik göstergelerdeki istikrarsızlığın nedeni olan bu dev yapının mutlaka gözden geçirilmesi, küçültülmesi ve buna dayalı olarak kamu harcamalarının ciddi ölçülerde küçültülmesi gerekmektedir. Bu yapıda küçültülme, kamuda tasarruf, etkinlik ve verimlilik ilkeleri esasına dayalı yeniden yapılandırma gerçekleştirilmeden kamu harcamalarının düşürülmesi mümkün değildir. Kamu kesiminde reform ve yeniden yapılandırma stratejisinin öncelikle bu hedefe göre şekillendirilmesi gerekmektedir.
Bu yaklaşım ve içerikte bir strateji ve uygulama planı ortaya koyup kamu kesimi küçültülmeden, kamu finasmanındaki açıkların ortadan kaldırılması ve ekonomideki krizlerin kalıcı olarak önlenmesi mümkün olamayacaktır.
8. Genel Kamu Kesiminin Büyüklüğü Kamu Harcama Düzeyinin Yüksekliğinde En Temel Etkeni Oluşturmaktadır
Milli gelirin %55-60'ı seviyesindeki kamu harcamalarının yönetiminde etkinlik ve verimlilik sağlanması da önemle üzerinde durulması gereken bir husustur. Yerinde, rasyonel, etkin ve verimli kullanılmayan kamu harcamaları ciddi israfa ve ekonomide genel verimliliğin düşmesinde neden olmaktadır.
Kamu kesiminde kaynak kullanımı bütçe sistemleri aracılığı ile gerçekleşmektedir. İyi işleyen bir bütçe sistemi, vergi ve vergi dışı kaynakların sürdürülebilir bütçe açığının karşılayabileceği kamu harcama büyüklüklerini doğru saptamalıdır. Düşük enflasyon, istikrarlı borç/GSMH oranı ve ödemelerde gecikme yaratmaması başarılı bir bütçe yönetiminin göstergeleridir. Bütçe sistemleri, başta Hükümet olmak üzere, karar alıcılara, kaynak tahsisleri ve stratejik politika önceliklerine göre finansman sağlanması konularında doğru bilgiler üretebilmelidir. Keza, bütçe sistemleri, kamu harcamalarında hesap verebiliri iği, verimlilik ve etkinliği teşvik edici, performans uygulamalarını destekleyici bir yapı ortaya koymalıdır.
Kemal Kabataş

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Yeniden Yapılanma İhtiyacı
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |