Oca
27
2008
|
Türkiye Japonya işbirliği |
|
|
Facebook'ta Paylaş
|
GenBilim Editor
|
|
Pazar, 27 Ocak 2008 |
Okunma: 2707 kez
Türk Japon ilişkilerinin geçmişi 1889 yılına kadar gerilere gider. İlişkilerin gelişmesi daha çok 1960'lı yılları takip eden yıllarda olmuştur.
İmparatorluk kurmuş ve Asya kültürü almış bu iki ülke batı tesirleriyle aynı yıllarda karşılaşmıştır. Buna rağmen, Türkiye Japonya'ya kıyasla politik modernleşme çabalarına 40 yıl, ekonomik modernleşme çalışmalarına asgari 60 yıl geç ba§layabilmiştir. Bu başlangıçtaki gecikmeye ilaveten Japonya süratli Türkiye ise çok yavaş ilerleyebilmiştir.
Sadece fert başına düşen gelir bakımından kıyaslarsak; 1960'lı yıllarda fark sadece 2 katı iken, 70'li yıllarda 8 katına, 90 yıllarda 15 katına kadar çıkmı§tır. Şehirleşme, eğitim, orta sınıfın durumu mali idarenin etkinliği gibi konularda mesafe daha da fazladır.
Türkiye ekonomik modernleşme hareketlerine 1950 yıllarını izleyen dönemde başlayabilmiştir. Başladığı zaman çok partili bir demokratik düzene geçme çabalarıda gündeme gelmiştir.
Japonya, Türkiye'nin demokratik düzen ve geniş anayasal hakların bulunduğu dönemde halletmeye çalıştığı ekonomik problemleri totaliter yönetimler altında halletmiştir. Bu açıdan Türkiye'nin ekonomik gelişme yolunda ulaştığı aşama hiçte küçümsenecek bir konum değildir.
Türkiye'nin konulduğu ve Japonya'nın ekonomik gücü dikkate alındığında;' 'Türkiye ile Japonya'nın birçok alanda müşterek iş yapması mümkündür. 'Kanımızca, bugüne kadar bu ilişkiler yeterince gelişmemiştir. İşbirliği yapılabilecek birçok sektör sayılabilir. Özellikle, Sovyetler Birliğinden ayrılan yeni Türk Cumhuriyetlerinde birlikte iş yapmak mümkündür. Japon turistler için Türkiye ilginç bir ülkedir. Bu itibarla, Türkiye ile Japonya arasındaki ekonomik ilişkilerin en az on misli artabileceği hesaplanmaktadır.
Japonya ile ikili ticari ilişkilerin ve Japon yatırımlarının gelişmesini engelleyen faktörleri iyi etüt etmekte yarar vardır.
Japonları en fazla ilgilendiren, "güven ortamının" sağlanmasıdır. Bu konuda önemli mesafeler alınması gerekmektedir. Japon karakterindeki fazla ihtiyat "karar verme aşamasını" uzatmaktadır. Bunun kısaltılmasının tek çaresi ekonomide istikrarı sağlamaktır. Bunun yanında, ekonomik kararların devamlılığını da göstermek gerekmektedir. Japonlar, önünü görmeden, emin olmadan kolay kolayadım atmazlar. Bunu bilerek, Japon sermayesi için elverişli ortamı hazırlamak mecburiyeti vardır. Böyle bir ortam sağlandıktan sonra, Japon yatırımları için ümit verici sektörleri şu şekilde sıralamak mümkündür; Japon sermayesi ve teknolojisinin Türkiye'yi ihracat merkezi olarak kullanabileceği sektörler arasında; elektronik, tekstil, otomobili, demir-çelik, gemi inşaatı ve kimya sektörleri sayılabilir. Petrol arama diğer bir alternatiftir.
Türkiye'deki iç tüketime dönük olmak üzere de, yukarıdaki sayılan sektörler yanında inşaat malzemesi ve donatımı da sayılabilir.
İşbirliği yapılabilecek en yüksek potansiyele sahip sektör ise, Turizm'dir. Bu konuda biraz daha ayrıntılı değerlendirme yapılması gerektiği kanısındayız.
Japonya birçok ülkeye oranla dış ülkelere turist gönderme konusunda çok gerilerde kalmıştır. 1990'lı yıllarda toplam nüfusun % 5'i turist olarak dış ülkelere çıkabilmiştir. Bu oranlar İngiltere'de % 40'ın, Batı Almanya'da % 35'in, Fransa'da % 18'in ve ABD'de % 16'nın üzerindedir. Yen'in değerlenmesi de Japonlar için turizmi daha ucuz bir hale getirmiştir. Beş yılda dışarıya gidecek turist sayısını yıllık 10 milyonun üzerine çıkartacak bir plan kabul edilmiştir. Bu plan gereğince, turizmi teşvik edecek birçok tedbir alınmıştır. Bu on yıllık hedefe 1988'de 8.4 milyon ve 1989'da da 9 milyonu aşarak beş yıla varmadan ulaşılmıştır. Bu hedefe varılsa dahi, batı ülkeleri düzeyine ulaşılamayacaktır. Bu nedenle, hedefyeniden gözden geçirilmiştir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, Japonya'da dış turizm konusunda büyük bir potansiyel mevcuttur. Japon turistlerinin % 50'si Asya, % 40'a yakını da ABD'ye gitmektedir. Ancak, % 1 'in altında bir bölümü Ortadoğu ülkelerine gelmektedir.
Türkiye'ye gelen Japon turistleri 1983'te 8.000 civarında iken, bu rakam bütün teşviklere rağmen 1989'a 32.000'e 1990'lı yıllarda 36.000'e kadar ancak çıkmıştır.
Japon dış turizminin hem genelde artması, hem de Türkiye'ye gelenlerin sayısının artması beklenmektedir. Bunu dikkate alan Japonlar İstanbul'da iki turistik otel inşaatına başlamışlardır. Japonların hem turizm sektöründeki yatırımlarını artırmaları, hem de gelen turist sayısını artırmaları mümkündür. Bu amaçla bazı projeler geliştirilmektedir. Yapılacak şeyler aşağı yukarı bilinmektedir. Sabırlı ve dikkatli bir çalışmayla bu sektörde büyük ilerleme sağlanabilir.
Türkiye ile Japonya arasında hiçbir politik sorun yoktur. Japonya bir ekonomik 'güç olarak tepeye tırmanmaktadır. Dünyanın en büyük sermaye ve teknoloji ihracatçısı haline gelmiştir. Türkiye ile Japonya arasındaki karşılıklı ticaret hacmi 1.5 milyar dolar civarındadır. Türkiye'ye gelen yabancı sermaye içinde Japon sermayesi sadece yüzde 5 oranındadır. 1960-1990 yılları
arasında Japonya'dan bir milyar dolara yakın iyi şartlı kredi sağlanmı§tır. Son yıllarda Japon para piyasasından büyük ölçüde borçlanma imkanı doğmuştur.
Türkiye Japonya arasındaki ekonomik ilişkilerin bugünkü seviyesinin yakında çok üstüne çıkacağı hesaba katılarak gerekli alt yapı çalışmaları yapılmalıdır.
Ekonomik ilişkilerin geli§tirilmesi, dostluk ve kültürel alt yapı sağlanırsa, daha süratli olabilir. 1993 yılında kurulan Türk Japon Vakfı'nın ilişkilerin gelişmesinden büyük katkı sağlayacağı kanısındayız.
18 Haziran 1993 tarihinde Çanakkale'de "Türk ve Japon İktisadi Kalkınmaları ve İki Ülke İlişkilerinin Geleceği" konusunda bir seminer yapıldı. Bu seminer de Japonya Büyükelçi Yoichi Yamaguchi "Türk Japon İlişkilerinin Yeni Çağı" konusunda yaptığı konuşmasının sonuç bölümünde aynen şu görüşleri ortaya koydu:
"Sovyetler Birliği'nin dağılması ve soğuk savaşın sona ermesinin ardından ortaya çıkan yeni dünya düzeni içerisinde Japon Türk ilişkileri, 21. yüzyıla yaklaşırken yeni bir işbirliği çağına doğru yürümeye başlamıştır.
Türkiye ve Japonya, tüm Avrasya'nın, hatta bütün dünyanın barış ve gelişmesine ortak katkılarda bulunan ve sorumluluklarını yerine getiren önemli bağlar kurmuş bulunmaktadırlar. On dokuzuncu asır İngiltere'nin asrı olarak nitelenmiştir.
Yirminci asır Amerika'nın asrı olmuştur. Önümüzdeki yirmi birinci asır Türk dünyası ve Japonya'nın asrı olabilir. Tabii ki bu, Türk Dünyası ve Japonya'nın dünyayı kontrol etmesi anlamına gelmemektedir. Türk Dünyası ve Japonya, önemli dünya sorunlarının çözümlenmesinde işbirliği yaparak aktif bir rol oynayabilir ve bu rolleri ile bütün dünyanın saygısını kazanabilirler.
1990'lı yılların başlarında Amerika toprakları üzerinde Japonlar 300 bin Amerikalı çalıştıran 1043 üretim birimine sahip oldular. Bunlar arasında 13 TV fabrikası, 53 elektronik araç-gereç fabrikası, 137'yi bulan araba fabrikası var. Amerika'da birçok banka ve finans kurulu§una da sahip olan Japonya şimdi hedef olarak Avrupa'yı almış. Gene 1990'lı yılların başında 250'ye yakın büyük Japon işletmesi Avrupa Topluluğunda 200'den fazla fabrika kurmuş. Bu fabrikalarda yüz binlerce Avrupalı çalıştırılrnakta...
Japonya-Avrupa'ya yılda 1 milyondan fazla araba satıyor. Şimdiden Avrupa'da büyük Japon araba fabrikası kurulmuş Japonlar başta İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa'nın birçok ülkesinde eski şatolar, malikaneler, golf kulüpleri, eğlence merkezleri, çok değerli tablolar satın alıyorlar
Bu gelişmeleri kısaca özetlersek; Japonlar Avrupa Topluluğu ve Avrupa pazarına şimdiden girmişler ve Avrupa pazarını fethediyorlar.
Türkiye'nin ve dünyanın içinde bulunduğu şartlar Japonya ve Türkiye ilişkilerini geliştirmeyi zorluyor.

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Türkiye Japonya işbirliği
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
Son Etkinlikler
Ağustos
Eylül
|
|