Okunma: 323 kez
Leptonlar (Yunanca küçük veya hafif anlamındaki leptos sözcüğünden geliyor) zayıf etkileşimde bulunan parçacıklar grubudur. Tüm leptonların spini 1/2 değerine sahiptir. En hafif hadrondan daha hafif olan elektronlar, müonlar ve nötrinolar da bu grubun içinde yer alır. Hadronların büyüklüğü ve belli bir yapısı olmasına rağmen leptonlar herhangi bir yapısı olmayan (yani nokta gibi olan) gerçek temel parçacıklar olarak görünür.
Leptonların,hadronlarla benzeşmeyen yönlerinden birisi de bilinen
lepton sayısının oldukça sınırlı olmasıdır. Şu anda bilim
adamları,sadece şu 6 tane leptonun (herbirinin antiparçacığı da vardır)
olduğuna inanmaktadırlar: elektron, muon, tau ve bu parçacıkların
herbirine ait nötrinolar(Tauya ait nötrino laboratuvarda henüz
gözlenememiştir). 1975 yılında keşfedilen (tau) leptonu protonun
yaklaşık iki katı kütleye sahiptir.
Maddenin Son Yapıtaşları’nın yazarı ve 1999 Fizik Nobel ödülü sahibi
Gerard’t Hooft bize spin denen şeyi daha ayrıntılı anlatıyor:
Spin Denen Bir Şey
Kozmik Kod’un yazarı Heinz Pagels, Evreni, içindeki sözcüklerin
atom olduğu dev bir kütüpaneye benzetir. Bu sözcükler, yani atomlar,
kuark, lepton ve gluon denen harflerden oluşur. Atomlar,kendi özel
gramerleriyle yani kuantum yasalarıyla molekül denen tümceleri
oluşturur. Bu yüz kadar sözcükle yaratılmış Evren kitabının
harikalığına bakın.
Bir kere, leptonlardan elektron her eve lazım: Her atomun yapısında
var ve çekirdeğin pozitif elektrik yükünü nötürleştiriyor. Elektrondan
daha ağır olan muon ve tau; karmaşık parçacıkların bozunma, dönüşüm
veya yok edilme süreçleri sırasında veya sonrasında ortaya çıkıyorlar.
Elektrik yükleri ve görece büyük kütleleri sayesinde, kolayca
gözlemlenebiliyor; fakat ortaya çıktıktan sonra büyük bir hızla veya
kısa bir sürede, daha hafif leptonlara, sonuç olarak da elektrona
dönüşüyorlar. Dolayısıyla, etrafımızdaki görünür maddenin yapısında hiç
yer almıyorlar. Nötrinolar ise; renk veya elektrik yükü
taşımadıklarından, öte yandan çok küçük kütlelere sahip
bulunduklarından; diğer parçacıklarla ve dolayısıyla maddeyle, çok
zayıf bir kütleçekimi dışında hemen hiç etkileşime girmiyorlar. Örneğin
dünyamızın bir tarafından girip; atomlarının tek biriyle dahi
etkileşmeksizin, yani hiçbir çarpışmaya girmeksizin, diğer tarafından
çıkıp gidebiliyorlar. Bu özellikleri nedeniyledir ki; varlıkları
doğrudan gözlenmek yerine, bozunmalar sırasında momentumun korunması
gereğini yerine getiren bir varsayımdan hareketle keşfedilmiş. Halbuki
evrenin erken aşamalarında, çok büyük miktarlarda üretilmiş olmaları
gerekiyor. O halde; maddeyle hemen hiç etkileşime girmedikleri için, o
zamandan beridir hala evrende dolaşıyor olmalılar ve etrafımızda bolca
varlar. Hatta, küçücük kütlelerine rağmen çok büyük sayılarıyla;
evrenin kütlesine büyük bir katkıda bulunuyor ve genişlemesini
etkiliyor dahi olabilirler.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Leptonlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |