Okunma: 389 kez
Bir nokta etrafında dönen bir cismin, o nokta etrafında ‘açısal momentum’a sahip olduğu söylenir. Örneğin dünyamız güneş etrafındaki hareketinden dolayı, bir açısal momentuma sahiptir. Açısal momentum, tıpkı doğrusal momentum gibi korunan bir büyüklük olduğundan dolayı, önemli bir kinetik değişkendir. Parçacıkların birbirleriyle etkileşimini inceleyen ‘parçacık kinematiği’nde de böyle…
Dünyamız güneşin etrafında olduğu gibi, kendi ekseni etrafında da
dönüyor. Bu dönme hareketinden kaynaklanan bir açısal momentum bileşeni
daha var: Buna veya genelde bir cismin kendi etrafında dönmesinden
kaynaklanan açısal momentuma, spin deniyor. Spin, aslında açısal
momentumdan farklı bir şey değil. Onunla aynı birime sahip ve ikisi
vektörel olarak toplanabiliyor. Korunan büyüklük de bu toplam zaten.
Ancak açısal momentum bazen, sadece spin bileşeninden oluşabiliyor.
Tıpkı pürüzsüz bir yüzeyde, değme noktasını değiştirmeksizin,
sürtünmesiz dönen ideal bir topaçta olduğu gibi. Bu değişken o zaman,
daha çok işe yarıyor. Çünkü bu durumda spin, toplam açısal momentumu
oluşturuyor ve tek başına korunuyor. Aksi halde açısal momentum
bileşenleri, korunum hesaplarına birlikte katılıyor.
Sözünü edegeldiğimiz parçacıklardan bazıları, deneysel gözlemler
sırasında, böyle birer spin bileşenine sahipmiş gibi davranıyorlar.
Aslında bu parçacıklar kendi etraflarında dönmüyor, yalnızca sanki
öyleymiş gibi davranıyorlar. İşin bir o kadar ilginç, diğer bir yanı;
örneğin belli bir topacın spin vektörünün büyüklüğü, dönme hızına bağlı
olarak değişebilirken, belli bir parçacığın spin büyüklüğü hep aynı
oluyor: Parçacıktan parçacığa, Planck sabiti bölü 2π’nin, ki bu ћ ile
gösteriliyor; ya kesirli katları ( ћ/2, 3ћ/2,…), ya da tamsayı katları
(0, ћ, 2ћ ,…) şeklinde değişerek… Dolayısıyla parçacık spini de, diğer
fizik değişkenleri gibi kuantum sıçramaları gösteren bir değişken.
Varlığının nedeni bilinmiyor. Parçacıkların iç yapısından kaynaklandığı
düşünülüyor ve bu nedenle bazen, ‘içyapısal açısal momentum’ olarak
adlandırılıyor.
Parçacıklar spin büyüklüklerine bağlı olarak, önemli davranış
farklılıkları sergiliyorlar. Örneğin; birbirleriyle etkileşim halindeki
parçacıkların içinde bulundukları fiziksel koşullar, genellikle bu
parçacıkların her birine; fiziksel değişkenlerinin sahip olabileceği
değerler açısından, birer dizi seçenek sunuyor. Fiziksel değişkenlerin
olası değer kümelerinden oluşan bu seçenekleri veya ‘kuantum
durumları’nı, bir otelin farklı katlarındaki odalara benzetecek
olursak; spini ћ’ın tamsayı katlarıyla orantılı (0, ћ , 2ћ ,…) olan
benzer parçacıklar; birbirlerine daha ‘yakın’ olabiliyor ve aynı odayı
paylaşabiliyorlar. Yani, aynı kuantum durumunda oturmaya hiçbir
itirazları yok. Bunlara ‘bozon’ deniyor. Halbuki, spini ћ’ın kesirli
katlarıyla orantılı ( ћ/2, 3ћ/2,…) olan parçacıklar, aynı odayı asla
paylaşmıyor ve farklı kuantum durumlarında bulunmayı tercih ediyorlar.
Bunlara da Fermion sınıfı parçacıklar deniyor ve aralarındaki
geçimsizlik ilişkisi, bulucusunun adıyla, “Pauli’nin dışlama ilkesi”
olarak anılıyor.
Örneğin elektronla, üçlü kuark gruplarından oluşan proton ve nötron
birer fermion. Kuark ikililerinden oluşan mezonlarsa, bozon oluyor.
Fotonlar da keza bozon. Çekirdeklerin hangi sınıftan olduğu ise,
içerdikleri nötron ve proton sayılarının tek veya çift olmasına bağlı.
Örneğin, ikişer proton ve nötrondan oluşan He4 çekirdeği bir bozon.
Benzer parçacık kümelerinden, bozon niteliği taşıyanların ortalama
davranışları Bose-Einstein, Fermion niteliği taşıyanlarınki ise
Fermi-Dirac istatistiği denilen kurallar cümlesiyle belirleniyor.
Bozonların aynı kuantum durumunu paylaşabilmeleri çok önemli sonuçlara
veya şaşırtıcı olgulara yol açıyor.
Spin
Küçük parçacıkların en önemli özelliklerinden biri,
kutuplanabilmeleri, yani bir eksen etrafında dönebilmeleridir. Bu ne
demek? Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi gibi. Ancak küçük
parçacıkların ne Dünya,ne de tenis toplarına benzer hiçbir yanı yok.
Spin, kabaca kütle,yarıçap ve hızın çarpımına eşit olan açısal
momentumdur ve değeri, Planck sabiti bölü 2π’nin bazı katları olarak
ölçülebilir. Kuantum mekaniğine göre herhangibir cismin
spini,yukarıdaki birimin tam sayı ya da tam sayı artı yarım katı olması
gerekir. Her bir parçacığın toplam spini sabittir; ancak spinin yönü
sabit değildir. Örneğin elektron spini 1/2’dir. Böyle olduğunu
Hollandalı iki doktora öğrencisi Samuel Goudsmit (1902-1978) ve George
Uhlenbeck (1900- 1988) gösterdi ve 1927 yılında tezlerin bu konu
üzerine hazırladılar. Elektron kadar küçük parçacıkların spinleri
olduğunu söylemek çok yüreklice bir fikirdi. Önceleri bu fikir kuşkuyla
karşılandı. Çünkü “elektronun yüzeyinin” ışık hızının 137 katı bir
hızla hareket etmesi gerekiyordu. Bugünlerde böylesi itirazlar tümüyle
unutulmuş durumda. Çünkü elektronun “yüzeyi” diye bir şey söz konusu
değil.bozon, kesirli sayıda spinli olanlara ise fermiyon denir. Lepton
ve baryon denen parçacıkların fermiyon, foton ve mezonlar da bozondur.
Fermiyonlar,birçok bakımdan bozonlardan farklıdır. Kendi küçük
uzaylarında bulunmayı ister. Aynı türden iki fermiyon, aynı noktada
bulunamaz; öyle hareket denklemleriylebelirlenirler ki daima birbiriyle
aynı noktaya gelmeyecek şekilde hareket eder. Fermiyonların her birinin
değişik bir durumda bulunma özelliğine “Pauli Dışarlama İlkesi” denir.
Fermiyonlar arasında itici ya da çekici kuvvetler olabilir.
Elektronlar,fermiyondur.
Kütlesiz oldukları için fotonların ve nötrinoların dönme eksenleri,
hareketlerinin doğrultusuna paraleldir. Diğer parçacıklar, herhangibir
yönde dönebilir. Spini sıradan sözcüklerle anlatmak çok zor. Yukarıda
sözünü ettiğim özel durum hariç, kuantum mekaniğine göre dönme
ekseninin yönünü tam olarak belirlemek olanaksızdır. Çok büyük ve hızlı
dönen cisimlerin dönme yönlerini daha kesin bir biçimde belirlemek
mümkündür.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Fermionlar ve Bozonlar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |