Okunma: 324 kez
Gökteki bir jet uçağının gürültüsünü işitip, elimizde olmadan sesin geldiği yöne doğru baktığımız olmuştur. Uçağı sesin geldiği noktadan çok daha ileride görmüşüzdür. Uçağın gerçek yerini kestirirken kulaklarımızdan çok gözlerimizi inanırız. Niçin gözlerimize inandık? O kadar uzaktan sesin bize ulaşması için epeyce zaman geçeceğini, ayrıca ışığın sesten çok hızlı yayıldığını biliyoruz.
Uçağın, gördüğümüz
noktadan daha geride olabileceğini düşünmedik, çünkü ışığın gerçekten
çok hızlı yayıldığına inanırız. Galileo ışığın hızını ölçmek için sesin
hızını ölçmekte kullandığına benzer bir yöntem önermişti. Bu yöntemde;
iki adam, ölçülmüş bir uzaklığın birer ucunda, ellerinde örtülü birer
fenerle dururlar. Birinci adam fenerinin örtüsünü kaldırırken bir
kronometreyi işletir, ikinci adam birincinin fenerinden gelen ışığı
gördüğü anda kendi fenerini açar. Birinci adam bu sefer ikincinin
fenerinden gelen ışığı görür görmez kronometreyi durdurur. Galileo bu
metotla ışığın birinci adamdan ikincisine gidip gelmesi için geçen
zamanı ölçmeyi ummuştu. Işık pek hızlı yayıldığını için bu metotla ışık
hızı ölçülemedi. Fakat, bu deney büsbütün başarısız sayılmazdı. Bu
deney ışık hızının kısa uzaklıklarda, o zamanın kaba kronometreleriyle
ölçülemeyecek derecede büyük olduğunu açıkça gösterir.
Işık hızının sonlu olduğu hakkındaki ilk kanıt, 1676 yılında Olaf
Roemer tarafından, Jüpiter gezegeninin uydularının hareketinin
gözlenmesi sonucunda elde edildi. Bu uydular her dönüşte bir defa
Jüpiterin gölgesinde kaybolup yine görünür. Uydulardan herhangi birinin
iki ardışık tutulması arasındaki zaman onun bir dönme süresidir. Bu
dönme sürelerinin sabit olmadığı gözlenmişti. Periyotlar (uyduların
dönme süreleri), Yerküre Güneş çevresindeki yörüngesinde Jüpiterden
uzaklaşırken büyük; Yer Jüpitere yaklaşırken ise biraz küçük
görünüyordu. Remer şöyle düşündü: Yerküre jüpiterin uydularının
hareketlerini etkilemez; fakat Yer Jüpiterden uzaklaşırken uydunun
ardışık iki tutulmasından kurtulduğu anlarda Yerküreye gelen ışık.
Yerküreye ulaşıncaya kadar daha fazla yol alır. Fazladan alınacak yolun
yine fazladan zaman gerektirmesi, ışığın bir anda yayılmadığını, ışık
hızının sonlu olduğunu gösterir.Bu, Roemer’in büyük katkısı idi.
Bununla beraber o zaman, ışık hızının sayısal değeri iki nedenden
dolayı kesinlikle hesaplanamadı. Birinci neden, Roemer ışığın
Yerkürenin yörüngesini geçme zamanını hatalı ölçülmüştü, ikinci neden
de Yerkürenin yörüngesinin çapı kesinlikle bilinmiyordu.
Tutulma zamanındaki gecikmelerin daha sonraki ölçüleri ışığın Yer
yörüngesini geçme süresinin 16 dak 20 s olduğunu gösterdi. Yerin
Güneşten ortalama uzaklığı 1,47 X 1011 m olarak bilinir. O halde,,
ışığın hızı
C = 2 X 1,47 X 1011 m / 980 s = 3,00 X 106 m/s bulunur.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Işığın Hızı
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |