Oca
21
2008
|
Çatışma Nedir? |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 21 Ocak 2008 |
Okunma: 1217 kez
1.1. ÇATIŞMA NEDİR?
Çatışma sadece insanlara özgü bir olay değildir. Tüm canlılar yaşamlarını devam ettirebilmek için sürekli olarak çevreleri ile mücadele etmek ve yeri geldiğinde çatışmak zorundadırlar. Bir canlı herhangi bir ihtiyacını tatmin etmek istediğinde bir engelle karşılaşırsa;bir gerginlik meydana gelir. Bireysel anlamda çatışma; hem fizyolojik hem sosyo-psikolojik ihtiyaçların tatminine engel olan sıkıntıların meydana getirdiği gerginlik halleridir.
( www.genbilim.com )
Örgütsel anlamda
çatışma ise; bireyler ve grupların birlikte çalışma sorunlarından
kaynaklanan ve normal faaliyetlerin durmasına ve karışmasına neden
olan olaylardır. 5 Çatışma teknik olarak; insanın birbiriyle ikame
edilemez iki amaç,hedef arasında seçim yapmak zorunda kalma durumu
olarak ifade edilmiştir. İkisinden biri tercih edilirse, diğeri
ulaşılmaz olacaktır. Bu; insanlar ve güçler arasında da söz konusu
olabilir. Çarpışma,savaş,şiddetli geçimsizlik,anlaşmazlık,zıtlık hep
çatışma kavramını çağrıştırır. Çatışma; birçok,karışık sosyal
etkileşimin kaçınılmaz bir sonucudur. 6
1.2. ÖRGÜTLERDE ÇATIŞMANIN ÖNEMİ
Organizasyonlarda değişimi isteyenlerin,mevcut durumu korumak
isteyenlerin,grupların,lobilerin,kliklerin,rakiplerin vb. mücadele
ortamları vardır. Bir grup etki alanında başka bir grubun yer almaya
başladığını hissettiği anda, çatışma eğilimine girer.
Çatışma,örgütlerde bölümler,gruplar ve bireyler arasında kaçınılmaz
bir süreçtir. Eğer örgüt bir değişimi yaşamak azmindeyse çatışma
şarttır. Çatışmada önemli olan farklılıkların bütünleştirilmesi ve
organizasyonların enerjisini boşa harcamamalarının sağlanmasıdır. 7
Bugün çatışma, modern örgütlerin en ciddi sorunlarından birisidir.
İnsan Kay- nağı bu yüzden verimsiz kullanılmaktadır. Yapılan
araştırmalar; yöneticilerin zamanlarının %20'sinden fazlasını örgüt
içi çatışmalara yada çatışma sonrası yaşanan olumsuzlukları gidermeye
ayırdıklarını göstermektedir. Yöneticiler kaynaklarını bu alanda
kullanırlarken; kaynakların paylaşımındaki sorunlar,örgüt içi
görevlerdeki bağımsızlık,amaçlardaki farklılık,personelin anlayış ve
değerlerindeki farklılık,kişisel statü ve altyapı dengesizlikleri ve
örgütsel iletişimde yaşanan sorunlar gibi birçok sorunu ve bunların
sonucunda ortaya çıkan çatışma kaynaklarını da dikkate almalıdırlar.
Önemli fonksiyonları olan yöneticiler, etkin ve verimli örgüt yönetimi
modelinde çok önemli bir yere sahiptir. Kişiler arası
farklılıkları,amaç farklılıkları,yöntem farklılıkları,değer, algı ve
sorunları tanımlamadaki farklılıkları örgüt amaçları doğrultusunda
değerlendirmelidir8. Çünkü bütün bu unsurlar örgüt içinde uyumsuzluğa
ve çatışmaya neden olarak örgütsel etkinliği ve verimliliği
düşürmektedir. Ama örgütsel çatışmanın örgütlerin verimliliğini ve
etkinliğini olumlu,yapıcı olarak etkilediği durumlar da söz konusudur.
Zaten amaç da çatışmayı gerektiği şekilde yöneterek olumlu yönlerinden
faydalanmaktır. 9 Hiç çatışmanın olmadığı örgütlerde yenilik,değişim,
yaratıcılık ve performans olumsuz yönde etkilenebileceği gibi,sürekli
ve önemli çatışmaların olduğu örgütlerde de kararların gecikmesi ve
verilememesi,tavizlerin sorunları çözmeye yetmemesi gibi nedenlerle
yine performans olumsuz etkilenir ve örgütün varlığı tehlikeye girer.
Bu yüzden tüm çatışmalar örgütler için faydalı olmasa da, bazı çatışma
türleri işgörenler arasında uyumu artırır,çatışanların başarı
düzeylerinin yükselmesine neden olabilir. Çatışmanın örgüt için olumlu
sonuçları aşağıdaki gibidir: 10
• Çatışanlar kendi haklılıklarını ortaya koyabilmek için daha yaratıcı
olurlar.
• Uzun zamandır çözüm bekleyen örgütsel ve bireysel sorunlar çözüme
kavuşacak ve gerilim azalacaktır.
• Sessiz,yorum yapmaktan kaçan kişilerin fikirleri alınabilecektir.
• Örgütsel etkinliği ve verimliliği etkileyen sorunlar ortadan
kalktığından motivasyon düzeyi artacaktır.
• Performans değerlendirmesi sağlanacaktır.
Örgüt için çatışmanın olumsuz yönleri;11
• Personelin ruh sağlığını bozar ve Örgüt için tehlikeli bir ortam
oluşturur.
• Örgütü verimliliğini düşürür.
• Örgütte emek,zaman,kaynak savurganlığı artar.
• Örgüt amaçlarından sapmalar meydana gelir.
• Ortak çalışmalara karşı pasif ve aktif bir direniş oluşur.
Çatışma, örgüt için olumlu bir şekilde değerlendirilebilecek bir güç
kaynağı olmasından dolayı önemlidir. Çatışmalar, örgüt için gerekli
olan değişimin yolunu açabilirler. Çatışmanın olumlu yönlerinden
faydalanabilmek için çatışmanın etkin yönetilmesi gerekir. Etkin
yönetilen çatışmalar örgütün misyonunu ve kültürünü geliştirirler.
Etkin yönetilmeyen çatışmalar örgütleri durgunluğa iter,sorunlarının
artmasına neden olur. Çatışmanın örgüt için önemi; örgütsel
verimliliğe ve etkiliğe katkısından kaynaklanır.
1.3. ÇATIŞMANIN NEDENLERİ
İnsanlar her ortak konuda farklı düşüncelere,yaklaşımlara sahip
olabilirler. Çatışmanın yönetilebilmesi için altında yatan sebeplerin
bilinmesi gereklidir. En genel şekli ile örgütsel çatışmanın nedenleri
olarak ,bürokrasinin gelişmesine neden
olan;rutinleşme,uzmanlaşma,standartlaşma gösterilebilir.12Çatışmaların
kaynakları farklıdır. Bazıları kişiseldir,bazıları birimlerarası
ilişkilerden kaynaklanır. Çatışmaların sayısı arttıkça çatışmalar da
büyür. Bu da çatışmayı yöneteceklerin dikkatlerini geçmişe
yöneltmelerine neden olur.13
1.3.1. Fonksiyonel Bağımlılık Örgüt içinde gerçekleştirilen bir takım
işler ve bunları yapan birimler arasında fonksiyonel bağlılıklar
vardır. Bu bağlılık kaynakların kısıtlı olmasından,faaliyetlerin
zamanlamasından ve örgütsel görev ve sorumluluklarda görülen
karışıklıklardan kaynaklanır.14
1.3.2. İşbölümünde meydana gelen aksamalar İşbölümü yapmak bireylerin
kendi işlerinden başka kimseyi ve işi önemsememesine neden olabilir.
Bu da diğer bireyler ve birimlerle iletişim kopukluğuna neden olur.
Çatışmaya temel hazırlar.
1.3.3. Sınırlı kaynakların paylaşılması Örgütte kaynakların sınırlı
olduğu ve gerektiği anda,gerektiği yerde elde edilebilir olması
gerektiği kaçınılmazdır. Bu sınırlılık yüzünden bireyler ve birimler
kaynaklara ulaşamazlarsa gerginlik oluşur.
1.3.4. Örgüt içi güç mücadelesi Örgüt çalışanları sahip oldukları güç
alanını genişletmek istediklerinde, alanlarına girdikleri diğer
çalışanlarla çatışma içine girebilirler. Çatışmanın doğabilmesi için
diğer çalışanların bunu algılaması gerekir.
1.3.5. Yönetim alanı ile ilgili belirsizlik Örgütlerde kimin hangi
alanda ve konuda çalışacağı, ne ölçüde kime karşı sorumlu olacağı
belirsiz olabilir.15
1.3.6. Amaç ve çıkar farklılıkları Örgüt içindeki alt birimler
uzmanlaşmaya başladıkça farklı amaçlar geliştirebilirler. Farklı
amaçlar da farklı çıkarlara,algılamalara neden olabilirler.16
1.3.7. Haberleşme eksikliği Bireyler ve birimler arası iletişim
eksikliği; bilgi akışında ve geri beslemede aksamalara neden olur. Bu
da dedikodu kanalının çalışmasına neden olur.
1.3.8. Kişilik farklılıkları İnsanların düşünce,duygu ve davranış
bakımından farklı olmaları çatışmalarına neden olabilir. Kişilerin
olayları,durumları algılamaları da farklıdır.
1.3.9. İşçi-İşveren ilişkilerinde kutuplaşmalar Örgütsel çatışmaların
en önemli nedenlerinden birisi de; yönetim ile personel ve özellikle
işçi kesimi arasındaki ilişkilerin kutuplaşmış olmasıdır. Kutuplaşma
arttıkça çatışma ihtimal de artar.17
1.3.10. Statü farklılıkları Organizasyonlarda belirli kişi veya
gruplar kendi statülerini başkalarından farklı ve daha prestijli bir
statü olarak görebilirler.18
1.4. ÖRGÜTLERDE ÇATIŞMA TÜRLERİ
Örgütlerde çalışma kuşkusuz insanlara özgü bir olaydır. Ama örgütsel
yapı sadece onun içinde görevli olan bireylerden oluşmaz. Bireylerin
yanında onların oluşturduğu gruplar ve bölümler de yer alır.19
1.4.1. Bireyler arası Çatışmalar
İnsan kendi içinde de duygu,düşünce ve davranışları açısından
çatışmaya düşebileceği gibi başka insanlarla da çatışma yaşayabilir.
Örgütlerde en sık rastlanan bireyler arası çatışma türü;ast-üst
çatışmaları ile kurmay-komuta yöneticileri arasındaki kişisel
anlaşmazlıklardan doğan çatışmalardır. Bu tip çatışmalara bireysel
farklılıklar neden olur.20Bireyler arası çatışmanın yapıcı sonuçlarını
beş maddede toplamak mümkündür:21
• Sosyal sistemin gerektirdiği görevleri yapmak için gerekli olan
teşvik ve enerjiyi artırır.
• Çatışma, farklı görüşlerin varolması nedeniyle bireylerin ve sosyal
sistemin yaratıcılığını artırabilir.
• Her birey kendi görevine ilişkin bilgisine geliştirilir. Çünkü
çatışma bireyi kendi görüşlerini açıklamaya ve destekleyici
fikirlerini ortaya çıkarmaya zorlar.
• Herkes kendi varlığını daha iyi fark etmeye başlar
• Bireyler arası çatışma kişinin kendi bireysel çatışmasını
yöneltmesine yardım eden bir araç olur.
1.4.2. Gruplar arası Çatışmalar
İki grup arasında meydana gelen çatışmadır. Aynı grup içinde meydana
gelen çatışmalar bireyler arası çatışmaya girer. Gruplar arası
çatışmalar aynı bölüm yöneticisine bağlı olan grupların birbirleri ile
mücadeleye girmesi halinde ortaya çıkar.22En çok rastlanan çatışma
tipi budur ve yönetimi de zordur. Yönetici hakem rolü izlese bile bu
durum grupların hoşuna gitmezse örgütün geneli etkilenebilir.23 Sosyal
örgütlerde çatışmanın birçok örnekleri yaşanmaktadır. Örneğin,
pazarlama ve satış bölümlerindeki sorumlular çeşitli mamuller satmak
ve sürekli değişen mamul karması oluşturmak isterler. Öte yandan
imalat bölümündekiler daha az mamulü daha çok miktarlarda üretmek
isterler. Çünkü bu anlayış yaşamlarını kolaylaştıracaktır. Örgütler
çatışmaya karşın yaşamışlar ve yaşayacak ve gelişeceklerdir. Gruplar,
çatışmayı yaşayacak ve çatışmayı yönetmeyi öğreneceklerdir ve öğrenmek
zorundadırlar. Örgütlerin temel taşı olan grupları tanımak ve
yaşadıkları sorunları öğrenmek yoluyla yaşam kolaylaşır.
Bireyler,gruplar,örgütler yarınlarına güvenle bakarlar.24Gruplar arası
çatışmanın azaltılmasında farklı yöntemler kullanıldığı
belirtilmiştir. Bu yöntemlerin başarılı olabilmesinin temelinde
örgütün yeniden tasarlanması yatar.Çatışmaya neden olan sorun birden
fazla birimi ilgilendirse de; sorun çözümünü bir grup bulur.
1.4.3. Bölümler arası Çatışmalar
Aynı örgüt içinde yer alan,her birinin görev ve yetkilerinin farklı
olduğu bölümler arasında bazı önemli çatışmalar meydana gelir. Finans
bölümü ile üretim bölümü arasında bazı yatırımlar için kaynak bulma
konusunda zamanlama açısından meydana gelen görüş ayrılığı çatışmaya
neden olabilir.25
1.4.4. Örgütler arası Çatışmalar
Bu çatışma türünde bir örgütün kendi dışındaki diğer örgütlerle
çatışması söz konusudur. Ekonomik sistemde ve açık sistem anlayışı
içinde çeşitli örgütler birbirleri ile doğal olarak çatışma içinde
olacaktır.26
2.BÖLÜM
ÖRGÜTSEL ÇATIŞMA YÖNETİMİ
2.1. ÖRGÜTSEL ÇATIŞMAYI YÖNETME SÜRECİ AŞAMALARI
Çatışmaların yönetimi, kişiler arası ilişkilerde gördüğü önemli
fonksiyonların yanında, örgütsel etkinlik ve verimliliğin sınırlarının
belirlenmesinde de önemli bir yere sahiptir. Günümüzde çatışma
örgütlerde olumlu ve yönetilebilen bir süreç olarak ele alınmak
zorundadır. Çatışmayı bu şekilde ele aldığımızda ,bu oluşumun; çatışma
sayesinde örgütlerde değişik içerikli davranış biçimlerinin ve karar
seçeneklerinin ortaya çıkarılması açısından bir esneklik sağlandığı ve
bireylerin yaratıcılığının güçlendirildiği, uzmanlık alanlarının
örgütün tüm düzeylerine yayılmasını sağlayanı bir süreç olduğunu
görürüz.27
Örgütlerde, yöneticilerin personel arasındaki ve gruplar arasındaki
çatışmaları, örgüt amaçlarına katkıda bulunacak şekilde yönetmeleri
gereken bu süreç dört aşamadan oluşmaktadır:
2.1.1. Potansiyel Muhalefet
Bu ilk aşamada çatışma doğuracak nedenlerin varlığı söz konusudur.
Bunlar doğrudan çatışmaya yönelik olmayabilir ama çatışmanın varlığı
için gereklidir. Bu nedenler iletişim ,yapı ve kişilik
değişkenleridir. İletişim nedenleri; anlam güçlükleri, yanlış anlama
ve gürültüdür. Yapısal değişkenler;büyüklük,uzmanlaşma derecesi,yetki
alanlarının belirginlik durumu,önderlik tarzı,ödül sistemleri,
karşılıklı bağımlılık derecesi ve kişilerin amaç uyuşmazlıklarıdır.
Kişilik değişkenleri; bireylerin değer sistemlerinde yatmaktadır.28
2.1.2. Kavrama ve Kişiselleştirme
Bu aşamada potansiyel nedenler araştırılır,anlaşılır ve benimsenir.
Birinci aşamadaki koşullar hayal kırıklığı yaratıyorsa potansiyel
uyuşmazlık gerçek düzeyine çıkmış olur.
2.1.3. Davranış
Üçüncü aşama; davranış aşamasıdır. Bu davranışlar rekabet (yarışma),
işbirliği,uzlaşma,kaçınma ve uyarlanma biçiminde ortaya çıkar.29
2.1.4. Sonuçlar
Son aşama;çatışmanın sonuçları ile ilgilidir. Bu sonuçlar ya grup
başarısını artırıcı(işlevsel) yada düşürücü nitelikte olabilir.30
2.2. ÖRGÜTSEL ÇATIŞMANIN ÇÖZÜLME STRATEJİLERİ
Örgütün her tür çatışmada ödemeler-katkılar denge kuramına dayalı
olarak analiz edilmesi gerektiği ve önemli olanın örgüt üyelerinin
çatışmayı örgütten ayrılarak mı, yoksa var olan ilişkileri
değiştirerek mi, yoksa var olan ilişkiler çatısına dayalı olarak
çatışma içinde olan kişilerin değerlerini ve davranışlarını
değiştirerek mi çözdüklerinin belirlenmesidir. Örgütlerde çatışmaların
çözülebilmesi için birçok teknik geliştirilmiştir. Ama bu stratejileri
kullanırken; etkili bir zamanlama,bütün üyeleri içerme,örgüt üyeliği
misyonunu geliştirebilme,olumsuz,sembolik politikaları ve siyaseti
engelleme, belirli konular üzerinde odaklaşma ve sorunları çözme
iradesini gösterme,belli sorunlar üzerinde yoğun olarak çalışıldığı
izlenimini verme ve mevcut sorunlar ile izlenen politikaların
gelişimini takip etme gibi hususlara da dikkat etmek gerekir.31
2.2.1. Kaybedelim-Kazanın
Bu stratejide kişi yenilgiye uğramayı çoktan kabul etmiştir. Çünkü
kaybetmeyi faydalı görmektedir. İleride bunu karşılığını alacağını
düşünür. Kaybetmekte bir umudu vardır.
2.2.2. Kaybedelim-Kaybedin
Çatışma bu şekilde çözümlenirse her iki taraf da yenilgiye uğramış
olur. Burada orta bir yol bulunabilir. Bir kişi tatmin edilerek ekarte
edilebilir. Hakeme başvurma yöntemi söz konusu olabilir. Bu strateji
en az tercih edilenidir, çünkü sonuçta her iki taraf da yenilgiye
uğrar.
2.2.3. Kazanalım-Kaybedin
Her iki taraf da tüm güçlerini, kaynaklarını kazanmak için
kullanırlar. Sonuçta biri kazanır, diğeri kaybeder. Örgütte biz ve
onlar kavramı oluşur. Stratejinin uzun dönem etkisi belirsizdir.
Ayrıca çatışmaya giren her iki taraf da, aynı stratejiyi
uyguladıklarında iki eşit grubun çatışmaya girmesi halinde ,her iki
taraf için de yenilgi söz konusu olabilir.
2.2.4. Kazanalım-Kazanın
Bu çözüm yolu; hem örgüt, hem birey için en iyisidir. Her iki taraf
için de fayda sağlayacak bir yaratıcı çözüm stratejisi söz konusudur.
Her iki tarafın enerji ve yaratıcılığı diğer tarafı yenmek yerine
sorunu çözmeye yönelmiştir. Sonuçta her iki tarafın gereksinmeleri
karşılanır ve iki taraf da ödüllendirici sonuçlara ulaşır. Çatışan
bütün taraflar, örgütte bazı yanlışlıkların olduğuna ve bunlara dikkat
çekilmesi gerektiğine inanırlar. Bu strateji, amaçlara ve sonuçlara
yöneliktir. Bireyler katkı sağladıkları örgütsel amaçların niteliğini
ve bireysel amaçları ile olan ilişkileri bilmektedir. Çatışmayı çözme
stratejilerinin hem olumlu hem olumsuz yönleri vardır. Strateji, örgüt
yapısına göre değişir. Başarı; büyük ölçüde yönetici veya çatışmayı
çözme tekniğini kullanan kişi veya bölümün bu alandaki yeteneğine
bağlıdır.
2.3. ÖRGÜTSEL ÇATIŞMAYI ÇÖZÜMLEME TEKNİKLERİ
Örgütler; bireylerden oluştuğu için, bireysel çatışmalara daha çok
sahne olmaktadır. Çatışma tehdidi altındaki birey, doğrudan psikolojik
baskı altında kalmaktadır. Bu durumda olanlar; istifa vb. araçlar
kullanarak mevcut ortamdan fiziki olarak çekilme, olaylara karşı
kayıtsız kalma ve ilgi göstermeme, bunların sonucu olarak
saldırganlaşma ve kendi tutum ve davranışlarını makul göstererek
savunmacı bir hal alma gibi davranışlar gösterebilmektedirler.32
Örgütsel çatışma kaçınılmaz olduğuna göre yönetimin belirlediği
stratejiler doğrultusunda çatışmayı kontrol etmesi yani çözerek
yönetmesi gerekir. Örgütlerde işlevsel olmayan düzeye ulaşan
çatışmanın olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmak için bazı teknikler
geliştirilmiştir.
2.3.1. Çözümleme Yaklaşımı
Çatışmaya taraf olan birey yada bölümler bir araya gelerek
birbirleriyle ilgili sorun ve beklentilerini dürüst bir şekilde
anlatırlar ve bir sonuca varmaya çalışırlar.33Burada çatışmanın
üzerine tam anlamıyla ve açık olarak gidilmektedir. Yönetici çatışan
tarafları yüz yüze getirerek kendisinin de katkısıyla konunun açık ve
ayrıntılı bir biçimde tartışılmasını sağlar.34
2.3.2. Daha önemli ve daha kapsamlı amaçları belirleme
Çatışan tarafları bir araya gelmeye mecbur bırakacak amaçlar
belirlenir.35Çatışan tarafların amaçlarından daha önemli amaçlar
belirlenerek çatışan tarafların aralarındaki farklılıkları bir kenara
bırakmaları ve ortak amaçlar doğrultusunda birleşmeleri sağlanır.36
2.3.3. Güç kullanma yaklaşımı
Bu yol çatışmaların yöneticinin gücünün ve otoritesinin kullanılarak
çözümlenmesini ifade eder. Bu yolu izleyen yönetici,"burada amir
benim, benim dediğim olacak" demektedir.37 Burada çatışmayı çözmekten
çok, güç kullanım yoluyla bastırmak amaçtır. Ayrıca taraflar arasında
kazanma ve kaybetme durumu yaratarak kaybeden tarafın hayal
kırıklığına ve düşmanca tavırlar içine girmesine neden olmaktadır.38
2.3.4. Önemsememe Yaklaşımı
Çatışmanın muhatabı olan taraflardan birisinin çatışma konusu durumu
önemsememe ve problemi tırmandırmamasıdır.39
2.3.5. Taviz verme Yaklaşımı
Çatışma yönetiminde çok sık kullanılan bu yöntemin esası
"farklılıkların paylaşılması"dır. Çatışmaya taraf olanlar, kendi
amaçlarından biraz fedakarlık yaparak ortada belirli bir yerde
buluşacaklardır.40 Bu yönteme uzlaşma yöntemi de denir. Karşılıklı
fedakarlık söz konusu olduğu için kazanan veya kaybeden
bulunmamaktadır. Çünkü bir pazarlık söz konusudur.
2.3.6. Çoğunluk Oyu Yaklaşımı
Bazen yöneticiler çatışmaların halli için çoğunluk oyu yaklaşımını
izleyebilirler. Bunun esası belirli çatışmalarda çoğunluğun
benimsediği yolun izlenmesidir.41
2.3.7. Örgütsel ilişkileri değiştirme Yaklaşımı
Örgütsel ilişkilerin çatışmaları ve çatışma kaynaklarını azaltıcı
yönde değiştirilmesi ile ilgilidir. Bu değiştirme iş tanımları ile
ilgili kaynakların ayrılması veya belirli birimlerin başka birimlerle
bağlanması şeklinde olabilir. 42
2.3.8. Yumuşatma Yaklaşımı
Kısa vadeli çıkar hesapları yerine uzun vadede işbirliği ihtiyacını ve
bunun taraflara getireceği yararları vurgulamak ve durumun vahim ve
acil bir nitelik taşımadığını belirterek vaziyeti olduğundan daha iyi
gösterme çabalarına yumuşatma diyoruz. Burada yönetici çatışmanın
nedenlerine inmez, sadece parçalanmanın zararlı olacağını vurgular.
Çatışmanın etkisi belli bir süre için azaltılmış olur.43
2.3.9. Çatışmada taraf olan kişilerin yer değişimi
Bu yöntemde ya çatışan tarafların görev,yetki ve sorumlulukları
yeniden belirlenerek karşılıklı ilişkileri azaltılmakta yada çatışan
tarafların görev yerleri değiştirilerek birbirlerini görme ve iş
ilişkilerinde bulunma imkanları ellerinden alınmış olur.44
2.3.10. Ortak düşman yaratma
Bu yöntem sayesinde rekabet azaltılarak saptanan ortak düşmana karşı
işbirliği geliştirilir. Örneğin çatışma içindeki üretim ve satış
bölümleri diğer bir örgütün aynı gruplarıyla çatışmaya neden
olabilir.45
2.3.11. Hakeme başvurma yöntemi
Taraflar kendi aralarında anlaşmıyorlarsa veya yönetici onları bir
konuda ikna edemiyorsa; bu takdirde nesnelliğine güvenilen üçüncü bir
kişinin veya grubun hakemliğine başvurulabilir.46 Ancak her iki taraf
da hakemin kararı ne olursa olsun saygı ile karşılaması gereklidir.47
2.4. ÇATIŞMANIN KAVRAMSAL MODELLER BOYUTUNDA İNCELENMESİ
Araştırmalara dayalı olarak örgütlerde çatışmanın üç kavramsal model
boyutunda incelendiği görülür .48
• Pazarlık Modeli; kıt kaynaklar için rekabet eden menfaat gruplarının
sorunlarına yönelmek için tasarımlanan bir modeldir. Bu model,
özellikle işçi-yönetim ilişkileri, bütçeleme süreçleri ve hat-kurmay
çatışmalarında uygun bir model olarak gözükmektedir.
• Bürokratik Model; üst-ast ilişkilerindeki çatışmalara,genellikle
hiyerarşinin dikey boyutundaki çatışmaları ele almaktadır. Davranışı
denetlemeye yönelik kurumsal yaklaşımlarla örgütün söz konusu denetime
olan tepkisinin oluşturduğu sorunlara yönelir. Rensis Likert'in
Liderlik Yaklaşımları'nda görülen Sistem1,2,3,4 örgütlerinden
bürokratik modelde sadece Sistem 1 ve 4 örgütlerinde etkin sonuçlar
alınmıştır.
Sistem 1 örgütünde liderde inanç ve güven yoktur,iletişim kopuk ve
hiyerarşiktir.. Yakından nezaret söz konusudur. İşgörenlerde örgüte
karşı bir bağlılık yoktur .Karar süreci üst düzeyde oluşur. Hatalar
cezalandırılır. Bireysel amaçlar örgüt amaçları ile
bütünleşmemiştir.Amaçlar üst düzey tarafından belirlenir.
Sistem 4 örgütünde Liderde astlarına karşı bir inanç ve güven söz
konusudur. İşgörenlerin örgütle bütünleşmesi tamdır. İletişim açıktır
ve sağlamdır. Karar süreci her düzeyde oluşur. Gruplar sayesinde daha
gerçekçi amaçlar belirlenir. Otokontrol esasına dayalı tüm örgüte
yayılmış bir denetim söz konusudur.
• Sistem modeli; pazarlık modeli rekabet sorunlarına,bürokratik model
denetim sorunlarına yönelirken eşgüdüm sorunlarına yönelmiştir.
Eşgüdüm; ortak maçlara yönelmek için üst yöneticinin astları arasında
düzenli grup çabası kalıplarını geliştirmek ve eylem birliğini
sağlamak için oluşturduğu bir süreçtir.
Rensis Likert'in liderlik yaklaşımları açısından incelendiğinde ;
Sistem 1 örgütünde; çatışan taraflar arasında çok gizli bir iletişim
vardır. Çatışan taraflar birbirlerini kandırmaya
çalışırlar,yöneticiler de iletişimi engellemek için yoğun çaba
harcarlar,çatışmayı çözmek için bastırmayı kullanırlar,birbileri
üzerinde güç kazanmak için çok çaba harcarlar,çözümler kaybeden
tarafın çok tepki göstermesi şeklinde olur.
Sistem 2 örgütünde;iletişim önemli ölçüde gizlidir,taraflar çoğunlukla
birbirlerini kandırmaya çalışırlar,iletişim sınırlandırılmaya
çalışılır,az bastırma kazan-kaybet yaklaşımı ve uzlaşma söz konusudur.
Taraflardan biri güç kazanmaya çalışır.
Kaybeden taraf az açık tepki gösterir.
Sistem 3 örgütünde ; iletişim biraz gizli biraz samimidir. Taraflar
bazen birbirlerini kandırmaya çalışırlar,ama genelde bir bilgi
aktarımı söz konusudur. Kazan-kaybet yaklaşımı, pazarlık söz
konusudur. Uzlaşma söz konusudur ama taraflar yine de güç kazanmaya
çalışırlar. Kaybeden taraf durumu kabullenir,ama arasıra tepki
gösterir.
Sistem 4 örgütünde; açık,gizli olmayan,samimi bir iletişim vardır.
Doğru bilgi paylaşımı söz konusudur. Fikir birliğine dayanan yaratıcı
çözümler vardır. Çatışmanın iki tarafı da ortak çaba içindedir.
Kaybeden taraf durumu kabullenir.
2.5. ÇATIŞMADAN ÖĞRENDİKLERİMİZ 49
• Çatışmanın kaçınılmaz olduğunu unutmayın.
• Çatışmanın hayatımızda var olduğuna sevinin.
• Çatışmanın iyi çözümlenmesi ve yönetilmesi halinde statü ve
özellikleri olumlu bir şekilde değiştirdiğini unutmayın.
• Çatışmayı yönetmeyi öğrenmenin insan ilişkileri ve verimliliğe
yapılan bir yatırım olduğunu unutmayın.
• Becerilerinizi geliştirmek için çatışmayı kullanın.
• Çatıştığınız insanlarla birlikte öğrenin.
• Kendinizi ve başkalarını güçlendirmek için çatışmayı kullanın.
• Ders almak için büyük çatışmaları beklemeyin, küçüklerinden de ders
alın.
• Yenilgilerden de zaferlerden öğrendiğiniz kadar çok şey öğrenin.
• Değişimi yönetmekte çatışmayı kullanın.
• Çatışma stratejilerinin ve yönetme tekniklerinin bir bütün olduğunu
unutmayın.
SONUÇ
Doğduğumuz andan itibaren hep başka insanlarla birlikte yaşamak
zorunda kalırız. Bazen bu insanları kendimiz seçebilme şansına sahip
olurken, bazen de böyle bir şansımız olmaz. Hiçbir insan, diğer
insanlarla her zaman aynı fikirde olmadığından ve olamayacağından
dolayı insanlar arasındaki çatışma da kaçınılmaz olacaktır. Eğer insan
ilişkide bulunacağı kişiyi seçme şansına sahipse, çatışmadan kaçma
şansı da olacaktır. Ama bu da biraz imkansız gözükmektedir. Çünkü
insan sosyal bir varlıktır. Yaşamını devam ettirebilmesi, kendini
yenileyebilmesi için devamlı örgütler içinde yer alması gerekir.
Örgütlerde de varlığın sürdürülebilmesi için sürekli bir değişim
şarttır. Değişime uygun cevap verebilme sayesinde gelişme
sağlanabilir. Ama her zaman değişime ayak uydurmak,uygun cevaplar
vermek kolay olmaz. Her insan; değişime, yeniliklere kolay ayak
uyduramaz,tutucudur. Ayak uydurma söz konusu olsa bile değişimin nasıl
gerçekleşeceği,nasıl uygulanacağı konusunda hep fikir ayrılıkları söz
konusu olacaktır. Bütün bunlar çatışmaya neden olacaktır. Aslında
çatışmanın olmadığı örgütlerden, ortamlardan şüphelenmek gerekir.
Çünkü örgütler sınırlayıcı ve itici güçlerin karşı karşıya geldiği bir
çarpışma alanıdır. Çatışma; insan olmanın doğal bir sonucudur.
Çatışma, genelde olumsuz, negatif bir faktör olarak algılanır. İyi
yönetilmediği zaman yıkıcı özelliklerinin olduğu yadsınamaz bir
gerçektir. Ama çatışma örgütlerde pozitif ve yönetilebilir bir süreç
olarak ele alındığında örgüt verimliliğine ve etkinliğine çok büyük
katkılarının olduğu görülecektir. İnsan, kendi içinde bile kendisiyle
çoğu zaman çatışabilirken, duygu-düşünce-yaklaşım ve davranışları
farklı olan insanlarla çatışmaması olağanüstü olacaktır.

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
Çatışma Nedir?
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|