Oca
21
2008
|
Bilim Olarak Sosyoloji |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 21 Ocak 2008 |
Okunma: 753 kez
Maurice Duverger Sosyolojinin gelisimi, toplumsal olaylarin da doga bilimlerinin kulandigi yöntemlerle incelenebilecegi temel düsüncesine baglidir. Comte'un baslangiçta kullandigi "toplumsal fizik" adinin olsun, toplumsal olaylari "birer nesne gibi" ele almak gerektigini söyleyen Durkheim'in formülünün olsun, kökeninde bu yatar. O dönemde sosyolojinin, doga bilimleri gibi, olaylari oldugu gibi betimleyebildigi ve böylece, "deger yargilari" yerine, "gerçek yargilari" gelistirebildigi oranda bir bilim olduguna inanilmaktaydi.
( www.genbilim.com )
Bu tutum, gerçek bir düsünsel devrim olusturmustur. Daha önceleri,
birkaç ender olagan disi kisi bir yana birakilirsa 'Aristo, Makyavel,
Jean Bodin ve özellikle Montesquieu) toplumsal olgular, esas olarak
felsefi ve ahlaki açidan incelenmekteydi. Toplumun ne oldugu degil de,
insan dogasina ve insan yasantisinin amacina, v.d. iliskin dinsel ve
fizik ötesi birtakim inançlara göre toplumun ne olmasi gerektigi
tanimlanmaya calisilmakta yani deger yargilarina varilmaktaydi. Insan
ve toplumun, "birer nesne gibi" bilimsel sekilde incelenebilecegi
düsüncesi bile, kutsal seylere karsi bir saygisizlik olarak
görülmekteydi. Gerçekten de toplum bilimi düsüncesi ile insan
özgürlügü arasinda mutlak bir çeliski oldugu kabul edilmekteydi. Bilim
kavrami o zamanlar, kesin bir gerekircilige (determinizm)
dayandirilmisti. Buna göre bir A öncülü her zaman bir B sonucu
verecekti ve zaten bilimsel yasa da ikisi arasindaki bu baglantida
ifadesini bulacakti. Bu, B'nin kaçinilmaz sekilde A'yi izlemesini
engelleyecek herhangi bir gücün araya girmeyecegini varsaymaktadir. Bu
anlamda sosyolojik yasa kavrami, insanin özgür olmadigini kabul eder.
Özgürlük kavrami, geleneksel gerekercilige karsidir. Özgür olmak,
kendi kendini, hiç degilse kismen belirleme olanagina sahip olmak yani
bütünüyle disardan belirlenmis olmamak demektir. O halde geçen
yüzyilin bilim adamlari, toplum bilimlerinin varligini olanakli kilmak
için tümüyle aldatici saydiklari insan özgürlügünü yadsima yolunu
seçmekteydiler. Bu sekilde bitmez tükenmez birtakim felsefi
tartismalara girisilmekteydi. Bugün bunlar asilmistir. Artik
gerekircilik bundan çok farkli bir biçimde, istatistik bir
gerekircilik olarak anlasilmaktadir. Bu, özgürlük kavramini yadsimaz;
yalnizca, somut kosullarin olasi sonuçlarini ifade eder ki özgürlük,
bu kosullar içerisinde kullanilabilir. Parislilerin % 60'inin 15
Agustos'ta baskenti bosalttiklarini söylemek Parislilerin herbirinin o
gün kentte kalmak ya da uzaklasmak özgürlügünü sinirlamamaktadir. Bu
istatistik gözlem yalnizca, toplumsal aliskinliklarin Parislileri 15
Agustos'ta Paris'ten kaçmaya zorladigini ve insan istemlerinin
içerisinde belirlendigi toplu kosullarda bir degisme olmadigi takdirde
% 60'inin bu daha yüksek egilime karsi çikmak yerine onu izlemeyi
seçme olasiliginin daha yüksek oldugunu söylemektedir. istatistik
gerekircilik, olasilik terimleriyle toplu davranislari ifade
ettiginden, bu topluluklari olusturan bireylerin belli özgürlüklere
sahip olduklarini göz önünde bulundurmaktadir. Istatistik gerekircilik
ilkin, toplum bilimlerine temel olmustur, sonradan fizik bilimlere de
az çok yayilmistir. Artik burada da A unsurunun mutlak bir B unsurunun
ortaya çikmasina yol açtigi söylenilmemekte, A'nin ardinda B'nin
görülme olasiliginin su ya da bu kadar oldugu söylenilmektedir. Çogu
durumda bu olasilik oldukça yüksektir ve karsit olasilik hemen hemen
yok gibidir. Yine de atom düzeyinde durum biraz farklilik gösterir.
Söyle ki, burada bi A faktörünün ardindan, her biri de bir hayli
yüksek olasilikla (B, C, D, E) gibi birçok hipotezin gerçeklesmesi
mümkündür. Böylece bugün XIX. y.y. sonuna göre, fizik ve toplum
bilimleri karsilastirmasina degin görüsler tersine dönmüstür. Eskiden,
toplum bilimleri, o zaman mutlak kabul edilen fizik gerekirciligin
bulundugu varsayilarak, fizik bilimlere göre düzelenmekteydi. Bugün
ise fizik gerekirciligin toplum bilimlerinin örnegini verdigi
istatistik gerekircilik görüntüsüne uygun biçimde göreceli (relatif)
oldugu kabul edilmektedir. (Siyaset Sosyolojisi'nden alinmistir)

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
Bilim Olarak Sosyoloji
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|