Okunma: 1111 kez
1. Konusu ve Kapsamı
Bilimlerin ortak özelliklerinin yanı sıra farklılıkları, sosyal realitenin değişik perspektiflerle ele alınmasından doğmuştur. Yeni yaklaşımlar ve bakış açıları, bu branşların konularına ve kapsamlarına sürekli eklenmekte ve geliştirilmektedir. Genel hususiyetlerinin yanı sıra, bir disiplinin konu ve sahasını, ona ait strateji ve genel teoriler çerçevesinde değişkenler kullanılarak ele alınabilecek tüm konular oluşturmaktadır. Buna göre bilgi sosyolojisinin konusunu toplum ve bilgi ilişkisi, değişkenlerini ise bu karşılıklı etkileşim sürecinde mevcut olan her türlü faktör oluşturmaktadır.
( www.genbilim.com )
Bu bakımdan bilgi sosyolojisinin[1] konusunu toplum ile bilgi
arasındaki ilişkinin tezahürleri olarak genellemek mümkündür. Bilgi
olarak toplumda mevcut olan her şey sosyolojik inceleme için meşru bir
konu olarak kabul edilmektedir.[2] Bilgi terimi çok geniş anlamda ele
alınmaktadır; çünkü bu alandaki çalışmalar entelektüel hayatta
adaletten sanata kadar her konu ile ilgili fikirler, ideolojiler,
inançlar, felsefe, bilim, teknoloji, ve düşünce sistemleri gibi mevcut
tüm kültürel ürünlerle meşgul olur.[3] Branşın ilk ihdas edildiği
yıllarda kapsam, genel olarak Mannheim tarafından şöyle ifade
edilmektedir: "Çalışmamızın ana teması, belirli bir tarihî andaki
entelektüel hayatın, mevcut sosyal ve siyasi güçlerle nasıl ve hangi
formlarda ilişkili olduğunu müşahede etmektir" .[4]
Düşünce sistemlerinde taşınıyor olan doğruları ve yanlışları aramak
bilgi sosyolojisinin bir görevidir. Bu amaç için fikirlerin içinde
yeşerdikleri sosyal şartların çerçevesi içinde ve dışında nasıl
anlamlandıklarını incelemek gerekir.[5] Günümüzde bilgi sosyolojisi,
özellikle bilim sosyolojisi ve günlük bilginin sosyal yapılanması
konularında araştırmalarını yapıyor.[6]
Bilgi sosyolojisi genel olarak bilgi ile toplumda mevcut diğer
faktörler arasındaki ilişkiyi inceleyerek sosyal realitenin
belirlenmesini sağlar. Sosyal realitenin belirlenmesi için bilgi ile
toplumdaki diğer faktörler arasındaki ilişkinin de incelenmesi
gerekir. Bu bakımdan bilgi sosyolojisinin konuları bir yönden, sosyal
yapıların ve sosyal süreçlerin birbiriyle olan fonksiyonel ilişkisinin
analizi, diğer yönden bilgi şekilleri de dahil entelektüel hayatın
örnekleridir.[7] Toplumda hangi sosyal realiteler mevcuttur, bunlar ne
şekillerde ortaya çıkmaktadırlar, fikirler, felsefeler, ve diğer
faktörler belli bir sosyal realiteyi nasıl oluşturmaktadır? Bütün bu
yaklaşımlarla elde edilen sorular ve cevapları bu dalın konusunu ve
alanını oluşturmaktadır. Daha belirgin bir tarif yapmak alandaki
mevcut tüm konuları ve yaklaşımları kapsayabilmek açısından oldukça
zordur. Bununla birlikte Gurvithc tarafından aşağıdaki tarif
yapılmaktadır.
Bilgi sosyolojisi, "... sosyal çevredeki farklı tipler, bu tiplerin
farklı olarak vurgulanan formları, bilginin farklı sistemleri (bu
tiplerin hiyerarşileri), ve öte yandan global toplumlar, sosyal
sınıflar, belirli guruplaşmalar ve toplumsallaşmanın çeşitli
tezahürleri (mikro-sosyal elementler) arasında kurulan fonksiyonel
ilişkilerin incelenmesidir."[8]
Gurvithc, sosyal çevrede bilginin hiyerarşik bir tasnifini yaparak
aralarındaki ilişkinin incelenmesinin bilgi sosyolojisinin konusunu
teşkil ettiğini belirtmektedir. Sosyal çevre, kısmî, özellikle global
sosyal yapılar bu araştırmaların nüvesini teşkil etmektedir. Bu amaca
göre bilgi sosyolojisi şu detayları incelemelidir:
a) Bilgi tipleri arasındaki çeşitli hiyerarşileri incelemek (sosyal
kontrol, kültürel ürünler, sosyal uygulamalar vs..);
b) Değişik tür toplumlardaki bilgi ve ajanlarının rolleri;
c) Deyimlerin, iletişimlerin ve bilginin yayılmasının değişik
türlerini incelemek;
d) Bilginin çeşitli tiplerinin toplumlara (global toplum tiplerine,
sınıflara, kısmî guruplaşmalara) göre eğilimlerini (farklılaşma veya
bütünleşme yönünde) tespit etmek; bu, genetik bilgi sosyolojisinin
başlangıcı olabilir;
e) Sosyal çevre ve bilgi arasında, birbirleriyle olan ilişkileri
esnasında görülebilecek ayrışmaları tespit etmek.Sosyal çevre ve bilgi
arasında, birbirleriyle olan ilişkileri esnasında görülebilecek
ayrışmaları tespit etmek.[9]
Bilgi sosyolojisinin konusu hakkında daha uygun bir açıklama, bu
konuda yapılmış çalışmalardan bazı örnekler vermekle olacaktır.
Bunlardan ilki, bilginin üretilmesi ve dağıtılması hakkındadır; eğitim
ve bilgi sosyolojisi perspektifleriyle müzik eğitimi ve metotları
üzerinde yapılmıştır. Çalışma, esas itibariyle, bilginin yayılması
stratejileri ile ilgili dört temel soruya cevap aramak amacıyla
teşekkül ettirilmiştir. Birer bilgi yayma ajanı rolündeki eğitimciler,
bu amaçla kullandıkları metotları sadece bir bilgi dağıtım stratejisi
olarak almamakta, aktardıkları bilginin özünü ve muhtevasını da ifade
edebilecek bir metot formülasyonu edinmeye çalışmaktadırlar. Bu çaba
onları, metot ve muhteva konusunda yeni bilgi üretmeye sevk
etmektedir. Bu esnada göz önünde bulundurulmuş olan husus, elde edilen
bilginin günümüz öğrencisine uygun olup olmadığıdır. Araştırmada
ayrıca, bilgi üretme ve onu toplum hayatına mal etmede, bilinçli ve
bilinçsiz karar alma (decisionmaking) süreçlerinin tabiatlarının nasıl
olduğu ve genel olarak bilginin (bu örnekte müzik eğitiminin) "sosyal
dağıtımının" nasıl sağlandığı değerlendirilmiştir.[10] Görüldüğü gibi,
bu örnekte bilgi unsuru müzik eğitimi metotları olarak ele alınmış, ve
bilginin sosyal olarak yayılmasında ortaya çıkan hususların yine
sosyal olarak şekillendirilmesi izah edilmiştir.
Bilginin kaynakları konusunda bir çalışma da "yeni bilgi sosyolojisi (the
new Sociology of knowledge)" olarak adlandırılan bir eğitim teorisi
kullanılarak yapılmıştır. Çalışma, eğitimcinin toplumda ve bir eğitim
müessesesinde yaşaması ve çalışması için gerekli olan bilgiyi, türleri
ve fonksiyonları itibariyle nasıl edindiği, geliştirdiği, ve
kullandığını incelemektedir. Bulgular, toplum, okul, eğitimcilik
mesleği, şahsî biyografi, ve mesleki tecrübe olmak üzere, bilginin beş
temel kaynağı olduğunu göstermektedir. Mesleki uygulamalar misyonunu
şekillendirme ve belirlemede eğitimcinin okuldaki ve toplumdaki
kültürden algılamalarının (perceptions) esas rolü oynadığı
bulunmuştur.[11] Bu sonuç toplum tarafından üretilen bilginin gerek
fertleri gerekse organizasyonları şekillendiriciliğini işleyen bilgi
sosyolojisi teorisiyle de mutabıktır. Elbette ki organizasyonların
farklılıkları, değişik bilgi tabanına dayanmalarından ileri
gelmektedir. Bu bilgi sosyolojisinin esas aldığı noktalardan biridir.
Farklılıkların entelektüel kaynakları, bilgi sosyolojisi ve
antropolojinin yeni önem kazanmaya başlayan konuları arasındadır. Bu
görüş, insanlığın tüm birikimlerini, kültür ve bir sosyal kurum üyesi
fertlerin mizaçları veya özel durumlarıyla ilgili diğer faktörler
tarafından etkilenen serbest iştirakler olarak görür.[12]
Yukarıdaki sürecin tersi, yani insanların kültür yapılarını üreten
düşünce ve ideolojik dinamikler de, birer bilgi sosyolojisi
konusudurlar. Bunlardan sınıf, cinsiyet ve ırk dinamikleri okul
bilgisi sosyolojisi sahasında ele alınmaktadır.[13] Eğitim, toplumsal
olarak üretilmiş bir müessese olarak sosyal değerleri, muhtelif
dinamiklerin etkileriyle değiştirerek ve geliştirerek, veya yeni
sosyal değerler üreterek topluma geri yansıtmaktadır. Böylece toplum
kendini yenileyebilmekte ve kültür üretimi sürdürülebilmektedir.[14]
İnsanın entelektüel ürünleri soyut plânda kalmamakta, maddi sahalarda
tezahür etmektedir. Dolayısıyla bilgi sosyolojisi, maddi unsurları ve
bunların arkasındaki düşünce sistemlerini de konu edinmektedir.
Buna örnek bir çalışma da, mimarî sahada, çevrenin fizikî formlarının
meydana getirilmesindeki bilim ve sanat metotlarının koordinesinin
geliştirilerek düzenleme ve potansiyel problemlerin giderilmesi
hususunda yapılmıştır.[15] Araştırma, çevre çalışmalarında sanat
felsefeleriyle bilimin birbirinden ayrı olduğunu ve bu kopukluğun
kaldırılabilmesi için yeni bir teorik sentez oluşturulması gerektiğini
öne sürmektedir.[16] Bu düşüncelerin ışığında bilgi sosyolojisi,
insan-insan ve insan-çevre ilişkisinde, birbirinden kopuk sanat, sanat
felsefeleri, bilim ve çevre formlarını izah edecek ve
bütünleştirebilecek bir yaklaşım olmaktadır. Görüldüğü gibi burada
işlenen konu esasen entelektüel ürünler arasındaki farklılıkların
ortaya çıkarılması, bunlardan doğan hataların ve eksikliklerin
giderilmesidir.
Sonuç itibariyle yukarıdaki tartışmaları şöyle özetleyebiliriz: Bilgi
sosyolojisinin konusu toplumda üretilen -sosyal olarak şekillenmiş-
bilgi ile sosyal yapı arasındaki ilişkidir. Bu dalda ele alınacak
herhangi bir konunun başlıca üç ana şartı sağlaması gerekir: (1)
Konuların, objektif olması; (2) Ontolojik (yaratılış ilmi) veya
sınanamayan metafizik olmaması; (3) Sosyal yapının ürettiği veya bunu
etkileyen bir konu olması gerekmektedir.[17] Bilgi Sosyolojisinin
sınırları çok kesin olmadığından, ilgilendiği konular sosyal
psikoloji, bilim, din, sanat, sosyolojileri gibi bazı branşları kapsar
veya çakışır.[18]
Bilgi sosyolojisinin konusu ile ilgili son yaklaşım, bu çalışmanın
amacı ile ilgilidir. Bu, bilgi sosyolojisinde kimlik konusudur.
Kimlik, pek çok disiplin tarafından değişik şekillerde ele
alınmaktadır. Kimliği gerek ferdî gerekse toplumsal bir düşünce
sistemi olarak ele alırsak[19] bu konu doğrudan bilgi sosyolojisi
sahasına girmiş olur. Sosyal yapı içinde fert, kim olduğunu düşünmekte
ve niçin belli bir tarzda hareket sergilemektedir? Gerek ferdî gerekse
toplumsal düşünce sistemi olarak kimlik, sosyo-kültürel çevre
tarafından yaratılmaktadır.[20]
[1]Kavramın ihdas edilişi hakkındaki kaynaklar: [ 1) W. Jerusalem, Die
Soziologie des Erkennes (The Sociology of Perception), reprinted in
Gedanken und Denker. Gesammelte. Aufsätze. Neues Folge, 2nd edn.,
Vienna & Leipzig: W. Braumuller, 1925.; 2) E. Durkheim, Année
Sociologique, Les Cconditions Sociologiques de la Connaissance, cf.
vol. XI, Paris, Felix Alcan, 1910, s.41.; 3) M. Scheler, Versuche zu
einer Soziologie des Wissen, Ungsinstitute für Socialwissenchaften,
1924.; 4) M. Scheler, Die Wissensformen und die Gesellschaft, Der Neue
Geist Verlag, Leipzig, 1926.]
[2]William Outhwaite ve Tom Bottomore (ed.), Advisory Editors E.
Gellner, R. Nisbet, A. Touraine, The Blackwell Dictionary of Twentieth-Century
Social Thought, Basil Blackwell, Cambridge, 1993, s. 638.
[3]Robert K. Merton, The Sociology of Science: Theoretical and
Emprical Investigations, Edited and with an introduction by Norman W.
Storer, The University of Chicago Press, Chicago, 1973, s. 7.
[4]K. Mannheim, Ideology and Utopia, Kegan Paul, London, 1952, s.
237-60. zikred

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
Bilgi Sosyolojisi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |