Oca
20
2008
|
Saplantılar |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 21 Ocak 2008 |
Okunma: 1022 kez
OBSESSİF-KOMPULSİF BOZUKLUK NEDİR?
İstenmeyen zihne zorla giren sıkıntı doğuran bireye yabancı aşırı, tekrarlayıcı mantık ve düşünme ile silinemeyen, devamlı düşüncelere obsesyon adı verilir. Obsesyonlar (vesvese) istenmeden gelir ve kişinin zihnine yabancıdır; ancak kişi bu düşünceleri kendi zihninin ürünleriymiş gibi değerlendirip sıkını duyabilir. Kompulsiyon ise yineleyici davranışlar (el yıkama, sıraya koyma, kontrol etme gibi ) yada zihinsel eylemelerdir (dua etme yada sayma, sözcükleri sessiz bir şekilde tekrarlama gibi.) Kompulsiyonların amacı obsesif düşüncelerin ortaya çıkardığı sıkıntıyı kaldırmaktır.
( www.genbilim.com )
Obsesif kompulsif bozukluk
ise zamanın boşa harcanmasına sebep olacak derecede ağır olan (yani
günde 1 saatten fazla zaman alan) yada günlük işlevsellikte bozulmaya
sebep olan tekrarlayıcı obsesyon yada kompulsiyonların varlığından söz
edilir. Örneğin kontrol etme obsesyonlarında en sık kapının kilitlenip
kilitlenmediği, ocağın söndürülüp söndürülmediği ile alakalı zorlayıcı
düşünceler tabloya hakimdir. Yaşanılan zorlanmanın getirdiği sıkıntıyı
bastırmak için kapıyı kilitlediğinden emin olsa bile kişi tekrar
tekrar kilidi açıp kapatabilir. Hatta en üst kattaki evine defalarca
inip çıkabilir. Bu tür obsessif-kompulsif bozukluk vakalarında kişiler
düşüncelerinin saçma olduğunu bilirler ancak onu yenmek için çaba sarf
etmek yerine düşüncelerine teslim olmak zorunda kalırlar; çünkü bu
durumda kişi daha rahatlayacaktır. Obsesyonla mücadele etmenin
doğuracağı sıkıntı ile mücadele etmek zor gelmektedir. Bir kişide
obsessif kompulsif bozukluk var demek için şu şartların varlığı
gereklidir. Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar kişinin hayatında
belirgin olarak vardır ve bunlar kimi zaman istenmeden gelen ve
uygunsuz olarak yaşanan ve belirgin sıkıntıya neden olan yineleyici ve
sürekli düşünceler, dürtüler ya da düşlemeler ve sıradan yaşam
olaylarının getirdiği üzüntü ve sıkıntılarda değillerdir. Kişi bunlara
önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır yada başka bir
düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır. Ancak kişi,
obsesyonel düşüncelerini, dürtülerini ya da düşlemlerini kendi
zihninin bir ürünü olarak görür bu nedenle de sıkıntıları fazladır.
OBSESSİF-KOMPULSİF BOZUKLUĞUN TANI ÖLÇÜTLERİ
A. Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar vardır: Obsesyonlar
aşağıdakilerden (1),(2),(3) ve (4) ile tanımlanır: Bu bozukluk
sırasında kimi zaman istenmeden gelen ve uygunsuz olarak yaşanan ve
belirgin anksiyete ya da sıkıntıya neden olan yineleyici ve sürekli
düşünceler, dürtüler ya da düşlemeler... Düşünceler, dürtüler ya da
düşlemler sadece gerçek yasam sorunları hakkında duyulan aşırı
üzüntüler değildir. Kişi, bu düşünceleri, dürtüleri ya da düşlemlerine
önem vermemeye ya da bunları baskılamaya çalışır yada başka bir
düşünce ya da eylemle bunları etkisizleştirmeye çalışır. Kişi,
obsesyonel düşüncelerini, dürtülerini ya da düşlemlerini kendi
zihninin bir ürünü olarak görür (düşünce sokulmasında olduğu gibi
değildir) Kişinin, obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde
uygulanması gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı
yineleyici davranışlar (örn: el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya
da zihinsel eylemler (örn: dua etme, sayı sayma, birtakım sözcükleri
sessiz bir biçimde söyleyip durma). Davranışlar ya da zihinsel
eylemler, sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sıkıntıya azaltmaya
yada korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir: ancak bu
davranışlar yada zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi ya da
korunması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir
ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir. B. Bu bozukluğun gidişi
sırasında bir zaman kişi obsesyon ya da kompulsiyonlarının aşırı ya da
anlamsız olduğunu kabul eder. Not: Bu çocuklar için geçerli değildir.
C. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin bir sıkıntıya neden olur,
zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1 saatten daha uzun zaman
alırlar) yada kişinin olağan günlük işlerini, mesleki (ya da eğitimle
ilgili) işlevselliğini ya da olağan etkinliklerini ya da ilişkilerini
önemli ölçüde bozar.
KOMPULSİYONLARIN ÖZELLİKLERİ
Kişinin, obsesyona bir tepki olarak ya da katı bir biçimde uygulanması
gereken kurallarına göre yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici
davranışlar (örn: el yıkama, düzene koyma, kontrol etme) ya da
zihinsel eylemler (örn: dua etme, sayı sayma, birtakım sözcükleri
sessiz bir biçimde söyleyip durma) davranışlar ya da zihinsel
eylemler, sıkıntıdan kurtulmaya ya da var olan sıkıntıya azaltmaya
yada korku yaratan olay ya da durumdan korunmaya yöneliktir: Ancak bu
davranışlar yada zihinsel eylemler ya etkisizleştirilmesi ya da
korunulması tasarlanan şeylerle gerçekçi bir biçimde ilişkili değildir
ya da açıkça çok aşırı bir düzeydedir. Mesela kapıyı 3 kere çalmazsam
ailemden birinin başına kötü bir şey gelecek düşüncesi gibi. Bu
bozukluğun gidişi sırasında bir zaman kişi obsesyon ya da
kompulsiyonlarının aşırı ya da anlamsız olduğunu kabul eder. Not: Bu
çocuklar için geçerli değildir. Obsesyon ya da kompulsiyonlar belirgin
bir sıkıntıya neden olur, zamanın boşa harcanmasına yol açar (günde 1
saatten daha uzun zaman alırlar) yada kişinin olağan günlük işlerini,
mesleki (ya da eğitimle ilgili) işlevselliğini ya da olağan
etkinliklerini ya da ilişkilerini önemli ölçüde bozar.
HASTALIĞIN SIKLIĞI
Daha önceleri obsesif kompulsif bozukluk genel topluma göre nadir
olduğu düşnülürkenson zamanlarda yapılan toplum çalışmaları ile bunun
yaşam boyunca görülme sıklığının %2,5 olduğu bulundu. Bir yıl
içerisinde toplumda görülme sıklığının ise % 1,5-2,1 olduğu bulunda.
Yani toplumda insanlar bir yıl içerisinde araştırılsa 1000 kişiden
15-21 tanesinde obsesif kompulsif bozukluk varlığı tespit
edilebilecektir. Ancak hastalığın şiddeti azaldıkça sorun olarak
algılanma oranı da azalmakta olduğundan bu oran klinik araştırmalarda
ortaya çıkar. Pratik olarak insanların % 1 inin obsesif kompulsif
bozukluk olduğu söylenebilir.
HASTALIĞIN GİDİŞİ
Hastalık genellikle ergenlik dönmende başlarsa da çok erken yada çok
geç başlangıçlı olanlarda vardır. Erkeklerde ortalama olarak 6-15
yaşlarında başlayan hastalık kadınlarda biraz daha geç başlamaktadır.
(20-29 yaşlarında) Hastalık genellikle yavaş yavaş şiddetini artırarak
seyreder. Birden bire başlayan vakalarda vardır. Bu seyir içerisinde
belirtilerin alevlendiği ve aşrı sıkıntı verdiği dönemler olabilir.
Stresle belirtilerin alevlendiği görülmektedir. Bu kişilerin % 15 inde
yaşanan belirtiler toplumsal mesleki işlevselliği bozacak boyuta
ulaşabilir. Yine hastaların bir kısmında belirtilerin hiç olmadığı
iyileşme dönemleri de bulunabilir.
AİLESEL YAPI
Birinci derecede akrabalarında bu tür bozukluk bulunanlarda hastalık
görülme oranı daha sıktır. Tek yumurta ikizlerinde bu durum
ispatlanmıştır. Ancak aynı sosyal yapı aynı ortamı paylaşma zaman
içerisinde davranışların ve düşünce kalıplarının paylaşılması da bu
durumda etkendir. Genetik yatkınlığın payı da vardır.
Obsesif kompulsif bozukluk başka psikiyatrik rahatsızlıklarla birlikte
görülebilir. En sık Major depresyon bu durum karşımıza çıkmaktadır.
Diğer sıkıntı ile giden hastalılara da rastlanılabilir. Bunlar Yaygın
anksiyete ( sıkıntı) bozukluğu, panik bozukluk, madde bağımlılığı
olabilir.
KOMPULSİF KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ
İnsanın kişilik özelliklerini anlatırken dünyaya baktığımız renkli
gözlüğe benzetmiştik. Bu gün mükemmeliyetçi kişilik özelliği olarak
diyebileceğimi obsessif kompulsif kişiliği tanıtmaya çalışacağım.
Bazen insanların ayrıntılar üzerine çok uğraşmaktan asıl konuyu
yapmaya zaman bulanmadıklarını görürüz.Bu durum belli bir sınırı
aştıktan sonra kişinin başkaları ile olan ilişkisini de bozmaya
başlar. Kişilik özelliklerinin bozukluk düzeyinde olması için o
toplumun genel kabul gören kurallarından farklı bir şekilde düşünme ve
davranma gerekir. Obsessif kişiler ayrıntılarla çok fazla
uğraştıklarından başarılı olmak bir şeyi başarma konusunda da çok
fazla zihinsel meşguliyetleri olur. Bu nedenle performans göstermeleri
gereken durumlarda çok kaygı duyarlar ve bu yüzdende zaman zaman
başarısızlıklara bile uğrayabilirler. Biz buna performans anksiyetesi
(Becerebilme yapabilme kaygısı olarak tercüme edilebilir) diyoruz ki
bir sınav yada aşılması gereken engeller karşısında normalden çok
kaygılanırlar. Bu kişilik özellikleri az seviyede iken tertipli ve
düzenli insanlar olarak karşımıza çıkarlar ama sınırlar aşılınca
işlerin önünü tıkayan uyum sağlanması zor insanlar olup karşımıza
çıkarlar.

Etiketler:
Bilimler
Psikoloji
Saplantılar
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|
İlgili Makaleler
İlgili makale bulunamadı... |
|