Oca
20
2008
|
Psikoloji |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Pazartesi, 21 Ocak 2008 |
Okunma: 411 kez
İnsan ve hayvan davranışlarıyla ve bilişsel süreçleriyle ilgilenen psikoloji biliminin 125 yıllık bir tarihi vardır. Bu genç yaşına rağmen psikoloji, biyolojiden sosyolojiye kadar uzanan oldukça geniş kapsamlı bir alandır. Psikoloji insan ve hayvan davranışlarını ve bu davranışlarla ilintili psikolojik, sosyal ve biyolojik süreçleri inceleyen bir alandır. Bir meslek olarak ise psikoloji, psikoloji bilgilerinin insan sorunlarını çözmek için kullanılmasıdır.
Bu
bilginin kullanılması psikolojinin alt alanlarına göre değişmekle
birlikte dili iyi kullanma, araştırma, istatistiksel analiz ve empati
gibi bazı özel beceri ve yetenekleri gerektirir.
Psikologlar iki önemli ilişki üzerinde çalışırlar: ilki, beyin ve
davranış, ikincisi ise çevre ve davranış ilişkisidir. Psikologlar hem
araştırmacı olarak gözlem, deney ve analiz gibi bilimsel yöntemleri
izlemek hem de bilimsel bulguları uygulamak için yaratıcı olmak
durumundadırlar. Psikologlar araştırma yaparak geliştirdikleri
kuramları sınarlar ve araştırmalar sonucu ortaya çıkan yeni bilgileri
uygulama alanında çalışanların kullanımına sunarlar. Ayrıca,
bireylerin ve toplumların değişen gereksinimlerini karşılamak amacıyla
yeni yaklaşımlar geliştirirler.
Psikoloji oldukça geniş bir alandır. Psikologlar temel ve uygulamalı
alanlarda araştırma yaparlar, toplumdaki örgütlere ve diğer kurumlara
danışmanlık hizmeti verirler, bireylere tanı koyar ve tedavi ederler,
lise ve üniversitelerde psikoloji öğretirler, çeşitli testler
kullanarak zekayı ve kişiliği ölçerler, davranışları ve bilişsel
işlevleri değerlendirip gerekli durumlarda yardımcı olurlar.
Bireylerin hem birbirleri ile hem de makineler ile nasıl ilişki içine
girdiklerini araştırıp, bu ilişkileri iyileştirmeye çalışırlar.
Psikologlar bazı işlerde bağımsız olarak çalışırken diğerlerinde
doktor, hukukçu, okul personeli, bilgisayar uzmanı, mühendis, yasa
koyucu, polis, asker ve yöneticiler ile takım halinde çalışarak
toplumun her alanına katkıda bulunurlar. Bu yüzden psikologları,
laboratuvarlarda, hastanelerde, adliyede, okullarda, üniversitelerde
halk sağlığı merkezlerinde, kitle iletişiminde, hapishanelerde ve pek
çok başka işyerinde görebilirsiniz. Örneğin stresi yenip performansı
artırmaya yönelik programlarda yönetici veya sporcularla birlikte
çalışırlar. Adli kararlar için hukukçulara gerekli bilgi ve önerileri
sağlarlar. Okul reformunda eğitimcilerle, psikiyatri kliniklerinde
psikiyatrist ve sosyal çalışmacılarla, pediatri, onkoloji ve nöroloji
gibi kliniklerde de uzman doktorlarla birlikte çalışırlar. Uçak kazası
ya da bombalama gibi bir felaketin hemen ardından ortaya çıkan şok
sürecinde kaza kurbanlarına yardımcı olurlar. Hukuk ve halk sağlığı
alanlarında çalışanlarla birlikte takım halinde çalışarak bu tür
olayların nedenlerini analiz ederler ve tekrarlanmasını önlemek için
yollar bulmaya çalışırlar.
Psikolojide çalışma alanlarının hem sayısı hem de etkinliği gün
geçtikçe artmaktadır. ABD’de yapılan bir öngörüye göre psikoloji, 2005
yılına kadar en hızlı gelişen üçüncü alan olacak ve bir kaç 10 yıl
içinde de bu gelişme sürecektir. Toplumdaki sorunların çoğunluğunun
insan davranışıyla ilişkili olduğu düşünülürse psikolojinin çok fazla
sayıda çalışma alanı olduğunu görmek şaşırtıcı olmayacaktır. Örneğin
uyuşturucu kullanımı, kişisel ilişkilerdeki güçlükler, sokakta ve evde
şiddet, kendi sağlığımıza ve çevremize zarar veren davranışlarımız
gibi bireysel ve toplumsal sorunlar, psikologların ilgilendikleri
sorunlar arasındadır. Psikologlar, bilimsel yöntemle bilgi toplama,
bilgiyi analiz etme, önleme ve müdahale stratejileri geliştirme gibi
yollarla sorunların çözümüne katkıda bulunurlar. Örneğin, psikologlar,
yaşlıların sayısının hızla arttığı dünyamızda evleri ve işyerlerini bu
grup için daha uygun hale getirmek üzere araştırma ve uygulama
yapmaktadırlar.
Elektronik alanında yaşanan devrim, kullanıcı dostu teknoloji ve
eğitim gerektirmekte ve psikologlar bu konuda mühendislerle birlikte
çalışmaktadırlar. Günümüzde sayıları gittikçe artan çalışan kadınlar
işverenden aile gereksinimlerine uygun bir işyeri yapılanması talep
etmekte ve psikologlar da gereksinim duyulan değişmeler konusunda
işverenlere yardımcı olmaktadırlar. Büyük toplumsal değişimlerin
yaşandığı ve farklı kültürleri içeren ülkelerde toplumsal değişimin
birey üzerindeki etkilerini ve kültürel farklılıkları anlamada
kullanılacak önemli bilgi ve becerileri ortaya koymaktadırlar.
Bunların yanı sıra öğrenme ve bellek konularındaki araştırmalarda
kaydedilen gelişmeler ile beden ve ruh sağlığının içiçeliği Psikoloji
bilimini her zamankinden daha ilginç bir hale getirmektedir. Örneğin,
hatırlamanın pasif bir süreç olmadığı, bireylerin belleklerindeki
geçmiş bir olaya ait bölük-pörçük bilgileri, kendi yorumlarıyla
birleştirip aktif olarak yeniden yapılandırdıkları dolayısıyla da
tanık ifadelerine tam olarak güvenmenin doğru olmadığı anlaşılmıştır.
Beden ve ruh sağlığının içiçeliğine en iyi örnek ise, aşırı yarışmacı,
sabırsız, telaşlı, aynı anda birden fazla işi yapmaya çalışan ve diğer
insanlara karşı olumsuz inanç ve davranış içinde olan “A tipi” kişilik
özelliğinin, ani kalp krizlerinin en önemli yordayıcısı olmasıdır.
Psikologların çoğu işlerini severler; çünkü, sağlık ocaklarında
doktorlarla birlikte çalışmaktan bilgisayar kullanmaya kadar uzanan
geniş bir yelpaze içinde çalışıyor olmak heyecan vericidir. Bunun da
ötesinde psikologlar kendilerini bireylerin günlük yaşamlarındaki
iniş-çıkışlarla başedebilmelerine yardımcı olmaya
adamışlardır.Psikolojiyi öğrenmek ve bilmek pek çok diğer meslek
dalları için de önemli bir avantajdır. Örneğin, işverenlerin çoğu
psikoloji derslerinin kazandırdığı bilgi toplama , analiz etme,
yorumlama, istatistik ve deneysel desen kurma gibi becerilere ilgi
duymaktadırlar.
Psikologların uzmanlaşabilecekleri alan sayısı oldukça fazladır ve bu
nedenle kendilerini farklı etiketlerle tanımlarlar. Aşağıda size genel
bir fikir verebilmek için bazı alanlar tanıtılmıştır. Psikoloji insan
ve hayvan davranışını anlamamızı sağlayan hem bir araştırma, hem de
insana ait sorunların çözüldüğü bir uygulama alanıdır. Aşağıda
tanıtılan alt alanlarda psikologlar, araştırmacı, uygulamacı ya da her
iki rolde birden çalışırlar. Psikolojinin en önemli özelliklerinden
biri de bilimin uygulama ile birlikte yer alması ve ikisinin birlikte
ilerlemesidir.
Adli Psikoloji (Adli psikolog): Yasal konulara ve sorunlara
psikolojinin ilkelerini uygulamak üzere hukuk ile psikoloji arasında
kurulan ilişkiden doğan bir alandır. Adli psikologlardan bazıları hem
psikoloji hem de hukuk eğitimi almışlardır. Mahkemelerde genellikle
onların uzmanlıklarına gereksinim duyulur. Örneğin, hüküm giymiş ya da
göz altında tutulan kişilerin davranışlarını ve duygusal strese maruz
kalıp kalmadıklarını değerlendirir ve ebeveynlerden hangisi çocuğun
velayetini almalıdır ya da bir sanığın zihinsel kapasitesi mahkemede
savunma yapmak için yeterli midir gibi sorunlu durumlarda hakime
yardımcı olurlar. Lisans ya da yüksek lisans derecesine sahip olanlar,
ıslahevi, hapishane ve adli tıp enstitülerinde, hukuk uygulama
birimlerinde çalışırlar. Doktora derecesini almış olanlar ise
psikoloji bölümlerinde ve hukuk fakültelerinde, araştırma
organizasyonlarında ve toplum sağlığıyla ilgili kuruluşlarda
danışmanlık yapmakta ya da hukuk uygulama birimlerinde, mahkemelerde
ve ıslahevlerinde çalışmaktadırlar.
Deneysel Psikoloji (Deneysel psikolog): Temel davranışsal süreçlerdeki
değişiklikleri araştıran ve öğreten psikologlardır. Deneysel psikoloji
içindeki önemli alt dallardan biri, bilginin işlenmesi, belleğimizde
depolanması, depodan geri çağrılması ve problem çözme durumlarına
uygulanması gibi bilgi işleme sürecini çalışan bilişsel psikolojidir.
Öğrenme, duyum, algı, performans, motivasyon, bellek, dil, düşünme,
iletişim ve problem çözme, yeme, okuma gibi davranışların altında
yatan fizyolojik süreçlerin araştırılmasıyla ilgilenen alt alan ise
fizyolojik psikolojidir. Deneysel psikologlar, hayvan davranışlarını
da inceler ve insan davranışlarıyla ilişkilendirirler. Deneysel
psikologlar, aynı sosyal psikologlar gibi genellikle akademik alanda
ve araştırma enstitülerinde çalışırlar.
Eğitim Psikolojisi (Eğitim psikoloğu): Eğitim psikoloğu insanların
nasıl öğrendiğini ve etkili öğrenmenin gerçekleştirilmesi üzerine
yoğunlaşırlar. Her yaştaki insanın eğitimi için gerekli araç, gereç ve
yöntemleri geliştirirler. Becerileri değerlendirir ve eğitim
programlarının düzenlenmesine ve uygulanmasına yardımcı olurlar.
Ayrıca yüksek teknik becerilerin öğretimi, değerlendirilmesi ve
düzenlenmesi konularında da eğitim psikologlarından
yararlanılmaktadır.Yetenek, güdü, sınıf ortamı gibi pek çok etmeni
dikkate alırlar. Eğitim psikologlarının bazıları bilgisayar
programlarında da kullanılabilecek yeni yönergeler geliştirirler,
öğretmenlere eğitim verirler ve öğretmenlerde iş verimini,
performansını ve doyumunu etkileyen etmenleri çalışırlar.Doktora
eğitimli gelişim psikologlarının çalışma alanları genellikle öğretim
üyeliği ve çeşitli eğitim ortamlarında danışmanlıktır.
Endüstri/Örgüt Psikolojisi (Endüstri psikoloğu): İş yaşamını
iyileştirme ve üretimi arttırma amacıyla psikolojik ilkeleri iş
yaşamına uygularlar. Bu psikologların çoğu insan kaynakları uzmanı
olarak görev yaparlar. Plan yapma, kaliteli yönetim, örgütsel değişim
gibi alanlarda eleman örgütlenmesi ve eğitimi konularında çeşitli
örgütlere yardımcı olurlar. İlgileri arasında, örgütsel yapı, iş
verimi, iş doyumu, tüketici davranışı, personel seçimi ve personelin
geliştirilmesi gibi konular yer almaktadır. Endüstri psikologlarının
sorumlulukları arasında araştırma yapmak, araştırma sonuçlarını
kullanılır kılmak ve problem çözücü olarak işlev görmek de vardır.
Endüstri/örgüt psikologları, ticarette, endüstride, kamu kurumlarında
ve üniversitelerde çalışabilirler ve firmalara danışmanlık
yapabilirler.
Gelişim Psikolojisi (Gelişim Psikoloğu): Gelişim psikologları doğum
öncesinden başlayarak ölüme kadar uzanan yaşam süresinde insan
gelişiminin evreleri üzerinde çalışırlar. Gelişim psikologları yaşa
bağlı davranış değişikliklerinin tanımlanması, açıklanması ve
ölçülmesiyle ilgilenirler. Gelişimdeki evrensel nitelikler, kültürel
ve bireysel farklılıklar üzerinde çalışırlar. Doktora düzeyindeki
gelişim psikologları, arştırma yapma ve öğretim üyeliği gibi
faaliyetlerde bulunabilirler. Lisans ve yüksek lisans mezunu olanlar
kreş ve gündüz bakımevlerinde, okulöncesi eğitim veren diğer
kurumlarda, hastahane ve kliniklerde gelişim psikoloğu olarak
çalışabilirler.Huzurevleri ve diğer merkezlerdeki yaşlıların
belirlenen hedeflere yönlendirilmeleri, yetiştirme yurdu ve
bakımevlerinde ergen ve gençlere uygulanan programların
değerlendirilmesi türünde faaliyetleri de yürütürler.
Klinik Psikoloji (Klinik psikolog): Zihinsel davranışsal ve duygusal
bozukluğu olan bireyleri değerlendirip, tedavi ederler. Klinik
psikologların ilgilendikleri sorunlar, gelişim dönemleriyle ilgili
kısa süreli gelişimsel krizlerden (ergenlikteki başkaldırı ve orta
yaşta kendilik değerindeki düşme gibi) fobi, depresyon ya da şizofreni
gibi daha ağır sorunların tedavisine kadar değişebilmektedir. Pek çok
klinik psikolog aynı zamanda araştırma da yapmaktadır. Araştırma
konuları arasında başarılı bir klinik psikoloğun özelliklerini ve bir
tedavinin etkililiğinde rolü olan faktörleri belirleme, başarılı
yaşlanmayla veya çeşitli davranış bozukluklarıyla ilişkili olan
etmenler, fobilerin nasıl geliştiği ya da şizofreninin nedenlerini
belirleme gibi konular sayılabilir. Ayrıca bireyi değerlendirmek
amacıyla test ya da ölçek uygulama ve yorumlama ile tedavi amaçlı
bireysel ya da grup terapisi yapma da klinik psikoloğun önemli
görevleri arasındadır. Lisans ya da yüksek lisans eğitimi olan klinik
psikologlar kendi muayenehanelerini açamasalar bile, doktora eğitimli
bir başka klinik psikoloğun gözetiminde çalışabilirler.
Nöropsikoloji ve Psikobiyoloji (Nöropsikolog): Biyolojik sistemler ile
zihnin işlevi ve davranış arasındaki ilişkiyi incelerler. Beynin
biyokimyasal mekanizmaları, beyin yapılarının fonksiyonları, kimyasal
ve fiziksel değişikliklerin davranışlara ve duygulara etkisini
araştırırlar. Nöropsikolog, merkezi sinir sistemi bozukluklarının
teşhis ve tedavisi ile ilgilenir ve davranış bozukluğunun teşhisi ve
rehabilitasyonu için hastayla çalışır. Klinik nöropsikologlar,
nöroloji, pediatri, beyin cerrahisi, psikiyatri kliniklerinde görev
alırlar. Bu alanda yetişmiş akademik personel, nöropsikolog yetiştirir
ve klinik psikolog ile tıp doktorlarının eğitimini üstlenir. Lisans ya
da yüksek lisans derecesi olanlar nöropsikolojik değerlendirmede ya da
araştırma laboratuvarlarında araştırma yardımcısı olarak
çalışabilirler.
Okul Psikolojisi (Okul psikoloğu): Okul psikologları özel ya da devlet
okullarında çalışır, öğrencilere danışmanlık ve değerlendirme
yaparlar. Ruh sağlığı ve öğrenme için gerekli çevresel koşulları
düzenleme ile de ilgilenirler. Sınıf ortamını bozan ya da özel eğitime
gereksinimi olan çocuklar ile ilgilenir, programlar geliştirir ve
değerlendirir; sınıf yönetimi konusunda öğretmenlere eğitim verirler.
Ailelere ve okul çalışanlarına da psikolojik ve eğitsel konularda
danışmanlık yaparlar. Okul psikologları, anaokullarında, hastanelerde
ve ruh sağlığı kliniklerinde çalışabilirler.
Psikometri (Psikometrist): Psikolojik bilginin elde edilmesi ve
uygulanması sırasında kullanılacak teknik ve yöntemler üzerinde
çalışırlar. Zeka, kişilik, yetenek ve diğer alanlardaki testleri
geliştirirler. Bu testler, klinik, danışmanlık, iş yaşamı, endüstri ve
okul gibi alanlarda kullanılmaktadır. Psikometristler, araştırma
desenleri, veri analizi ve verinin yorumlanması konularında da
faaliyet gösterirler. Bu alanda çalışan psikologlar, matematik,
istatistik, teknoloji, ve bilgisayar programları bilgileriyle
donanmışlardır. Yüksek lisans derecesi olanlar genellikle endüstride,
araştırma merkezlerinde ve test geliştirme alanında çalışırlar.
Sağlık psikolojisi (Sağlık psikoloğu): Sağlık psikologları,
hastalıkların önlenmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için araştırmacı
ve uygulamacı olarak çalışırlar. Sağlığı ve hastalığı etkileyen
biyolojik, psikolojik ve sosyal etmenlerle ilgilenirler. İnsanların
hastalıkla nasıl başedebildikleri, neden bazı insanların tıbbi
önerileri izlemedikleri, acının en etkili bir biçimde nasıl
denetlenebileceği ve kötü alışkanlıkların nasıl değiştirileceği ile
ilgilenirler. Örneğin, sigara bırakma, kilo verme, stresi kontrol
altına alma gibi konularda programlar ve sağlık kampanyaları
düzenlerler. Duygusal ve fiziksel sağlığı iyileştirici sağlık
stratejileri de geliştirirler.Ayrıca hasta-hekim ilişkisi ve sağlık
personelinin sorunları da ilgi alanları içindedir. Sağlık örgütleri,
kamu sektörü, hastane ve tıp merkezlerinde ya da polis güvenlik
servislerinde çalışırlar. Henüz bu alanda oluşturulmuş bir yüksek
lisans ya da doktora programı yoktur. Psikoloji bölümlerinin
bazılarında verilen Sağlık Psikolojisi dersleri ve Türk Psikologlar
Derneği bünyesinde verilen hizmet içi eğitim kurslarıyla eksiklik
giderilmeye çalışılmaktadır. Genellikle psikologlar, psikolojinin
klinik veya sosyal psikoloji alanlarında bir uzmanlaşmadan sonra bu
alana yönlendirilmektedirler.
Sosyal Psikoloji (Sosyal psikolog): Sosyal psikologlar insanların
birbirleri ile nasıl etkileşime girdikleri ve sosyal çevrelerinden
nasıl etkilendikleriyle ilgilenirler. Bireyleri, grupları ve grup
davranışını, tutumları, önyargıları ve bunların oluşumu ile değişimini
incelerler. Arkadaşlık, ikili ilişkiler, çekicilik ve saldırganlık
gibi konular üzerinde araştırma yaparlar. Dolayısıyla sosyal
psikolojide genellikle doktora derecesi gereklidir ve sosyal
psikologlar çoğunlukla akademik ortamlarda çalışırlar. Ancak son
yıllarda reklam şirketlerinde, hastanelerde, eğitim kurumlarında,
mimarlık ve mühendislik firmalarında ve çeşitli kamu alanlarında
araştırmacı-danışman olarak çalışmaktadırlar.
Spor Psikolojisi (Spor psikoloğu): Spor psikolojisi, psikoloji
ilkelerinin spor ortamına uygulanmasını içeren bir alt alandır. Spor
psikologları hem akademisyen hem de uygulamacı olarak çalışırlar.Spor
psikologları, uygulamacı olarak takımın performansını artırmaya ve
takım içinde olumlu bir hava yaratmaya çalışırlar. Bir yarışma
öncesindeki kaygı ve sonrasındaki başarısızlık duygusu ile nasıl
başedilebileceği konularında sporculara yardımcı olurlar; ayrıca,
sporcuların yarışma amaçlarına yoğunlaşmalarına ve güdülenmelerine
yardım ederler. Araştırmacı spor psikologları ise sporda davranış ve
performansı etkileyen faktörleri araştırırlar. Ülkemizde henüz gerçek
anlamda spor psikolojisi eğitimi veren bir birim bulunmamakla birlikte
bu alana duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır.
Trafik Psikolojisi (Trafik psikoloğu): Trafik psikolojisi, psikoloji
ilkelerinin trafik ve yol güvenliği alanına uygulanmasıdır. Türkiye de
yeni bir alan olan trafik psikolojisinin etkinlikte bulunduğu alanlar;
sürücü yeteneklerinin psikoteknik değerlendirilmesi, sürücülük
tarzları ve trafikte risk alma davranışı, sürücü eğitimi ve
rehabilitasyonu, ergonomi, trafik güvenliği için bilinçlendirme,
trafik yasalarını yapan ve uygulayanlara danışmanlık, trafikle ilgili
davranış tutum yetenek ve becerileri ölçme araçları geliştirme, bu
konularla ilgili araştırmalar ve üniversitelerde trafik psikolojisi
dersleri verme olarak sıralanabilir. Trafik psikolojisi alanında henüz
üniversitelerimizde yüksek lisans programları yoktur. Ancak, Türk
Psikologlar Derneği’nce düzenlenen sürekli eğitim programlarıyla
alanda duyulan gereksinime yanıt verilmeye çalışılmaktadır.

Etiketler:
Bilimler
Psikoloji
Psikoloji
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|