Okunma: 748 kez
Siyasetin problemlerini siyasi sistemleri, siyasal hayvanlar olarak tanımlanan insanların belli bir siyasi sistem içindeki davranışlarını felsefeye özgü yöntemlerle ele alan felsefe dalı, daha çok normatif bir nitelik arzeden kavramsal araştırma türü; felsefenin, siyasi yaşamı konu alan, özellikle de devletin özü, kaynağı ve değerini araştıran dalı.
Siyaset felsefesinin ele aldığı belli başlı konular şunlardır:
1. İnsanın gelişme süreci içinde, yönetimin ya da devletin kaynağı,
doğası, amacı ve önemi.
2. Varolan, varolmuş olan devletlerin sınıflanması ve bu devletlerin
oluşumunda etkili olan felsefe ya da görüşlerin incelenmesi.
3. İdeal düzen arayışları.
4. Ütopyaların yapısı ve bunların gerçekleşme şansları.
5. Bireyle devlet, itaat etmeyle özgürlük arasındaki ilişki, baskı,
sansür ve yönetimin gücü.
6. Adalet, eşitlik, özgürlük, haklat ve mülkiyet gibi temel
kavramların analizi.
Eski Yunan’da doğmuş olan siyaset felsefesi, günümüzde siyasi
otoritenin gücünü, doğasını ve kaynağını, siyasi otoriteyle birey
arasındaki ilişkileri ele alır. Siyasi kurumların ve bu arada devletle
birey arasındaki ilişkilerin nasıl geliştirilebileceği konusunu
inceleyen siyaset felsefesi günümüzde daha çok ‘demokrasi’ kavramı
üzerinde durur. Başka bir deyişle, demokrasi problemini sivil
toplum-devlet kavram çiftiyle, özgürlük ve eşitlik ideallerinin
oluşturduğu temel üzerinde ele alan siyaset felsefesinin temel
problemi, kamusal gücün, siyasal iktidarın, insan yaşamının niteliğini
korumak ve geliştirmek için nasıl kullanılması ve ne ölçüde
sınırlanması gerektiği problemidir.
Siyaset felsefesinin uzun tarihi içinde, Platon, Aristoteles, Cicero,
Aziz Augustinus, Aquinalı Thomas, Dante, Machiavelli, Spinoza, Locke,
Burke, Rousseau, Mill, Bentham,Tocqueville, Saint-Simon, Comte, Hegel,
Marx ve Engels gibi düşünürlerin önemli katkılarından söz edilebilir.
Buna karşın, 20. yüzyılda siyaset felsefesi alanındaki katkılar,
sırasıyla siyasi pragmatizm, dini ve varoluşçu yaklaşım ve nihayet
devrimci yaklaşım diye, kabaca üç başlık ya da yaklaşım altında
toplanabilir.
1. Dewey, Russell ve Popper gibi düşünürler tarafından temsil edilen
Siyasi pragmatizm, toplumun halihazırdaki yapısını ve kapitalizmi
eleştirmekle birlikte, düşüncelerini söz konusu yapının oluşturduğu
genel çerçeve içinde ifade eder ve siyaset alanındaki amacın, insan
kişiliğinin geliştirilmesiyle yaşam düzeyinin en yüksek noktaya
çıkartılması olduğunu savunur. Örneğin, siyaset felsefesinde
aristokratik bir bireyciliğin savunuculuğunu yapan Russell, hoşgörü,
cinsel özgürlük ve sağduyunun yanında olurken, materyalizme,
bürokrasi ve savaşa şiddetle karşı çıkmıştır.
2. Dini ve varoluşçu yaklaşım, insanlığın topyekün bir yıkıma doğru
gittiğini savunurken, zaman zaman dini ya da yarı dini değerleri,
zaman zaman da bireyin bizzat kendisini ön plana çıkartmıştır.
3. Lenin,Gramsci, Marcuse, Lukacs gibi düşünürlerin temsil ettiği
yaklaşım ise, bireyin nihai bir özgürlük ve mutluluk haline
ulaşabilmesi için, kapitalizmin ve burjuva devletinin, şiddet veya
demokratik yollarla yıkılmasını öngörür.

Etiketler:
Bilimler
Felsefe
Siyaset Felsefesi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |