Oca
19
2008
|
Antopoloji Nedir? |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Cumartesi, 19 Ocak 2008 |
Okunma: 941 kez
Sosyal (toplumsal) Bilim dallarından bir tanesi de antropolojidir. Sosyal bilimlerin en genci olan ve geniş anlamıyla insan bilimi olarak tanımlanan antropoloji portfolio'suz hümanizma'nın en kapsamlı disiplini olarak ortaya çıktı. Bu disiplin kapsam, konu ve yöntemle ilgili savlarını belirlemek için çok uğraş vermek zorunda kaldı. Kendisine bırakılan konuları ele aldı (diğer alanların incelemediği) ve hatta zorunlu olarak daha eski bazı alanlara da girdi. Şimdi onun kapsadığı incelemeler şunlar: prehistorya, folklor, fıziksel antropoloji ve kültürel antropoloji.
( www.genbilim.com )
Bunlar öbür toplumsal ve doğal
bilimlerin, psikoloji, tarih, arkeoloji, sosyoloji ve anatominin meşru
araştırma alanlarına tehlikeli biçimde yaklaşıyorlar. (Malinowski
1990:11)
Antropoloji en geniş anlamı ile insan bilim demektir. Ancak bu tanım
kapsamı son derece geniş olup, insanı konu almış olan diğer
disiplinlerle, antropolojinin farkına işaret etmez. Bu nedenle
antropologlar kendi disiplinlerini daha kesin çizgilerle sınırlamaya
çalışırlar. İlk olarak disiplinin ismini ele alalım: Antropoloji
kelime yapısı olarak iki Yunanca kelimenin birleşimidir. İnsan
anlamına gelen Anthropos ile düzenli bilgi anlamında olan logos.
Böylece kelime anlamı olarak antropoloji, insanla ilgili düzenli bilgi
anlamındadır. Antropoloji birey olarak insanla ilgilenmez. İlgisi grup
içinde yaşayan insan ve bu insanın yaptıkları ve davranışlarıdır.
(Saran, 1993:21) “İnsanlar arasındaki benzerlik ve farklılıkları göz
önüne alarak insanları karşılaştırmalı bir görüşle inceler.
İnsanoğlunun evrimi, fiziksel ve toplumsal gelişiminin kurallarını
ortaya çıkarır. Başka bir deyimle kültür ile ilgilidir. İnsan
topluluklarının fizik yapı, kültür ve davranış bakımından
farklılıklarını ele alır.” (Tezcan 1996: 1) Konuyu biraz daha açacak
olursak antropoloji biz insanları inceler. (Wells 1994: 9)
“İnsanoğlu’nun yaşamı ve töreleriyle ilgili hiçbir konu ya da soru
antropoloji’nin inceleme alanı dışında değildir. Bu yüzdendir ki,
bilimsel disiplinlerin en ilgi çekici en heyecan verici olanı
antropolojidir. İlgi alanımız ne olursa olsun hepimiz için özel,
ilginç bir şeyler vardır antropolojide.” (Wells 1994: 9) “Çeşitli
ilimleri düzenli bir biçimde ait oldukları yere koymak isteyenler,
sıra antropolojiye gelince bu ilmin yeri hususunda kolayca karar
veremezler. Gerçekten antropolojinin bölümlerini meydana getiren
fiziki antropoloji, kültürel antropoloji, sosyal antropoloji,
arkeoloji, etnoloji, etnografya ve linguistik insanla ilgili tüm
çalışmalarla sıkı sıkıya ilişkilidir.” (Saran 1971: 9) Antropoloji
çeşitli özelliklerinden dolayı bazı bilim adamları tarafından taç
bilim olarak kabul edilirken, bazılarınca artık bilim olarak
nitelendirilmektedir. Antropoloji incelediği konular ve kendisine özgü
olan yöntemleri ile diğer sosyal bilim dalları arasında özel bir yere
sahiptir. Antropolojinin tanımlarında bir tanesi de antropologların
sahada yaptıklarıdır. Bir antropolog antropologun ayakkabıları çamurlu
olmalıdır demiştir. Bu bilim dalını diğerlerinden ayıran en önemli
özellik saha çalışmalarına (alan araştırması) verdiği önemdir.
Antropoloji aradığımız doğru yanıtları bulmamıza yardımcı olacaktır.
Tüm bilimsel kuramlar tarihsel süreç boyunca deneme yanılma ve yeniden
formülleştirme sonucu ortaya çıkmaktadır. Yeni yeni ortaya çıkan
verilerin birikmesi bu süreçte önemli bir yer tutmaktadır.
Mekanizmalara –bu durumda, toplum biyolojisi ve evrim mekanizmaları
dahil olmak üzere- ilişkin olan düşüncelerdeki değişikliklerde aynı
şekilde gündeme gelir. Bu tür değişiklikler eldeki kanıtların
yorumlanmasını etkileyebilir. Böylelikle kuramların gelişmesi yeni
kanıtlar olmaksızın sürebilir. Antropolojide var olan kuramı
belirginleştiren unsur toplumbilimsel bir nitelik taşıması ve biz
insanları konu edinen çalışmanın kavranmasıyla ilgilidir. (Lewin
1998:1)
Antropoloji insanı dolayısıyla insan toplumlarını ve kültürü
incelemektedir. Fakat antropolojik çalışmalar yapılırken belirli bir
çerçeveden bakılmak sureti ile araştırma yönlendirilir. Burada yapılan
bir yerde antropolojinin sınırlarını belirlemektir. Antropolojinin
üzerinde durduğu ve halen günümüzde geçerliliğini koruyan bazı sorular
bulunmaktadır:
1-) İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benziyor ?
2-) İnsanlar ve toplumlar neden birbirlerine benzemiyor ?
3-) İnsanlar ve toplumlar neden ya da nasıl değişiyor ?
Bu üç soru, antropolojinin bugünde geçerli olan temel sorunlarıdır.
Ancak bu sorulara verilecek olan cevaplar günden güne değişmekte ve
gelişmektedir. Yaşanan sosyo – kültürel değişme, toplumun kendi iç
dinamiğindeki etkileşimlerin bir sonucu olabileceği gibi, dıştan gelen
etkilerin bir ürünü, daha doğrusu iç ve dış dinamiğin bir bileşkesi
olarak ortaya çıkmaktadır. Doğa nasıl biyolojik evrimin en zengin
bilgi arşivini içinde bulunduruyorsa, kültürde sosyal değişmenin en
güvenilir belgelerini elinde saklamaktadır. (Güvenç 1994:38) İlkel
olsun, gelişmiş olsun hiçbir toplum durgun hareketsiz ve statik olarak
nitelendirilemez. Her toplumda sürekli bir dinamizm, bir değişme
görülür. İlkel toplumlar bile yavaşta olsa değişmektedir. Çağımız
hızlı kültür değişmesi çağı olup, dünya kültürleri sürekli olarak
değişmeye uğramaktadır. Fakat bu tür değişmelerin hızı farklı
zamanlarda ve farklı yerlerde değişiklik göstermektedir. Antropoloji
bu tür kültür değişimlerinin nedenlerini, bağlı olduğu diğer konuları
ve sonuçlarını karşılaştırmalı olarak inceleyerek sosyal değişme
yasaları ile ilgili sonuçlara ulaşmaya çalışır. (Tezcan 1984:1)
Antropolojiyi genel olarak iki kısma ayırabiliriz: Fiziksel
Antropoloji ve Kültürel Antropoloji.
1-) Fiziksel Antropoloji: İnsanoğlunun fiziksel gelişimini, evrimini
inceler. Yani, insanın biyolojik gelişmesinin tarihi ile ilgilidir.
İnsanın insan olabilmek için geçirdiği aşamaları ele alır. Çeşitli
insanların fiziksel özelliklerini inceler. İnsan ırklarını, insanın
doğuşundan modern hale gelinceye değin geçirdiği biyo - fizyolojik
değişiklik ve aşamaları, ırk karışımlarını ele alır. Irkların
karşılaştırılması ve ırk ilişkileri belli başlı konularıdır.
İnsanların hayvanlarla farklılıkları, iskelet ve kaslarında
karşılaştırılması da diğer konulardır. (Tezcan, 1996:1) Fiziki
antropoloji insan biolojisinin araştırılmasıdır fakat sadece bioloji
konu edinmez. Atalarımızdan kalan fosilleri, dünyanın başlangıçtaki
nüfusu boyunca çeşitli genlerin dağılımını, gen mirasının
mekanizmasını, farklı bölgelerdeki insanların şekil ve renk
farklılığını ya da insanların ve yakın akrabalarının davranış
şekillerini inceler. Fiziki antropologlar tüm bu soruların cevabını
ararken, nesnelerin yaşadığı tabii ve sosyal hayatla ilgilerini
araştırılar. Yani fiziki antropolojinin gerçek çalışma alanı
insanların ve onların yakın akrabalarının tabii ve sosyal durumları ya
da tabiatları içerisindeki biolojik gelişimi üzerinedir. (Hunter;
Whitten 1987:3)
2-) Kültürel Antropoloji: “Antropolojinin bu kolu, çeşitli alt
disiplinlere ayrılmıştır. Bu disiplinler yaklaşık 100 yıllık bir
geçmişe sahiptirler.” (Saran, 1993:22) Bu alt disiplinleri şöyle
sıralayabiliriz.
Arkeoloji : “Bazılarına göre bu bilim kolu başlı başına,
antropolojiden bağımsız bir disiplindir. Ancak, antropoloji alanında
özel bir faaliyet kolu olarak düşünülmesi, disiplinin bünyesi
bakımından daha uygundur.” (Saran, 1971:10) “İnsanın maddi kültürünü
ve bu kültürün yazılı belgelerden önce incelenmesi prehistoryanın ya
da prehistorik arkeolojinin konusudur. Bu disiplin, maddi kültürün
prehistorik devirlerden bu yana, gelişimini kazılarda elde edilen
bulgulara dayanarak inceler.” (Saran, 1993:22) Arkeoloji hem insan
bedeninin kalıntılarını, hem de insanın yaptıklarını, ürettiklerini ve
kullandıklarını inceler. Arkeologlara antropolojinin tarihçileri
denebilir. (Tezcan, 1996:2)
Etnoloji: Yunanca halk anlamına gelen ethnos sözcüğünden türetilen
etnoloji özellikle ilkel diye nitelenen halkları ve onların
kültürlerini inceler. (Örnek, 1971:80) Etnoloji kültürler arası
farklar ve benzerliklerle ilgilenmiş, kültürün tarihsel gelişimini ve
çeşitli kültürlerin birbirleriyle ilişkisini konu almıştır. Bir
topluma has örf ve adetlerin ya da belirli bir toplumun kültürünün
incelenmesi ise etnoğrafyanın konusu olmuştur. (Saran, 1993:22)
Linguistik: “Dillerin yapısal özelliklerini, konuşma biçimlerini
inceler. İnsanların düşünce ve görüşlerini belirtmek için
kullandıkları çeşitli kalıpları, yani dillerini inceler. Hem dillerin
belirli gruplarının tarihini, hem de bugün konuşulan dillerini
inceler. Dilin rolü ve kültürün diğer yönleriyle ilişkilerini ele
alır. İnsana özgü iletişim ve ifade etme sistemlerinin incelenmesi,
linguistiğin temel uğraşı alanıdır.” (Tezcan, 1996:2)
Sosyal Antropoloji: Antropolojinin önemli bir dalı da yirminci
yüzyılda gelişen Sosyal Antropoloji’dir. Avrupa’da özellikle
İngiltere’de 1908 - 1910 yılları arasında gelişen Sosyal Antropoloji;
insan davranışlarının karşılaştırmalı incelenmesi olarak
tanımlanabilir. Araştırmalarında toplumsal yapıya ağırlık veren;
toplumsal kurumların ve formların sistematik ve karşılaştırmalı
araştırmalarını yapan sosyal antropoloji Radcliffe Bronw ve Bronislaw
Malinowski tarafından kurulmuş ve geliştirilmiş olup difüzyonizme ve
evrimci kurama bir tepki olarak doğmuş; kısmen Durkheim sosyolojisini
izlemiş kısmende sosyolojideki yapısal fonsiyonalist görüşün öncüsü
olmuştur. (Örnek 1971:212) Bu terim Birleşik Amerika’da bazen etnoloji
sözcüğünün yerine kullanılırsa da genellikle insan davranışlarına
yaklaşımın bir boyutunu oluşturur. Ayrıca belirli problemlerin kültür,
toplum ve kişilikle ilgili yönünü de inceler.(Saran, 1993:22, 23)
“Kültür Antropolojisinin toplumsal olguyu inceyen bölümü ise Sosyal
Antropoloji olarak adlandırılır. Toplumsal olgu denildiğinde
genellikle şunlar kastedilir: Sosyal örgütlenme, evlilik adetleri ve
örfleri, adetler ve ahlaksal amaçlar, folklor, inanç sistemi, din, dil
ve dille düşüncenin ilişkileri vb.” (Saran, 1996:143) Bu dal önceleri
ilkel toplumları ele alırdı. Bugün yaşayan kültürleri de inceler. (Tezcan,
1996:3) Sosyal antropolojinin inceleme sahası sosyal davranışlar ve
sosyal gruplarda organizasyon ve kültür üniversalleridir ve sosyal
antropoloji kültürün teşekkülüne ve değişimine hakim olan kanunları
arayacaktır. (Saran, 1971:16) “Sosyal antropologlar diğer konulardan
çok, insan toplumlarının sosyal organizasyonunu tayin eden evlilik ve
akrabalık ile ilgilenmişlerdir.” (Kırımlı, 1998:2)

Etiketler:
Bilimler
Sosyoloji
Antopoloji Nedir?
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|