Okunma: 575 kez
ÖZET:Yeni doğan servisine son 2 yılda gelen ve tanısı konan gen sendromları dışında fenotipik bozukluğu olan 102 çocukta sitogenetik araştırma yapıldı. Karyotipler differansiyel G-bantlama yöntemiyle incelendi. Ayrıca, yapısal heterokromatin için C-bantlama yöntemi de uygulandı. Toplam 33 çocukta (%32.4) kromozom anomalisi bulundu: trisomi 21 (18 olgu), trisomi 18 (2 olgu), trisomi X saptanan Klinefelter sendromu (1 olgu), triploidi (1 olgu) ve diğer çeşitli kromozom anomalileri.
GİRİŞ
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre hastanelerin çocuk servislerinde tedavi görenlerin %25-30'u kalıtsal hastalığı olan çocuklardır. Çocuk ölüm nedenlerinin %10-20'si ise kalıtsal: gen veya kromozom patolojilerine bağlıdır7.
Yeni doğan servislerinde izlenen ve fenotipik bozukluğu (dismorfogenez) olan çocuklarda yüksek oranda gen veya kromozom hastalıkları bulunmaktadır8,14. Bu nedenlerle,Ç.Ü.Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Yeni Doğan servisinde gözlenen dismorfogenezle doğmuş 102 çocuğa tanı koymak amacıyla sitogenetik araştırma yapıldı.
MATERYAL ve METOD
Son 2 yılda Ç.Ü.Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi yeni doğan servisinden fenotipik bozukluğu bulunan 102 çocuktan alınan periferik kan örnekleri sitogenetik inceleme yapması için genetik laboratuvarına gönderildi. Kanlar standart yöntemle6 çalışıldı: Besiyeri olarak %20 boving serum içeren TC 199 kullanıldı. Elde edilen kromozom preparatlarına G-bantlama12 yapıldı. İncelenen 20 metafazda saptanan karyotipler sonuç olarak verildi. Değerlendirmede ilk 20 metafazda frajil bölge bulunursa incelenen metafaz plaklarının sayısı 100'e çıkarıldı.
Karyotip sonucu perisentrik inversiyon saptandığında kesin tanı için yapısal heterokromatin incelenmesinde C-bantlama yöntemi uygulandı14 ve bulunan değişiklik karyotipte işaretlendi.
BULGULAR
İncelenen 102 çocuğun 33'ünde (%32.4) kromozom anomalisi saptandı. 18 çocuğa Down sendromu tanısı kondu. Bunlardan 15'inde saf trisomi 21, 2'sinde robertson translokasyonu (14;21) vardı; bir çocuğa AML tanısı kondu ve bu lösemi türüne özgü kromozom anomalisi bulundu: t (15;17). İki çocukta Edwards sendromu tespit edildi (47,XY, +18). Bir Klinefelter sendromlu çocukta trisomi X bulundu (48,XXXY). Triploidi olan bir bebek görüldü (69,XXX).
Saptanan diğer kromozom anomalileri aşağıdaki gibi idi:
46,XY, 2q+ [dup(2)(q3.4;q ter) ?] 1 olgu
46,XY, gigantik s13 1 olgu
46,XY, fra(5)(q3.2) 1 olgu
46,XX, fra(11)(q2.4) 1 olgu
46,XY, fra(12)(q2.3); gigantik s22 1 olgu
46,XY, gh 1+ 1 olgu
46,XY, gh 16+ 2 olgu
46,XY, gh y+ 1 olgu
46,XX, inv(9)(q1.3;p1.1) 1 olgu
46,XY, inv(9)(q1.3;p1.1) 1 olgu
46,XY, inv(10)(q1.1;p1.4) 1 olgu (Resim 1).
Uygulanan çeşitli boyama yöntemleri ve bulgular resim 1 ve 2'de gösterilmiştir (mikrofotograf 1000x3.5.).AML tanısı konan 15 günlük hastanın karyotipi ise 46,XY/46,XY, del(11)(q2.3) olarak saptandı.
TARTIŞMA
Günümüzde tıbbi genetikte yapılan farklı araştırmalar kromozom analizini birinci sıraya çıkarmıştır. Sitogenetik analiz prenatal dönemde (koryon villus, amniotik sıvı, kordon kanı) ve postnatal dönemde (periferik kandan lenfosit kültürü, kemik iliği, fibroblast kültürü) klinik tanı için büyük önem taşır.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre 1000 çocuktan 7'si kromozom anomalili olup, ölü doğumların %6'sı, spontan abortusların ise %40'ı kromozom anomalisi nedeniyle oluşur7.
Bu konuda yapılan çalışmaların sonuçları ülkelere ve bölgelere göre farklılık göstermektedir. Küba ve Angola'da 1978-1983 yılları arasında 40.236 yeni doğan çocuk incelenmiş ve 858 çocukta konjenital malformasyon bulunmuştur (İzole ve multipl)4.
Sofya Pediatri Enstitüsü'nün tıbbi genetik polikliniğine 8 yıl süresince dismorfogenezli çocuğu olan 994 aile başvurmuştur. Bunların %60'ındaki dismorfogenez sendroma (%8'i kromozom sendromu, %29.4'u monogen sendromu), %2.4 çevresel faktörlere bağlı, %7.2 diğer tanınan sendromlar ve %1311 etiolojisi belli olmayan sendromlar vs. bağlıdır.
Macaristan'da konjenital malformasyonla doğan çocukların oranı 4:1000 iken, bunlardan ancak 1/3'ü genetik sendromludur2.
Almanya'nın Mayns şehrinde yapılan "Pediatride Klinik Genetik" toplantısında yeni doğan bebeklerde morfolojik defektle doğanların oranının %3.5 olduğu gösterildi13.
Fransa'nın Rennes şehrindeki pediatrik-genetik dalının sonuçlarına göre: Neonatoloji Reanimasyon servisinde izlenen bebeklerin %4'ünde genetik konsültasyona ihtiyaç duyulmuş; bu çocukların %12'sinde ise kromozom anomalisi saptanmıştır8.
Son yıllarda HIV taşıyıcı annelerin çocuklarında konjenital malformasyon ve farklı perinatal bulgular gözlenmektedir9.
Türkiye'de geniş kapsamlı ilk konjenital malformasyon çalışması 1968 yılında yapılmış ve 10.000 yeni doğanda %8.2 oranında bulunmuştur1. Yurdumuzda özellikle son yıllarda malformasyonla doğan bebekler hakkındaki bilgiler bir merkezde toplanmaktadır.
Dismorfogenezle doğan bebeklerin stigmalarının incelenmesinde çok dikkat edilmesi gerekir. Görülen semptomokompleks bir sendrom olabilir veya olmayabilir. Bu muayene sonrası gerek duyulabilecek kromozom analizinin yerini diğer tahliller tutamaz. Feingold2 iki yaşındaki çocukta görülebilecek bir stigmanın 20 yaşına geldiğinde görülmeyebileceğini kaydetmiştir.
Yeni doğan servisinde gözlenen malformasyonlu bebeklerin yaşam süresi kısa olabilir. Bizim vakalarımızdan triploidi ve trisomi X'i olan Klinefelterli bebekler 3 ve 7 gün yaşadılar. Canlı doğup triploidi olan yayınlanmış vakaların sayısı çok değildir3,6. Karyotip sonucu teknik nedenler yüzünden gecikmektedir. Bu sebeple klinik incelemeler zamanında değerlendirilmeli ve ölüm olaylarından sonra otopsi yapılmalıdır. Ancak bu durumda tam bir inceleme yapılmış olabilir. Kromozom analizi; dismorfogenezin tanısı ve ailenin prenatal tanıya yönlendirilmesi için gereklidir.
Kadın doğum uzmanların, neonatolojistlerin, pediatristlerin ve klinik genetikçilerin daha sıkı işbirliği yapması gerekir. Fakat bu konuda asıl önemli olan pediatrik genetikçinin yeni bir uzman olarak yetiştirilmesidir.
Bulunan karyotip anomalileri, neonatoloji ve hematoloji pratiğindeki genetik araştırmaların klinik tanıda, genetik danışmada ve prospektif risk verilmesinde çok önemli olduğunu göstermektedir.
Dr.Dilara SÜLEYMANOVA1, Dr.Nilgün TANRIVERDİ1, Dr.Mehmet SATAR2, Dr.Osman DEMİRHAN3, Dr.KübraTEMOÇİN3,
Dr. Aytuğ ATICI2, Dr.Ferhat BİATMACUİ2,Dr.İlgen ŞAŞMAZ2, Dr.Ayşegül TÜRKER2, Dr.Filiz TİKER2, Dr.Mehdi TASOUJI2, Dr.Gülbin
BİNGÖL2, Dr.Atilla TANYELİ4
Ç.Ü.Tıp Fakültesi Fizyoloji1, Tıbbi Biyoloji3 Anabilim Dalları, Yeni Doğan2, Pediatrik Hematoloji-Onkoloji4 Bilim Dalları,Balcalı-ADANA
KAYNAKLAR
1.Balcı S: Türkiye'de konjenital malformasyon sıklığı. Birinci Ulusal Prenatal Teşhis ve Anadolu'nun Genetik Yapısı Sempozyumu Tebliğ Özetleri, 5-7 Eylül 1989 Eskişehir, Türkiye s.88.
2.Czeizel A:Additive congenital anomaly patterns. Amer J Med Genet, 1988; 29:4,727-738.
3.Feingold M: Difficulties encountered in the clinical description of the dysmorphic patient. J Craniofacial Gen and Dev Biol,1989; 9:1,3-5.
4.Garcia D, Mesa L, Borbolla L, et al: Congenital Malformations in Newborns. In "Early Fetal Diagnosis" Karolinum-Charles University Perss, Praque, 1992, p.69-70.
5.Hauschild R, Beensen V, Eichhorn KH, Schulze E: Fetale triploidie-diagnostik und konsequenzen. Zbl Gynakol, 1991; 113:2,111-113.
6.Hungerford DA: Leukocytes cultured from small inocula of whole blood and the preparation of metaphase chromosomes by treatment with hypotonic KCl. Stain Techn,1965;40:333-338.
7.Lilyin ET, Bogamazov EA, Gofman-Kadoçnikov PB: Doktorlar (genel pratisyen) için tıbbi genetik. Moskova, Medisina, 1983.
8.Odent S, Betremieux P, Defawe G, et al: Les "urgences genetiques" dans un service de soins intensifs pediatriques. J Genet Hum, 1989; 37:4-5,311-314.
9.Perinatal findigns in children born to HIV-infected mothers. The European Collaborative Study. Br J Obstet Gynaecol, 1994; 101:2,136-141.
10.Schwaibold H, Dulisch I, Wittekind CH, et al: Triploidy syndrome in a liveborn female. Teratology, 1990; 42:3,309-315.
11.Simeonov E, Boyadjiev S, Tincheva R: Prevention of Dysmorphic Syndromes. In "Early Fetal Diagnosis", Karolinum-Charles University Press,Praque, 1992, p 596-597.
12.Seabright M: A rapid banding technique for human chromosomes. Lancet, 1971; 2:971-972.
13.Spranger J: Klinische genetik in der Padiatrie. Kinderarzt, 1990; 21:5,772-773.
14.Sumner AT, Evans HJ, Buckland RA: New technique fordistinguishing between human chromosomes. Nature, 1971; 232:31-32.

Etiketler:
Bilimler
Tıp
Dismorfogenezle doğanda sitogenetik araştırma
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |