Oca
11
2008
|
Rasyonel Beklentiler Teorisinin Tartışmaları |
|
|
|
Hasan İSLATİNCE
|
|
Cumartesi, 12 Ocak 2008 |
Okunma: 1094 kez
Özet
Normatif ya da pozitif olsun, ekonomi, sadece kıt kaynakların dağıtımı ile değil, kıt
kaynakların rasyonel bir şekilde dağıtımı konusu ile ilgilenmektedir. Genellikle ekonomide
alınan kararların büyük bir kısmı bekleyişlere göre şekillenmektedir ve bu bekleyişlerin de
rasyonel olduğu varsayılmaktadır.Rasyonel birey varsayımı dışında beklentilerin rasyonel
olup olmadığının belirlenmesi de günümüzde yanıtı aranan en önemli soru olarak karşımıza
çıkmaktadır.
( www.genbilim.com )
Bununla birlikte çalışmanın da ortaya koyduğu gibi bekleyişlerin rasyonel
olup olmadığı yanında; rasyonel beklentiler varsayımı üzerine geliştirilen tüm politika
önerilerinin de sağlıklı bir biçimde yeniden değerlendirilmesin de yarar vardır.
1. Giriş
Keynesyen ortadoksluğa ve Neo-Klasik senteze karşı çıkan son okul,
1970’lerde ortaya çıkan Yeni Klasik Okul oldu. Bu okul makro ekonomik eksik
istihdam dengesi yaklaşımına ve Keynesyen yetersiz açıklamalara karşı çıktı.
Methodolojisini mikro ekonomik esaslar ve ekonometrik testlemeye dayandıran
okul, bir bütün olarak ekonomik sistem hakkında sonuçlar geliştirdi. Herhangi bir
düşünce okulu gibi, Yeni Klasikler de teorilerini genel varsayımlar kümesine
dayandırırlar. İlk varsayım, bireyler ekonomik kararlarında ( yatırım, tüketim )
sadece reel ( parasal ve nominal faktörlere karşı çıkarak ) faktörleri temel alırlar.
Diğer bir varsayım ise, bireyler ekonomiyi değerlendirmede sistematik hata
yapmazlar ve istikrarlıdırlar. İlk varsayımla anlatılmak istenen, piyasaların daima
temiz olduğu ve bu nedenle dengede olduğudur. Diğer varsayımda, bireylerin
rasyonel beklentiler, içinde olduğu ve sistematik hata yapmayacaklarıdır.
Bu makalenin amacı Rasyonel beklentiler hipotezine dayanan çok sayıdaki
modeli ve politika önerilerini ortaya koymak değil, hipotezin niçin optimize edici
ekonomik davranış ile uyuştuğunu ortaya koymaktır. Rasyonel beklentiler
hipotezinin rasyonel olduğunu göstermek için teori ana hatlarıyla ortaya konacak,
teorik ve ampirik eleştirilere nasıl karşı koyabildiği açıklanacaktır.
2. Rasyonel Beklentiler Hipotezi
Rasyonel beklentiler hipotezinin dayanak noktası ekonomik değişkenlerin
sistematik süreçlerle oluşturulmasıdır. Zaman boyunca, ekonomik aracılar bir
değişkeni belirleyen sürecin ne olduğunu öğrenir ve o değişkene ilişkin beklentileri
düzenlemek için bu bilgiyi kullanırlar. Bireyler, değişkenle bağlantılı olan
beklentilere ilişkin tüm mevcut bilgiyi kullanarak, süreci meydana getiren değişken
hakkında bilgi sahibi olurlar. Bu durumda ,firmaların beklentileri, (ya da daha
genel bir biçimde sonuçların subjektif olasılık dağılımı) aynı bilgi seti için, teorinin
yaptığı tahmin ile(ya da sonuçların objektif olasılık dağılımı) aynı olacaktır. (Muth,
1961, s.316)
Muth teorisinde, enflasyonist ekonomilerde bekleyişlerin varsayılmasından
yola çıkarak ekonomik birimlerin uyumcu beklentilere (adaptive expectations)
alternatif olarak rasyonel beklentiler içinde olduğunu açıklamıştır. Muth, Rasyonel
Beklentiler Teorisinin temel prensibi olarak, ekonomide enformasyon eksikliğini
ve oluşan beklentilerin önemli olduğunu kabul etmiştir.( Sargent,1986,s.9 )
Rasyonel Beklentiler Teorisinde, makro ekonomik modeller beklentilerle
oluşur. Teoride üretim düzeyi ile fiyatlar genel düzeyi arasındaki ilişki açıklanarak
makro model olarak geliştirilmiştir. Bu sonucu ortaya koyan Lucas’a göre,
varsayımlar model oluşturmaya uygun değildir. Ancak model oluşturmak için
kullanılan parametreler, tahminde kullanılan politikaların sonuçlarıdır. Bunun
nedeni, modellerde kullanılan beklentilerin politika oluşturmaya yönelik
olmasıdır.( Sargent-Wallace,1981,s.189 )
Buna göre Rasyonel Beklentiler Hipotezini şu şekilde formüle edebiliriz.
geçmiş dönemdir,değerleri “t-1”
periyodunun sonunda bilinmektedir.(tahmin yapılıyor olduğunda) Bununla birlikte,
“Ut”in değeri sadece “t” periyodunun sonunda bilinmektedir, bu yüzden rasyonel
tahminci kendi değerine ilişkin beklentiyi “t-1” periyodunun sonunda
şekillendirmelidir. Bu, şunu ifade eder:
(Ut), Ut in “t-1” döneminin sonunda mevcut olan bilginin
varlığına göre beklenen değerini gösterir. Ut in beklenen değerinden
oluşturulabilen en iyi tahmin, onun “0” ortalama değerini kullanmasıdır. Bu bizi t-
1 döneminde mevcut verilere göre, “Y” nin beklenen değerine ilişkin bir formülle
karşı karşıya bırakmaktadır:
Böylece Muth (1961)’ un açıkladığı gibi,rasyonel beklentiler,tahmin
edilecek değişkenleri meydana getiren aynı süreçle oluşturulmalıdır. (Mullineaux,
1978, s. 330)
Rasyonel beklentilerin hipotezi, aracıların gelecekteki değişkenlere ilişkin
beklentilerinde daima haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmaz. Aslında tahmin hatası,
“Yt” yi belirleyen tesadüfi değişkene tam anlamıyla eşittir. Bu tesadüfi
değişken,süreç içerisindeki diğer değişkenlerle ve aracıya ilişkin mevcut bilgi
setiyle bağlantılı değildir. Bu anlamlıdır zira eğer böyle bir ilişki varolsaydı, ilk
beklentiye ulaşmak mantıken hesaba katılırdı. (Shaw, 1984, s.36) Bu tesadüfi
değişkenler ve bu nedenle herhangi bir tahmin hatası, sistem içerisindeki sürprizler
veya haberlerdir. Onlar tesadüfidir, belirli olmayan örneği sergilerler,”0” ortalama
değerine sahiptirler ve herhangi bir diğer tahmin modeliyle bağlantılı olduğundan
daha düşük bir varyansa sahiplerdir. Bu demektir ki,ortalama olarak tahmin
hatasına ilişkin ortalama değer sıfır olduğundan, rasyonel beklentiler doğru
olacaktır ve bu durum tahmin hatalarının minimum varyans değeri özelliğine sahip
olmasından ötürü onların beklentilerin şekillendirilmesine ilişkin en etkili
ortalamalar olduklarını da ifade etmektedir. Böylece Rasyonel Beklentiler Hipotezi
tahminlerini yapmak için gerekli tüm mevcut bilginin hesaba katılmasına dayalı
olan beklentilerin düzenlenmesine ilişkin bir ortalama öne sürmektedir.
Bilgi,mesele içerisinde ki değişkeni oluşturan sürece etkin bir biçimde
belirlemekte ve ondan sonra o değişkenin beklenen değerini formülle ifade etmekte
kullanılmaktadır. Rasyonel Beklentiler, Muth’un tanımına göre,tahminleri
oluşturmakta kullanılan değişkenlerden yalnızca kendileri bağımsız olan hatalarla
uygun gelen sonuçlardan farklı olan gelecekteki olaylara ilişkin tahminleri
vermektedir. (Fridman, 1979, s.24.)
3. Kuramsal Analiz
Rasyonel beklentiler hipotezi ile ilgili temel eleştirilerden biri Arrow (1978)
‘un belirttiği gibi ekonomik temsilcilerin ;ekonominin gelecekteki genel dengesinin
analız edinmesi ile ilgili olarak üstün yeteneğe sahip istatistik uzmanları olmasına
ihtiyaç duyulmasıdır. (Greenaway and Shaw, 1983, s.287 ) Bu eleştiri Muht’un
ekonomik temsilcilerin ekonomistler tarafından kullanılan kesin modeli
kullanmasını amaçladığı yanlış kavramı önlemektedir. (Friedman, 1979, s. 38 )
Bununla birlikte konunun aslı, Rasyonel Beklentiler Hipotezinin eğitilmiş
ekonomist ve ekonomik temsilcilerin benzer beklentiler ürettiğini tartışmasıdır.
Fakat onların tamamen aynı metodu kullanarak sonuca ulaşmasını
tartışmamaktadır. Aslında hipotezin tutması için geçmişteki gözlem ve deneyimin
dışında, onların mantıklı tahminler yapmalarına izin verecek ekonomik
biçimlendirmeye karşı olan indirgenmiş form yaklaşımına ilişkin bir görüşe sahip
olması yeterlidir.( Shaw, 1984, s. 34-35 ) Hipozetin tutarlı olması için
ekonomistlerin ehliyetli olmalarına ihtiyaç duyan ekonomik temsilcilerin bu
eleştirisi, bu yüzden, Muth’un tezinin daha yakından incelenmesine karşı
koymamaktadır.
Yukarıdaki eleştiriye yakın bir eleştiri de rasyonellik fikrinin inanılmaz
olduğunu tartışan bir eleştiridir. Tüm karar vericilerin mevcut bütün bilgiyi
kullanacak ve tamamıyla anlayacak kadar zeki olduğu gerçekten tahmin edilebilir
mi? Yine, bu eleştiri hipotezin söylediği şeyle ilgili bir yanlış kavrama
dayanmaktadır. Bu hipotez, ekonomideki her bireye müracaat etmez. Daha ziyade
ortalama beklentilerin rasyonel olduğunu iddia eder. Böylece bazı aracılar
mantıksız bir şekilde aşırı tahminde bulunabilir ve bazıları gerekenden az tahminde
bulunabilir fakat bu, ortalama olarak piyasadaki beklentilerin rasyonel
olamayacağını ifade etmez. Hipotezin piyasadaki her aracının bilgiyi kendi
kendilerine toplayıp formüle etmesine ve beklentilerin kendi kendilerine
gerçekleştirmesine ihtiyaç duymadığını da hatırlamalıyız. Bir çok durumda,
bireyler kendileri ile ilgili beklentilerini diğer insanlara düzenlettirmektedir.
Örneğin insanların enflasyon beklentileri; Merkez Bankası, ya da finans
departmanındaki ekonomistler tarafından dikkatle düzenlenmiş olan beklentilere
dayanmaktadır. Bu beklentiler kesin bilgiye dayanır ve rasyoneldir. Böylece bir
bütün olarak piyasa, (bu beklentiler toplumun yalnızca belirli bir kesimi tarafından
düzenlenmiş olmasına rağmen,) rasyonel beklentilere sahiptir. Bireylerin
başkalarının kendileri için beklentilerini düzenlemesine izin verdiği bir başka
durum, işgücü piyasasındadır. Burada, birçok yetkili modeli analiz etme görevini
daha önce böyle modellerle çalışmış, seçilmiş yada atanmış olan sendika
temsilcilerine devretmektedir ve bu temsilciler de genellikle kendilerine yardımcı
olacak tecrübeli finansal uzman ve danışmanlar çalıştırmaktadırlar.( Shaw, 1984,
s.35 ) Böylece her bir bireyin. Bireysel olarak rasyonel bekleyişleri şekillendireceği
yolundaki yanlış varsayım yapılmaksızın,piyasanın bütününe ilişkin beklentiler
rasyonel olabilir.
Sonuç olarak rasyonellik prensipleri ile ilgili olarak hipotezin eleştirisi
iktisadın temellerine ters düşmektedir. (Attfield,G,-Demery, D,1984, s.22 ) Çünkü
aracıların tahminlerini yaparken, rasyonel olmadığını iddia etmek; ekonomik
aracıların rasyonel karar vericiler olduğu ekonomi tartışmasının özünün doğru
olmadığını iddia etmekle eş değerdedir. Rasyonel Beklentiler Hipotezine ilişkin
üçüncü bir eleştiri beklentileri düzenleyecek gerekli bilginin her zaman mevcut
olmadığı ve mevcut olduğunda onun kullanmanın çok pahalı olabildiğidir.
Bireyleri, hangi değişkenlerin süreci meydana getiren değişken olarak önemli
olduğunu otomatikman bilemediği yada o süreçteki katsayının ne olduğunu
bilemediği doğrudur fakat Rasyonel Beklentiler Hipotezi onların bildiklerini de
iddia etmemektedir. Hipotezin tartıştığı şey, ortalama olarak ve bir zaman
periyodundan sonra, ekonomik aracıların sürecin ne olduğunu geçmiş deneyimden
öğrenecekleridir. Onlar beklentilerini düzenlemek için bu gelişmiş bilgiyi hali
hazırdaki mevcut bilgi ile bir araya getirecektir. Bu, en uygun şekilde Rasyonel
Beklentiler Hipotezinin uzun vadeli bir tartışma olarak görülme nedenidir. Bu
zaman alan bir öğrenme sürecine dayanır fakat bir değişkeni belirleyen süreç
gerekli bilgi elde edildiği zaman bilinecektir. Bilgi eleştirisinin diğer yönü, bilgi
mevcut olduğunda bile onu kullanmanın pahalı olmasıdır. Ancak bu eleştiri
Rasyonel Beklentiler Hipotezini ortadan kaldırmaz. Yeterli ve rasyonel bir birey
yalnızca kendisi ile ilgili net faydaya haiz olan bilgiyi kullanarak bilgiye ilişkin bir
fayda maliyet analizi formu gerçekleştirecektir. Gerçekten gerekli olan bilgi çok
pahalı olduğundan aracılar bir araya gelip bu bilginin elde edilmesi için gerekli
finansmanı sağlayabilirler veya hükümet bu bilgiyi elde edip kamuya sunabilir. Bu
konudaki tartışmalar sürmekle beraber, bu metotların her ikisi yinede aracıların
bilgiyi elde etmesini sağlar ve böylece onlar rasyonel beklentilerini hala
düzenleyebilir. Hipoteze ilişkin dördüncü bir eleştiri onun sınırlı uygulanabilirliğe
sahip olmasıdır. Bir değişkenin oluşturulduğu süreci belirlemek her zaman kolay
olmadığı için rasyonel beklentileri düzenlemek her zaman kolay olmayabilir.
Bununla birlikte Attfield, Demery, Duck (1985, s.28 )’ın açıkladığı gibi rasyonel
bir beklenti kesin süreç bilinmeksizin yinede düzenlenebilir. Aslında böylesi şartlar
ardındaki sürecin farkına varmak biraz daha zor olabilmesine rağmen koşullara
ilişkin zeki bir değerlendirmeden ötürü beklentileri yinede düzenleyebiliriz.
Böylece değişkenler nadir ve olağan dışı süreçlerle meydana getirildiğinde bile
rasyonel beklentiler yapılabilir çünkü ekonomik aracı zeki bir süreç tahmini
yapmak için yeterli bilgiye sahip olacaktır. Rasyonel Beklentiler Hipotezi ile ilgili
son eleştiri hipotezin test edilebilir olmadığı tartışmasıdır. Bu eleştiriye karşı açık
cevap beklentilerin doğal olarak ölçülemez olmasına karşın, onları ekonomik
modellerle birleştirmek ve bu modellerdeki geçerliliklerini test etmek için yapılan
sayısız deneme olmuş olmasıdır. Bu gerçek beklentilerin düzenlenmesine ilişkin
arz edilen tüm ortalamaları içine almaktadır. Bu hipotezleri test etmek için
denemeler mükemmel olmamasına rağmen onlar Rasyonel Beklentiler Hipotezi
için, bir diğer beklentiler hipotezi için olandan daha kötü değildir. Hipotezin bu
testlere nasıl dayandığını görmek için kendisine uygulanmış olan ampirik
çalışmaların bazılarını görmeliyiz.
4. Ampirik Analiz
Muth’un makalesi yayınlandığından beri Rasyonel Beklentiler Hipotezini
ispat etmek ve çürütmek için çok sayıda deneme yapılmıştır. Hipotez finansal
piyasalar ve emtia borsalarındaki çok sayıda ampirik çalışmayla desteklenmiştir.(
Shaw,1989 s.106) Örneğin Mishkin (1983, s.157 ), bilanço üzerinde sonuçların,
ampirik çalışma içerisindeki rasyonel beklentilere ilişkin tahminin kullanılmasının
doğruladığını buldu. Bu uzmanlaşmış piyasalara ilişkin sonuçlar çok sağlamdı
fakat bu piyasaları gerçekten içinde barındıran hipotezin, kendisinin ekonominin
ardındaki beklentileri düzenlemenin ideal yolu olduğunu ispat etmediği
tartışmasının da gerçeklik payı vardır. Diğer piyasalardaki rasyonel beklentilere
ilişkin mevcut temel anlayışlar çok sayıda olmadığı halde hipotezi çürüteceğini
iddia eden bu çalışmalar teknik olarak güçlüdür. Örneğin Rasyonel Beklentiler
Hipotezine ilişkin bu ampirik testlerin bir çoğu araştırma verilerine göre,
temsilcilerin beklentilerine karşı kullanmıştır. (bkz. Friedman, 1980) Bununla
birlikte araştırma verilerinin kullanılması, piyasa beklentilerinin rasyonel olması
için dikkatle incelenen tüm aracıların rasyonel beklentileri düzenliyor olması
gerektiğini varsaymaktadır. Ancak biz hipotezin rasyonel beklentilere sahip olmak
suretiyle ortalama olarak piyasaya dayalı olduğunu ve böylesi beklentileri
düzenleyen her bireye dayalı olmadığını biliyoruz. Bu yüzden burada bir veri
kimliği problemi vardır ve biz araştırma tahminlerinin piyasa davranışının
tabiatında var olan tahminleri gerekli şekilde tanımlamadığı ve araştırma
tahminlerinin irrasyonelliğinin piyasa tahminlerinin de irrasyonel olduğunu kendi
kendine ifade etmediği sonucunu çıkartmalıyız. (Mishkin, 1983) Bu nedenle
araştırma verilerine dayalı olan rasyonel beklentiler hipotezi üzerine herhangi bir
ampirik eleştiri kesin olarak yapılamamaktadır. Rasyonel Beklentiler Hipotezine
yöneltilen ampirik eleştirilerden birisi de bu hipotezin belli kriterleri tatmin
etmemesidir. Bu ampirik çalışmaların en önemlileri literatürde yapısal değişim testi
olarak ta bilinen Chow testine dayanarak yapılan çalışmalardır. Buna göre,
Rasyonel Beklentiler Hipotezi çeşitli verilerle sınamaya tabi tutulduğunda, bu
verilerden elde edilen sonuçlarla hipotezin öngörülerinin tutarlı olmadığı ortaya
çıkmıştır. Ancak, aynı amaçla farklı yöntemlerle kullanıldığında ise, Chow testinin
irrasyonel sonuçları doğurduğu durumlarda rasyonel çözümlerin bulunduğu
unutulmamalıdır. Bunlar yalnızca beklentilerle ilgili ampirik çalışmada ortaya
çıkan bir çok problemden bazılarına dikkati çeken iki örnektir. Piyasadaki
beklentilerin rasyonel olup olmadığıyla ilgili ayrıntılı olmayan sonuç çok
mükemmel olmadığı gibi,ampirik çalışmadan elde edilebilmektedir.
Yapabildiğimiz her şeyden şu anlaşılmalıdır ki,diğer piyasalar konusunda, bu
teoriyi tamamı ile çürütecek yeterli derecede güçlü delil yokken finansal piyasalar
konusunda, Rasyonel Beklentiler Hipotezini destekleyecek yaygın ispat vardır. Bu
hipotez ampirik olarak aksi ispatlanıncaya kadar irrasyonel olarak bertaraf
edilemez.
5. Sonuç
Rasyonel beklentiler ekonominin, ekonomik beklentilerini şekillendirmek
için sahip olduğu en uygun modellerdir. İstatistiksel bir seviyede,onlar etkilidir
çünkü varyansı, beklentilerin şekillendirilmesine ilişkin herhangi bir diğer metodun
varyansından daha az olan ve ortalama olarak hata değişkeninin ‘‘0’’sayı ile
olacağı bir ortalama değere sahip olan bir hata haddine sahiptirler. Rasyonel
Beklentiler Hipotezi aynı zamanda en iyisidir çünkü diğer hipotezlerden farklı
olarak ‘‘homo economicus’’ ve faydayı maksimize eden birey kavramı ile
mükemmel bir şekilde uyuşmaktadır.(Shaw, 1989, s.34) Sonuç olarak rasyonel
beklentiler hipotezini çürütmek için varolandan; diğer beklentiler modellerini
itibardan düşüren daha fazla mevcut bilgi vardır. Bu nedenle rasyonel
beklentilerin,örneğin çeşitli sabit bağıl değerli otoregresif modeller gibi
alternatiflerin, pek çok itiraza maruz kaldığından dolayı ciddi şekilde anlaşılması
gerekmektedir.(Sargent and Wallace,1975, s. 254 )Varılacak asıl nokta rasyonel
beklentiler hipotezinin mükemmel olmadığıdır fakat beklentilerin ekonomik
modellerin içerisine dahil edilmeye ihtiyaç duyduğu belirlendiğinden, bu metot bu
beklentileri şekillendirmek için sahip olduğumuz en elverişli metottur. Dolayısıyla
o, rasyonelliğin gevşek ekonomik kriterini uygun hale getirmektedir.
Hasan İSLATİNCE
Kaynakça
Arrow, K. (1987), The Future and The Present in Economic Life in The
Economic Enquiry.
Attfield G., D. Demery & N. Duck (1985), Rational Expectations in
Macroeconomics.
Friedman, M. (1979), “Optimal Expectations and the Extreme Information
Assumptions of Rational Expectations Macromodels”, The Journal of Monetary
Economics.
Friedman, M. (1980), “Survey Evidence on the Rationality of Interest Rate
Expectations”, The Journal of Monetary Economics.
Greenaway, D. & G. Shaw (1983), Macroeconomics: Theory and Policy in the
UK.
Mishkin, F. X. (1961), A Rational Expectations Approach to Macroeconomics:
Testing Policy Ineffectiveness and Efficient-Markets Models, University of
Chicago Press.
Muth, J. (1961), “Rational Expectations and the Theory of Price Movements”,
Econometrica, Volume, 29.
Mullineaux, D. (1978), “On Testing for Rationality: Another look at the Livingston
Price Expectations Data”, The Journal of Political Economy.
Sargent, T. (1986), Rational Expectations and Inflation, New York.
Sargent, T. & N. Wallace (1975), “Rational Expectations, The Optimal Monetary
Instrument and the Optimal Money Supply Rule” Journal of Political
Economy,No:83.
Sargent, T. & N. Wallace (1981), “Rational Expectations and the Theory of
Economic Policy”, Rational Expectations and Econometric Practica, R. Lucas
and T. Sargent (Ed.), Vol.1, Minnesota.
Shaw, G. (1984), Rational Expectations,?.
Shaw, G. (1989) “Expectations in Macroeconomics in Current Issues”

Etiketler:
Bilimler
İktisat
Rasyonel Beklentiler Teorisinin Tartışmaları
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|