Oca
10
2008
|
Kuantum Fiziğinin Garip Söylemleri |
|
|
- Currently 5.0/5 Stars.
- 1
- 2
- 3
- 4
- 5
Rating: 5.0/5 (Toplam Oy: 1)
|
GenBilim Editor
|
|
Perşembe, 10 Ocak 2008 |
Okunma: 390 kez
Üstüste Gelme
Kuantum fiziğinin belki de en garip (ve en çok itiraz alan) yönü bir sistemin aynı anda birkaç farklı durumda bulunabilmesi. Parçacıklar doğal olarak böyle durumlara giriyorlar. Örneğin bir elektron tek bir noktada değil de değişik noktalarda bulunabilir. Max Born 1926 yılında de Broglie dalgalarının fiziksel bir dalga olmadığını, bir olasılık dalgası olarak yorumlanması gerektiği düşüncesini ortaya attı.
Buna göre parçacıklar
de Broglie dalgasının bulunduğu her yerde bulunur, bunlar dalganın
güçlü olduğu yerlerde yüksek olasılıkla, zayıf olduğu yerlerde de düşük
olasılıkla bulunuyor. Böylece parçacığın konumu doğal bir belirsizlik
taşır. Max Born bu çalışmasından dolayı 1954 yılında Nobel ödülünü
kazandı. Erwin Schrödinger, üstüste gelme ilkesinin yarattığı
gariplikleri en açık biçimde ortaya koyan bir düşünce deneyi tasarladı.
Schrödinger’in kedisi olarak bilinen bu deneyde bir kedi aynı anda hem
diri hem de ölü olduğu bir duruma sokulabiliyordu. Hem mikroskobik
ölçekte hem de bazı makroskobik cisimlerde var olduğu bilinen üstüste
gelme olgusunun yorumu sürekli tartışma konusu olagelmiştir.
Tünelleme
Klasik
fiziğe göre herhangi bir cismin kinetik enerjisi negatif olamaz.
Dolayısıyla duvara attığım bir top duvarı delmeden öteki tarafa
geçemez; çünkü duvarın getirmiş olduğu enerji engelini aşabilmek için
klasik fiziğe göre duvarın içinden duvarı delmeden geçmek için negatif
kinetik enerjiye sahip olmalıdır. Bu da klasik fiziğe aykırıdır.
Kuantum kuramına göreyse, bir enerji engelini aşmak için yeterli
enerjisi olmayan bir kuantum parçacığı , yine de bu engeli aşabilir.
Yani engelin öteki tarafında bulunma olasılığı sıfır değildir. Kuramın
tahmin ettiği ve doğruluğu deneylerle kanıtlanmış olan ve radyoaktivite
gibi olguları açıklayan bu etkiye tünelleme adı verilir.
Schrödinger Denklemi
Bir
kuantum sistemi hakkında bize her bilgiyi veren araç dalga fonksiyonu
adı verilen bir fonksiyondur. Dalga fonksiyonunun uzaya ve zamana bağlı
değişimini veren denklemi ilk bulan Avusturyalı fizikçi Erwin
Schrödinger’dir. Bu yüzden denklem Schrödinger denklemi adıyla anılır.
Schrödinger denklemine göre dalga fonksiyonunun zamana göre değişimini
Hamiltonian adı verilen bir operatör kontrol eder. Hamiltonian
operatörü (bazen enerji operatörü adıyla da anılır) sistemin enerjisi
ile yakından ilgilidir. Kuantum sisteminin sahip olabileceği enerji
değerlerini Hamiltonian operatörü belirler. Bunu veren denkleme de
zamandan bağımsız Schrödinger denklemi adı verilir. Schrödinger
denkleminin çözümü olan dalga fonksiyonunun karesi kuantum sistemi ile
ilgili olasılıkları verir.
De Broglie Dalgası
1923
yılında aristokrat bir aileden gelen Fransız fizikçi Louis de Broglie
ışığın bazen dalga bazen de parçacık gibi davranmasından esinlenerek,
diğer parçacıkların da dalga yönleri olabileceği savını ortaya attı.
Buna göre momentumu p olan bir parçacığa dalgaboyu =h/p olan bir dalga
eşlik ediyor ve parçacığın özelliklerini tamamlıyordu. Nasıl bir gitar
teli uzunluğuna bağlı olarak sadece belli frekanslarda titreşiyorsa,
atomun çevresinde dolanan bir elektronun de Broglie dalgası da sadece
belli dalgaboylarına sahip olmalıydı. Bu çeşit bir dalga 1913 yılında
Bohr’un hidrojen atomundaki elektronların enerji seviyelerini
bulduğunda yaptığı varsayımları açıklıyordu. Makroskobik cisimlerin
momentumları çok daha büyük olduğundan, de Broglie dalgasının dalgaboyu
ölçülemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle makroskobik cisimlerin dalga
özellikleri gözlemlenemez. De Broglie’nin bu çalışması, kendisinin 1929
yılında aldığı dışında iki Nobel ödülü daha üretti. 1926’da Avusturyalı
fizikçi Erwin Schrödinger, de Broglie’nin çalışmasını genişleterek
kuantum kuramının temel denklemini elde etti ve 1933’te Nobel ödülünü
aldı. 1927 yılında birbirlerinden bağımsız olarak ABD’de Davisson ve
Germer, İngiltere’de de Thomson, bir kristale gönderilen elektronların
tıpkı dalgalar gibi kırınıma uğradıklarını gösterdiler. Davisson ve
Thomson’da 1937 yılında Nobel aldılar.
Belirsizlik İlkesi
Kuantum
kuramının belirsizlik ilkesi, bir parçacığın bazı farklı özelliklerinin
ikisinin de kesin olarak belirlenemeyeceğini söyler. Örneğin bir
parçacığın konumuyla momentumu (momentum bir cismin kütlesiyle hızının
çarpımıdır) aynı anda tam olarak ölçülemez. Kuantum kuramına göre
parçacığın bu iki özelliğindeki belirsizliklerin çarpımı en az Planck
sabiti h=6,626x10^-34 J.s kadardır. Konumu belli bir anda kesin olarak
bilinen bir parçacığın momentumu sonsuz belirsizliktedir ve bu yüzden
parçacık kısa sürede o noktadan ayrılır ve uzaya dağılır. Benzer
şekilde momentumu kesin olarak bilinen bir parçacığın konumu sonsuz
belirsizliktedir, yani böyle bir parçacık uzayın her köşesinde
bulunabilir. Bu nedenle doğada rastlanan parçacıkların bulunduğu
kuantum durumlarında parçacıkların hem konum hem de momentumu bir
miktar belirsiz olmak zorunda. Alman fizikçi Werner Heisenberg, ünlü
mikroskop örneğini bu ilkeyi açıklamak için geliştirdi. Bir parçacığın
yerini "görerek" ölçmeye çalıştığınızı düşünün. Böyle bir ölçümde
parçacığın üzerine ışık göndermek, dolayısıyla parçacıkla etkileşmek
gerekir. Bu bile parçacığın konumunu tam olarak belirlemeye yetmez. Bu
ölçümde en azından kullanılan ışığın dalgaboyu kadar bir hata yapılır.
Bunun yanı sıra ışık parçacıkla etkileştiği için ölçüm, parçacığın
hızında bir değişmeye de neden olur. ışık parçacığa çarpıp yansıdığı
için en az bir fotonun momentumu parçacığa aktarılır. Parçacığın
momentumu ölçümden önce tam olarak bilinse bile, konumun ölçülmesi
parçacığın momentumunu h/ kadar değiştirir. Bu nedenle, parçacığın
yerini daha iyi belirlemek için daha kısa dalga boylu ışık kullansak
bile, ölçümümüz momentumdaki belirsizliği arttıracak, ama her durumda
ikisinin belirsizlikleri çarpımı en az h kadar olacaktır.
Spin
Parçacıkların
uzaydaki doğrusal hareketleri dışında kendi iç dinamikleriyle ilgili
hareketleri de vardır. Bu parçacıkları doğrusal değil de küçük
kürecikler şeklinde düşünürsek, bu kürelerin kendi çevrelerinde
dönmeleri de etkileri gözlemlenebilen bir hareket şeklidir. Bu hareket
için İngilizce’de kendi etrafında dönmek demek olan "spin" kullanılır.
Spin de bir açısal momentum türüdür. Fakat kuantum kuramı bazı
parçacıkların (elektronlar gibi) spinlerinin gerçekten böyle bir dönme
sonucu oluşmayacağını söylüyor. Bu rağmen dönme benzetmesi bir çok
açıdan iyi bir açıklama biçimi gibi görünüyor. Kuantum kuramına göre
spini "s" olan bir parçacığın spin durumu sadece (2s+1) değişik değer
alabilir yada bu (2s+1) durumun üst üste gelmesiyle oluşabilir.
Elektron, proton ve nötronların spinleri s=1/2 dir. Yani bu
parçacıkları uzaydaki hareketlerinin dışında 2 değişik durumda da
bulunabilirler. Zayıf etkileşimi ileten W ve Z parçacıklarının spini
1’dir. Bunlar da 3 değişik durumda bulunabilirler. Fotonlarsa ışık
hızında hareket ettikleri için spinleri 1 olmasına karşın sadece iki
farklı spin durumunda bulunabilirler. Bunların dışında bir kaç
parçacıktan oluşmuş birleşik sistemlerin spinide hesaplanabilir.
Örneğin helyum-4 atomunun spini 0 olarak hesaplanabiliyor. Spini olan
bir çok parçacık spinlerinin yönüne bağlı olarak uzayda manyetik alan
oluştururlar. Bu anlamda bu tip parçacıkları küçük birer mıknatıs
olarak da düşünmek mümkün. Eğer elektronlar bir manyetik alandan
geçirilirse, kendi mıktanatıslıklarının yönüne bağlı olarak değişik
yönlere sapmaları gerekir. 1921 yılında Stern ve Gerlach bu deneyi
yaparak elektronların sadece iki değişik yöne saptıklarını, böylece bu
parçacıkların sadece iki farklı spin durumunda bulunabildiklerini
göstererek kuantum fiziğinin en güçlü kanıtlarından birini elde ettiler.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Kuantum Fiziğinin Garip Söylemleri
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|