|
Kuantum Kuramı ve Hareket |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Perşembe, 10 Ocak 2008 |
Okunma: 331 kez
Kuantum kuramı, hareketi, kesintiye uğramış bir dizi sıçrama diye yeniden tanımlar ve bu da onun fizikte yapmış olduğu en esaslı kavramsal değişikliktir. Bu, gerçek yaşamın pürüzsüz akışının yerine bir film şeridindeki kareleri andıran kesintili, kırık dökük bir dizi durağan fotoğrafın işlerliğini anlamaya çalışmaktır.
Aslında kuram bize,
hareketin, biz onu ne kadar pürüzsüz ve sürekli olarak algılasak da
film şeridindeki karelerin sunuluşundaki ardı ardına sıralanış gibi
planlandığını gösterdi. Ve tıpkı film karelerinin atlaması gibi,
atom-altı parçacıkları da belki de daha doğal görünen aradaki bazı
basamakları bırakıp "birkaç kare ileriye" sıçrayabilirler. Zihinsel ve
kültürel olgular arasında da buna çok sayıda benzetme yapılabilir.
Kuantum
kuramında "Varoluş" kavramını tartışırken gördüğümüz gibi,
Heisenberg'in Belirsizlik İlkesi, atom-altı parçacığı, izlediği
kesintili yolda izleyebilmek ve onun hareketini tanımlayabilmek
sorunundan kaynaklanmıştır. Gerçekliğin sabit varoluşlarından değil de,
bilebileceğimiz bir takım varoluş olasılıklarından ibaret olduğu bir
dünyada, kişi herhangi bir parçacığın hareketini ne kadar derinden
incelerse bu hareket de anlaşılması o kadar zor bir hale gelir.
Anlaşılmazlık Kuantum hareketinin en büyük sorunudur; diğer sorun da
bütün o kayıp olasılıklardır.
Eğer gerçeklik her zaman
deneylediğimiz günlük yaşam seviyesinde, bedenler, sıralar ve
sandalyeler benzeri gerçek şeyleri içerirse ve kuantum seviyesinde
gerçek 'şeyler' i değil, fakat sayısız gerçek şeylerin sayısız
olasılıklarını içerirse, tüm bu potansiyel ne olur? Evrenin türlü
olasılıklarından biri hangi aşamada ve niçin kendini 'gerçek şeyler'
dünyasında sabitler? İlişkilerin 'son biçiminin belirlenmesinde bu
olasılıkların oynadığı rol nedir?
Gerçekliğin" niçin" ine henüz
verilmiş iyi bir yanıt yoktur, fakat gerçekliği sabitlemede ya da
yaratmada olasılığın insanı şaşırtan rolü daha iyi anlaşılmıştır. Bu
elektron atlamalarında çarpıcı bir şekilde görülür.
ZAMAN VE KUANTUM
Bir
elektron atom içinde bir enerji durumundan diğerine geçiş yapınca
şimdilik nedenini anlayamadığımız bir nedenden ötürü doğaçlama yapar.
Böyle bir durumda, öncesinde gayet "sakin" olan atom, önceden hiçbir
uyarı ve "neden" olmaksızın, kendi elektron enerji kabuğunda bir kaos
deneyleyebilir. Bu büyük oranda bir şans meselesidir. Ayrıca
elektronlar yüksek enerji durumundan düşük enerji durumuna ya da düşük
enerji durumundan yüksek enerji durumuna aynı olasılık dahilinde geçiş
yapabilirler. Bunun nedeni kuantum seviyesinde zamanın tersine
çevrilebilirliğidir. Kuantum seviyesinde olaylar her iki yöne doğru da
gelişebilir.
Spiritüel anlayışta, kuantum seviyesinde zamanın
tersine çevrilebilmesinin nedeni ruhsal etkidir. Elektronların ve
taneciklerin dalga ya da parçacık olmasında düşünce gücü ve ruhsal etki
neden olmakta ve doğal olarak zaman enerjisini de etkisi altına
almaktadır. Atomda artık neden-sonuç ilişkisi bağlamında bildiğimiz
sıralı olaylar yoktur. Şeyler, tıpkı bir şiirin birbirini belli bir
sıraya bağlı olarak izlemeyen, birbirlerine gevşekçe bağlı imgeleri
gibi, nasıl olacaklarsa öyle olurlar. Bizi "kayıp olasılıklar"
sorunuyla karşı karşıya getiren daha kötü bir şey, onların aynı anda
her yöne doğru eşzamanlı bir biçimde oluşmalarıdır.
Olasılık
dalgası görünümündeki bir elektron bir yörüngeden diğerine geçmeye
niyetlendiğinde, önce sanki "uzayda çok geniş bir alan kaplıyormuş
gibi", birden çok yörüngede tekin olmayan bir varlık sergiler.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Kuantum Kuramı ve Hareket
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |