|
Psikokinezi ve Kuantum Etkisi |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Perşembe, 10 Ocak 2008 |
Okunma: 466 kez
Paranormal fenomenleri açıklama denemelerinin bir kısmı Kuantum fiziğinden üretilmiştir. Bunların bir bölümü gözlem teorileridir ki, hayrete düşürücü bir iddiayı ortaya koyuyorlar; bizlerin her an psikokinezi uyguladığı düşüncesini.
Duyular Dışı Algılama (DDA) nasıl işliyor? Bu sorunun cevabını verebilmek için birçok teori oluşturuldu.
Bunlardan bir kısmı, hayal sınırlarının da ötesindeydi. Yetmişli
yılların ortalarından beri, gün ışığına çıkarılan modellerin içinde en
çok hayret uyandıran teoriler Obzervasyon Teorileridir.(Gözlem Bilimsel
İnceleme Teorileri)
DDA'nın ardında yatan fiziksel olgulara
açıklama getirebilmek amacıyla şu temel sanıdan yola çıkıyorlar; para
normal olgular, temel olarak Kuantum olgularına dayanmaktadır.
Bu
atılım ilk olarak iki fizikçi, Helmut Schmidt ve Evan Harris Walker
tarafından geliştirildi. Schmidt'in teorisi başlangıçta matematiksel
bir DDA modeli olarak formüle edilmişti. Bu ilk etapta sınırlı bir
derecede fiziksel görüşler içeriyordu ve fizyolojiyi ya da hassasiyet
sahiplerinin psikolojisini tamamen gözden kaçırıyordu. Buna karşın
Walker ise, kendi obzervasyon teorisinde her iki bileşeni dikkate
alıyordu. Saklı değişkenler için o da bir rol tavsiye ediyor,büyük bir
olasılıkla bunların temellerinde de Kuantum reaksiyonları bulunuyor.
DDA ve psikokineziyi ortaya koyan kapsamlı bir teori oluşturmaya
çalışıyor. Böylece şuur ve Kuantum fiziğinin garip dünyasına yeni ve
değişken bir bakış açısından bakıyor.Walker'in teorisi bir Kuantum
modelidir. Onu kaba hatlarıyla kavrayabilmek için,Kuantum fiziğinin en
azından temel çizgilerini anlamak bir zorunluluktur. Günlük
hayatımızdan tanıdığımız nesnelerin çoğu, "normal" büyüklükte
algılanmaktadır. Oysa bunlar, milyonlarca atomdan oluşmuştur ve nesne
içerisindeki bu atomların davranışı temelde daha küçük olan elektron ve
nötronların dengesiz aktivitesine benzemektedir.
"Normal"
büyüklükteki nesnelerin davranışları genelde Newton'un fizik yasalarına
uyum göstermektedir; ancak bunlar ışık hızına yaklaştırıldığında, tuhaf
rölatif etkiler ortaya çıkıyor. Öyleyse dünyanın fiziksel yasalarının
bir "bilardo topu nedenselliği" ile benzerlik taşıdığından yola
çıkmamız normal bir durumdur. Bir bilardo topu belli bir açı ve uygun
bir hız ile duvara isabet ettirildiğinde, her seferinde belli bir açıda
yol alır. Ancak bu kopyalama/taklit, Kuantum dünyasının atom
parçacıkları için geçerli değildir. Bilardo topu yerine, örneğin bir
elektronu ele alırsanız ve duvarın yerine atomu yerleştirirseniz, o
zaman her vuruş belirsiz bir yöne neden olurdu; elektron atomdan
olabildiğince sayısız yönlere açılırdı.
Bu davranışlar yine de
yasalar dışında hareket eden olgular değildir, çünkü bir elektronun
olası her açı yolları belirli olası değerlerle ölçülebilir. Çok sayıda
elektronlar arka arkaya atoma doğru gönderildiğinde, açı yollarının her
birinin sıklığına göre karşılıklı etkileşimin olasılığı belirlenmiş
olur, bunlar bir karşılıklı etkileşimden diğerine farklılık
göstermezler. Böylece Kuantum olguları kesin olan bir sabit
öngörülebilirlik içerirler. Bunun anlamı, büyük grupların toplu
davranışlarının tahmin edilebilir olduğudur, her bir Kuantum
belirlenemez olsa dahi. Bu söylenenler, her Kuantum reaksiyonu için
geçerlidir.
Psi'ye dair bir obzervasyon teorisi der ki, psi
fenomenlerinin önceden belirlenmesi sadece tahmini (Probabilistik)
olabilir ve psi kendi doğasına göre zaten probabilistiktir. Walker’in
teorisi bir kuantum modelidir dedik. Günlük yaşamda normal büyüklükte
algılanan nesnelerin çoğu milyonlarca atomdan oluşur ve nesne içinde bu
atomların davranışı temelde daha küçük olan elektron ve nötronların
kendilerine has aktiviteleri gibidir. Yani atom altına inildikçe katı
gerçekler bilinemeyene doğru kaymakta ve elimizin altından hızla
uzaklaşmaktadır. İstersek buna spiritüelleşmek de diyebiliriz.
Ne
dersek diyelim, psi fenomeninin önceden belirlenebilmesi, bir
laboratuarda hep aynı sabit şartlarda aynı sonuçları vermesi pek mümkün
görünmemektedir… Bu teori, psi fenomenlerini açıklayabilmenin neden bu
kadar zor olduğunu ifade edebilir.
Psi olasılık modelleriyle
ilintili olabilir. Fakat bilindiği kadarıyla o, bu ilintiyle birlikte
zaman ve mekan sınırlarını aşan bir olgudur. Prekognisyon (önceden
bilme) ve telepati, büyük bir uzaklığı aşarak, bu özellikleri gözler
önüne apaçık sermektedir ve her psi teorisi bunları açıklamak
zorundadır. Walker modeli, Kuantum reaksiyonlarının bazı aşırı yani
ekstrem ve hayret uyandırıcı hipotez özelliklerini psi’nin hizmetine
sunmada başarıya ulaşmaktadır.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Psikokinezi ve Kuantum Etkisi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |