Oca
10
2008
|
Gerçek Biz Ona Baktığımız Zaman Oluşur |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Cuma, 11 Ocak 2008 |
Okunma: 570 kez
Ne zaman bir kuantum sistemini gözlemlemeye kalksak, karşımıza çok garip aynı zamanda da. can alıcı öneme sahip bir şeyin çıktığını, kuantum kuramı daha ilk ortaya çıktığı andan itibaren göstermiştir. Gözlemlenmemiş kuantum olayı gözlemlenmiş olandan tamamıyla farklıdır. Bu Schrödingerin kedisiyle ilgili olgunun ana noktasıdır.
Önceden dalga
ve parçacık halinde bulunan gözlemlenmemiş elektronlar, gözlem ya da
ölçüm anında dalga veya parçacık haline gelirler. Önceden, dar iki
yarıktan aynı anda geçmeyi gizemli bir şekilde başaran görünmeyen foton
ışınlan, birdenbire ya birinden ya da ötekinden geçmeyi seçerler;
karışmış kedilerin durumunu da buna bağlayabiliriz. Kısacası, sonsuz ve
çok olasılıklı kuantum dalga fonksiyonu görüldüğü yada kaydedildiği
anda tek ve sabit bir gerçeklik olarak çözünür. Schrödingerin kedisini,
ona baktığımızda ölü bulmadık, kimsenin anlayamadığı garip bir şekilde,
kedi biz ona baktığımız için öldü. Gözlem kediyi öldürdü.
Gözlem
ya da ölçüm olayıyla ilintili olarak kuantum dalga fonksiyonunun çöküşü
bir kuantum gerçeğidir ve bu gerçek birçok başka soruna adaydır. Bu
açıklamasız bir gerçek olduğu, aslında da açıklanmaması gerektiği için
tüm ilginç soruları yanıtsız bırakır. Ayrıca bizi anlaşılır derecede
yeterli bir kuantum görüşüne sürüklerken, azımsanmayacak bir kuantum
kargaşasına da bulaştırır. Daha doğrusu, en azından şeylerden birinin
kuantum sistemi üzerinde bu etkiyi yaptığını biliyoruz. Başka şeyler de
olabilir, çünkü dalga çöküşüne yol açan şeyler henüz bilinmemektedir.
ŞUURUN FİZİĞİ VARDIR
Şuurun
fiziği vardır ve bu fizik bize, kendimizle fiziksel gerçeklik
arasındaki bağ hakkında çeşitli önerilerde bulunur. Az sayıda fizikçi,
kediyi öldürenin fiziksel bir güç olmadığını kuantum kuramı açıkça
gösterdiğinden, kedinin ölümünü açıklayacak fizik-dışı bir açıklamanın
olması gerektiğini ileri sürerler. Sanki düzeneğin dışından bir güç,
fizik kurallarına uymayarak sırf Schrödinger ve kedisini kurtarmak için
ortama müdahale eder ve bizi de diğer olasılıkları dikkate almak
zahmetinden kurtarır.
Bu metafiziksel gerçeklik birimi,
gözlemcinin ölçüm aygıtı olmadığı gibi, Schrödingerin denkleminde yer
alan, tümüyle fiziksel olan,gözlemcinin gözü ya da beyni değildir. Bu
yüzden, kediyi öldüren gözlemcinin kendisi olmalıdır, bu da gözlemcinin
cismani olmayan, bedensiz şuurudur.
Kuantum fizikçileri John
Archibald Wheeler ve Eugene Wigner tarafından ileri sürülen bir görüşe
göre, elektronların garip dünyasıyla her gün yaşanan gerçeklik arasında
olması gereken en önemli bağ insan şuurudur.
Dalga
fonksiyonunun, fizik-dışı doğası nedeniyle şuur tarafından çökertildiği
sonucuna varanlar aslında kendilerini ve kuantum fiziğini, zihinle
maddeyi ayrı iki varlık olarak gören eski Kartezyen görüşe bağlamış
kişilerdir. Bu anlayıştaki kişiler şuuru fizik dünyanın dışında, tıpkı
"makinedeki hayalet" örneği fizik dünyaya yabancı bir şey olarak
görürler. Aynı zamanda, "gerçeklik kavramının salt zihinde olduğunu"
savunan anti-realist görüşler ve ''birisi bakmadıkça dünya yoktur"
düşüncesi de yeterince doğru değildir.
" Başlangıçta burada
hangi şuurlu varlık vardı da ilk dalga fonksiyonunun çökmesini
sağladı?" sorusu ise bizi asıl gerçeğe götürecek metafizik bir sorudur.
Kuantumla
her günkü yaşam arasında şuurun önemli bir bağ oluşturduğu şeklindeki
düşüncenin başlangıç noktası ise çok farklıdır. Yeni bir "Kuantum-kişi"
tanımlama projesi, kuantum fiziğinin ve belki de özellikle kuantum
mekaniğindeki şuur modelinin kendimizi yani ruhlarımızı doğanın "hem
içinde hem dışında" doğanın işleyişinin gerçek yardımcıları olarak
görmemizi sağlamasına dayanır. Böyle bir uslamlama, biz şuurlu
yaratıkların evrendeki her şeyle nasıl ilişki içinde olduğunu anlatır.
Fakat şuurun kuantumla ilgili işlemler üzerindeki etkisi daha da
ileriye gider ve metafizik yorumlarla desteklenmesi gerekir. Şuurun
spiritüel açıdan kuantumla ilgisini ele alacak olursak şunları söylemek
mümkündür. Maddenin organik düzeyini hazırlayan evren kimyacıları (ruh
varlıkları) diğer ruh varlıklarının tekamül ihtiyaçlarına göre bu aracı
yenileştirmek, eğitmek, yetenekli hale getirmek için sürekli etki
değişimi uygularlar. İhtiyaç sahibi ruh varlığı da değişen her araçta
gücünü, bilgisini dener ve özünde14 bilginin kullanabilirlik oranını
arttırır ve maddeyi geliştirmeye devam eder.
Işık dalgaları gibi
hareketinden ötürü adına "dalga" denilen süptil karakterde ve
"parçacık" adı verilen kaba karakterde olmak üzere iki önemli unsura
sahip olan elektron-parçacıkları, ayrı olmalarına karşın her biri zaman
ve mekan içinde kendilerine özgü kesin bir yer kaplamaktadırlar.
Maddeyi
oluşturan, parçacıklardır ve Newton fiziğinde de parçacıklar temel
unsur olarak düşünülmüştür. Dalga paketi olarak bilinen bu
Dalga/Parçacık ikilisinin adı, Kuantum gizemidir. Dalga paketi üzerinde
yapılabilmesi en ümit edilecek şey; paketin, pozisyon ve hızının
belirsiz okunmasıdır.

Etiketler:
Bilimler
Fizik
Gerçek Biz Ona Baktığımız Zaman Oluşur
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|