|
Hücre teorisinin ileri sürülmesi |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Perşembe, 10 Ocak 2008 |
Okunma: 8106 kez
19. yüzyılda Alman bilim insanları THEODAR SCHWANN ve MATTHIAS SCHLEIDEN’in ayrı ayrı çalışmaları hücre teorisini doğurmuştur. Schleiden, 1838'de yayınladığı incelemesinde, hücrelerin nasıl oluştuğunu açıklamaya çalışmış ve hücrenin gelişmesinde çekirdeğin temel rol oynadığına ilişkin bir hipotez ileri sürmüştür. Her hücrenin ikili bir yaşam sürdüğünü, bunlardan birinin yalnızca kendi gelişmesiyle ilgili ve bağımsız bir hayat olduğunu, diğer yaşamının ise bitki dokusunun bir parçası gibi görev yaptığını söylemiştir.
Yani, yaprağa, gövdeye ya da köke ait
olabilen herhangi bir bitki hücresi, küçük ve bağımsız bir organizma
gibi iş görür. Her hücre aynı zamanda ait olduğu daha büyük
organizmanın yaşamına yardımcı olur.
Schleiden bitki
hücrelerinde çalışırken, Schwann hayvan hücreleri ile çalışmıştır.
Schwann, kurbağa hücreleri üzerine yaptığı gözlemlerden bazılarının,
Schleiden’in bitki hücresi fikrine kolayca uygulanabileceğini
görmüştür. Schwann, kuş yumurtasınada kas teline kadar çeşitli hayvan
dokularını inceleyerek hipotezi denemiş ve gözlemleri kendisini
aşağıdaki genelleştirmeye götürmüştür.
“…tüm dokuların birimleri
hücrelerden oluşur. Organizmaların, farklı da olsa, bu birimlerinin
gelişmesi için genel bir prensibi vardır. Bu da hücrelerin oluşumu
prensibidir.”
Schleiden ve Schwann ne hücreyi bulmuşlar, ne de
adlandırmışlardır. Ancak, temel fikri alarak, canlıların hücrelerden
oluştuğunu, hücrelerin bağımsız hareket etmelerine karşın, birlikte
çalıştıklarını ileri sürmüşlerdir. Bir hücreli organizmalardan meşe
ağaçlarına ve insana kadar tüm canlıların hücrelerden oluştuğunu
söyleyen bu temel varsayım, hücre teorisidir.
Alman fizikçi ve
biyoloğu olan RUDOLF VIRCHOW 1885'de hücrelerin daima hücre bölünmesi
ile çoğaldıkları fikrini genelleştirmiştir. Wirchow’un bildirisi
Lâtince “omnis cellula a cellula” olarak söylenir ve her hücrenin başka
bir hücreden geldiği anlamındadır. Bu genelleştirme Abiyogenez
tartışmalarını da sonlandırmıştır. Bu bildiri aynı zamanda birkaç yıl
sonra Darwin tarafından ortaya atılan evrim fikri için de bir temel
oluşturmuş olup, hücre teorisinin ikinci temel varsayımıdır.
1879'a
kadar yeni mercekler geliştirilmiştir. Alman biyolog WALTHER FLEMMING
geliştirilmiş mercekler takılı mikroskopla, hücre bölünmesinde,
çekirdekte meydana gelen olayları izleyebilmiştir. Olaya, iplik
şeklindeki kromozomlar nedeniyle mitoz adını vermiştir.
Hücre
teorisinin tarihi, fikirlerle bilimsel gözlemler arasındaki ilgiyi
gösteren iyi bir örnektir. İnsan gözlemlerinin çok ilerisinde olan
şeyleri açıklamaya çalıştığında yanlışlıklar yapmıştır. Yine de, yanlış
fikirlerin olması, hiç fikir olmamasından iyidir. Çünkü, bu yanlış
fikirler başkalarını da aynı problemler üzerinde düşünmeye, daha birçok
deneyler yapılmasına yöneltir. Hücre teorisi ve evrim teorisi,
biyolojinin iki temel genelleştirmesidir. Üçüncü temel teori gen
teorisidir. Bu üç teori, herbiri bir diğerini destekleyerek,
birbirleriyle ilgili fikirlerden oluşmuş geniş bir yapı oluştururlar.

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Hücre teorisinin ileri sürülmesi
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |