GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Diğer Bilimler arrow Bilimde Nasıl Geri Bırakıldık Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Oca 10 2008
Bilimde Nasıl Geri Bırakıldık Yazdır E-posta
(0 Oy)



Oktay Sinanoğlu   
Perşembe, 10 Ocak 2008
Okunma: 485 kez

Türkiye'nin özellikle 1965'ten itibâren bilimsel araştırmada, yaratıcılıkta gelişmesi engellenmiştir. Bu bilhassa fizik, başta kuramsal fizik, bir de moleküler biyolojide yapıldı. Moleküler biyoloji 1960'ların başlarında yeni bir dal olarak kuruldu. Kurulan ilk bölümlerden biri Yale Evrenkenti'nde idi. ( www.genbilim.com )

Bendeniz de tam o sıralar DNA, RNA, protein gibi biyomoleküllerin 2. ve 3. cinsten 3-boyutlu ve sıvı ortam içindeki yapılarını mümkün kılan kuvvetler hakkındaki kuramımı yeni yapmıştım ve hemen ardından dünyanın birkaç laboratuvarında yapılan deneyler kuramımızın dediklerini doğrulamıştı. [En önemlisi, o zamanlar herkesin düşündüğünün aksine "çözgen-iter" kuvvetler çıktı. Tabii onun kuramını yaptığımız zaman çözgen özelliklerini değiştirerek 3-boyutlu yapılar da değiştirilebilirdi. Bu yeni kuvvetin Türkçe adını da, şimdi yabancı dillerde kullanılmakta olan yabancı adını da ("solvofobik" kuvvet veya etki diye) koydum ve terimler de tuttu, yayıldı.] Dolayısıyla yeni kurulan M.B. bölümünün ilk profesörlerinden biri olarak, aslî bölümüme ilâveten, atandım.

İşte o günlerden beri ve dal dünyada daha yepyeni iken Türkiye'de evrenkentlerde yaptığım konuşmalarda bu yeni moleküler biyoloji dalının hemen kurulması gerektiğini, yoksa ilerde bu dalın tıp ve tarımda sağlayacağı faydalardan mahrum kalacağımız gibi, her bilimsel gelişmede olduğu gibi sâdece kötü niyetli, insanlık anlayışından yoksun ülkelerin elinde kalırsa başımıza birçok dertler de açılabileceğini söyledim; sonraki otuz yıl boyunca da ikazımı tekrar ettim. Tabii korktuğumuz başımıza geldi, ithal kısır domates tohumlarından başlayarak.

TÜRKİYE'DE BİLİMİN GELİŞMESİNE MÜSAADE ETMEDİLER

Kısacası moleküler biyoloji ve de kuramsal fizik stratejik bilim dallarıydı. [İkincisinin niye öyle olduğunu lütfen okuyucu düşünsün, bulsun.] Dost postundaki düşmanlarımız Türkiye'nin başına örecekleri adım adım tasfiye planlarını elli hattâ yüzyıl öncesinden yapmış olduklarından bilimin, tekniğin, araştırmanın, özgüvenle düşünme yeteneğinin, yaratıcılığın Türkiye'de gelişmesine müsaade edemezlerdi. Baltalamayı birkaç yoldan yaptılar: NASIL BALTALADILAR ?

1. 1960'larda (tüm güney Amerika ülkeleri gibi yerlerde daha önce de yaptıkları gibi) birer sahte sağ ve sahte sol kurdular; hakikîlerini zâten yok etmişlerdi. Bunlarla evrenkentlerde öğrenci ve öğretim üyelerini kamplara ayırıp birbirlerine düşürdüler. Bu o raddeye vardı ki, bazı evrenkent, veya bölümler sahte sağın, bazıları sahte solun oldu. Tabii böyle ortamlarda değil bilim yaratmak, bilim hakkında konuşmak, seminerler verip fikir alışverişinde bulunmak imkânsız hâle geldi. Bu durum hafiflemiş olmakla beraber bugün dahî devam ediyor.

EVRENKENTLER ÜCRETLİ DERSHANE OLUNCA

1. 1980 başları Yüksek Öğretim Kurulu, YÖK'ün kurdurulmasıyla evrenkentler hocaların ders başı ücret karşılığı haftada kırk saat ders verdiği birer dershaneye çevrildi. Araştırma yapmak âdetâ cezalandırıldı; zâten o şartlarda ancak tek tük bilimci insan üstü gayretle araştırma yapabiliyordu. YÖK kurulunca değerli ve de vatansever bir çok bilimci evrenkentlerden uzaklaştırıldı veya eziyet gördü.

YABANCI DİLLE EĞİTİM

1. Yabancı dille eğitimle düşünme, kendine güvenme, yaratıcılık gibi hasletlerin gelişmesi çok zorlaştırıldı. Gençler, daha lisede, sonra evrenkentte, dahası asistanlar, yardımcı doçentler, doçentler İngilizce bozuntusu, yâni "Tarzanca" yokuşuna sürüldü. Bir yıl, iki yıl hazırlık sınıfları ile gençler bilime heveslenmişlikten heveslerini yitirdiler. Her düzeyde Tarzanca kursları, sınavları, sınavları. Öğretim üyelerinin bilimsel değerine, çalışmalarına değil, ne kadar Tarzanlaştığına, Tarzanca öğrendiğine bakıldı.

ARAŞTIRMADA BÜYÜK HAMLELER YAPABİLECEKKEN

1. Binlerce öğrenci, çoğu devlet parasıyla, "master", doktora için özellikle ABD'ye (biraz da İngiltere'ye) gönderildi ve gönderiliyor. ABD'de çok üstün evrenkentler bulunmakla beraber, yüzlercesi de papaz okulundan bozma sözde evrenkentlerdir. Hepsinde şimdi yüzlerce Türk öğrenci bulabilirseniz, Avrupa'dan ise bir tane bile göremezsiniz. Bu okulları son yirmi yılda mâli olarak Türkiye ihyâ etmektedir. Adam başına yılda 30-50 bin dolardan binlerce öğrenci için T.C., milyarlarca doları patronumuza hibe etmekte, ayrıca orası için gerekli araştırmaların hammaliyesini temin etmektedir. Bu fedakârlıktan gaye, Türkiye için bilimci yetiştirip, araştırmamızın, bilim ve tekniğimizin gelişmesini sağlamak değil. Amaç ABD'ye ruhen bağımlıların Türkiye'deki sayısını daha da çoğaltmaktır. Son yıllarda YÖK, ABD okullarının acentalığı görevini yapmakta, onlara hizmet etmektedir.

Halbuki dışarıya hibe edilen büyük meblağların yüzde onu ile Türk evrenkentleri kalkındırılıp araştırmada da büyük hamleler yapılabilir.

İşte bu gibi yollardan Türkiye'ye 40-50 yıl zaman kaybettirildi (istikbâli de karartıldı). Ama ne yapalım, öyle olmasın diye biz de 40-50 yıl uğraştık; neyse ki bilinçlenen gençlerin sayısı artırılabildi. Şimdi "zararın neresinden dönsek kârdır" diyerek yepyeni bir hamle yapacağız, hep beraber. Ayrılık gayrılık yok. Hepimiz bu vatanın evlâtlarıyız. Bu milletin daha fazla küresel kıraliyetçilerin paryası olmasına müsaade etmeyeceğiz.
16 Ekim 2007

Oktay Sinanoğlu


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim
GenBilim
GenBilim