Oca
10
2008
|
Kuram Teori Ne Demektir? |
|
|
|
GenBilim Editor
|
|
Perşembe, 10 Ocak 2008 |
Okunma: 1320 kez
Kuram (teori), Yunanca 'theorein' fiilinden türemiş bir kavramdır ve "gözlemek,bakmak" anlamına gelir. Kavram,zaman içinde evrim geçirdi ve günümüzde 'düzenlenmiş,sistemli öndeyişler' biçiminde tanımlanabilir. Nejat Bozkurt: "Belli bir olguyu,olgu kümesini ya da durumu bağıntı ve ilişkileriyle açıklamaya çalışan kavramsal sisteme teori diyoruz.
( www.genbilim.com )
Bilimde iyi kurulmuş bir kuramın,bir sanat yapıtı gibi,zihinsel
ilgilere hitabeden ve dünya görüşümüzü etkileyen bir niteliği vardır.
Bu bağlamda sanat da bir ifade biçimine dönüşmeden önce ilkin bir
kuramdır. Olup bitenlere belli bir kuram açısından bakmak,alışık
olduğumuz pek çok şeye yeni bir anlam kazandırır;bilgi ve anlayışımızı
beklemediğimiz ölçülerde zenginleştirir. Ancak William James'in dediği
gibi " Hiçbir kuram,gerçekliği mutlak biçimde dile getirmez. Bütün
kuramlar, kendimizi gerçekliğe uyarlamamızı sağlayan zihinsel
formlardır."
Bilindiği gibi bilim, gözlenebilen yüzeydeki
olguları gözlenemeyen fakat görüntüler gerisinde varsaydığı bazı temel
bağıntı ya da süreçlere inerek açıklar. Önceden kestirme,kavramsal bir
şema kurma,kapsamlı ve köklü bir açıklama aracı sayılan kuram,herhangi
bir alanın(bilgi,duygu) soyut ve simgesel boyutunu yansıtır. Kuramı
bilimsel açıdan Claude Bernard şöyle tanımlıyor: "Kuram, akıl
yürütmenin ve deneysel eleştirinin denetlenmesinden geçtikten sonra
gerçekleşmiş olan bir varsayımdır. Ama bu kuramın geçerli kalabilmesi
için,durmaksızın yeni olguların eleştirisine ve gerçekleşmesine
sunulması ve bilimin yeni buluşlarına uygun değişikliklere uğratılması
gerekir."
Kuram, belli alandaki doğa yasaları dizgesi anlamında
kullanılmaktadır. Daha doğrusu bir kuram bir dizi yasa ve önermeden
oluşur.
Sağlam bir bilimsel kuramın karakteristikleri nelerdir?
Thomas K.Kuhn , Asal Gerilim adlı yapıtında bunlar arasında beş
tanesinin önemini belirtir.
Birincisi,bir kuram doğru ve sağın
olmalıdır. Bir kuramdan çıkarılabilecek sonuçlar, deney ve gözlem
sonuçlarıyla uyuşma içinde olmalıdır.
İkincisi,kuram tutarlı
olmalıdır;ama hem kendi kendi içinde tutarlı olmalı,hem de doğanın
birbiriyle ilintili görünümlerine uygulanabilir ve yürürlükteki kabul
edilmiş öbür kuramlarla da tutarlı olmalıdır.
Üçüncüsü,bir
kuramın geniş bir etki alanı olmalıdır:Özellikle bir kuramın
sonuçları,özel gözlemlerin,yasaların yasaların ya da işin başında
kendisinin açıklamaya dönük olduğu alt-kuramların çok ötesine
uzayabilmelidir.
Dördüncüsü,öbürlerine sıkıca bağlı kalarak,bir
kuram yalın olmalıdır;yani kendisinin yokluğunda tek tek yalıtılmış
olan ve bir takım olarak da karmakarışık bir durumda bulunan olayları
bir düzene sokmalıdır.
Beşincisi,yeni bilimsel bulguların
araştırılmasında verimli olmalıdır;yani daha önceden bilinenler
arasında daha önce dikkate alınmamış ya da yeni olayları ortaya
çıkarmalıdır.
Kısacası, bir kuramın standart denebilecek
ölçütleri,doğru ve sağın olma, tutarlılık,etkinlik alanı olma,yalınlık
ve verimliliktir.
Her şeyden önce doğa kavramımızda ciddi
değişiklikler olduğunu göreceğiz. Eskiden bizim dışımızda,bizim bakış
açımızdan etkilenmeyen,tam tersine bizim bakış açımızı belirleyen,
keşfetmemizi bekleyen "nesnel" gerçek vardı. Nesnel gerçek,şimdi de
var. Ama bu "nesnel gerçek" değişmez değil,bizden etkileniyor,
gözlemciden etkileniyor!Kuramın gözü olur mu? Evet olur.20. yy'da
nesnel gerçeğe kuramın gözüyle bakmayı öğrendik. Einstein, Güneş gibi
büyük kütleli cisimlerin çevresinden geçen ışığın büküleceğini kuramın
gözüyle gördü. Paul Dirac,pozitronu kuramın gözüyle gördü. Hawking ve
Penrose, karadelikleri kuramın gözüyle gördü. Görüldüğü gibi konu
hepten matematikten ibaret değil. Düş gücü de var,felsefe de var işin
içinde.
Lewis Wolpert, Bilimin Doğal Olmayan Doğası (Sarmal
yayınları-1994) adlı küçük şaheserinde şöyle der: "Bilimsel
kuramları,kapsamları,tutumlulukları(ne kadar az varsayım ve yasa varsa
o kadar iyidir) tutarlılıkları, kesinlikleri, sınanabilirlikleri,
deneylerle desteklenebilmeleri verimlilikleriyle değerlendirilirler"
R.Feynman
(1965,Fizik Nobel), doğa yasalarının iki ortak özelliğini vurguluyor:"
İlk olarak,ifade edilme tarzı matematikseldir. İkincisi bunlar
tam-doğru değildir. “ Bütün bunlar diğer yasalarımız için de
geçerlidir;hiçbiri tam-doğru değildir. Her zaman gizemli olan bir
sınır,her zaman uğraşmamız gereken bir şeyler vardır. Bu, doğanın bir
özelliği olabilir veya olmayabilir,ancak, bugün bildiğimiz bütün
yasalarda ortak olan bir özelliktir. Belki de yalnızca bilgi
eksikliğinden kaynaklanmaktadır.”
Doğa yasaları tam doğru değil
mi? O da ne demek? Bilim,kesin doğrulardan oluşmuyor mu?Bu sorularımıza
yanıt bulabilmek için doğanın nasıl davrandığını
görmeliyiz,anlamalıyız;en azından anlama yönünde çaba göstermeliyiz.
Doğa,bizim istediğimiz gibi davranmıyor;aynı koşullar altında aynı
şeyler olmuyor;şöyle olsun dediğiniz şey böyle oluyor. Feynman bile
onun davranışları karşısında çileden çıkıyor ve "doğa denen zırva" diye
küçümsemeye(acaba?) yöneliyor.
Sizi özel ve genel görelilik,
kuantum, evrim dünyalarında gezintiye çağırıyorum. Kafa patlatmaya
birebir konular. Benimle gelir misiniz?

Etiketler:
Bilimler
Diğer Bilimler
Kuram Teori Ne Demektir?
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |
|
GenBilim Editor Yazar Hakkında:"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık."
Nicholas Murray
 Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
RSS Kategorileri
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
Makale İşlemleri
|
|
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
|
|