Okunma: 399 kez
Umut verici potansiyele sahip biyosistemler arasında en çok dikkat çeken bitki, su sümbülüdür (Eichornia crassipes). Ilıman ve suptropikal iklimlerde doğal olarak yaşayan bu bitkiye; çok güzel görünüşüne rağmen, hızla büyüyüp vejetatif çoğalma ile yayılması ve sonuçta su kanallarını tıkaması nedeniyle 70’li yıllara kadar zararlı bir su otu gözü ile bakılmaktaydı.
NASA tarafından Missisippi’de yapılan ön
laboratuar denemeleri, bitkinin evsel atık sulardan organik maddeleri
büyük bir hızla absorplayıp metabolize edebildiğini göstermiştir.
Bitki, bu atık organik maddeleri, hücre materyali sentezinde kullanır.
Durgun suların yüzeyinde yaşayan, gövdesinden çıkarttığı vejetatif
uzantılar ve tomurcuklar ile çok büyük bir hızla çoğalan ve tüm su
yüzeyini kısa bir süre içinde kaplayabilen bu bitki, toplandığında
günde hektar başına 20-40 ton yaş biyolojik materyal verebilir.
Wolverton ve Florida gibi iklimi daha uygun olan bölgelerde bu
büyüme hızının, günde bitki yüzey alanının % 15’ine kadar
çıkabileceğini göstermiştir. Hesaplamalar, evsel atıklar içeren bir
gölü temizleyebilmek için gölün toplam alanının % 30’u kadar bir su
sümbülü ekim alanının yeterli olacağını ortaya çıkarmıştır.
Florida’daki bu çalışmaların sonuçlarına göre, günde hektar başına 2,2
milyon litre atık su havuza verildiğinde, içerdiği azotlu bileşiklerin
% 80 ‘i ve fosforlu bileşiklerin % 40’ı iki gün içinde bu bitki
tarafından atık sudan uzaklaştırabilmektedir. Su sümbülleri ile yapılan
bu çalışmaların ışığında, California’da 6500 nüfuslu bir yerleşme
merkezinde doğal biyolojik sistemlerin kullanıldığı bir arıtma tesisi
kurulmuştur. 1981 yılından beri kentin tüm atık suları bu yolla
arıtılmaktadır. Söz konusu doğal su arıtma sistemi, en büyüğü 0,450
hektar yüzey alanına sahip, üç göletten oluşmaktadır. Göletlerin yüzeyi
su sümbülleri ve ona benzer başka bir bitki olan su mercimeği (Lemna
sp.) ile kaplı bulunmaktadır. Su mercimeği, hava sıcaklığı optimum
değerin altına düştüğünde yoğunluğu azalan su sümbülünün filtrasyon
görevini üstlenerek sistemi destekler ve ancak su sümbüllerinin büyüme
hızı yavaşladığında kendini gösterir; hava sıcaklığı normale dönünce su
mercimeği yerini yine su sümbüllerine bırakır. Bu bitkinin zararlı
maddeleri süzme yeteneği diğerinden, farklı olsa da, sisteme bir
bütünlük kazandırıp, yıl boyunca kesintisiz çalışmasını sağladığından
katkısı büyüktür. Söz konusu tesiste göletlerin üzeri, ısı kaybını
önleyen, sera tipi iki tabakalı bir örtü ile kapatılır. Altı günlük bir
bekleme süresi sonunda elde edilen arıtılmış su, içilebilecek
niteliktedir.
Bu bitkilerin yanı sıra, sulak-bataklık arazide yetişen, halk
arasında hasır sazı diye bilinen Typha bitkisi de benzer özelliklere
sahiptir. Dayanıklı, çok değişik ortamlarda yaşayabilen ve sürgünlerle
çok hızlı çoğalabilen bu bitki, yapay bataklıklar için ideal bir
türdür. Yılda oluşan biyokütle miktarı ve kök yapısı, bakteriyel
faaliyet için geniş bir bitkisel yüzey alan oluşturur. Ayrıca, benzer
ortamlarda yaşayan diğer bitkilere oranla, daha yüksek bir azot ve
fosfor uzaklaştırma potansiyeli sergiler. Doğal bataklıkların atık su
kaynaklarına göre coğrafi konumları ve kullanımlarında ortaya çıkan
çevre ve mülkiyet sorunları, atık suların üçüncül arıtılmasında yapay
bataklıkların tercih edilmelerine neden olmuştur. Kanada’da Çevre
Bakanlığı’nın denetimi altında tasarlanan dört yapay bataklık
farklı kaynaklı atık suların arıtılmasında denenmektedir.
Farklı yükleme kapasiteleri, derinlik, bekleme süreleri, ön işlem
gereksinimleri, sıvı sirkülasyon düzeni ve alanın geometrisi, yapay
bataklıkların tarsım değişkenleridir. Birçok değişkenin elde edilen
arıtma veriminden sorumlu olduğu saptanmıştır. Bekleme süresi yazın
buharlaşmadan, kışın ise donmadan etkilenmektedir. Yazın derinlik az,
akım hızlı; kışın ise derinlik fazla, akım yavaş tutulmaktadır. Yapay
göletler ile karşılaştırıldıklarında, 20.000 kişilik bir yerleşme
merkezinin atık sularını arıtmak için 40 hektarlık bir yapay gölet
gerekirken, 24 hektarlık bir yapay bataklığın yeterli olduğu görülür.
Ayrıca, kışın da arıtma veriminde bir düşme olmadan çalışmaları ve
benzer boyuttaki yapay göletlerin maliyetinden iki ya da üç kat daha
düşük maliyete sahip olmaları üstünlükleri arasında sayılabilir.
Kanada, Listowel’daki yapay bataklıktan elde edilen arıtma derecesi
(BOI: 9 mg/1, AKM: 7 mg/1, NH3: 0,07 mg/1) göletlerden elde edilenlerle
aynı mertebededir ve yapılan ön işlemlerle yakından ilgilidir. Çamur
oluşumunu önleyip, oksijen ihtiyacını azaltmak için atık suyun BOI
(Biyolojik Oksijen İhtiyacı) ve AKM (Askıdaki Katı Madde) bakımından
bir ön işlemden geçmesi daha olumlu sonuçlar vermektedir. Bu ön işlem
kademesi içinde, fosfor da kimyasal yolla indirgenmelidir.
Bu tür endüstriyel çaptaki su arıtma proseslerinde karşılaşılan en
büyük sorun, atık sulardaki besin maddelerini kullanarak çoğalan
bitkilerin ne şekilde değerlendirileceğidir. Sistemin ekonomik
olabilmesi için değerlendirilmeden elde edilecek kârın, toplama ve
işleme dahil tüm masrafları karşılayabilecek miktarda olması
gerekmektedir.
Su sümbülleri kurutulup öğütülerek, mineraller ve protein yönünden
zengin bir hayvan yemi elde edilir. Hayvanlarda elde edilen sonuçlar,
bu yemin besin değerinin pamuk tohumu veya soya fasulyesine eş değer
olduğunu göstermektedir. Fakat, kurumuş materyalin besin değeri ve yem
olarak kullanılıp kullanılamayacağı, hem atık suların organik madde ve
mineral içeriğine, hem de bitkinin hasadının yapıldığı gelişim evresine
bağlı olarak değişir. Genellikle, endüstriyel atık sularda yetiştirilen
bitkiler, yüksek metal iyonu içerdikleri için gübre veya hayvan yemi
olarak kullanılamazlar. Buna karşılık su sümbüllerinden havasız ortamda
fermantasyon yolu ile biyogaz elde edilmesi mümkündür. Hatta son
yıllarda yapılan çalışmalar, çok az miktarlarda nikel ve kadmiyum
içeren bitkilerden elde edilen biyogazın daha yüksek oranlarda metan
gazı içerdiğini göstermiştir.
Metal iyonu içeriği çok yüksek olmamak koşulu ile biyogaz tesisinden
elde edilen atık madde ise çok iyi organik gübredir. Ayrıca su sümbülü
kompostlaştırılıp gübre olarak kullanıldığında, killi ve kumlu
toprakların tarımsal değerini fark edilir derecede arttırır. Bu
seçeneklerin yanı sıra, yapraklardaki protein ekstrakte edilirse, gıda
katkı maddesi olarak kullanılabilir. Bitki doğrudan doğruya
yakılabildiği gibi, kâğıt sanayi ham maddesi olarak da
değerlendirilebilir.
Benzer şekilde yapay bataklıklarda üretilen hasır otlarının
toplanarak biyokütlelerinin enerji üretimi için değerlendirilmesi
çalışmaları da sürdürülmektedir.
Atık Zeytinyağı Karasuyu ile Pleuro ostreatus Türü Mantar Yetiştirilmesi
Türkiye 95 milyon zeytin ağacı ve 73 bin ton/yıl zeytinyağı üretimi
ile önemli bir zeytin üreticisidir. Zeytinyağı işletmelerinde yağın
tutulması sonucunda elde edilen atık karasu yüksek miktarda kimyasal ve
biyokimyasal oksijen ihtiyacı nedeniyle çevreyi kirletir.
Karasuyunun arıtımı için birçok yöntem denenmesine karşın hem
yeterli kirlilik giderimi sağlayan hem de ekonomik uygulanabilirliği
olan bir metot önerilememektedir. Bu amaçla karasuyun arıtımı yerine;
bulunanla besin değeri yüksek, kolay ve ucuz yetişebilen Pleurotus
ostreatus türü mantar üretimi hedeflendi. Mantar insan beslenmesi için
gerekli olan proteinler yanında, B kompleks vitaminler ve mineral
maddelerce de zengin olması nedeniyle diğer sebze türleri arasında en
yüksek besin değerlerine sahiptir. Karbonhidrat içermemesi belli
hastalık grubu ve belli yaş grubu insanlar için avan-tajdır.
Son yıllarda çevreye duyarlı bir toplumun oluşması ve yasal baskılar
bu tip atıkların çevreye verilmemesini ve değerlendirilmesini zorunlu
kılmaktadır. Karasuyun mantar yetiştiriciliğinde su yerine kullanılması
çevre açısından tehdit unsurunu ortadan kaldırmaktadır. Türkiye’de 1,5
milyon ton karasuyun tamamı mantar yetiştiriciliğinde kullanılırsa
yaklaşık 375 bin ton mantar üretilebilir. Böylece ülkemize 5 milyon 250
bin YTL ekonomik gelir sağlanır.
İşlemlerden sonra ortaya çıkan atık mısır koçanları, yol ve
kaldırım yapımı gibi değişik alanlarda kullanılarak tekrar ekonomiye
kazandırılabilir.

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Bitkisel Biyosistemler
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |