Okunma: 399 kez
Biyosistem Harikası Su Sümbülü
Umut verici potansiyele sahip biyosistemler arasında en çok dikkat çeken bitki, su sümbülüdür (Eichornia crassipes).Çevre, kirliliği ile mücadele etmek ve toplumların hayat kalitesini iyileştirmek amacıyla pahalı teknikler ve prosesler yerine, doğadaki mevcut biyolojik sistemlerin kullanılabileceği düşüncesi son yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır.
Dolayısıyla, bugüne kadar faydasız ya da zararlı olarak
nitelendirilen bazı bitkisel ve hayvansal canlı sistemlerle yeni
kullanım alanları oluşturulmuştur. Bu canlı biyolojik sistemlerin
organik maddeleri büyük bir hızla absorblayıp, nitrat, fosfat ve ağır
metalleri uzaklaştırabilme yeteneklerinin olduğu anlaşılmıştır. Bu
canlı biyolojik sistemlerin yanı sıra, biyolojik materyallerden elde
edilen bazı organik maddelerin de atık suların arıtılmasında göz ardı
edilemeyecek bir etkinliğe sahip oldukları saptanmıştır.
Atık suların biyolojik arındırılmasında, geliştirilmiş farklı
teknolojik işlemlerin belirli aşamalarda mikroorganizmalar yaygın
olarak kullanılmaktadır. İncelendiklerinde, bu tür biyolojik
sistemlerin, ülkelerin kendilerine özgü ihtiyaçlarına uygun, yan
etkilerden uzak bir teknolojik potansiyel vaat ettikleri açıkça
görülebilir.
Bitkisel Biyosistemlere Örnekler
Umut verici potansiyele sahip biyosistemler arasında en çok dikkat
çeken bitki, su sümbülüdür (Eichornia crassipes). Ilıman ve suptropikal
iklimlerde doğal olarak yaşayan bu bitkiye; çok güzel görünüşüne
rağmen, hızla büyüyüp vejetatif çoğalma ile yayılması ve sonuçta su
kanallarını tıkaması nedeniyle 70’li yıllara kadar zararlı bir su otu
gözü ile bakılmaktaydı.
NASA tarafından Missisippi’de yapılan ön laboratuar denemeleri,
bitkinin evsel atık sulardan organik maddeleri büyük bir hızla
absorplayıp metabolize edebildiğini göstermiştir. Bitki, bu atık
organik maddeleri, hücre materyali sentezinde kullanır. Durgun suların
yüzeyinde yaşayan, gövdesinden çıkarttığı vejetatif uzantılar ve
tomurcuklar ile çok büyük bir hızla çoğalan ve tüm su yüzeyini kısa bir
süre içinde kaplayabilen bu bitki, toplandığında günde hektar başına
20-40 ton yaş biyolojik materyal verebilir.
Wolverton ve McDonald, Florida gibi iklimi daha uygun olan
bölgelerde bu büyüme hızının, günde bitki yüzey alanının % 15’ine kadar
çıkabileceğini göstermiştir. Hesaplamalar, evsel atıklar içeren bir
gölü temizleyebilmek için gölün toplam alanının % 30’u kadar bir su
sümbülü ekim alanının yeterli olacağını ortaya çıkarmıştır.
Florida’daki bu çalışmaların sonuçlarına göre, günde hektar başına 2,2
milyon litre atık su havuza verildiğinde, içerdiği azotlu bileşiklerin
% 80 ‘i ve fosforlu bileşiklerin % 40’ı iki gün içinde bu bitki
tarafından atık sudan uzaklaştırabilmektedir.
Su sümbülleri ile yapılan bu çalışmaların ışığında, California’da
6500 nüfuslu bir yerleşme merkezinde doğal biyolojik sistemlerin
kullanıldığı bir arıtma tesisi kurulmuştur. 1981 yılından beri kentin
tüm atık suları bu yolla arıtılmaktadır. Söz konusu doğal su arıtma
sistemi, en büyüğü 0,450 hektar yüzey alanına sahip, üç göletten
oluşmaktadır. Göletlerin yüzeyi su sümbülleri ve ona benzer başka bir
bitki olan su mercimeği (Lemna sp.) ile kaplı bulunmaktadır.
Su mercimeği, hava sıcaklığı optimum değerin altına düştüğünde
yoğunluğu azalan su sümbülünün filtrasyon görevini üstlenerek sistemi
destekler ve ancak su sümbüllerinin büyüme hızı yavaşladığında kendini
gösterir; hava sıcaklığı normale dönünce su mercimeği yerini yine su
sümbüllerine bırakır. Bu bitkinin zararlı maddeleri süzme yeteneği
diğerinden, farklı olsa da, sisteme bir bütünlük kazandırıp, yıl
boyunca kesintisiz çalışmasını sağladığından katkısı büyüktür. Söz
konusu tesiste göletlerin üzeri, ısı kaybını önleyen, sera tipi iki
tabakalı bir örtü ile kapatılır. Altı günlük bir bekleme süresi sonunda
elde edilen arıtılmış su, içilebilecek niteliktedir.
Bu bitkilerin yanı sıra, sulak-bataklık arazide yetişen, halk
arasında hasır sazı diye bilinen Typha bitkisi de benzer özelliklere
sahiptir. Dayanıklı, çok değişik ortamlarda yaşayabilen ve sürgünlerle
çok hızlı çoğalabilen bu bitki, yapay bataklıklar için ideal bir
türdür. Yılda oluşan biyo-kütle miktarı ve kök yapısı, bakteriyel
faaliyet için geniş bir bitkisel yüzey alan oluşturur.
Ayrıca, benzer ortamlarda yaşayan diğer bitkilere oranla, daha
yüksek bir azot ve fosfor uzaklaştırma potansiyeli sergiler. Doğal
bataklıkların atık su kaynaklarına göre coğrafi konumları ve
kullanımlarında ortaya çıkan çevre ve mülkiyet sorunları, atık suların
üçüncül arıtılmasında yapay bataklıkların tercih edilmelerine neden
olmuştur. Kanada’da Çevre Bakanlığı’nın denetimi altında tasarlanan
dört yapay bataklık farklı kaynaklı atık suların
arıtılmasında denenmektedir.
Farklı yükleme kapasiteleri, derinlik, bekleme süreleri, ön işlem
gereksinimleri, sıvı sirkülasyon düzeni ve alanın geometrisi, yapay
bataklıkların tarsım değişkenleridir. Birçok değişkenin elde edilen
arıtma veriminden sorumlu olduğu saptanmıştır. Bekleme süresi yazın
buharlaşmadan, kışın ise donmadan etkilenmektedir. Yazın derinlik az,
akım hızlı; kışın ise derinlik fazla, akım yavaş tutulmaktadır. Yapay
göletler ile karşılaştırıldıklarında, 20.000 kişilik bir yerleşme
merkezinin atık sularını arıtmak için 40 hektarlık bir yapay gölet
gerekirken, 24 hektarlık bir yapay bataklığın yeterli olduğu görülür.
Ayrıca, kışın da arıtma veriminde bir düşme olmadan çalışmaları ve
benzer boyuttaki yapay göletlerin maliyetinden iki ya da üç kat daha
düşük maliyete sahip olmaları üstünlükleri arasında sayılabilir.
Kanada, Listowel’daki yapay bataklıktan elde edilen arıtma derecesi
(BOI: 9 mg/1, AKM: 7 mg/1, NH3: 0,07 mg/1) göletlerden elde edilenlerle
aynı mertebededir ve yapılan ön işlemlerle yakından ilgilidir.
Çamur oluşumunu önleyip, oksijen ihtiyacını azaltmak için atık suyun
BOI (Biyolojik Oksijen İhtiyacı) ve AKM (Askıdaki Katı Madde)
bakımından bir ön işlemden geçmesi daha olumlu sonuçlar vermektedir. Bu
ön işlem kademesi içinde, fosfor da kimyasal yolla indirgenmelidir.
Bu tür endüstriyel çaptaki su arıtma proseslerinde karşılaşılan en
büyük sorun, atık sulardaki besin maddelerini kullanarak çoğalan
bitkilerin ne şekilde değerlendirileceğidir. Sistemin ekonomik
olabilmesi için değerlendirilmeden elde edilecek kârın, toplama ve
işleme dahil tüm masrafları karşılayabilecek miktarda olması
gerekmektedir.
Su sümbülleri kurutulup öğütülerek, mineraller ve protein yönünden
zengin bir hayvan yemi elde edilir. Hayvanlarda elde edilen sonuçlar,
bu yemin besin değerinin pamuk tohumu veya soya fasulyesine eş değer
olduğunu göstermektedir. Fakat, kurumuş materyalin besin değeri ve yem
olarak kullanılıp kullanılamayacağı, hem atık suların organik madde ve
mineral içeriğine, hem de bitkinin hasadının yapıldığı gelişim evresine
bağlı olarak değişir. Genellikle, endüstriyel atık sularda yetiştirilen
bitkiler, yüksek metal iyonu içerdikleri için gübre veya hayvan yemi
olarak kullanılamazlar. Buna karşılık su sümbüllerinden havasız ortamda
fermantasyon yolu ile biyogaz elde edilmesi mümkündür. Hatta son
yıllarda yapılan çalışmalar, çok az miktarlarda nikel ve kadmiyum
içeren bitkilerden elde edilen biyogazın daha yüksek oranlarda metan
gazı içerdiğini göstermiştir.
Metal iyonu içeriği çok yüksek olmamak koşulu ile biyogaz tesisinden
elde edilen atık madde ise çok iyi organik gübredir. Ayrıca su sümbülü
kompostlaştırılıp gübre olarak kullanıldığında, killi ve kumlu
toprakların tarımsal değerini fark edilir derecede arttırır. Bu
seçeneklerin yanı sıra, yapraklardaki protein ekstrakte edilirse, gıda
katkı maddesi olarak kullanılabilir.
Bitki doğrudan doğruya yakılabildiği gibi, kâğıt sanayi ham maddesi olarak da değerlendirilebilir.
Benzer
şekilde yapay bataklıklarda üretilen hasır otlarının toplanarak
biyokütlelerinin enerji üretimi için değerlendirilmesi çalışmaları da
sürdürülmektedir.
Uluabat Gölü, Türkiye’deki en geniş nilüfer yataklarına sahip göl olma özelliğine de sahiptir.
Büyük
ve sığ bir göl olan Uluabat, sucul bitkiler açısından Türkiye’deki en
önemli göllerden biridir. Islak çayırlar, söğütler, sucul bitkiler,
sazlıklar, nilüfer yatakları, su sümbülleri yaygın olarak görülen bitki
türleridir.
Kızılırmak deltası, tarımsal potansiyel bakımından Türkiye'nin en
zengin ovalarından birisidir. Göllerde su sümbülleri cinsine ait türler
hakimdir
Türkiye'nin 2004 yılında tanıştığı doğal arıtma tesisleri hızla
yaygınlaşmaya başladı. Su Mercimeği ve Su Sümbülü gibi sulak alanda
yetişen kamış türü bitkilerin kökleri, doğal arıtma işlevini evsel
giderdeki maddeleri alarak yapıyor. Bu yolla varlığını sürdürebilen
bitkiler, kanalizasyon atıklarını tarımda kullanılabilecek kadar temiz
hale getiriyor.
Sulak alan bitkileri oldukları için kış mevsiminin sıkıntıya yol
açmadığı bitkilerin üst kısmı kurusada, kökleri 4 mevsim işlevini
yapmaya devam ediyor. Doğal arıtma sistemlerinde arıtma işlemi 5 gün
içerisinde gerçekleşiyor. Atık suyun içerisindeki azot, fosfor ve
potasyum gibi maddeler, bitki kökleri ve çakıllar arasındaki mikro
organizmalar tarafından parçalanmakta. Kalan su ise koku ve atıktan
arındırılmış halde tarımsal sulamaya hazır hale geliyor.
Epey bir zamandır Bursa'nın Eskikaraağaç Köyü'nde uygulanan sistem
olumlu sonuçlar vermeye başladı. İl Özel İdaresi, sistemi en az 10
köyde daha uygulamak istiyor. Sistem, Keles ve Orhaneli gibi 5-10 bin
nüfuslu küçük ilçe ve beldelerde kolayca uygulanabilme özelliğine sahip
olarak gösteriliyor. İl Özel İdaresi, 2007 yılında en az 10 doğal
arıtma tesisini daha yatırım programı içerisine alarak hayata geçirmek
istiyor. Projelerin hayata geçirilmesinde ilk hedef, stratejik plan
çerçevesinde kanalizasyonu bulunan 218 köyde hayata geçirmek.
Kaynaklar
• Alberti BN, Klibanov AM, Biotechnol. Bioeng. Symp
• 2 .Altow SC, Bonadonna-Aporo L, Klibanov AM, Biotechnol. Bioeng
• Gril E, Winnacker E-L ,Zenk Mh, Science
• Hall R , Canadian Research , Sept.
• Klibanov AM, Alberti BN, Morris ED, Felshin LM, J.Appl. Biochem
• NASA Int. Exchange News
• Preprints of Environmental Technol, Istanbul
• Kırtak Y., Mısır Üretimi ve Kullanımı Ç.Ü , Ziraat Fakültesi, Adana
• Özcan Y., Tekstil Elyaf ve Boyama Teknigi, Istanbul Üniversitesi, Istanbul
• Çetişli H.,Fizikokimya Laboratuar Kılavuzu, P.Ü., Fen Edebiyat Fakültesi,benizli
• tarim.gov.tr
• ekolojimagazin.
• WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı)
• habervitrini.com

Etiketler:
Bilimler
Biyoloji
Biyosistem Harikası
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. |