GenBilim
Türkiye Bilim Sitesi  
Anasayfa | Forum | Bilimler | Arşiv Tarama | GenKalem | Destek | Site Haritası | Linkler | RSS | Reklam | Arkadaşını Davet Et | İletişim
Kontrol Paneli Anasayfa arrow Bilimler arrow Biyoloji arrow Çevre bozulmasının faydası Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Kontrol Paneli Üye OlŞifre Hatırlat Kontrol Paneli
Ara 30 2007
Çevre bozulmasının faydası Yazdır E-posta
  • Currently 3.5/5 Stars.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5

Rating: 3.5/5 (Toplam Oy: 2)


GenBilim Editor   
Pazar, 30 Aralık 2007
Okunma: 465 kez

ekoloji ve insan sağlığının iyileşmesinden en çok çıkar kaybedenler, insan sağlığını bozan ve bozulan sağlığı "kontrolle" tedavi eden yılda geliri trilyar dolarlara ulaşan teknoloji ve endüstrilerdir. Bu endüstrilerin başında bizim sağlığımızı koruması gereken ilaç sanayi ve tıb gelir.

Bu "bozma-kontrol-bozma" çemberinden her yıl trilyonlarca kar yapan ilaç ve sağlık sektörleri çevrenin ve insanın zarar görmesine göbekten bağımlı olan endüstrilerdir. Ne zaman ki çevre ve insan sağlığını bozma önlenmeye çalışılsa, her seferinde bu endüstrilerin örgütlü sözcülerini karşımızda direniyor buluruz.
Çevre ve sağlık bozulması ve sorunları kapitalist bilim, teknoloji ve ekonomik pazar için canlılık ve gelişme kaynağı olmuştur.

Önce iş\ekmek parası sonra çevre ikilemi
Önce dünyayı beslemek ve insanların ihtiyaçlarını gidermek, sonra, eğer kaynak kalırsa veya fizibilite olasılığı varsa, doğa sağlığı... Bu ikilem yaratılmış bir ikilemdir ve sadece egemen teknolojilerin sahiplerinin çıkarları açısından geçerliliğe sahiptir. Bu da zamanla, baskılar sonucu ortaya çıkan, değişen bir karaktere sahiptir: Dün katı atıkları oraya buraya atma ve gömme, fayda-maliyet hesapları açısından daha faydalıydı. Bugün bu faydaya, düzenli dolgu teknolojisinin tepkiler sonucu geliştirilmesiyle yeni faydalar eklendi. Bu değişim, egemen teknolojik düzenin kendini sürdürebilirliğinin ve zorunlu esnekliğinin bir sonucudur, aksi taktirde yıkılır gider.
Sorun önceliklerin saptanması ve gündemlerin bu önceliklere uygun bir şekilde yürütülmesiyle ve saptamaların ve yürütmelerin kim tarafından ve ne amaçlarla yapılacağıyla ilgilidir. Bu da süren mücadelelerle ilgili olduğu için, ölüm-kalım çatışması biçiminde sunulmaya kadar varır ve bu sunum da ekoloji ve insan sağlığının durumuna bakıp gelecek tahminleri yapıldığında pek de abartma olarak görünmez.

Çevre ve maliyet\kar hesabı
Kapitalist üretim biçimde maliyet ve k r bir firmanın yaşam gereğinin ifadesi olduğu kadar, bir ekosistemin yaşam ve ölüm gereğidir. İkisinin arasındaki temel fark, ekosistemdeki maliyet genel faydayı azaltan değil artıran bir karaktere sahiptir. Özel firmada maliyet karı (faydayı) azaltır (Teoride bu böyledir, fakat pratikte, maliyet fiyata yüklenerek, dışlaştırılıp, tüketicinin omuzuna yüklenir. Eğer fiyata yükleyemezse, birkaç işçi atar ve aynı amaca ulaşır.). Bu nedenle, bir fabrikanın bacasına konacak bir filtre (a) fabrika için (teoride, eğer diğer faktörler değişmez tutulursa) k rı etkileyen maliyettir, (b) ekoloji için maliyeti (=kirliliği, çevre bozulmasını, insan sağlığının tehlikeye girmesini) azaltan faydadır. Ekolojideki bu fayda, bu fabrikanın filtre kullanmasıyla, kontrol teknolojilerinin (filtre teknolojisinin) gelişmesini sağlar. Ama, eğer o fabrikanın filtre kullanmadan kirlilik yaratmayacak şekilde yeniden biçimlendirilmesi istenirse, bu yeniden-biçimlendirme fabrika endüstrisi için mali yük ve kontrol endüstrileri için ölüm-kalım konusu olur. Yeniden-düzenlemenin maliyeti ekolojiye ve insan sağlığına fayda olurken, bu faydanın maliyete dönüşmesinden çıkarı olan teknoloji ve endüstriler (en başta gelenlerden biri de tıb, ilaç ve petro-kimya endüstrileridir) ve sözcülerinin artan tepkiler karşısında zorunlu olarak "maliyet-kar dengesi" ideolojik aldatmacasıyla gelmesi normaldir. Sorun, maliyet\k r hesapları dahil, öncelikler sorunudur. Gerisi tamamiyle kendini ve faaliyetlerini haklı çıkarma girişimidir.

Koruma ve geliştirme ideolojisi
Amaçlar araçların bu amaçlara uygun olarak geliştirilmesini ve kullanılmasını ortaya çıkartır. Korumada öncelik bu amaçların ardındaki yapı olur. Bu yapıda, çevre ve insan peyzajının korunması ve geliştirilmesi, sınırlı çıkarlara hizmet eden bu yapıya genelleştirilir. Özel teşebbüs sisteminin ulusal ve uluslararası arenada yayılması, büyümesi ve gelişmesi "BİZİM kalkınmamız" olur. Ekonomik faaliyetlerin, örneğin turizmin, ekonomiye katkısı "BİZİM" kalkınmamıza katkı olur. Kapitalistin sömürü firması, örneğin bir futbol takımı, dünyada BİZİ temsil eden BİZİM takımımız olur. Kapitalistin içteki sömürüsünü korumak için biçilendirilen Gümrük vergileri ve gümrük duvarı BİZİM ekonomimizi korumak olur. Bu nedenle, işçiler greve gidince, düzenin çalışmasını aksatırlar ve egemen iletişim araçları tarafından BİZE düşman olarak sunulurlar. İşveren olarak yeniden-nitelenen kapitalist, her zaman haklıdır, çünkü o işverendir. İşveren çevreyi bozmaz, çalışanlar ve cahil kitleler bozar. Endüstrilerin bozduğu açıkça bilinse bile, bu bozulmayı düzeltme insanların tepesinde ordusu ve polisiyle 24 saat dikilen devlet örgütlerine düşer. Böylece düzeltmenin masrafları da halka yüklenir. Bu "masrafları dışarılaştırma" ve bu yolla yeni kar alanları elde etme kapitalist düzenin egemen karakterlerinden biridir.
Uzun yıllardan beri doğa koruma faaliyetleri birçok ülkede ya hiç yok, ya sadece kağıt üzerinde, ya da çok sınırlı ve sadece ulaşılmayan ormanları koruma biçimindedir. Dünyada bugün ulusal koruma altında 7.000 alan vardır ve genel toprakların % 4.9'unu kaplar. Yüksek ve uzak alanlar koruma altına girerken, kullanıma ve sömürüye uygun olan ovalar, ormanlar, ıslak alanlar ve aquatik ekosistemler ihmal edilmiştir. Bu ihmal de, eğer kullanılmayan alan ise, önemsememekten dolayıdır; kullanılan alan ise, çıkar nedeniyledir. En açıkçası, ihmal çevre politikasının bir özelliğidir; Çevre politikasının var olmaması, çevre politikasının yokluğunu değil, gerçekte çevre politikasının olduğunu ve bu politikanın yapısını gösterir. Diğer bir deyimle, çevre politikasının yokluğu (ki vardır), çevre politikasının tümüyle kullanıcıların kontrolsuz sömürüsü ve bu sömürüye izin verme biçiminde olduğunu işaret eder. ihmal veya bu tür yokluğa sömürücü kullanım girince, konu çevre politikasının ötesinde siyasal ve ekonomik politikanın bir parçası olur. Bu politikaları da çizen, etkileyen ve yürüten güçlerin yapısı doğa korumayı ve gözetmeyi sermayenin sahipliği ve kalkınması açısından ele alır. Bu açıdan eğer kullanma gerekmiyorsa (yani k r ve çıkar olanakları yoksa veya sınırlıysa), ya ihmal edilir, ya yok sayılır, ya da göstermelik olarak korunan alan ilan edilir. Eğer kullanım faydalıysa (yani sermayeyi zenginleştirecek olanakları sağlıyorsa), o zaman, sömürü ve talan için alt-yapı hazırlanır, desteklenir ve özelleştirme faaliyetler başlar.
Kaynak korunması ve çevre sorununu çözme politikasının belli alanlara sıkıştırılması ve belli biçimler içine hapsedilmesi, çevre ve insan peyzajının tahribi egemen "kalkınma" biçiminden dolayıdır. Bu egemenlik çerçevesinde, koruma bir yandan sözsel ve yasal çatışmalar sürerken diğer yandan egemen politikaların yürütüldüğü ve meşrulaştırıldığı bir fonksiyonun ötesine çok az geçebilir.


Etiketler:  



Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.





Reddit!Del.icio.us!Facebook!Slashdot!Netscape!Technorati!StumbleUpon!Newsvine!Furl!Yahoo!
 

GenBilim

GenBilim Editor

Yazar Hakkında:
"Bir şey üreten ve olayları olduran küçük bir seçkin grup, Olup biteni seyreden oldukça büyük ikinci grup, Nelerin olup bittiğini bilmeyen muazzam kalabalık." Nicholas Murray
Yazar Şuan Çevirim Dışı
Yazara E-Posta Atin
GenBilim
Makale İçinde Ara GenBilim    
GenBilim
        RSS Kategorileri GenBilim
Lütfen listeden bir RSS kategorisi seçiniz.
GenBilim
Makale İşlemleri
Sizde Yazi Ekleyin
Yorum Ekleyin
Terim Ekleyin
Bu makaleyi favorilerime ekle
Sizde Link Ekleyin
Bu makaleyi PDF olarak kaydet
 Makaleyi rapor et
GenBilim
Sponsor Bağlantılar


        Favori Makalelerim
Sadece kayıtlı üyeler bu bölümü kullanabilir!
GenBilim
GenBilim